8 Mayıs 2012

Günlerden 8 Mayıs


8 Mayıs 2011.
Güneş yavaş yavaş doğuyor.
Hava sıcaklığı ortalama seviyede.
Her maçtan önce uğradığımız parktayız... Hafiften keyif çakırız.
Sabahı nasıl ettik inanın hatırlayanımız bir iki kişi.
Gözler kan çanağı olmuş ama yüzlerimizi boyayarak kamufule etmeye çalışıyoruz.
Yalnız biz değil şehir geceden itibaren ayakta.
Sabaha kadar şişe sesi susmamış.
Heyecan dorukta.
Galibiyete inancımız tam ama acaba demektende kendimizi alamıyoruz.
Stadın etrafı, sabahın erken saati olmasına rağmen kalabalık.
Kimisi hayal kuruyor, kimisi simit satıyor, kimisi karaborsa bilet..
Kimisi forma, atkı, bere...
Herkeste tatlı bir telaş ama heyecanları dorukta.
Kapıya yerleştirdiğimiz elemanlardan bilgi alıyoruz.
Henüz içeri alınma yok.
Geceden içeri taraftarlar girmiş onları çıkarmaya çalışıyor güvenlikçiler.
Maç saat 14.00'da...
Maça tam olarak 8 saat var daha...
Gidip kahvaltı yapalım dedik ama nafile.
Kimsenin boğazından bir lokma geçmiyor heyecandan.
Herkes maç başlasa artık havasında.
Bir kaç saat stat etrafında turladıktan sonra sıraya giriyoruz.
En önde bizim sıraya yerleştirdiğimiz elemanlar var ama iğne atsan yere düşmez.
O derece kalabalık.
Gergin bekleyiş devam ediyor.
Kapılar açılmıyor ve sinirler gergin.
Tam 3 saat sırada bekledikten sonra nihayet stadın havasını soluyoruz.
Saat 11 yada 12 suları.
Maçın başlamasına daha saatler var.
Tevfik Sırrı Gür Stadı gelin gibi süslenmiş.
Kolay değil ki O'nunda hasreti canına tak etmiş.
Bir kez daha süper lig havasını solumak, bir süper lig maçına daha ev sahipliği yapmak hevesinde.
Kim istemiyor ki süper ligi...
Stat git gide kalabalıklaşıyor.
Koltuk sayısı gelenleri karşılamaz.1 koltuğa 2 kişi oturmak zorunda kalıyoruz.
Merdivenler bile doldu ve taşmak üzere...
Herkes üst üste oturuyor nerdeyse..
Konuk Boluspor taraftarı şaşkın bir ifadeyle Kırmızı Şeytanları izliyor.
Sahayı incelemeye çıkan Bolusporlu futbolcularda...
Bilmiyorum daha önce hiç böyle bir atmosferle karşılaşmışlar mıydı?
Onlarında yüzlerinde farklı bir ifade vardı.
Sağ bekleri Erdem yanındaki futbolcu arkadaşına eliyle taraftarı gösteriyor.
Yok böyle taraftar!
Derken tünelden 99 numara Adem Büyük görünüyor.
Arkasından Faruk, Hüseyin, Şehmuz, antrenör Serkan Damla, Nurullah Hoca..
Herkes bir bütün olmuş adeta tek vücut.
Zemini kontrol ediyor aralarında sohbet ediyorlar.
Simge isim Hacı Amca'nın siması gözüme çarpıyor.
Gururlu ve kendinden emin..
29 yıllık özlem bitecek der gibi bakıyor tribünlere...
Sonrasını hayal etmiyor insan o anda.
Anlık düşüncelere kapılıyor gidiyor...
Bank asya müziği çalmaya başlıyor bir anda statta.
Belli ki müzikte son kez diyor.Başka yok artık çalmayacaksınız beni bir daha diyor..
Isınma hareketleri, müzikti derken Ulusal Marşımız...
O da ayrı bir edalı bugün.
Ayrı bir çoşkulu...
Bizimle beraber rotası süper lig Kutsalımızın da...
Oda ne?
Beklenen an geldi...
Başlama düdüğü...
Heyecan zirvelerde...
Sağlı sollu ataklar ama top filelerle bir türlü buluşmuyor..
Herkes kendinden emin ama dualarda ediliyor.
Manevi hislerin yoğunlaştığı bir anda...
Gollll...
Adem Büyük.
Aslan...o aslan diyor yanımdaki Rizeli...
Ben o anda hatırladığım kadarıyla önümdekinin omzundaydıım..
Kimse kızmıyor birbirine...Herkes sarılıyor...Kimisi ağlamaya erken başlamış bile...
Devre arası geliyor ardı sıra...
Soluk alıyoruz...
İkinci yarı başlıyor ben yerimi kaybetmişim maalesef...
Olsun merdivende olsa ambiyans değişmiyor...
Yanımda Nurullah Kaya'nın amcası var.
Beraber izliyoruz ikinci yarıyı...
Yorumda yapıyoruz.
Sohbet bir yandan devam ediyor diğer yandan Nduka...
Atıyor Afrika Aslanı..
Durum 2-0 nettttt...
Bir türlü dakikalar geçmiyor.
Süper ligi garantiledik ama son düdük çalmadıktan sonra ne anlamı var ki...
Derken oda ne..
Hakem omuzlarda...
Kaptan Kerem abi yere kapanmış şükrediyor...
Futbolcular üzerine gelen binlerce taraftardan kaçma telaşına düşmüş...
Taraftarda forma derdine..
Sahada binlerce taraftar oluyor bir anda..
Bürokraside zaferi sahiplenme peşinde...
Kim tipler sizin konuşmanızı...
Akıyoruz Mersin İdman Yurdu meydanına...
Zafer sarhoşu olmuşuz adeta...
Sonrası malum...
Yakarız demiştik yaktık...




Hiç yorum yok: