28 Ekim 2011

Sivas:1-Miy:0 / İrtifa kaybediyoruz kaptan!


 Lige sorunları yüzünden kadro bile kurmakta zorluk çeken Ankaragücü galibiyetiyle başladık.Bizde yeni kurulmuş bir ekip olarak sıkıntılıydık.Maçı iki güzel golle kazanmasını bildik.Derken, evimizde Bursa'ya kaybettik.Hemen ardından deplasmanda Antalya'yı yenip, sonra evimizde gardı düşmüş Gaziantep karşısında kazandık.Yakaladığımız bu havayla deplasmanda Kayseri'den 1 puan çıkardık.5 haftada toplanan 10 puan sevindirici ve dikkat çekiciydi.Çünkü yeni çıkan bir takım için oldukça lükstü.Evet biz bu lüksümüzü 6 ve 7. haftalarda iki büyük deve kaybederek kullandık.Ama ezilmedik ve güzel bir mücadele sergiledik.O maçları farklıda kaybedebilirdik ama dedim ya ezilmedik...10. kişi kaldık ama yine de ezilmedik.

Peki dün Sivas'ta ne oldu.Ne değişti.5 maçta 10 puanı toplayan bu takım değilmiydi.Fenerbahçe'ye ve Beşiktaş'a verdikleri mücadele neredeydi.Deplasmana taraftarımız mı gelmedi.Destek mi vermedi?

Nurullah Sağlam'ı dinliyoruz;



''Süper Lig takımı böyle gol yemez!
Nurullah Sağlam'ın maçtan sonraki açıklamasından sadece bir cümle...

Hocam takımında İbrahim Kaş varsa yer...
Amacımız kimseyi hedef göstermek değil elbette lakin maçın başından itibaren yaptığı hamle hatalarıyla her an golü kalemizde göreceğimizi anlamıştık.

''Rakibimiz bizden bir gün daha fazla dinlendi.''
Nurullah Sağlam'dan facia bir cümle daha...

Hocam biz sana güveniyoruz ve destekliyoruz.Yenilsek te biz bu takıma hep destek veririz.Sen yeter ki maç sonu bu tarz açıklamalar yapma.Her şeye rağmen biz yine sizlerin arkasında hep destek tam destek modunda bekliyoruz.

27 Ekim 2011

İstanbul devrede!

''Hakemlerin, başkanlarından aldığı talimatla sahaya çıktığını düşünüyorum. Galatasaray'ı kaosun içine çekmek istiyorlar."

Ali DÜRÜST
Galatasaray 2. Başkanı


"Kulübümüz her kurum ve her kişi için bir duruş sergileyecek güçtedir"

Fatih TERİM
Galatasaray Teknik Direktörü


26.10.2011 Tarihinde TT Arena'da oynanan Galatasaray-Gaziantepspor maçı sonrası, Hakem Abdullah Yılmaz'ın yönettiği maçtan memnun olmayan Galatasaray 2. Başkanı ve Teknik Direktörü Sayın Fatih Terim ve Ali Dürüst'ün açıklamarıydı yukardakiler...
Resmini gördüğünüz kişi de ''şüpheli'' mi desem ''zanlı'' mı desem bilmiyorum ama maçın hakemi Abdullah Yılmaz...


Tarih 10.10.2011...
Mersin İdman Yurdu-Fenerbahçe maçı...
Hakem : Halis ÖZKAHYA
Resimde görünen şahıs voleybolcu değil, hentbolcu değil, kaleci hiç değil...
Fenerbahçeli defans oyuncusu Bekir İrtegün...Peki neden topu eliyle oynuyor?
Sormak lazım...
Evet hakemlerde insan.Onlarda hata yapabilir....

Aslında benim merakım, Abdullah Yılmaz'ın bundan sonraki akibeti...Bir daha Süperlig'de ne zaman düdük çalacak merak ediyorum.

Daha önce Altay maçında Hakan Şükür'ün formasını aldığı için eleştirilen sonraki bir sezonda ise Beşiktaş maçında alehlerine iki penaltı çaldı diye Ali Aydın'ı, bu sezonda kaleci Muslera'ya kırmızı kart gösterdi diye Bünyamin Gezer'i linç eden İstanbul...Abdullah Yılmaz ne olacak?

Son olarak Fenerbahçe maçında penaltımızı çalmayan Halis Özkahya'yı da takip ediyorum.İlerleyen zamanda neler olacak hep beraber göreceğiz.

25 Ekim 2011

Miy : 0 - Bjk: 0 / Direnç

Süperlig'de 7. haftada ve yine evimizde kaybettik.Geçen sezondan süre gelen bu alışkanlığımız maalesef devam etmekte.Nedense böyle adrenali yüksek maçları evimizde çeviremiyoruz.Seyirci desteği yeteri kadar takımı motive edemiyor birde konsantrasyon sorunumuz göze çarpıyor.Muhakkak kalemizde gölü görüyoruz ve bu nedense ilk 30 dakika içerisinde cereyan ediyor.

Maça eksiklerimizden dolayı  4-3-3 gibi başladık.Orta sahada Zurita ve Ben Yahia'ya ilaveten Hakan Bayraktar oynadı.Moritz, kadrodayken bu sistem bir değişik varyasyonla 4-2-3-1 formatıyla uygulanıyor.Aslında bu yeni sistemde fena değildi.Sahada sırıtmadı.Rakibimizde orta sahada dirençli bir kadroyla çıkmasına rağmen, maç orta saha mücadelesi şeklinde geçmedi.Pozisyonların olduğu ve izleyenlerin fazla sıkılmadığı bir müsabaka oldu. 

Sahadaki iki takımında puanları aynı idi lakin rakip mutlak galibiyet hasreti içerisindeydi.Sonuçta daha fazla ihtiyacı olan takım maçı kazandı.Geçen haftaki Kayseri ve hafta içindeki Kiev maçlarına bakınca aslında bizde kazanabilirdik.Ama sahada hiç olmadığı kadar fazla bir dirençli takım vardı.Querasma ve Veli Kavlak çok başarılıydı.Ayrıca Ernst ve Necip orta sahada, Egemen'de defansta son derece savaşçı bir görüntü çizdiler.Kalecileri Cenk'te son derece gününde bir maç çıkardı.Maçtan sonra Nurullah Sağlam'da Beşiktaş'ın sahada çok dirençli olduğuna değindi.Sanırım böyle bir rakip analizi daha önce yapmamış!

Son iki haftaya kadar fikstür avantajımızı çok iyi kullandık.Bizim açımızdan son derece önemli puanlar aldık.Bunu, iki hafta da sıfır çektiğimiz halde puan tablosundaki 10.'lukla daha iyi anlayabiliyoruz.Bu iki İstanbul devinden en az birinden puan çıkarmış olsaydık moral açısından da bir hayli avantajlı olabilirdik.Olsun bizim için önemli olan sahada verilen mücadeledir.Biz dün kaybettik, geçen haftada kaybettik.Haftaya da kaybedebiliriz.Ama takım bizim takımımız...Onlar sahada biz tribünde terimizin son damlasına kadar mücadelemize devam edeceğiz.

24 Ekim 2011

Şeytanlar Kartal avında!

Adı süper kendi de süper olma yolunda ilerleyen ligimizde bu hafta gerçekten güzel maçlar izledim.Hepsi olmasa da Karabük-İbb, Bursa-Trabzon, Kayseri-Sivas, Eskişehir-Manisa maçları gerçekten seyir zevki açısından güzel maçlardı.Bugün haftanın son maçında ise biz sahne alacağız.Rakibimiz yaralı kartal Beşiktaş.Son 4 resmi maçında kazanamamış bir ekip...
Rüştü,  İbrahim Toraman, Guti, Almeida ve Fernandes forma giyemeyecek.

İki ekip en son ligde 28 sene önce karşılaşmıştı.Tıpkı geçen hafta oynadığımız Fenerbahçe maçı gibi...
Mersin İdman Yurdu ve Beşiktaş arasında oynanan 22 karşılaşmada Beşiktaş'ın üstünlüğü göze çarpıyor.5 galibiyetimize karşı, rakibimizin 9 galibiyeti var.8 maçta berabere bitmiş.22 gol yiyip 13 golle cevap vermişiz.Mersin'deki 11 karşılaşmada ise bizim üstünlüğümüz var.4 galibiyetimize karşı Beşiktaş'ın 3 galibiyeti var.4 maçta yine berabere bitmiş.11 golümüze, Beşiktaş 9 golle cevap vermiş.

İstatistikler bu şekilde.Beşiktaş'la evimizde oynadığımız maçlarda üstün olan ekip biz görünüyoruz lakin, son iki sezondur oynadığımız lig maçlarında ev sahibi olarak aldığımız mağlubiyetler, bu istatistiklerin pek bize avantaj sağlayacağını göstermiyor.Rakibimiz her ne kadar formsuz ve moralsiz bir görüntü sergilese de sonuçta adı 4 büyük olan takımlarımızdan bir tanesi.Tıpkı geçen hafta ki Fenerbahçe gibi...

İsimleri ve kendileri büyük olan bu 4 kulüpten geçen hafta Fenerbahçe maçında gerçekten iyi oynadık ayrıca 10 kişi kaldıktan sonra daha iyi mücadele sergiledik.Rakibimiz usta ayaklarıyla sonuca gitse de gerçekten maç bizim hakkımızdı.Her geçen gün iyiye giden bir takımız.Tarihimiz 1925'te yazılmaya başladı ve bugün o şanlı tarihimize yeni bir zafer ekleme günüdür.


Nobre büyük ihtimalle oynayacak.Ve yine bugün O'na çok iş düşecek.Nurullah Hoca geçen haftaki taktik anlayışı bu hafta bozabilir.Muhtemelen daha fazla hücum oyuncusuyla maça başlayacak. Beşiktaş'ın son haftalardaki performansı maça olan yaklaşımını değiştirmiştir diye düşünüyorum Nurullah Hoca'nın.

     Sehic, kalede
Erhan, Çağdaş, Boum, Mustafa Keçeli dörtlüsüyle defansta
Zurita ve Ben Yahia ile orta sahada
Nduka ve Amoah kanatlarda 
Erman Özgür forvet arkasında
ve Nobre ile santrforda
maça çıkacak gibiyiz.Zor bir müsabaka olacak ama benim düşüncem Biz, eğer ki Biz gibi oynarsak bu maçı alırız...

23 Ekim 2011

Konya'dan öte yol yok!

Cuma günü akşam, Antalyaspor-Galatasaray maçını izleme kararı aldık arkadaşlarla...Derken tv de ilk on birleri gördüm.Aydın Yılmaz sol açıkta ilk 11'de...Şaşırmadım açıkçası Aydın'ı sahada görünce.Çünkü son iki sezondur ismi gönderilecekler listesinde geçmesine rağmen Fatih Terim O'nu kadroda tuttu.Belli ki Aydın'dan faydalanmak düşüncesinde idi.Takımın başına gelen her teknik adamın Aydın'ı kazanmak düşüncesi Terim'de de mevcuttu.Lakin kumaş kaliteli ama işletmiyor kendini.Özgüveni yok çünkü.Sahada kendini arayan bir kimliğe bürünmüş Aydın.Yeteneklerinin kendi de farkında ama nedense yansıtamıyor bir türlü...


Yıl 2006!
Eric Gerets yönetimindeki Galatasaray, Konya deplasmanında.Son dakikalar da saha kenarında 26 forma numarasıyla sarı benizli bir genç...Yaşı henüz 18.Ve uzatma dakikalarında Beckham vari gölü.Ardından gazetelerde manşetler...Büyük bir yıldız doğuyor...
Ardından Vestel Manisa, İbb, Eskişehirspor...4 sezonda 3 takım toplam 16 maç 0 gol.Galatasaray macerası nasıl dersiniz...Bir, iki maç saman alevi gibi parladı sonrası yine yokları oynadı.

Yıl 2011...
Yine bir Konya deplasmanı....Gol sevinci...Bu defa 66 forma numaralı 21 yaşında bir genç...
Anıl Dilaver.

Golün sevincini hocası Tugay Kerimoğlu ile paylaşıyor.Ertesi gün gazetelerde benzer manşetler.Sonrasında yanılmıyorsam bir maç daha oynadı.Ardından ver elinin A2 ligi...
Anıl ve Aydın...İkiside Galatasaray'ın çok övündüğü alt yapı ürünleri.İsimlerini duyurdukları Konya haricinde birde benzer gazete manşetlerine konu oldular.Mevkileri farklı, yaşları farklı, özellikleri farklı, memleketleri farklı iki futbolcu.
Peki Aydın bu kadar şans bulmasına rağmen neden olmadı.Bu sadece Aydın'ın suçu değil bana göre.O'na şans verenler hep kanatlarda oynattılar.Hızlı, çabuk ve dripling yeteneği olan bir oyuncu, ayrıca oyun zekası da fena sayılmaz.Peki böyle bir oyuncuyu forvet arkası ya da orta sahada neden denenmez.İlla kanat oyuncusu olması mı isteniyor ki.Terim'in birde bu yönde kendisine şans vermesini bekliyorum açıkçası.Denemekten zarar çıkmaz bana göre.Başarılıda olacağı kanısındayım...

Son olarakta umarın Aydın'ın yaşadıklarını Anıl'la tecrübe edinmeyiz.Zira kendisi hakkında son aldığım haberler olumsuz yönde.Zira Galatasaraylı genç yeteneklere pek yaramıyor gibi...