8 Ağustos 2011

Gündeme Dair

Önce 2013 Akdeniz Oyunları organizasyonunun şehrimize alınması, daha sonra 33.000 kişilik stad müjdesi ve yıllar sonra gelen süperlig'e terfi.Stadı yetersiz, tesisi olmayan, altyapısı çalışmayan, mali disiplini bozuk ve borçlu bir kulüp olarak yakaladığımız bu başarı, 3 Temmuz'da başlayan şike soruşturmasıyla kursağımızda kalmış bulunmakta.

Patlak veren krizleri maalesef yönetimimiz iyi idare edemiyor.Geçen sezon başı Yüksel Hocamızın ailevi nedenleriyle yaşadığı olaylarla, Türkiye gündemini meşgul etmiştik.Allah'tan Nurullah Sağlam imdadımıza yetişti.Takımı toparladı ve marka transferlerle takımımızı süper lige taşıdı.Peki şimdi ne olacak?Önce Önder Turacı olayı, şimdi de ulusal medyaya yansıyan telefon görüşmeleri.Yaşanan bu süreçte yönetimimiz ne yapmakta?Nasıl bir politika izlemekte?

Şike olayı patlak verdiği günlerde Asbaşkanı'mız Beşir Acar ve tribün liderlerimizden Murat Tanış gözaltına alınmıştı.Daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldılar.O zamanki aldığımız duyumda telefon görüşmelerinin dinlemeye takılmasından dolayı gözaltına alındıklarına dairdi.Yönetim Kurulumuz'dan yapılan açıklamalarda, olayın kulübüzle alakasının olmadığı ve rahat olmamız gerektiğini belirten açıklamalar gelmişti.Süreç bizim adımıza çokta sıkıntılı geçmiyordu.Ne zamanki, Kanaltürk'te yayınlanan Tele gol Programında Mersin İdman Yurdu'nun şike yaptığı ve düşeceğini ima eden konuşmalar geçti Çok ciddi olan bu iddialar karşısında  yönetimimizin sadece karşı çıkıcı açıklamalar yapması ve herhangi bir hukuki girişimde bulunmaması dikkat çekici.Hakkında, çok ciddi delillerin olduğu söylenen, yöneticilerinin tutuklu olduğu  kulüplerin dahi küme düşürüleceğinin bu kadar kolay telafuz edilmediği ulusal medyada şanlı kulübümüzün adının bu kadar kolay telefuz edilmesi son derece üzücüdür.

Şike soruşturmasında ve Önder Turacı olayında yönetimimiz sınıfta kalmıştır.Her birinin iyi niyetinden şüphemiz yok.Çok zor şartlarda takımımıza sahip çıktılar.Süper ligin hayal olduğu zamanlarda takımımızı alt liglerden alıp getirdikleri nokta gerçekten takdire şayan fakat kriz yönetiminde başarısız oldular.Takımımızın belli mevkilerde transferlere ihtiyaç duyduğu şu dönemde adımızın bu şekilde anılması şüphesiz imajımıza etki etmiştir.Sadece açıklamalarla;''Biz şike yapmadık, bizim bu işlerle uzakta yakından ilgimiz olmaz.'' gibi söylemlerle bu süreç devam etmez.Başkanımız elbette hakkımızı savunuyor fakat hukuki olaraktan açıklama beklemek en doğal hakkımız.

Basında çıkan tapelere gelince, eğerki gerçekse sorumlular cezalarını çekmeli.Biz inanıyoruz ki takımımız sahadaki mücadelesiyle bu noktaya gelmiştir.Aylarca maaş almadan sahadaki görevlerini eksiksiz yerine getirmeye çalışmıştır.Şampiyonluk yolundaki hiçbir maçta da öyle oh be çok rahat maç oldu bizim için demedik.Ayrıca hiçbir başkanda maç öncesi futbolcularına karşı takıma maçı verin diyemez.Unutulmamalı ki futbolcuda insandır şerefi vardır.Ekmeğine ihanet etmez ettirmez.İşin maddi boyutunu da düşününce bu işler bir telefonla halledilecek kadar kolay değildir.Taraftarlar olarak, Karabük, Buca, Denizli, Sakarya ve Giresunspor gibi kulüplerle diyaloğumuz iyi olmuştur.Burdan da bişeyler çıkarmakda işin kolaycılığıdır.Geçen sezon yaşadığımız sıkıntılı dönemi Nurullah Sağlam'la ve takımımızın dik duruşu ile atlattık.Fakat şu son zamanlarda görünen o ki takımımıza bir yıpratma kampanyası başlatılmış görünmekte.Umarım bu zor günlerimizde en güvenilen isim olan Nurullah Sağlam Hoca'mızıda bıktırıp bizden soğutmazlar.Son olarak son günlerin moda cümlesi olan Türk Hukuku'na olan güvenimiz tamdır klişesiyle bitirmek istedim.

Hiç yorum yok: