13 Aralık 2012

Bir Ölür Bin Dirilir

Yeni bir soluk, yeni bir nefes...

Nefes: Vatan Sağolsun, sinema sektörüne farklı bir vizyon, farklı bir konu anlayışı getirdi. Yıllardır söylenen ama bir türlü vizyona aktarılamayan, ülkemizin kanayan yarası, karakol baskınlarının ve dağdaki askerin yalnız başına mücadelesinin anlatıldığı Nefes filmi, bir çoğumuzu ağlatmıştı. Dağ filmi ise içinde hayattan kesitlerin daha fazla olduğu, zaman zaman güldüren zaman zamanda ağlatan bir yapım olmuş. Özellikle Ufuk Bayraktar rolünün hakkını fazlasıyla vermiş. Hatta filmi alıp götüren ve finali yapan isim olmuş. Nefes filminde ise daha çok tanınmayan oyuncular olduğu için başroldeki Mete Yüzbaşı rolünü oynayan Mete Horozoğlu çok ön planda kalmıştı ama Dağ filmi yan rolleri çok iyi işlemiş. Burada hakkını teslim etmek gerekir...

Aslında film 16 Kasım'da vizyona girmişti ama benim bu filme vakit ayırmam Antalya deplasmanından önce yani 1 Aralık'ta olabildi. Film Nefes : Vatan Sağolsun filminden daha kısa, 90 dakika. Nefes filminin aksine biraz daha fazla kahramanlık duygusu içeriyor. Zaten filmin sloganı da '' Bir ölür bin dirilir. '' Filmin başından itibaren bu seyirciye adeta ezberletiyor. Özellikle askerini korumak adına kendinden vazgeçen Yüzbaşı Yaşar ve Kıdemli Başçavuş Kemal karakterleri bu konuda çok iyi örnek teşkil etmiş. Bu arada filmin kahramanlarının da ilk karşılaşmalarından itibaren birbirlerine karşı tutum ve davranışları da çok usta işi olmuş. Senaryoda burada hakkını vermiş.


Yazının başında da değindiğim gibi Arıza Bekir rolü herhangi bir dizide işlenmiş olsa bugün çoktan fenomen olurdu. Filmin diğer kahramanı Oğuz karakterini oynayan Çağlar Ertuğrul ise sanki biraz senaryoya ısınamamış gibi. Oyuncunun rolünü çok donuk ifadelerle oynaması gözden kaçmayan bir detay. Oyuncu tercihinde biraz daha düşünülse sanki daha iyi iş çıkarmış hissi bana fazlasıyla verdi. Artık yönetmen Alper Çağlar'ın emeğine saygımdan ötürü çokta detay yazmayacağım.

Nefes ile kıyasladığımızda Dağ filmi, daha özgün ifadelerle daha sade bir anlatımla seyirciye hoş vakit geçiriyor lakin bir sivil hayattan kesit, birde üniformalı hayattan kesitler çok dikkat isteyen gözlerle izlenmediği vakit izleyiciyi filmden uzaklaştırıyor. Nefes filmindeki devamlılığın aksine Dağ filminde önce yüklem arkasından özne verilmiş. Bunuda atlamamakta fayda var.

Gelelim asıl meselemize...
Filmi izlemeden önce ''Nefes gölgede kalacak, bu zamana kadar izlediğiniz tüm asker filmlerini unutun'' klişesini görmüştüm. Filme ilgim birazda bu yüzden artmıştı. İzledim ve bende çokta fazlasıyla iz bıraktı. En azından final sahnesinden bir önceki sahnede acaba ben olsam o durumda ne yapardım diye kendime sıkça sorduğum bir soru ile karşılaştım. Bu çok önemli bir detay aslında. Film size bunu fazlasıyla veriyor. Sırf bu yüzden bile izlemenizi tavsiye ederim. Birde Arıza Bekir'in böcekle olan imtihanını..



Hiç yorum yok: