11 Mayıs 2012

Kıyamete Saatler Kala Süper Final

Gönül böyle bir başlık atmak istemezdi ama ülkemiz şartları bizleride kendine benzetti maalesef.Mesela gönül isterdi ki kazanan taraf kaybeden tarafı alkışlasın ve her iki takım da kupa seranomisine beraber çıksın.Kupayı her iki takım kaptanı aynı anda kaldırsın.Her iki takım oyuncularıda maç bitiminde birbirlerini kucaklasın.Formalarını birbirine armağan etsin.Bizde maçın ardından dostluk adına yazılar yazalım analizler yapalım dünyaya örnek olalım.Ama çok zor! Ne biz bu hayali gerçeğe dönüştürebiliriz nede ülkemiz şartlarını değiştirebiliriz.

Hayaller güzel ama birazda gerçek dünyaya bakalım.Realist düşüncelere çevirelim kendimizi. Dev derbiye bir göz atalım.

Dünya liglerine baksak bu tarz bir maç sanırım çok zor buluruz.Hani sezon başında bir planlama yapılsa inanın bu kadar bir başarı elde edilmezdi.Gerçekten hiç onaylamadığım ve bir daha olmasın diye dua ettiğim süper final serüveni sadece adı gibi süper bitecek.Her sene geriye giden süper ligimiz bu sene kalite olaraktanda Avrupa liglerinin çok gerisine düştü.3 Temmuz sonrası bir çok kesim yeşil sahalara küstü.Kendi tuttuğumuz takımlar haricinde diğer takımların maçından seyir zevki olarak hiç haz almıyoruz.Koskoca ligde seyir zevki olarak geriye bir tek derbiler kalıyor.Sosyal medyada olsun tribünde olsun hemen herkes bu sene maçları sadece izlediklerini söylüyor.Hani kim şampiyon olacak diye merak ediyoruz ama olsa da olur olmasa da olur havasındayız genel olarak.Bu ligin kalite seviyesini bu denli düşürenlere ve çıkarları için kirletenlere bir kez daha yazıklar olsun diyelim ve maçın analizine artık geçelim.


Önce ev sahibi Fenerbahçe'den başlayalım.
Atmosfer, psikolojik durum ve maçın ambiyansı;
Sarı lacivertli takıma mutlak 3 puan lazım.Her ne kadar geriden gelip işi son maça bırakmış olsalarda hala galip gelmek zorunda olan taraf  Fenerbahçe.Şu aşamada daha önce kazandıkları maçların, bu maçı kazanamadıkları taktirde pek bir anlamı kalmayacak.Kendilerince haklı gördükleri bir davaya inanıyorlar ve bu duyguyla çok azimli bir şekilde ayakta kaldılar.İnanılmaz bir hırs ile sahada mücadele ediyorlar.Psikolojik baskıyı da gördük ki Trabzonspor maçında çok iyi baypas ettiler.Bu maçta seyirci avantajı kendilerinde ama bu maç diğerlerine benzemez.Bu maçın ambiyansı çok farklı olacaktır.Hatayı affetmez.İlk yarıda bir gol bulamazlarsa, zamanda Fenerbahçe'nin rakibi olacaktır ki seyirci baskısıda hafif hafif kendini hissettirir.Her oyuncu bir değil iki kişilik oynamak zorunda.

Eksikler ve taktik diziliş;
Mousa Sow kesin olarak yok diye bir duyum aldım.Zaten uzun süredir sakat.Takım yokluğuna alıştı.Ayrıca hem Bienvenu, hemde genç(!) Semih, Sow'un yokluğunda hatırı sayılır bir performans gösterdi.Sow olsa Fenerbahçe için ekstra bir avantaj olurdu ama yokluğuda büyük bir eksiklik gibi görünmüyor şu aşamada.Gökhan Gönül ve Alex'in durumları ise maç saatinde belli olacakmış.Oynama ihtimalleri düşük deniliyor.Bu iki oyuncu oynamaz ise Fenerbahçe açısından büyük eksiklik olur.Sistemin kilit oyuncuları her ikiside.Öyleki Alex başlı başına bir takım.Oyun içindeki zekası, duran top ustalığı, ceza sahasına olan hakimiyeti, takımını iyi tanıması ve bu tarz maçları defalarca oynayıp edindiği tecrübe, ayrıca rakip oyunculara maç içerisindeki temposu ile kurduğu üstünlük Fenerbahçe adına çok önemli faktörler.Gökhan Gönül ise sağ bekteki performansı ile (geçen sezon ki performansına bu sezon ulaşamamış olsa da) takımı için büyük avantaj teşkil ediyor.Ceza sahasına isabetli ortaları rakip defanslar için büyük tehlike.Defansif yönüde gayet iyi olan Gökhan'ın en büyük avantajı hem adam eksiltebilmesi hemde çok iyi pozisyon alıp kademelere zamanında girmesidir.Sow'un yokluğu önemli bir dezavantaj ama Alex ve Gökhan olmazsa olmazlardan.Evet Alex Trabzon maçında yoktu ama rakip bu defa Trabzon değil Galatasaray.Sarı kırmızılı ekip şu aşamada bir çok yönden Trabzonspor'un çok önünde bir takım.

Her ne kadar durumları maç saatinde belli olacak denilse de ben her iki oyuncununda oynayacağını düşünüyorum.Böyle bir maç 40 yılda bir gelir ve bu büyük finali kaçırmak istemeyeceklerdir.Taraftarında onlardan fedakarlık beklediğinin farkındadırlar.Fenerbahçe açısından şimdilik başka eksiklik görünmüyor gibi.Maça Trabzonspor karşılaşmasındaki gibi çıkmalarını beklemiyorum.En azından Dia'nın yerine Stoch geçer ve Alex'de eski yerini alır.Klasik şablonlarıyla maça başlarlar.Şimdi kadrolarına bir göz atalım;

Kalede Volkan: Süper finale çok iyi bir başlangıç yaptı ve formunun adeta everestlerinde.Ezelden taraftarı olduğu takımı için kanının son damlasına kadar mücadele edecektir.Yalnız tansiyonu bu denli yüksek maçlarda aşırı motivasyon sorunu yaşıyor.Bunu atlattığı taktirde maçın kilit adamı olabilir.

Defansın sağında Gökhan Gönül: Geçen sezon ki formunu aratanlardan ama her daim gözü kapalı forma verilecek bir oyuncu.Adam eksiltebilen ve isabetli ortaları olan bir isim.Uzun süredir beraber oynadığı takım arkadaşları ile son derece uyumlu bir isim.Varlığı büyük avantaj.Sakatlığından dolayı fizik düşüşü olabilir.İkinci yarıda yerini Orhan Şam'a bırakabilir.


Göbekte Yobo ve Bekir: Sezona sıkıntılı başlasalar da süper finalde son derece uyumlu bir ikili oldular.Zaman zaman pozisyonlarda ağır kalsalarda defans blokuyla son derece uyumlu bir görüntü içerisindeler.Yükselen formlarıda takım için ayrı bir güven unsuru.Yalnız bu maçta Elmander'in fiziğiyle ekstradan mücadele etmek zorundalar.Araya atılacak paslarda da sıkıntı yaşayabilirler.Penaltı yapmaya müsait pozisyonlar olacaktır ki buda Fenerbahçe adına dezavantaj gibi duruyor.


Defansın solunda Zigler: İsviçreli oyuncu çok garip biri.Her maç ortalama bir performans sergileyenlerden.Bazı dakikalarda rakibi çok zorluyor, bazı dakikalarda adeta uykuya davet ediyor.Maç içinde istikrarsız bir görüntüsü var.Defansif olarak maçın son dakikalarında kaçamak yapanlardan.Sezonun ilk maçlarında yüksek bir performans göstermişti ama sonradan ortalamalara düştü.Bu maçta yerine Caner'de tercih edilebilir.

Orta saha göbekte: Bu bölgede direk isim yazmadım sebebi ise Kocaman'ın taktik diziliş olarak 4-3-3 mü yoksa 4-2-3-1 mi tercih edeceğinin kesinlik kazanmamasıdır.Üçlü orta saha ile çıkarsa ki bunu Beşiktaş ve Trabzon maçlarında denedi tercih edeceği isimler Selçuk, Emre ve Baroni olacaktır.Her üçüde gerçekten çok formda ama Baroni bu sezon bir başka oynuyor.Kendini aşanlardan.İkili orta saha ile çıkarsa Aykut Hoca Selçuk'u Emre'ye tercih edecektir.Selçuk Emre'ye göre bir adım önde duruyor.Ayrıca birde Mehmet Topuz opsiyonu var.Aykut Hoca onuda düşünebilir ama bu maçta varyasyonlara girmeyecektir.Maçın son dakikalarına doğru Fenerbahçe'yi önde olduğu taktirde 5'li orta sahayla bile izleyebiliriz.

Sol kanatta Stoch: Slovak oyuncuyu anlatmaya gerek yok sanırım.Ele avuca sığmayan bir yapısı var.Etkili diriplinklerinin yanında içeri kat ederek çatala attığı golleri gıpta ile izliyoruz.Adam eksilten yapısı bu maçta Eboue'ye karşı fizik yetersizliğine dönüşebilir.Birde Zigler gibi maçın son dakikalarında idare edenlerden.Her ne olursa olsun Alex'ten sonraki en tehlikeli silah kendisi.

Sağ kanatta Topuz: Stoch'a göre daha ağır ve daha görev adamı tipinde bir oyuncu.Önceleri çok etkili şutlar atan ama Fenerbahçe'ye geldiğinden beri bu yeteneğini geri planda bırakan bir isim.Çok fazlası olmamakla beraber karşında Hakan Balta gibi ağır bir adamı düşünüce Dia'da tercih edilebilir denilenlerden.

Forvet arkası Alex: Her ne kadar oynamayacak denilse de ben O'nun oynayacağından eminim.O'nu anlatırsak futbolun kimyasına ihanet etmiş oluruz.Oynayacaktır ve maçın kilit isimlerinden biri olacaktır.

Forvet: Bu bölgeye isim yazmadık ama Bienvenu formanın ilk adayı diyebiliriz.Semih plasedir ama Aykut Hoca çık lan al şu maçı kupayı bize getir der forma verirse şaşırmam.Kamerunlu Semih'e göre daha güçlü bir oyuncu.Maç içerisinde daha aktif tekmeye kafa uzatan bir yapısı var.Defans oyuncularını da sürekli rahatsız ediyor.Semih ise olmadık yerde bitip golü atan bir yapısı var.Genç(!) olması (29 yaşında) avantaj gibi görünse de Kamerunlu formayı giyer.

Şimdi konuk Galatasaray'ı inceleyelim.
Atmosfer, psikolojik durum ve maçın ambiyansı;
Fenerbahçe'yi incelerken söylemedim ama Şükrü Saraçoğlu Stadı şuanda Galatasaray'ın en büyük handikabı.Fatih hocanın cezasının kalkması ise en büyük avantajları.''O stada çıktığımda dizlerim titriyordu'' diyen bir antrenörün (Hasan Şaş'ın) saha kenarında olduğu bir takımın Kadıköy'deki psikolojisini bir düşünün.Takımda kime sorarsanız sorun Fatih Terim'i şu aşamada dünyanın en iyi teknik adamına değişmezler.Bu yüzden Fatih hocanın cezasının affı şu aşamada Galatasaray'ı bir nebze olsun rahatlatmıştır.
  
Eksikler ve taktik diziliş;
Sahaya inecek olursak Fatih Terim sezon başındaki prensleri Servet ve Gökhan'dan vazgeçip Ujfalusi ve Semih'i göbeğe monte edip Muslera'nında performansıyla sağlam bir defans kurgusu oluşturdu.Melo ve Selçuk'ta iyi bir ikili.Orta saha bölgesinde rakiplerine oranla daha sağlam bir konumda.İleri uçta da Elmander'de gerçekten çok önemli bir silah konumunda.Necati'ninde deplasman karnesi fena görünmüyor.Takımda şu anda ciddi bir eksik bulunmuyor.Taktik olarak 4-4-2'den vazgeçmeyeceklerdir bu maçta.

Kanatlarda ciddi bir eksikliği olan taraf Galatasaray gibi.Hem Emre hemde Engin göbek oyuncuları.İkiside kanatlarda idare edenlerden.Özellikle Engin bu sezon saha içinde oldukça fazla mücadele ediyor.Tabi bu mücadele esnasında daha verimli olduğu yaratıcılık gücünü kaybediyor.Bu önemli bir eksiklik sarı kırmızılı taraf adına.Emre'nin maçın ikinci yarılarında düşüşü söz konusu.Ama bu iki oyuncununda kalitesine diyecek lafımız yok.Kadrolara isim isim bakacak olursak;


Kalede Muslera: Normal sezonda çok iyi bir performans sergileyen Uruguaylı süper final ile biraz rehavete girmiş gibi.Performansı ciddi bir şekilde düştü.Yediği gollerde çok bariz hataları olmasa da gözle görülen bir performans düşüşü var.Bu maç farklı olur ama... Kalesinde devleşen bir Muslera izleyebiliriz.Her ne olursa olsun Uruguaylı izleyenlere her daim güven veren bir kaleci.

Sağ bekte Eboue: Fil Dişili oyuncu sezon başındaki mevki faciasından erken dönülmesi sonucu kendini bulduğu mevkide gayet başarılı bir performans çıkardı.Oynadığı her dakika yere daha sağlam basan bir yapısı var.Güçlü ve dengeli.Büyük silah.

Göbekte Semih ve Ujfalusi: Çek oyuncu tecrübesiyle Türk futboluna önemli bir yıldız adayı kazandırdı.Semih geçen sezon ki kadroda oynamış olsaydı bu sezon 2. yada 3. ligde izliyor olurduk kendisini.Göbekte birbirinin eksiklerini çok iyi kapatan bu ikili sezona damga vuranlardan.Ujfalusi'nin ağırlığını genç Semih'in çabukluğu, Semih'inde tecrübesizliğini Çek oyuncunun tecrübesi kapatıyor.Bu maçta da bu ikisine çok iş düşecek.Terim'în en güvendiği ilk ikili bu iki isim.

Sol bekte Hakan Balta: Geçen sezon taraftarı en fazla kahreden isimlerin başında geliyordu gurbetçi oyuncu.Zaten bir sezon iyi oynarsa diğer  sezon mutlaka nazar değdiriyor kendine.Bu sezonda formda isimlerden.Özellikle bir önceki maçta Kadıköy'deki en iyi isimlerden biriydi.Bu maçta da tecrübesi ile öne çıkanlardan.

Orta saha göbekte Selçuk & Melo:Fenerbahçe'de bu bölgeye isim vermedik ama Galatasaray'da gözlerim kapalı Melo ve Selçuk oynar diyorum :) Sezonda damga vuran bir başka ikili daha.Birbirini tamamlayan diyeceğim ama zaman zaman Melo işin uyanıklığına kaçanlardan.Selçuk ise tarif edilemeyecek türden bir oyuncu.Galatasaray eğer şampiyon olursa aslan payını Selçuk'undur diyorum başkada bir şey demiyorum.Maça damga vuracak isimlerden biride maestro Selçuk'tur.

Kanatlarda Emre & Engin: Yukarıda da dediğim gibi.Son derece kaliteli iki isim ama kanat özellikleri fazla olmayan iki isim.Fenerbahçe'nin belkide üstün olduğu tek bölge kanatlar gibi.Burda da Engin ve Emre'nin orta saha orijinli oyuncu olmaları.Bu maçta da özverili bir şekilde mücadele edeceklerdir.

İleri Uçta Necati & Elmander & Baros: Bu bölgede Elmander ve Necati forma giyecektir ama Terim Baros'un tilkiliğinden faydalanmak adına forma verebilir.Elmander fizik gücü yüksek gezen ve çok mücadele eden bir yapıya sahip.Rakip defans oyuncularının sevmediği türden.Gerçi Galatasaray'daki üç forvet içinde bu geçerli ama.Üçüde birbirinden kaliteli ve birbirinden tehlikeli forvetler.Necati deplasman karnesi iyi Baros'unda golü koklayan bir yapısı var.Hangisi oynarsa oynasın Fenerbahçe defansının işini zorlaştıracaktır.

Eksisiyle artısıyla bizim gözümüzden iki takım bu şekilde.Elbette atladığımız, yazmadığımız bir çok faktör var.Zaten bunların hepsini yazmak istesek sanırım 3 gün sürer.Bizim aklımıza gelmeyen ama sizin aklınıza gelen başka faktörlerde elbet vardır.Eksiklerimiz için affınıza sığınırız.Her ne kadar başlıkta kıyamet kelimesini kullanmış olsak ta dostça geçmesini en fazla arzuladığımız maçlardan biri bu maçtır.Kim kazanırsa kazansın, kim şampiyon olursa olsun bizim açımızdan hiç bir önemi yok.Tek isteğimiz kaybedenin kazananı alkışladığı, kazananında saygı çerçevesinde şampiyonluğunu kutlaması ve rakibini kucaklamasıdır.Umarım dileklerimiz kabul olurda bizde maçtan sonra faklı bir analiz yapmış oluruz.

Onur ERTÜRK


Hiç yorum yok: