12 Kasım 2012

Serinin İlk Ayağı - Mersin İdman Yurdu & Galatasaray

Bundan yaklaşık bir hafta önce şurada attığımız postta kalan 7 haftanın ligdeki kaderimizi belirlemede başlangıç olacağını yazmıştık. 7 Haftalık bir seride başlangıç Galatasaray maçıydı ve 1 puan bile altın değerindeydi. Yenilseydik te çok büyük yara almayacaktık keza rakip forvet hattı ( Umut-Burak ikilisi ) bizim ligde attığımız toplam gol sayısından (12 gol ) 2 adet fazlaydılar. Ayrıca rakip hafta arasında Şampiyonlar Ligi'nde hem de deplasmanda çok önemli bir galibiyet almış ve moraller tavan yapmıştı.

Biz ise lige ilk 8 hedefi ile çıkmış ama ligin  daha 11. haftasında küme düşmeme asıl hedefimiz olmuştu...

Şimdi şapkamızı çıkarıp şöyle bir önümüze koyalım!..
Siz, dile kolay tam 29 sene alt liglerde mücadele etmişsiniz, uzun bir aradan sonra en üst kademe ligi olan Süper Lig'de 2. sezonunuzu yaşıyorsunuz, rakibiniz tarihi boyunca hiç alt liglerde mücadele etmemiş, Türkiye'nin en fazla taraftara sahip kulüplerinden biri, 100 yıldan fazla bir tarihi olan ve Avrupa'da kupa kazanmış bir kulüp. Geçen sezonu şampiyon kapatmış ve sadece lig performansına göre kazandığı toplam miktar 35.180.465 $.  Yayın gelirleri, sponsorlar ve forma satışları gibi diğer bir çok gelir hariç. Buna birde devler liginden gelecek ödemeleri eklersek...

Bizim geçen sezon ki lig performansından kazandığımız miktar sadece 13.447.011 $. Herhangi bir forma geliri olmadığı gibi sponsor gelirimiz ise yok denecek kadar az. Bizimle ligde geçen sezon aynı geliri elde eden Orduspor İspanya'dan transfer yapabiliyorken biz ise genelde bonservisi olmayan ve yaşı ilerlemiş oyuncuları kadromuza katabildik. Bizim alamadığımız Bobo, son iki haftada takımı Kayserispor'u taşırken, Bobo'ya alternatif olarak kadromuza kattığımız Ergin Keleş'in siftahının olmamasıda bizim durumumuzu fazlasıyla özetliyordu.

Bizim en büyük şansımız ise Nurullah Sağlam gibi gerçekten bu ligi bilen, futbolu bilen bir teknik adama sahip olmamızdı. Her ne kadar orta sahayı 36'lık Hakan Bayraktar'a teslim ederek takımı bir hayli yavaşlatsa da bizim en büyük şansımızdı Nurullah Sağlam. Maçta bir çok kişi Ergin Keleş solda oynar mı diye hayıflanırken, Culio'nun göbekte ne kadar faydalı olduğunu göremediler. İvan'ı sol önde oynatma nedeni de göbekte daha etkili olan Culio idi. Ligin liderine karşı 4 hücumcu ile oynamakta Nurullah Sağlam cesareti idi. Rakip alanda çok etkili olan ve kadro kalitesi açısından Fenerbahçe ile zirveyi çeken Galatasaray'a karşı bu kadar cesur oynamak bize 1 puanı getiren etkendi.

Defans yapamayan ve çok önemli iki oyuncusu eksik olan takımını geride başlatmanın intihar olacağını iyi bilen Nurullah Sağlam'ın bu maça kadar hala şehirde hala tartışılıyor olmasıda sanırım bizim kendi ayıbımızdı. ( Takımın iyi defans yapamaması da Nurullah Sağlam'ın kendi ayıbıdır oda tartışılacak bir başka konu. )
 
Şimdi serinin ilk ayağı olan Galatasaray maçından 1 puanı aldık ve rakip Bursaspor. Maç deplasmanda ve Boum'un cezası sona ererken, Mustafa Sarp bu maça bir aksilik olmaz ise yetişecek. Bursa deplasmanından da alınacak bir puan çok önemli olacak. Çünkü bizim şuanda rakiplerimiz ne Galatasaray ne de Bursaspor'du. Bu iki takımdan alacağımız puan yada puanlar bize ekstra olacaktı. Serinin ikinci ayağıda umarım kayıpsız atlatılır.

Burada biz taraftara düşen ise biraz sabır ve hep destek tam destek sadece...

Hiç yorum yok: