6 Ağustos 2011

Atilla Turan Sporting Lizbon'da

Sezon başında adı Fenerbahçe ile anılan Atilla, Lizbon ekibi Sporting'e imza attı.Fransa Ligue 2 ekiplerinden Grenoble takımında oynayan sol bek Fransa Genç Takımı'nın formasını da 37 kez terletmişti.Türk Milli Takımı  adına oynarmı bilemem ama kendisinin hakkındaki yorumlar olumlu.Gelişime açık ve potansiyeli olan oyuncu olduğu hakkında.Kendisini daha önce izlemedim.You tubeden videolarına göz attım.Frikik kullanılabilen hızlı ve teknik bir oyuncu izlenimi oluşturdu bende.Sporting Lizbon almışsa boşa almaz.Dünyadaki sol bek sıkıntısını da düşününce önümüzdeki senelerde büyük bir transfere imza atması mümkündür.Portekiz liginin yayını sanırım ülkemizde yok.Özet görüntülerle kendisi hakkında biraz daha fikir sahibi olabiliriz.Umarım takımlarımızın avrupa macerasında biriyle eşleşirde canlı izleme imkanımız olur kendisini.Son olarak yetkililerimizin elini çabuk tutup bu cevheri milli takımımız adına oynamaya ikna etmesi dileğiyle...

Goodbye Scholes





17 sezonda 676 kez terlettiği formasına dün itibariyle veda eden.efsane isim kariyerinin tamamını adaşımız kırmızı şeytanlarda geçirdi.Sir Alex Ferguson O'nun teknik ekipte devam edeceğini belirtti.İstikrar abidesi kızıl ninja lakaplı bu İngiliz'i fubol dünyası çok özleyecektir...

Şampiyon, şampiyon gibi başladı...

Şampiyon geçen sezon kaldığı yerden devam ediyor.Dortmund takımını ezelden beridir severim.Nuri Şahin'e 16 yaşında forma vermeye başladıklarında sempatim dahada arttı.Geçen sezon şampiyon olduklarında da çok sevinmiştim.Genç bir kadro oluşturan Jurgen Klopp ve ekibi başarılarına bu sezonda devam edecekler gibi.

Bu sezon Bundesliga'da 53.000 adet kombine satarak rekor kıran, Dortmund maçada etkili başladı.17. dakikada Kevin Grosskreutz takımının ilk golünü kaydetti.Dortmund takımında Türk asıllı İlkay, Hamburg'da da bu sezon Chelsea'dan transfer edilen Gökhan Töre ilk onbirdeydi.İlk gölün ardından baskısına devam eden son şampiyon diğer genç yıldızı Mario Götze ile 29. dakikada ikinci golünü buldu.İlk devre bu skorla bitti.İkinci devrenin hemen başında yine basklılı bir oyun ortaya koyan Dortmund ikinci golü devrenin hemen başında organize gelişen bir atakta Kevin Grosskreut'la bulmayı başardı.Yaklaşık 80.000 taraftarını çoşturan bu golden sonra konuk ekip Hamburg'da uyandı.Maçın başlarında ilerde basıp pres uygulayan ekip tekrar aynı oyununa döndü.Gökhan Töre'yle ataklara başlayan Hamburg 79. dakikada Robert Tesche'yle farkı bire indirdi.Golden hemen sonra birde net pozisyonu kaçıran Hamburg maçtan 3-1 yenik ayrılarak Bundesliga'yada iyi bir başlangıç yapamadı.Dortmund geçen sezonki maestrosu Nuri Şahin'in boşluğunu İlkay'la kapatmaya çalışıyor.Lakin Schalke ve bu maçtada izlediğim İlkay'ı beğenmedim.Koşuyor paslarında isabetli fakat birşeyler eksik gibi.Ayrıca Barios'un sakatlanmasıyla ilk onbirde kendine yer bulan Lewandowski'de hazır değil.Geçen sezonki gol sezgilerini yitirmiş gibi.Pozisyona bile zor giriyor.350.000 euroya kadroya katılan Kagawa ise 6 ay oynamamasına rağmen hala çok etkili.Bir topununda direkten döndüğü maçta gerçekten etkili bir performans ortaya koydu.Oda Dortmund gibi kaldığı yerden devam ediyor.Birde sol beke yeni transfer edilen Löve'yide beğendim.O bölgedeki sakat oyunculardan doğan boşluğu gerçekten iyi doldurdu.Burdada bir transfer başarısı söz konuski Löve bölgesel ligden bulunup takıma kazandırılmış.

1983 yılından bu yana şampiyon olamayan konuk takım içinse bu sezonda pek ümitli değilim.Sezon başında takımın başına sportif direktör olarak getirilen Frank Arnesen'in Chelsea'dan çok önemli dört genç oyuncuyu almasına rağmen, geçen seneki kadrodan golcü Nistelrooy, defanstan David Rozenhaal ve Joris Mathijsen, ortasahanın dinamosu Piotr Trochowski gibi önemli isimleri kaybettiler.Kanat oyuncusu Elia'nında Juventus'la transfer görüşmelerine başlaması diğer önemli bir gelişme.Daha tam takım olamamanın sıkıntısı içerisindeler.Birde her sezon ligde gösteren bir istikrarsızlıkları söz konusu.Ortasahada top yapan oyuncusu yok gibi.Atakları genelde kanattan başlatıyorlar.Özellikle Gökhan'a değinmek istiyorum.Daha önceleri milli takımlarda izlediğimde Ryan Gigs'e benzetirdim.Hızlı, teknik ve driplink yeteneği olan bir oyuncu.Bu maçta genelde sağda Messi gibi oynadı.Kanattan alıp içeriye kat etmeye çalıştı.Çok top kaybı yaşadı.İstediğini tamda sahaya yansıtamadı.Burada takımda yeni olması ve daha adapte olamaması etken olabilir.Elia'da takımdan ayrılırsa bu sezon Gökhan'a çok iş düşecek gibi.Ben kendisinden ümitliyim.Türkiye Milli Takımı'na seçilmesi morallini artırır gibi.Yaş ortalamasını hayli düşüren Hamburg ilerleyen haftalarda daha iyi olacaktır.Ama bu sezonda istedikleri şampiyonluğa biraz uzaklar.

Bu sene şampiyonlar ligindede izleyeceğimiz Dortmund, bu performansını sürdüremeyebilir.İlerleyen haftalarda kısmi düşüş olabilir.Zira kadro olarakta gençlerden oluşan ekip devler liginde tecrübe eksikliği yaşayabilir.Fakat onların sahadaki dinamik oyunu izleyenlere ayrı bir keyif veriyor.Takım savunmasınıda başarılı bir şekilde yapıyorlar.Organizasyonlarıda son derece iyi.Bu sene diğer Bundesliga takımlarınında göstereceği performans onların gidişatılarında etkili olacaktır...


3 Ağustos 2011

Aranan Kan Eduardo Ferreira Abdo

Mersin İdman Yurdu kadrosunu daha önceki yazılarımızda incelemiştik.Lig başlamaya yakın kadro şekillenmeden tekrar değerlendirme yapacağız.Şu anda görünen o ki sol bek stoper ve forvetten önce sol açık acil sos veriyor.Kewell ismi gündeme gelmişti ama hem yaşı, hem ailevi meseleleri, sık sık sakatlanması ve maddi boyutunu düşününce inşallah olmaz dedim.Olmayacak gibi duruyor.

Nurullah Hoca takım içinden Kanaman, Moritz ve Fatih Şen'i denedi ama Fatih ve Moritz'in forvet arkası, Kanaman'ın ise  forvet olması nedeniyle o bölgede bu oyunculardan tam randıman sağlayamadı.Geçen sezon Tonia Tisdell'in sergilediği performansı şuana kadar yakalayan bir oyuncu çıkmadı.Mevcut kadrodan belki Nurullah Kaya alternatif olabilir ama onunda sezonu kaldıracak kapasitesi olduğunu düşünmüyorum.Devşirme bir yere kadar çözüm sağlar.Onun için o bölgeye muhakkak transfer şart.

Peki kimi alabiliriz.Türkiye sınırları içinde Bolu'dan Ferhat Kiraz, Trabzonspor'dan Eren Albayrak, Ankaragücün'den Tonia Tisdell (geçen sezon bizde kiralik oynamıştı) Fenerbahçe'den Uğur Boral göze çarpan isimler.Yurt dışından ise Arjantinli Matias De Frederico, Ajax'lı gurbetçi Aras Özbiliz, Brezilya'lı Eduardo'yu sayabiliriz.Bu örnekler çoğalabilir ama gerçekçi olmak lazım.Saydığımız oyuncular içinden Ferhat ve Eduardo dışındakilerin transferi zor.Eren'in yeni transfer olması, Uğur'un kontratını uzatması, Aras'ın Ajax'taki geleceği, Matias'ın ise ülkesinde yeni Messi gibi görülmesi transferlerini zorlaştırıyor.Transferi diğerlerine göre daha kolay görünen Ferhat Kiraz gibi.2 Ocak 1989 doğumlu oyuncunun, Gençlerbirliği'nde yıldızı parlamış daha sonra Bankasya'da Hacettepe'le mücadele etmiş takımı küme düşüncede geçen sezon başında da Bolu'ya transfer olmuştu.Sol ayağını etkili, hızlı ve adam eksiltme yeteneğine sahip geleceği parlak bir oyuncu.

Eduardo ise 22 mart 1987 'de Preto'da doğmuş futbola Atletico MG'de başlamış, 2008-2009 sezonunda Gaziantep'te bir sezon kiralık geçirmiş daha sonra ülkesine dönüp Atletico Parananse'de ordanda Sport Recife'ye transfer olmuştur.2005' te Barcelona'da düzenlenen Copa Mediterraneo'da Brezilya Genç Milli Takımı formasıyla 6 maçta 5 gol atma başarısını göstermiş.Son sezonlarda pek forma şansı bulamadı ama yeteneği ve tekniği oldukça iyi.Yardımlaşmayı seven ve sahanın her tarafını gezen bir yapısı var.Forvet ve sol açık mevkisinde oldukça iyi.Ülkemizi ve ligimizi de tanıması artısı.Gaziantep'in yaşından dolayı ve beklediği performansı gösteremediği için takımda tutmadığı belirtiliyor.Ligimizde 21 maç ve 1 gol ve 5 asistlik performansı var.Fenada sayılmaz.Nurullah Hoca'nında yabancı oyunculardan aldığı maksimum verimi düşünürsek hem kanayan bir yaramıza derman bulmuş hemde yetenekli ve gelecekte satıp para kazanabileceğimiz bir oyuncu kazanmış oluruz.

Transfer sezonu bitmeden bir sol açık alınacağı kesin gibi.Ben o kanatta Tisdell olmazsa Ferhat'ın alınmasını isterim.Ferhat hem Süper lig tecrübesi hemde önü açık bir isim.Canlı olarak izlediğim maçlarda da gerçekten iyi bir performans sergiledi.Artılarının olduğu kadar eksilerininde olduğu konular var tabi.Mesela topsuz oyunda hiç yok.Rakibe baskı yapıp kanadından gelen akınları engellemiyor ve defansa fazla yardım etmiyor.Fakat Ümit Milli Takım'da uluslararası arenada boy göstermeside ayrı bir avantajı.Yabancı kontenjanının açık olması ve ligimizi tanıması nedeniyle Eduardo'nunda iyi bir alternatif olduğu kanısındayım...

2 Ağustos 2011

Kutlarız!

Türkiye Süper Lig'in köklü kulüplerinden Trabzonspor'un 44. Kuruluş Yılı'nı kutlarız.Ligimize renk katan Bordo-Mavililer'e yeni sezonda başarılar dileriz...

1 Ağustos 2011

İbrahim Toraman ve Türk Futbolunun Sorunu

İbrahim Toraman.20 Kasım 1981 Sivas doğumlu oyuncu, futbola Sivas DSİ sporda  forvet olarak başlamış daha sonra defansif özellikleri ağır basmış ve savunma oyuncusu olmuş.Amatör olarak çıktığı maçlarda Gaziantepspor'un dikkatini çekmiş ve tüm altyapı takımlarında 7 sezon geçirdikten sonra Fenerbahçe'ye imza atmak üzereyken son anda Beşiktaş ile sözleşme imzalamıştır.

Asıl mevkisi stoper ama zaman zaman sağ bek ve ön liberoda oynayabiliyor.Kesici özellikleri iyi ama topu oyuna sokması ve sezgileri kötü.Kademe anlayışı yok denecek kadar az.Özverili ve takımı adına her şeyini ortaya koyan savaşçı tipik bir Türk futbolcusu.Fatih Terim O'nu ikinci milli takım serüveninde bir kaç maç haricinde kadroya çağırmadı.Bazı spekülasyonlar duyduk, medyadan okuduk falan filan.Peki  neden  kimse Toraman'ın futboluna bakıp ta seçilmedi diye yorumlamadı.Sayın Hiddink'te kendisini kadroya çağırmadı.Nedeni ise; bana göre, İbrahim Toraman'ın ortalama bir oyuncu olmasıdır.Yazının başında da söyledim birkaç farklı mevkide oynayabiliyor fakat hiçbirinde tam değil.İşte bizim sorunumuz  da burada başlıyor.Frank Rijkard'ın dediği gibi ''sizde her şey var ama tam değil.''İbrahim Toraman ve bir çok oyuncumuzun sorunu bu her şeyden az var ama tam değil...

 Kendimizi geliştiremiyoruz.Yeni oyuncu yetiştiremiyoruz. Hep tartışıyoruz bu sorunumuzu, medyada ve hemen hemen her platformda.Hala çözebilmiş değiliz.Hala Almanya'nın bizim için yetiştirdiği futbolcularla kadromuzu kuruyoruz.Süper lig takımlarının neredeyse tamamında gurbetçi oyuncuların çokluğu gözümüze batıyor.28 yaşındaki Semih'e hala genç golcü diyoruz.Kendi ülke sınırlarımızda doğup yetişen ve Avrupalı dev kulüplerin herhangi birinde oynayan kaç oyuncumuz var acaba? Japonya Ligi bu sezon Almanya Bundesliga'ya 9 oyuncusunu gönderdi.Türkiye'den ise sadece Umut Bulut(Fransa takımı Touluse'a).O da eminim gelecek sezon tekrar dönecektir ligimize.Yetenek olarak hiçbir ülke futbolcusunun gerisinde değiliz.Hatta bazılarının önündeyiz.Fakat yetiştirme ve pazarlama sorunumuz var.Profesyonellik anlayışımız yok.Oyuncularımızın hemen hepsinde bir üç büyükler sevdası...Nuri Şahin 4 dil bilmesine rağmen İspanyolca kursuna gidiyor.Beğenmediğimiz Arap kökenli oyuncular şakır şakır ingilizce ve fransızca konuşuyor.Avrupa ya transferi gündemde olan Arda'nın kaç dil bildiğini ya da öğrenmeye çalıştığı hakkında hiç bir yazı okumadım.İşte burda da vizyon sorunumuz ortaya çıkıyor.Kulüplerimiz kalitesiz yabancılara dünyanın parasını ödüyor.Her sene takımlarımız ortalama en az 10 oyuncu transfer ediyor.Ya tutarsa mantığı ile takım yöneten teknik adamlara sahibiz.(Bakınız Ziya Doğan.Geçen sezon devre arasında neden bu kadar çok oyuncu alıyorsunuz sorusuna verdiği cevap:Tutarmı diye düşünerek transfer yaptık, ama olmadı.)Nasrettin Hoca hesabı.Çok transfer yaparak ve kötü yabancı oyuncu alarak Türk oyuncuların önünü kestik onların yetişmesini engelledik ve bugün iç piyasada futbolcu bulmak çok zor ve pahalı oldu.Türk futbolcusu da burda suçludur.Hasan Kabze bu konuda iyi bir örnek teşkil ediyor.Kendisi Galatasaray'dan ayrıldıktan sonra kolay olanı (Türkiye'de kalmak) tercih etmedi ve Rusya'da kendisine iyi bir kariyer yaptı.Şuanda Fransa da oynamakta.Keşke Semih'te zor olanı seçseydi ve Deportivo ile anlaştığı üzere gidip İspanya 2.Liginde oynasaydı.Fakat o burda yedek kulübesinde oturacağını bile bile kalmayı tercih etti.Belkide 2.ligde oynayınca klasının düşeceğini düşündü.Bilemeyiz...

Son olarak sorunlarımız çok hala bir oturmuş sistemimiz yok.Bu sistemsizlik içinde yinede milli takımlar düzeyinde önemli başarılarımız var buda ayrı bir yazı konusu.Burda amacımız İbrahim Toraman'ı eleştirmek değil zaten haddimizde düşmez.Tipik bir Türk futbolcusu örneği adına İbrahim Toraman'ı yazdık.Kendisine saygılarımızı sunuyoruz.

Yine buluşurlarmı?

Zlatan İbrahimovic ve Balotelli İnter'de iyi bir ikili oluşturmuşlardı.Malum İbra daha sonra Barça'ya gitmiş ardından Milan'a transfer olmuştu.Balotelli'de geçen sezon City'ye transfer oldu.Ben İngiltere'de fazla tutunamayacağını düşünüyordum ki Mario'da mutlu olmadığını ve İtalya'yı özlediğini dile getirdi.Kendisinin Milan taraftarı olduğunu bilmeyen yoktur sanırım.Bir ihtimalde olsa Milan'a imza atarmı acaba dedim içimden.Galliani'de ağustos sonu gibi bombaları patlatacağız diye bir açıklama yaptı.Kırmızı siyah formada yakışır gibi...

Manchester Şehrinin Laneti

City'nin aykırı çocuğu Mario Balotelli; "Takım arkadaşlarım ve menajerle aram iyi, fakat Manchester şehrini sevmiyorum. Arkadaşlarımı ve ailemi özledim." demiş.Tevez'den bulaşmış sanırım bu hastalık Mario Balotelli'ye...