13 Mayıs 2012

Anadolu'da Taraftar Profili Değişirken Esen Terör

Dün Galatasaray'ın 18. şampiyonluğunu kazanmasının ardından yurdun dört bir yanında kutlama yapmak için meydanlara inen Galatasaraylı taraftarlara hem tepki hemde şiddet uygulandı.Özellikle Mersin, Malatya, Samsun, Bursa, Ankara başta olmak üzere bir çok kentte yaşanmasını istemediğimiz görüntüler vardı.Yaşanan tepkileri bir yere kadar anlayabiliyoruz ama şöyle objektif bir gözle bakınca yaşananların ulaştığı boyut gerçekten ürkütücü.Türk futbolu taraftarlık adına ciddi bir erozyona uğramakta.Peki yaşananlara nasıl bir önlem alınıyor diye baktığımızda bu konuda da hüsrana uğruyoruz.Oysa iki gün sonra 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası ev sahipliği oylaması var ve biz ülke olarak nasıl manşetlere taşınıyoruz.

Dün Kadıköy'de Fenerbahçe Stadı'nda yaşananlar, daha önce Avni Aker'de yaşananlar, bugün Rize'de yaşananlar, maalesef futbol terörünün ne kadar büyük olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi.Son senelerde, özellikle Anadolu'da yaygınlaşan şehir takımcılığı çalışmarını yakından takip edenlerdenim.Eskişehir, Ankara ve Bursa'da sağlam temelleri olan şehir takımlarına son 10 senede Mersin'dede çok önemli temeller atıldı.Şehir takımcılığı adına Samsun, Antalya, Karabük, Ordu ve şu an isimleri aklıma gelmeyen bir çok şehirde taraftar grupları önemli noktalara ulaştılar.Bunlar çok güzel gelişmeler fakat hani hep eskiden statta maçlar yarı yarıya izlenirdi havasına gelmemiz için epey bir zaman geçmesi gerekli.

Yaşanan olaylarda en az suçlu olan aslında taraftarlardır.Onlar bu terörde ne kadar başrolde olsalarda, aslında suçlular, içinde yaşadığımız ekonomik zorluklarda taraftarların tek eğlenceleri olan futbolu içinden çıkılmaz bir hale sokan medya, yöneticiler ve kulüp yetkilileridir.Futbol Federasyonudur.Futbolun kan emicileridir.Taraftara düşen ise sağ duyulu olmaktır ama artık iş fanatizm boyutlarına ulaştığı için en ufak bir kıvılcımda ortalık alev alıyor.Dün yaşananların benzerini geçtiğimiz sezonda yaşamıştık aslında.Şehirlerde bir şampiyon takımın taraftarı avına çıkılmıştı.Bende geçtiğimiz sezon bu ayıba ortak olanlardandım.Kendimizi haklı gördüğümüz sebepler vardı elbette ama yinede şiddet olayları olunca vicdani olarak kendimi rahatsız hissetmiştim.Bugün durup düşündüğümde ise keşke bu olaylarda hiç bulunmasaydım diyorum.Keşke hiç birimiz bu tur olaylarda bulunmasak.

Bu ayıp hepimizin ayıbı.Geçen sezon Fenerbahçeli, bu sezon Galatasaraylı, önümüzdeki sezon ise x bir takımın  taraftarının sevincini bölmeyelim.Centilmence elini sıkalım kutlayalım.Ve kendimiz adına, onların şampiyonluklarının bitmesini, bir sonraki sezonda takımızın kazanmasını isteyelim.Biz neden şampiyon olamıyoruz derdine düşelim.Asıl amacımız bir kaç rakip taraftara şiddet uygulamak olmasın.Büyüklük duygusunu karşı tarafa şiddet uygulayarak empoze etmek olmasın.Asıl amacımız; bu olaylarda harcadığımız zamanıda, gücüde kendi takımımız adına sarf etmek olsun.Hazır sezonda bitmişken..

2 yorum:

turkusev dedi ki...

Futbolumuz için 3 Temmuz patlak veren olaylar kanburlardan kurtulmak için bir sansdi ama ruhumuzu para için seytana satdikdan sonra böyle olaylarin olmasini bekliyorum. Seneye daha büyük olaylar bekliyorum

Hasan Doğan dedi ki...

Maalesef Fırat kardeşim.Futbolumuz için bir milat olacak fırsatı kaçırdık.Şimdi ise işler içinden çıkılmaz bir hal aldı.Sağduyu ve sukunet yerini şiddet ve öfkeye bıraktı.