28 Eylül 2011

Bir Hamit ile Mesut Hikayesi

Şimdi bu fotoğrafa çok iyi bakın.Birisi Türk asıllı Alman Mesut, diğeri direk  Türk  Hamit Altıntop.Gerçekten de öylemi? Sizce? Bence değil.Her ikiside Alman bana göre.Belki bir yerde Hamit'te hakkımız olabilir.Nihayetinde çeşitli kademelerde Ayyıldızlı formayı 58 maçta terletmişliği var.Uluslararası arenada bizim formamızla boy göstermiş, goller atarak kendi kariyerine katkıda bulunmuş.Fakat Türkiye'ye tatiller dışında hiç gelmemiş.Hiç bir Türk takımında eğitim almamış.Yani Hamit altyapı eğitimini alırken Türk olan hiç bir değer ona öğretmenlik yapmamış.

Birbirleriyle iletişim kurarken bile eminim Almancayı tercih ediyorlardır.Düşünsenize 4 milyonluk azınlıktan, 100'e yakın oyuncu bugün, Almanya takımları başta olmak üzere Avrupa'nın çeşitli takımlarında forma giyiyor.Yabancı topraklarda doğmuşlar, eğitilmişler, oraların kültürü aşılanmış onlara.Yabancıların iş disiplini öğretilmiş onlara.Belli bir seviyeye gelince bizde hemen atlamışız onlar Türk diye.Hatta  bizi tercih etmeyenlere milliyetçilik yapmışız.Şimdi hangi spor adamına sorarsak soralım Arda'mı daha yetenekli Hamit'mi yetenekli diye birçoğu kesin bir dille Arda der.Yabancı spor otoriteleri bile Arda der.Evet Arda'da İspanyada oynuyor ama o şehrin diğer yakasında, son yüzyılın eniyi takımı ünvanını alan Real Madrid'in gölgesindeki takımda oynuyor.Şimdi durum böyle diye Hamit'le Mesut'la gururlanmayalım mı yani diyebiliriz.Tabiki belli ölçüde gururlanıyoruz ama asıl gurulanma zamanı Arda'nın yada yetiştirdiğimiz başka bir oyuncunun direk olarak Real Madrid'e transfer olduğu zamandır.Bir Selçuk İnan'ın, bir Burak Yılmaz'ın hatta bir Sabri Sarıoğlu'nun direk olarak Avrupa'da sözü geçen takımlara transfer olduğu zamandır.Kendi yetiştirdiğimiz bir değer Real Madrid'e direk transfer olduğu zamana kadar gururlanmamız hep bir parça eksik kalacaktır.

Hiç yorum yok: