12 Ekim 2011

En kötü ikinci!


Nihayet grup maçlarını bitirdik.Düşe kalka...Ve başkasına muhtaç kalarak.Küfür edip, küstüğümüz Davrazlı Mesut'un ayağına bakarak.Peki suçlu kim? Hiddink mi? Arda mı? Hamit mi? Servet mi? Volkan mı? Hiçbiri...Bir futbol kültürü olmayan, bir futbol altyapısı olmayan, sistemi olmayan, hatta doğru dürüst futbolu bilen spor yazarları olmayan, ama bize göre uyuyan bir devdi milli takımımız.

Kuralar çekilip grubumuz belli olduğunda, rakiplere aldırmadan, doğru analizler yapmadan, tüm futbol severleri büyük bir beklentiye sokan malum spor kamuoyu, şimdiden play-offları geçmişiz gibi ortalıktalar yine, yakında bizi Avrupa Şampiyonu ilan ederlerse şaşırmayın.Kaybettiğimiz maçlarda takımı yerden yere vururlar, canlı yayında yorumculuğu bırakıp giderler, kazandığımızda da bizi göğe yükseltirler....Fatih Terim'i beğenmediler, yerine milli takım çalıştırmakta usta bir isim Hiddink geldi.Onuda öyle bıktırdılar ki adamcağız ne yapacağını şaşırdı.Hiddink gelmeden öncede Hiddink'ti.Güney Kore'de de çalışırken bu ülkeye çok sık gitmezdi.Rusya'da çalışırken de.Avusturalya'da çalışırken de.

Biz aslında Hiddink'ten ne istediğimizi de bilmiyorduk ki.Önce takımı Avrupa Şampiyonasına götür dedik.Ama bunu yaparken de, takımı gençleştirmesini istedik.Çok yaşlı bir ekiptik te sanki.Sonra yardımcılarına taktık kafayı.Evet haklı olduğumuz yerler vardı ama, Hiddink'ten istenileni yapabilecek bir altyapımızı da henüz hazırlamamıştık.Hiddink bir sistem adamıydı.Ve çalıştığı ülkelerin hepsinde bir sistem söz konusu idi.Sadece futbolda değil günlük yaşantıları bile sistemliydi.Peki biz, bugüne kadar sistemli olarak neyi yaptık ki?Sanırım son şike olayları biraz sistemli...En azından suçlamalar bu işlerin sistemli yapıldığı yönünde.

Hep Almanya diyoruz ya, yine onlardan bir örnek vermek istedim.2002 Dünya Kupasında final oynadılar.Ondan önce Euro 96'yı almışlardı.İngiltere'de hemde.Yarı finalde İngiltere'yi penaltılarla geçerek.İngilizleri bir kez daha kahretmişlerdi bu zaferleriyle.Sonrasında 98 Dünya Kupasında çeyrek final.Euro 2000'de ise 1. turda elendiler.Ve kabuk değiştirme zamanı geldi diyerek takımı kademe kademe revizyon ettiler.Yeni atılımlar yaparak devşirme oyuncu politikasını geliştirdiler ve her sene milyonlarca euroyu altyapı harcamaları için ayırdılar.2002 Dünya Kupası'nda final oynadılar, Euro 2004'de 1. turda elendiler.Kendi evlerinde düzenledikleri Dünya Kupası'nda yarı final oynadılar 3.oldular ama bu durumu 2002'deki finalden daha çok başarılı saydılar .Çünkü yeni bir yapılanmaya gitmişlerdi ve meyvesini alıyorlardı.

Almanya uyguladığı ve doğru teknik adam seçimiyle, alt yaş grubu milli takımlarda büyük başarılar yakaladı.Tıpkı İspanya gibi, Hollanda gibi. Euro 2008'de final, 2010 Dünya Kupasında 3. elde ettiler.Zaten bu iki şampiyonanında baş kahramanları bu 3 ülkeydi.Çünkü Almanya gibi Hollanda ve İspanya altyapıya yönelen takımlardı.Hem total futbol oynayıp hemde takımlarını çok iyi revize ettiler.Ayrıca başarıyı da hemen beklemediler.Meyve almak için ağacın olgunlaşmasını beklediler.Bizim gibi sabırsız değillerdi.

Avrupadaki 4-5 milyon nüfusumuz, şu anda, Alman Milli Takımına 2, İsviçre Milli Takımına 3, Avusturya Milli Takımına da 4 oyuncu, hatta Linchestein Milli Takımına da 1 kaleci armağan etti.Türkiye Milli Takımı'ndakileri, süper ligimizdeki ve Bundesligada oynayanları saymıyorum.Onların hepsi Türk kanı taşıyor.Demek ki kaynak sıkıntımız yok.Elimizde işleyebileceğimiz yaklaşık 5 milyon genç var.Yaşları 6 ile 12 arasında değişen.Ve bize düşen bu gençleri işlemek.Doğru hamlelerle onları Türk Futboluna kazandırmak.Menajerlere ve hiç oynatmadığımız yabancı futbolculara harcadığımız milyonlarca euroyu onların gelişimine aktarmak.Biz bunu başardığımız taktirde, ne Hiddink'i eleştiririz nede ondan sonra gelen teknik adamları.

Şimdi günlük başarılara aldanmadan kendimizi hazırlamalıyız.Play-off maçlarını geçemeyebiliriz.Bu dünyanın sonu değil.Turnuvaya gidip çokta başarılı olabilirizde.Bu iki durumda bizim için söz konusu.Hani çok övündüğümüz, Euro 2008 'deki geri dönüşlerimiz varya, aslında onu biz yanlış anlıyoruz.Biz heran her şeyi yapabiliriz çok güçlüyüz diye düşünüyoruz ama Avrupalılar bunu bizim dengesizliğimizden dolayı kullanmışlardır.Onlar bizim takımdan gerçekten çok korkuyorlar.Ciddiye alıyorlar fakat futbolumuzdan değil dengesizliğimizden.Ve son olarak Almanya'ya ve Davrazlı Mesut'a teşekkürler...

Hiç yorum yok: