23 Temmuz 2012

2000 Ruhu ve Günümüz Galatasaray'ı

Euro 96 England sonrası Galatasaray Fatih Terim'i göreve getirmiş ve İlie, Filipescu, Hagi, Vedat İnceefe, Ümit Davala gibi oyuncular transfer edilmişti.Mevcut kadroda da Tugay, Bülent, Hakan Şükür, Hakan Ünsal, Okan Buruk, Fethi, Suat, Arif ve Mert Korkmaz gibi oyuncular vardı.Bir sene sonrada Popescu gibi bir önemli oyuncu transfer edilmiş ve Emre Belezoğlu'da kadroya monte edilmişti.Arkasından gelen uyum ve birliktelik, Galatasaraylıların 2000 ruhu diye tabir ettikleri kadroyu ve Uefa Kupası'nı getirmişti. O mevcut iskelet kadro ile de bir çeyrek final ve bir Dünya üçünlüğü kazanılmıştı.

2011-2012 sezonu öncesi, bir dünya kupası elemeleri hüsranından sonra yine Fatih Terim ve Galatasaray'ın yolları kesişti.Tıpkı 1996-97 sezonunda olduğu gibi...

1996-1997 sezonundaki ilk buluşmada Galatasaray gönderdiği oyunculardan 1.7 milyon euro kazanırken, aldığı oyuculara ise 9,25 milyon euro bonservis ödemişti.Aradaki fark 7,55 milyon euro idi.


2011-2012 sezonunda ise gönderilen oyuncular ve alınan oyuncular arasındaki fark 3,545 milyon euro oldu.Her ne kadar rakamlar Galatasaray'ın aleyhine de olsa ilk sezonlarda gelen şampiyonluklar uygulanan politikanın doğru olduğunu gösteriyor.Ayrıca hem 1996-97 hemde 2011-12 sezonundan önce gelen başarısızlıkları da unutmamak gerekir.Bur da hem Ünal Aysal yönetimi hem de Faruk Süren yönetimi başarılı olmuşlardır.

Şimdi yeni bir sezona hazırlanıyoruz.Takımlar transferler yapıyor kadrolarını güçlendiriyorlar.Burda dikkatimi çeken Fenerbahçe ve Galatasaray'ın uyguladığı yerlileşme politikası.Mesela Fenerbahçe, kalede Volkan ve Mert ile, sağ bekte Gökhan Gönül ve Orhan Şam'la, tandemde Egemen, Bekir ve Serdar Kesimal ile, sol bekte de Hasan Ali ve Özgür Çek ile defans hattını %90 oranında yerli oyunculara teslim etmiş durumda.Keza orta sahasında da yabana atılmayacak kadar yerli oyuncu rotasyonu söz konusu.

Galatasaray'da Fenerbahçe'ye benzer bir politika uygulamakta.Belli bölgelerde yoğunluk Türk oyuncularda.Burda TFF'nin bir kaç sezon sonra kademeli olarak yabancı oyuncu azaltma politikası etkili ama asıl etken yerli oyuncu uyumundan gelecek olan takım olma hüviyetidir.Galatasaray'ın önemli (Uefa Kupası ve Süper Kupa) başarılarındaki asıl etken yerli oyuncuların oluşturduğu kadro uyumundan gelen takım bütünlüğüydü.Bu bütünlüğe sonrasında Hagi ve Popescu'da uymuş ve büyük zaferler kazanılmıştı.

Fatih Terim ikinci Florya serüveninde yapamadığını bu defa üçüncü serüveninde başardı.Ama bir farkla... Geçen sezonki gelen şampiyonluk yerli uyumundan daha çok karakterli oyuncuların uyumundan gelmişti.Elmander, Selçuk, Ujfalusi, Muslera, Eboue gibi bir çok karakterli oyuncuya diğer isimler ayak uydurunca şampiyonlukta geldi.Bu uyuma gittiği her takımdan gönderilen Engin Baytar bile uyum sağladı.Bu sezonda karakter uyumunun yanına yerli ve birbirini tanıyan isimler eklendi.Danny ve Amrabat'ta çok kaliteli isimler ama Umut ve Burak transferleri bu iki isimden daha önemlidir.


Selçuk, Umut, Engin ve Burak gibi daha önce birbirleriyle bir kaç sezon oynayan isimler kadroda.Yani Fatih Hoca, 1996 yılında uygulamaya koyduğu ama 2000 yılında tam olarak meyvesini yediği projeyi bu defa uzun süreli beklemek yerine hemen uygulamaya koymuş oldu.Takımı yeniden fetih etmek yerine fetihi dışarıdan yaptı.Bana göre başarılı bir hamle oldu.Ayrıca hali hazırda hem yerli rotasyonu hemde kadro kalitesiyle pusuda bekleyen Fenerbahçe gibi önemli ve ezeli bir rakip varken.

Gelelim 2000 ruhuna.Takımlar belli dönemlerde belli jenerasyonlar yakalarlar ve belli başarılar kazanırlar.Önemli olan daimiliktir.Buda Real Madrid gibi, Barcelona gibi, Milan gibi v.s büyük takımları ortaya çıkarır.Bu takımların mazisine baktığımızda 50 sene öncesinden Avrupa Şampiyonlukları olduğunu görürüz.Yakaladıkları jenerasyonlara baktığımızda muhakkak ki o dönemin milli takımlarına direk etki etmiştir.Örnek olarak verirsek Galatasaray'ın 2000 ruhu bir çeyrek final ve bir Dünya üçüncülüğü, Fenerbahçe'nin Zico ile yakaladığı jenerasyon ise bir Avrupa üçüncülüğü getirmişti.Günümüz de ise Barcelona'nın iskelet kadrosu 5 senede 3 büyük turnuva kazandırmıştır.

Burda önemli olan takım olabilmektir.Buda birbirini tanıyan ve bilen oyunculardan olur.İstisnai durumlar elbette vardır ama istikrar her dönem başarıyı beraberinde getirir.Galatasaray'ın bu sezon ki politikası bana göre çok doğrudur.Mevcut iskelet kadrosuna yaptığı tanıdık takviyeler ile başarıyı beklemek doğrudur.Başarıda bu yolla kazanılır.Bunun bilincinde olan bir teknik ekip ve teknik ekip ile paralel çalışan bir yönetim, Galatasaray'ın 1996 yılında uygulamaya koyduğu ve 2000 yılında yakaladığı çizgiye çok yakın durmakta.

Sürekli bahsi geçen 2000 ruhu sanırım bir yada iki sezon içerisinde tekrar canlanacaktır.Bu 2000 ruhu kadrodaki oyuncuların tıpkısını bulmakla değil, takım olmak ve karakterini sahaya yansıtmakla oluşur.Bunu da bir dip not olarak belirtelim...

Onur Ertük

1 yorum:

Adsız dedi ki...

Yazı için ellerinize sağlık fakat bir yerde yanlış bilgi var. Avrupa şampiyonası yarı finali oynamamızın Zico'nun FBsi ile uzaktan yakından ilgisi yok! defans hattı tamamen GS, kaleci Rüştü, orta saha hamit'in liderliğinde arda nın yaratıcılığında forvet Nihat'ın performansıyla ayakta durmuştu. O kadroda Zico FBsinden hatırladığım hiç oyuncu yok neredeyse.(Volkan cezalı-Gökhan gönül sakat-onun dışındaki yerli oyuncuları zaten vasatın altı oyunculardı ve mecbur kalmadıkça oynamadı bkz Uğur boral vs)
Saygılar..