8 Aralık 2011

Galatasaray:3-Fenerbahçe:1 /// Kazanan & Kaybeden

''Dünya Derbisi'' adını verdiğimiz ama dünya basının pek ilgi göstermediği, kendi kendimize gelin güvey olduğumuz Galatasaray-Fenerbahçe maçı için tek kelime yetiyor gibi; ''Galatasaray kazanmadı, Aykut Kocaman yani Fenerbahçe kaybetti.''Neden mi? Kocaman, 4-3-3 sistemini şu anda en iyi uygulayan ekiplerden Barcelona'ya özenip fantezi yapmasa bugün daha farklı şeyler konuşuyor olacaktık.Belki isteği, arzusu, coşkusu ve taraftarıyla bütünleşen Galatasaray yine iyi bir oyunla maçı kazanacaktı ama sahada ''futbol terimiyle'' ezilen bir Fenerbahçe görmeyecektik.Biraz daha akıllı oynasa Galatasaray 6-7 gol atardı diyemeyecektik ya da Galatasaray tarihi farkı bulabilirdi diye geyik yapmayacaktık.

Aykut Hoca belli ki maça bir sürpriz yaparak başlamak istemiş.Belki de dediğim gibi Barca'dan esinlenmiş ve sahaya öyle bir kurguyla çıkmak istemiş.Belki de tek başına kahraman olmayı arzulamış.Belkide maçtan sonra sadece kendisinin konuşulmasını istemiş.Belkide maçtan sonra rakibinin bu kadar etkili bir oyunla kazanacağını düşünememiş.Belkiler bir yana Aykut Hoca dün ne düşündü tam olarak bilmiyorum ama gerçekten derbiye, Bilica kadar damgasını vurdu.Sahaya sürdüğü kadroda tıpkı Barcelona'daki gibi 3 merkez orta saha oyuncusu vardı.Emre, Baroni ve Selçuk.Selçuk işin savunma yönünü Baroni kesici rolünü, Emre'de Xavi rolündeydi.Kanatlarda Bienvenu, Villa görevini, Caner İniesta görevini, ilerde de Alex  Messi görevini üstlenmişti.Düşünce pratikte güzeldi ama uygulamada Barcelona'lı oyuncuların kat kat kalite üstünlükleri düşünülememişti.Hal böyle olunca devre Fenerbahçe lehine ''sıfır'' kaleyi bulan şut ve ''sıfır'' pozisyonla bitti.Öyleki zaman zaman Muslera ısınmak için kendi kendine hareketler yapmak zorunda kaldı.

İkinci yarıda ise Aykut Hoca, Barca fantezisinden vazgeçti ama bu seferde Melo'nun golü geldi.Bu golle zaten az olan umutlar tamamiyle tükendi.Fenerbahçe rakibine göre çok daha oturmuş ve sistemi belli olan bir takımdı ama bu avantajını kullanamadı.Ayrıca sahada da çok istekli, arzulu ve coşkulu bir Galatasaray vardı.52 bin seyircisiyle adeta bütünleşti.Biraz daha dikkatli olsalar belkide lehine yeni bir 6-0 dalgası başlatabilirdi ama olmadı.Biraz beceriksizlik, birazda şansızlık bunu engelledi.Ligimizde 4-2-3-1 sistemini en iyi uygulayan ekip olan Fenerbahçe, maalesef  farklı fantezilere kurban gitti.Maça 4-2-3-1 sistemiyle ve doğru oyuncu tercihleriyle başlasalar sonuç çok farklı olurdu.Neticede Galatasaray uzun zamandır böyle coşkulu bir oyunla maç kazanamamıştı.Gerçekten dün çok iyi oynadılar.Maçın hakkını verdiler.İlk 10 dakikada maçı alacaklarını resmen ilan ettiler.Biraz daha dikkatli olsalar bugün tarihi farkı konuşuyor olacaktık.Ellerine gelen fırsatı belkide kaçırdılar.Sonuçta 3-1 de net bir skor ama ezeli rakibini böyle güçsüz yakanmışken bu fırsatı kullanmaları gerekirdi.Aynı fırsat Fenerbahçe'ye gelmiş olsa sonuç daha farklı olabilirdi.

 En başta söylemiş olduğum, Galatasaray kazanmadı sözünü söylerken amacım Galatasaray'ın hakkını yemek değildi elbette.Bir yerde Aykut Kocaman'ın hatası Galatasaray'ın ekmeğine yağ sürmüştü ama maçı gerçekten çok üstün oynayarak kazandılar.Bu maçın önemi büyüktü ve kazanan rakibine moral açısından bir çelme atacaktı.Bu çelmeyi güzel ve sükseli bir oyunla Galatasaray atmış oldu.Kazananı her zaman tebrik etmek görevimizdir.Fatih Terim ve Galatasaray Camiasını galibiyetten dolayı tekrar kutluyoruz.

Hiç yorum yok: