7 Ekim 2011

Almanya maçı öncesi...


Bugün Avrupa Şampiyonası Eleme Gruplarındaki en önemli maçlarımızdan birine çıkacağız.İkincilik için önemli bir avantajımız söz konusu lakin her şey henüz tam olarak netleşmedi.Takım olarak da hala net değiliz.Hemen hemen her maçta farklı takım kurgusuyla çıkmamız artık enteresan gelmiyor bana.Belkide sizlere...

Neyse bunlar sonraki tarşılacak konular ki biz asıl konumuza dönelim... Büyük takımlar önemli maçlarını sadece saha içinde oynadıkları mücadele ile kazanmazlar.Bazen saha dışı faktörler devreye girer.Biz genelde maçlarımızı saha içindeki mücadelemizle kazanmayı hedeflerdik...fakat bu sefer bu kanunu devre dışı bıraktık.Saha dışı faktör olarak ilk hamle bizdendi bu defa.Almanya maçı öncesi Ömer Toprak'ın milli takım tercihi, güzel bir basın açıklamasıyla gündeme geldi.Çok manidar bir zamanda milli takım tercihini Türkiye'den yana kullandığı haberini basında çok güzel işledik.Sonra Alman yetkililerden hemen, Erdal Keser ustamızı şikâyet etme ve kendi yetiştirdikleri Türk kökenli oyuncuları, kabaca bir deyimle (okuyuculardan özür diliyorum) ayartlamakla suçlayıp, Almanların önemli gazetelerinden Bild'e (hatta türk basınında bile bu konu haber yapıldı her nedende?) bunu haber yaptırak kamuoyu oluşturmak ve bir baskı yaratmak hamlesi geldi..Nitekim Erdal Keser'den bunu yalanlayan açıklamalar geldi.Böylece Almanların bu hamlesi tutmadı.

Almanlar daha önce kaybettikleri moral avantajını da, uygulamaya koydukları  Mesut Özil projesiyle, tekrar kazanmışlardı.Hatta bu proje İlkay Gündoğan'ında Almanya  adına tercihiyle zirve yapmışken, Ömer Toprak'ın hesaba katılmayan Türkiye tercihi ve Serdar Taşçı'nın uzun zamandır milli formaya hasret kalmasının basında geniş yer bulması ile çöküş dönemine girdi.Altıntop kardeşler, Yıldıray, Nuri, Mehmet Ekici v.s gibi oyuncuları kaybetmenin verdiği sancıyla Almanlar çok önem verdikleri hatta epey yol katettikleri proje artık alehlerine işlemeye başlamıştı ki, buna acil çözüm olarak bu hafta yine  Serdar Taşçı'nın ''Almanya'nın kazanmasını isterim.'' açıklamasını biraz çarpıtarak basında işlenmesiyle yeni bir hamle yaptılar.Bu hamlede bugün Ömer Toprak'ın artık milli formayı giymesi için bir sorun kalmamasıyla çökmüş oldu.Evet Ömer için yasal hiç bir sorunumuz kalmadı.Bütün gerekli izinleri almış bulunmaktayız.Tabi son dakikada çıkabilecek bir aksilik olmassa.

Tabi bu maçta hemen Ömer'e forma vereceklerini düşünmüyorum.Guus Hiddink, daha önce hiç oynamadığı bir defans kurgusuyla bu maça çıkıp oyunu riske atmak istemeyecektir.Her ne kadar Almanlar grup birinciliğini garantilemiş olsa da bu maça önem veriyorlar.Özelliklede saha dışı faktörlerden dolayı.Mesut'uda bu maça ayrıca motive ediyorlar.Bizi, Ülkemizi her zaman arka bahçe olarak gören Almanlara karşı bu defa üstün olan taraf biziz.Her zaman onların arkasında olmanın verdiği dezavantajı, bugün alacağımız bir galibiyetle saha dışında yaptığımız hamlelerin meyvesini vermesi için taçlandırmalıyız.İngilizlerin gelmiş geçmiş en büyük yıldızlarından Gary Lineker'in ''Futbol sahada 11 kişinin oynadığı fakat Almanların kazandığı bir oyundur.'' sözünün bu defa işlemediğini Almanlara gösterme için kazanmalıyız...

Hiç yorum yok: