8 Ocak 2011

Mersin İdman Yurdu Porto Olur Mu?

Porto son senelerde adını sıkça duyduğumuz Portekiz'in ünlü futbol takımı.Porto şehride tıpkı Mersinimiz gibi bir liman şehridir.Akdeniz iklimi hakimdir.İnsanları Akdeniz insanlarıdır.Fiziksel olarakta duygusal olarakta bizlere çok benzerler.Şehir olarak geliştikleri gibi futbol olarakta çok ilerdeler.Peki Mersin İdman Yurdu'muzda çok benzediği, ''Porto'' futbol takımı gibi olabilir mi?
Hayal gibi görünüyor aslında ama Porto takımına baktığımızda başarılarını doğru yapılanma ve doğru transferler sayesinde başarmış.Öyle ekstra milyarder başkanlarıda  yok yani.Ucuz ve kaliteli futbolcuları keşfetmiş ve bu futbolcuları zengin müşterilerine çok güzel pazarlamış.Tabii bu esnada bu oyunculardan da maksimum verim almayı ihmal etmemiş.

Şimdi Mersinimiz de, şehir olarakta sosyal hayat olarakta her futbolcunun gelip oynayacağı bir şehir.Şuan da takımımızın başında Nurullah Sağlam  var.Yabancı futbolcu konusunda gerçekten uzmanlaşmış ve iyi bir tecrübeye sahip bir isim.Yönetimlede gayet uyumlu bir çalışma sistemleri var.Bildiğim kadarıyla scoting ağıda epey geniş.Şu anda 800 kadar oyuncunun databasesine sahip.Yani helva yapmak için malzeme aşağı yukarı mevcut.Geriye kalan ise,önce kurumsallaşma, sonra tesisleşme ve daha sonrada eğitim!Şu andaki mevcut yönetimde bir futbolcu izleme komitesi olduğunu düşünmüyorum.En azında görüştüğüm yetkililerden edindiğim bilgi bu yönde.Endüstriyel futbolda scoting çok önemli bir konudur ve bu sadece teknik adamın insifiyetine bırakılmamalıdır.Futbolcu izleme  konusunda profesyonel bir ekip kurulmalı ve bu ekip son derece eğitimli olmalıdır.(Bu konuda Porto, Arsenal, Ajax, Udinese v.s örnek alınabilir)Profesyonel bir çalışma ile eken yaşta keşfettiğimiz yetenekleri önce eğitmeliyiz.Yabancı futbolculara, Türk adet ve geleneklerini, yaşam standartlarımızı göstermeliyiz.Ve en önemli konu olan, yakaladığımız yetenekli Türk futbolcularımıza yabancı dil eğitimini kesinlikle vermeliyiz.Tabi bu şartları yerine getirirken en önemli konu olan ''Sabır'' ki buna çok ihtiyacımız olduğunu unutmamalıyız.


Barcalı Xavi La Masia'ya katıldığında henüz 11 yaşındaymış.Xavi'den bir kaç kuşak küçük olan İnista'nın katılım yaşı ise sadece 5. Avrupa'da su anda altyapıda eğitim bu yaşlara kadar indi.Eğitim ve geliştirmeye 5-6 yaşlarında başlamak gerekli.Şu anda Türkiye'de futbol oynama yaşı 11'lerde.Tabi elimizde çok zengin bir genç nüfus var ama değerlendirme konusunda har vurup harman savuruyoruz.Sonrada Almanya başta olmak üzere Avrupalı oyuncu arayışına giriyoruz.Elimizin altında ki madeni işlemek yerine hazıra konuyoruz.Tabi bu hazıra konmak genlerimize o kadar işlemiş ki yetiştirmek yerine kolay olanı seçiyoruz.Bugün, Belçika ve Fransa başta olmak üzere bir çok Avrupa Ülkesi Afrika pazarına yönelmiş durumda.Lakin bizim ligimizde 4 büyükler başta olmak üzere hiç bir takımımızın Afrika'da bir izleme komitesi olduğunu düşünmüyorum.Zamanında İlhan Cavcav ekmeğini çok yemişti Afrikalı oyuncuların ama oda bu ara pek ilgilenmez olmuş.Aslında Muhsin Ertuğral gibi yıllardır Afrika'da yaşamını sürdüren bir değerimiz var ama hiç bir yetkilinin transfer sezonunda onunla görüştüğünü ve oyuncu sorduğunu görmedik, rastlamadık.Şimdi Ajax, Hollanda'dan gelip bu ülkede futbol takımı kuruyor ama biz gözümüzün önündeki değerlerimize bile önem vermiyoruz ki, ne işimiz olsun uzaklarda futbolcu aramakla.


2002 Kore-Japonya Dünya Kupası 'nınn ardından Guus Hiddink Psv'nin başına geçtiğinde J.Sung Park'ı yanında götürmüştü.Porto şu anda 100 milyon euro istediği Hulk'u Japonya Ligi'nden sadece 5 milyon dolara almıştı.Uzak doğuda uzun zaman görev alan Şenol Hocamız acaba oralarda hiç yetenekli futbolcu görmedi mi? Geçen sezon Avrupa'ya transfer olan Japon oyuncu sayısı 10.Avrupalı yetkililer acaba laf olsun diyemi bu oyuncuları transfer ediyorlar.Borissia Dortmund, Kagawa'yı Japonya ikinci liginden aldı.Ödediği bonservis bedeli sadece 300 bin euro.Ve o oyuncu geçen sezonki şampiyonlukta pay sahiplerinden.Globalleşen dünyada futbol  giderek büyüyen bir ekonomi.Artık ülkeler savaşlarını yeşil sahalarda yapıyorlar.Bugün dünyanın en zengin kulüpleri uzak diyarlarda futbolcu arıyorlar.Ucuza mal etmenin yollarını arıyorlar.Peki ya biz? Yıllardır Brezilyadan hazır futbolcu alan Fenerbahçe yetkilileri, neden çok para verip alacaklarına, o ülkede bir izleme komitesi kurmazlar.Barcelona, Messi'yi 11 yaşında keşfederken, biz hala neden 30'unu aşmış ve doymuş futbolculara milyonlarla euro veririz?


Takımımız şu anda Süper ligde ama ne yönetimsel olarak ne de kurumsal olarak hala tam olarak bu arenaya hazır değiliz.Halen mevcut bir tesisimiz yok.Daha düne kadar harabeleşmiş bir stadda ve çok kötü bir zeminde mücadele veriyorduk.Biraz bakım ve onarım ve Nurullah Sağlam'ın çabalarıyla stad zemini düzelttik.Stadın çehresini bir nebze olsun güzelleştirdik.Fakat hala kiralık tesislerde idman yapıyoruz.Kulübümüze ait bir tesisimiz yok.Altyapısız bir takım ile nereye kadar mücadele verebiliriz ki?Bu sorunları şu aşamada hemen çözmek sanırım hayalcilik olur.Arazisi Toroslar Belediyesi Hamit Tuna tarafından temin edilen ve tapusu kulübe verilen alanda hızlı bir şekilde tesislerimizi yapmalıyız.Bu yapacağımız tesise ise acilen bir futbol akademisi kurmalıyız.Genç yetenekli ucuz ve yetiştirebileceğimiz futbolcu adayı arkadaşlarımızı hem eğiterek hemde öğreterek futbolumuza kazandırmalı, daha sonra bu oyunculardan ekonomik gelir elde etmeliyiz.Planlı ve programlı bir sistemle hem sportif başarı hemde finansal başarı elde edebiliriz.Şehrimizde genç nüfus bir hayli fazla.Bunlara ilaveten, Afrika ve Güney Amerika pazarında bize uygun bir çok futbolcu adayı bulabiliriz.Porto, Ajax bunları yaparken biz neden başarılı olmayalım ki? Önümüzdeki senelerde Uefa'nın uygulamaya koyacağı mali disiplinide düşününce geç olmadan bu konulara daha fazla ehemmiyet vermeliyiz.Zira her geçen gün ekonomik anlamda dar boğaza düşen kulübümüzün başka bir çıkış yolu bulması birazda mucizelere kalacak gibi.

Bu ülkede yalnız Mersin İdman Yurdu değil, dört büyükler haricindeki takımlarımızın da şampiyonluk gibi uzak hayaller kurmak yerine bu sisteme geçmeleri sanırım kendi menfaatleri için daha makbul sayılacaktır.

Hiç yorum yok: