11 Ağustos 2011

Premier Lig Formaları





Kaynak:esatdergi

Armaya aşık taraftarlar; Şeytanlar Grubu

Şike olayları, düşme senaryoları derken Türk Futbolu nereye gidiyor diye düşünüp karamsarlığa düşmekteyiz.Şike, yıllardır konuşulur ama hiçbir zaman yasal süreç işlenmezdi.Bu sezon faklı bir süper lig izleyecek gibiyiz.Şayet şu kaos ortamı sona erdiği taktirde ve lig planlaması yapıldığında önümüzü daha iyi göreceğiz.Bu sezon Mersin İdman Yurdu, Samsunspor ve Orduspor ligin yeni renkleri olacak.Özellikle Mersin İdman Yurdu'muz lige çok renk katacak.Türkiye'de taraftarlığın dört büyüklerden ibaret olmadığını kanıtlayan Kırmızı Şeytanlar grubu içerde ve deplasmanda oynanacak maçlarda önemli bir faktör olacak.
Son oynanan Türkiye Kupası final maçını, Kayseri Kadir Has Stadı'na Mersin İdman Yurdu formamla Beşiktaş'lı taraftarlar arasında izlemiştim.Yanıma gelip süper lige yükselmemizi kutlayıp özellikle taraftar grubumuz Kırmızı Şeytanlar'dan övgüyle bahsetmişlerdi.Yağmur, kar, soğuk hava, sıcak hava demeden deplasmanda ve kendi sahamızda oynadığımız maçlarda, kendi takım oyuncuna hakaret etmeden moralini bozmadan sonuna kadar destek veren, kendini renklere adamış bir gruptur ''Kırmızı Şeytanlar''.Tribünler boşken, takım 3. ligdeyken, küme düşmemeye oynarken, Ankara, Van, Şanlıurfa, Gaziantep, İstanbul, İzmir, Kocaeli, Çanakkale, Bursa ve Türkiye'nin en ücra köşesinde Onları görmek inanılmazdır.Asla iyi gün dostu olmamışlardır.Takım iyi gitsin, kötü gitsin, hatta küme düşsün, Şeytanlar her zaman ''hep destek tam destek' demiştir.TFF 2.Lig Yükselme Grubu'nda oynadığımız Van Belediye maçında Şubat ortasıydı sanırım, yağmur bardaktan boşalırcasına yağmasına rağmen Onlar, düğün yerindeymiş gibi şendiler.Geçtiğimiz sezon Türkiye Kupası'nda İstanbul'da oynanan Beşiktaş maçında yağmur altında 120 dakika boyunca İnönü Stadı'nda takımlarına verdikleri destekle rakip taraftar tarafından alkışlanan yine Onlardı.Hafta içi oynadığımız o maçtan sonra içerdeki Gaziantep B.B maçında yine tribündeydiler ama hasta halleriyle.Birçoğunun sesi kısıktı.
Bu şehir çoğu zaman sahipsizdi.Sahipsiz şehrin sahipsiz çocuklarıydı Şeytanlar..Asla takımımızı sahipsiz bırakmadılar.Bu sezonda sahipsiz bırakmayacaklar.Malum takımımız süperlige çıkınca sahiplenen çok oldu.Ama bu takımın asıl sahibi her zaman Onlardı...

Süper Japon Ryo

Ryo Miyaichi, 18 yaşındaki bu süper yetenek geçen sezon alamadığı çalışma iznini bu sene alarak Arsene Wenger'in kadrosuna dahil oldu.Geçtiğimiz sezonu Feyonord kulübünde kiralık olarak geçiren Japon oyuncu 12 maçta 3 gol ve 5 asistlik performans gösterdi.Stil olarak Cristiano Ronaldo'ya benzetilen oyuncu, sporcu bir aileden gelmekte.Amcası amatör olarak futbol oynayan Ryo'nun babasıda Toyota Motors kulünde hem beyzbol hemde futbol oynamış.1.83 cm boyunda oyuncunun fizik olarak birazdaha gelişmesi gerekiyor.Hızlı ve teknik, birebirde adam eksiltebilen ve aynı zamanda Ronaldovari çalımlar atabilen oyuncudan Japon Futbolu çok şey beklemekte.Bu sezon genelde Fa Cup'ta forma giymesini beklediğim oyuncu izleme listemizde yukarılara doğru tırmanmakta...

10 Ağustos 2011

Arda Turan Nihayet Atletico'da!

2004-2005 sezonunda Hagi'nin A Takım kadrosuna aldığı Arda ilk maçına da Bursaspor karşısında çıktı.Ertesi sezon devre arasında forma bulamadığı için Manisaspor'a kiralık giden Arda genelde sağ bek oynadı.Hıncal Uluç'u hiç sevmem ayrıca futboldan da anlamadığını düşünürüm.O zamanlar rahmetli spor programcısı Kenan Onuk'la Ntv'deki bir programında Arda'dan bahsetmiş hatta Ribery'den ( Ribery o zaman  daha Galatasaray'dan ayrılmamıştı) daha iyi olduğunu savunmuştu.Dikkatimi çekti ve Manisaspor maçlarını da takip etmeme sebep oldu.Daha sonraki sezon Ribery'nin yönetim basiretsizliği sonucu takımdan ayrılmasının yankıları devam ederken Eric Gerest'in Ş.Ligi maçında Mlada Bloslav maçında forma verdiği Arda, iki gol ve bir asistlik performansı ile biranda dikkatleri üzerine çekti.İlk onbirinde gediklisi oldu.

Sonraki dönemde takıma katılan teknik adamların vazgeçmediği Arda Milli Takımlar'ın bütün kademelerinde oynadı.Dışarıdan bakıldığında sanki Arda bir proje ürünüymüş gibi duruyor ama şansının döndüğü maç Manisa-Galatasaray maçında sağ bekte gösterdiği performansıdır.O zamanlar Asbaşkanlık görevini yürüten eski başkan A.Polat hayranlıkla izlediği bu genci kurmaylarına sormuş ve altyapılarından yetişen bu gencin Manisa'da kiralık olarak oynadığını öğrenmiştir.Arda o maçtaki performansı olmasa o sezon bitecek sözleşmesi nedeniyle kadroda tutulmayacak belkide Anadolu Kulüplerinde devam edecekti.O dönem Beşiktaş'ında devrede olduğu hatta anlaşmaya çok yakın oldukları anda Polat Arda'yı arayarak kendisinin yeni sezonda Galatasaray forması giyeceğini bildirmişti.

2008 Avrupa Şampiyonası'nda gösterdiği performans sonucu Avrupa kulüplerinin de dikkatini çeken Arda'yı son iki sezondur A.Madrid'den başka ciddi ciddi isteyen olmadı.Kendisi Liverpool'da oynamak istediğini belirtti ama taraftarında istediği oyuncuya Liverpool yönetimi sıcak bakmadı.Bana göre Premier Lig'de futbolunu iki katı geliştirebilirdi.İspanya'da iyi bir tercih.Özellikle takımdan Aguero'nun ayrılmasıyla taraftar için yeni bir yıldız olabilir.Ntv'de katıldığı programda A.Madrid'e transfer olursan kaç numaralı formayı giymek istersin sorusuna 66 cevabı beni biraz üzdü açıkçası.C. Ronaldo,Messi gibi forma numaralarıyla marka olmuş isimlerin arasında Arda'nında hazır 10 numara boşta iken tercih etmemesi O'nun birazda mütevazı kişiliğini gösteriyor.Tabi burda programa katıldığı dönemde Aguero'nunda takımda oynadığını unutmamak gerek.Belki şimdiki tercihi faklı olabilir ki inşallah olur.Real Madrid bu sezon  10 numarayı Mesut'a teslim edecek.Arda'nın Atletico'da 10 numara giymesi beni ayrı gururlandırır açıkçası.Tercih kendisinin.

Peki Arda İspanya'da tutunabilir mi? Bana göre takıma geç transferinden dolayı biraz uyum sorunu olabilir.Ayrıca dil sorununu da unutmamak gerek.Atletico Madrid takımının uzun zamandır transferi için uğraştığı dönemde Arda'nında İspanyolca öğrenmesi gerekirdi.Umarın öğrenmiştir.Atletico Madrid dışında resmi bir teklifin gelmemesi zorunlu olarak Arda'nın bu takımı tercih etmesine neden oldu.Madrid ekibi İspanya'nın en önemli üç kulübünden biridir.Son senelerde biraz Barça ve Real'in gölgesinde kaldılar.İki sezon önce Avrupa Ligi ve Avrupa Süper Kupası'nı müzelerine götürdüler.Ligde sezon boyunca tam istikrar sağlayamıyorlar.Buda ayrı bir handikap.Arda bu takımda elbet kendine yer bulacaktır.Tekniğe dayalı oynanan Laliga'da başarılıda olacaktır.Türkiye'deki medya ve taraftar baskınında olmadığını düşünürsek kafa olarakta kendini futboluna verecektir.Mehmet Topal'ın Valencia'da gösterdiği performans, Arda'nın Madrid'e transferi için referans olmuştur.Arda'nında Madrid'de göstereceği performans umarım diğer oyuncularımızın da önünü açar.Keza İspanya'da oynayan oyuncularımız genelde başarılı olmakta.Arda'nın transferi sonrası Milli Takım performansı biraz düşecek gibi.Nedeni ise Arda'yı Türkiye Ligi'nde takip eden oyuncu sayısı yok denecek kadar azdır.Lakin İspanya'da O'nu daha iyi tanıyacaklar.Son oynadığımız Belçika maçında çizgiye inip attığı çalımı artık yiyecek oyuncuyu pek bulamayacak gibi.Son olarak umarım  transfer olmadan önce Emre Belezoğlu'na danışıp akıl almamıştır.Kendisine La ligada başarılar diliyorum.

8 Ağustos 2011

Kutlarız!



Adaşımız Kırmızı Şeytanlar sezonun ilk kupasını olan Community Shield maçında ezeli rakibi City'yi muhteşem bir ikinci yarı oynayarak yenmeyi başardı. Yeni transfer David De Gea'nın performansı merak konusu idi. Özellikle ikinci goldeki hatası geleceğine yön verebilir. Ayrıca Sir Alex Ferguson'nun ikinci yarıdaki Rio, Vidic ve Carrick'i yedek kulübesine alması ve yerine giren gençlerin oyuna etkisi... Kurt Hoca işini biliyor açıkçası...

Gündeme Dair

Önce 2013 Akdeniz Oyunları organizasyonunun şehrimize alınması, daha sonra 33.000 kişilik stad müjdesi ve yıllar sonra gelen süperlig'e terfi.Stadı yetersiz, tesisi olmayan, altyapısı çalışmayan, mali disiplini bozuk ve borçlu bir kulüp olarak yakaladığımız bu başarı, 3 Temmuz'da başlayan şike soruşturmasıyla kursağımızda kalmış bulunmakta.

Patlak veren krizleri maalesef yönetimimiz iyi idare edemiyor.Geçen sezon başı Yüksel Hocamızın ailevi nedenleriyle yaşadığı olaylarla, Türkiye gündemini meşgul etmiştik.Allah'tan Nurullah Sağlam imdadımıza yetişti.Takımı toparladı ve marka transferlerle takımımızı süper lige taşıdı.Peki şimdi ne olacak?Önce Önder Turacı olayı, şimdi de ulusal medyaya yansıyan telefon görüşmeleri.Yaşanan bu süreçte yönetimimiz ne yapmakta?Nasıl bir politika izlemekte?

Şike olayı patlak verdiği günlerde Asbaşkanı'mız Beşir Acar ve tribün liderlerimizden Murat Tanış gözaltına alınmıştı.Daha sonra tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldılar.O zamanki aldığımız duyumda telefon görüşmelerinin dinlemeye takılmasından dolayı gözaltına alındıklarına dairdi.Yönetim Kurulumuz'dan yapılan açıklamalarda, olayın kulübüzle alakasının olmadığı ve rahat olmamız gerektiğini belirten açıklamalar gelmişti.Süreç bizim adımıza çokta sıkıntılı geçmiyordu.Ne zamanki, Kanaltürk'te yayınlanan Tele gol Programında Mersin İdman Yurdu'nun şike yaptığı ve düşeceğini ima eden konuşmalar geçti Çok ciddi olan bu iddialar karşısında  yönetimimizin sadece karşı çıkıcı açıklamalar yapması ve herhangi bir hukuki girişimde bulunmaması dikkat çekici.Hakkında, çok ciddi delillerin olduğu söylenen, yöneticilerinin tutuklu olduğu  kulüplerin dahi küme düşürüleceğinin bu kadar kolay telafuz edilmediği ulusal medyada şanlı kulübümüzün adının bu kadar kolay telefuz edilmesi son derece üzücüdür.

Şike soruşturmasında ve Önder Turacı olayında yönetimimiz sınıfta kalmıştır.Her birinin iyi niyetinden şüphemiz yok.Çok zor şartlarda takımımıza sahip çıktılar.Süper ligin hayal olduğu zamanlarda takımımızı alt liglerden alıp getirdikleri nokta gerçekten takdire şayan fakat kriz yönetiminde başarısız oldular.Takımımızın belli mevkilerde transferlere ihtiyaç duyduğu şu dönemde adımızın bu şekilde anılması şüphesiz imajımıza etki etmiştir.Sadece açıklamalarla;''Biz şike yapmadık, bizim bu işlerle uzakta yakından ilgimiz olmaz.'' gibi söylemlerle bu süreç devam etmez.Başkanımız elbette hakkımızı savunuyor fakat hukuki olaraktan açıklama beklemek en doğal hakkımız.

Basında çıkan tapelere gelince, eğerki gerçekse sorumlular cezalarını çekmeli.Biz inanıyoruz ki takımımız sahadaki mücadelesiyle bu noktaya gelmiştir.Aylarca maaş almadan sahadaki görevlerini eksiksiz yerine getirmeye çalışmıştır.Şampiyonluk yolundaki hiçbir maçta da öyle oh be çok rahat maç oldu bizim için demedik.Ayrıca hiçbir başkanda maç öncesi futbolcularına karşı takıma maçı verin diyemez.Unutulmamalı ki futbolcuda insandır şerefi vardır.Ekmeğine ihanet etmez ettirmez.İşin maddi boyutunu da düşününce bu işler bir telefonla halledilecek kadar kolay değildir.Taraftarlar olarak, Karabük, Buca, Denizli, Sakarya ve Giresunspor gibi kulüplerle diyaloğumuz iyi olmuştur.Burdan da bişeyler çıkarmakda işin kolaycılığıdır.Geçen sezon yaşadığımız sıkıntılı dönemi Nurullah Sağlam'la ve takımımızın dik duruşu ile atlattık.Fakat şu son zamanlarda görünen o ki takımımıza bir yıpratma kampanyası başlatılmış görünmekte.Umarım bu zor günlerimizde en güvenilen isim olan Nurullah Sağlam Hoca'mızıda bıktırıp bizden soğutmazlar.Son olarak son günlerin moda cümlesi olan Türk Hukuku'na olan güvenimiz tamdır klişesiyle bitirmek istedim.