6 Aralık 2012

Bir İhtimal Daha Var!

Hatırlar mısınız, geçen sezon Antalyaspor'dan sonra ligin en yaşlı takımıydık.
Ama...
Sehic, Boum, İbrahim Kaş, Zurita, Ben Yahia ve Nobre ile güzel bir iskelet oluşturmuş ve bunun meyvelerini sezonun ilk yarısında topladığımız 27 puanla almıştık. Bu iskelet kadroya zaman zaman Moritz ve Beto, zaman zamanda Nduka ve Erman Özgür eşlik etmişti.

Maalesef bu sezonda o iskelet kadroyu bir türlü bulamadık. Aramadıkta!
Üstüne geçen sezon kaybettiğimiz İbrahim Kaş'ı, Çağdaş Atan'ı, Zurita'yı, Erman Özgür'ü, Moritz'i kalite olarak yeni transferlerde bulamadık. Onların boşluğu dolmadı.
Maalesef... 

Nurullah Sağlam ve yönetim bu sezon başında büyük bir kumar oynadılar aslında. Murat Erdoğan'a, Mustafa Sarp'a, Ömer Aysan'a, Stepanov'a hatta Yattara'ya güvenerek hedefimiz ilk 8 dediler. Oysa unuttukları bir şey vardı! Aldıkları oyuncuların hemen hepsi kariyerlerini doyma noktasına getirmiş hatta bazıları çoktan doymuştu. Oynadıkları kumarın ilk elinde kaybettiler.


Murat Erdoğan Mersinli olmasına rağmen yıllarca memleketinden uzak kaldı. Her sezon başında kendisine yapılan transfer teklifini geri çevirdi. Çünkü burda geçirdiği 2 sezon vardı daha önce... Başına gelecekleri bildiğinden hep uzak kaldı buralardan. Yönetim ne yaptı? Gitti ilk fırsatta taraftardan tepki alacak ve artık futbolu bırakmak isteyen Murat Erdoğan'ı takımın başına ağabey olarak getirdi.

Sezon başı yapılan planlar, programlar hatta kamplar bile tutmadı. Ligin en hazır olmayan takımı bizdik. Ve en yaşlısı...

Çare Nurullah Sağlam'ı göndermek mi?

Sosyal medyada sürekli Sağlam'ı savunduğum için bana kırılan, kızanlar var. Sitem edenler ve saygı duyanlarda... Ben Nurullah Sağlam'ın hangi şartlarda bu takımı nereye getirdiğini biliyorum. Hangi şartlarda nasıl çalıştığını da biliyorum. Bu takıma imza attığı ilk gün, kendi cebinden para ödeyip özel çim uzmanları getirdiği zamanlarıda unutmadım. Sırf daha pozitif futbol oynamak adına verdiği çabayı da... Tesis, tesis diye başkanın her gün kapısını aşındırdığını da...

Takımın şu konumunun en büyük sorumlusu Nurullah Sağlam'dır. Maçlardan sonra sürekli hatayı başkalarında arayanda Nurullah Sağlam'dır. Bu takımı sezon başında çalıştırmayan ve şu anki takımda boy gösteren kondisyon sorunununda en büyük mimarıdır. Lakin O'nu göndermek şu aşamada yapılacak en büyük hatadır. Kurduğu bu kadronun üstesinden gelmek şu aşamada hiç bir teknik adamın başarabileceği bir iş değildir. Bu işi ancak Nurullah Sağlam temizler. Bu sebepten ötürü Nurullah Sağlam en azından sezon sonuna kadar takımda kalmalıdır. Zaten kendisi de sezon sonunda bunu kendisine misyon edinmiştir.

Ayrıca bu kötü gidişte Nurullah Sağlam kadar yönetimde, biz taraftarlarda suçluyuz. Hadi yönetimin hedefi belli. Mersin İdman Yurdu ismiyle bir yere varma çabaları var. Artık bunu kendileri de inkar etmiyor. Peki ya biz taraftarlar ne yapıyoruz? Sürekli bir birimizle bir sürtüşme halindeyiz. Birlik olamıyoruz. Zaman zaman deplasmanlara iki farklı grup olarak organizasyon yapıyoruz. Evimizdeki maçlarda iki farklı oluşum, hatta zaman zaman üç farklı oluşumla takıma destek olmaya çalışıyoruz. Bir grup tezaruhat yaparken diğer grup onları susturma adına saçma sapan işlere başvuruyor. Bölünmüş hatta parçalanmış durumdayız. Birlik beraberlik olmayan ortamlarda başarı gelmez ama biz hala şahsi çıkarlar peşinde dolanmakta zeval görmüyoruz.

Şimdi bir ihtimal daha var. Kalan üç maç... Elazığ, Akhisar ve Gaziantep. Kazanmak yada kaybetmek. Bunlar günlük yaşanacak başarılar geçici hissiyatlar. Asıl olan Mersin İdman Yurdu'dur. Güç ise manevi bir duygudur. Gücü hissetmek ise birlik beraberlikten geçer. Sen o maneviyatı takıma vermezsen, sahadaki on bir oyuncuda günlük duygulara kapılır sadece...

2 yorum:

selaminko dedi ki...

takıma en büyük zararı bence culio transferi verdi. çünkü eskiden ortasahanın lideri ben yahia iken şimdi culio sebebiyle ikinci planda kalıyor. ben yahia dan bu sebepten tam anlamıyla yararlanılamıyor.

Hasan Doğan dedi ki...

selaminko:Ben Yahia geçen sezonda Moritz'in arkasında oynadı.yani Moritz'de bir 10 numara idi.Yani demem şu ki; Ben Yahia yetenekli ve oyun zekası üst seviyede olan bir play-marker.Lakin oyun içinde çok göremezsiniz ve çok sorumluluk almaya yanaşmaz.Bu sebepten O'nu avrupa kulüpleri değilde bizler tercih ediyoruz.Culio transferine gelince; oyuncu merkez orta sahaya yakın oynayan ve orantılı bir oyun tarzı olan biri.Moritz gibi sürekli golü düşünen bir isim değil.Ayrıca Sağlam Culio'yu çizgiye hapsediyor ki buda Arjantinlinin verimini azaltıyor.Her ne olursa olsun şuda bir gerçek ki hala Cılio bizim beklentilerimizi karşılamadı.