23 Aralık 2012

Hangi Günahımızın Bedeli Bu ?

Zordur İdman Yurdu taraftarı olmak...

Arkanı yaslayarak maçını izleyemezsin mesela. O anlara şahit olduğun maç sayısı bir elin parmağı kadardır, belki biraz daha fazla. Her yenilgiden sonra onu özdeşleştirdiğin tamlama bellidir: Kanser İdman Yurdu.

Yeni umutlarla yeni başlangıçlarla 6 puanlık bir maçtan daha puansız döndük ve ilk yarıyı tamamladık:

-17 maç 15 puan-

Analiz yapmak lazım da hangi istekle yapacaksın ?

Nobre,Joseph,Culio ikinci yarıdaki performansıyla Ivan... Başka ? Hadi son maçlardaki performansıyla Stepanov ? 5 tane. Evet sadece 5 tane...

SSK'dan emekliliğine gün sayan Hakan Bayraktar'ı mı yazalım, kurtarıcı diye oyuna girip daha da içine eden Murat Erdoğan'ı mı ? Taraftarın göklere çıkarmasına rağmen hala saçma sapan goller yiyen Sehiç'i mi ? Yoksa Sene başından beri ortalarda görünmeyen Ben Yahia'yı mı yazalım ?

Benim içimden gelmiyor bunların analizini yapmak. Belki de taraftar olarak hepimizin en çok üzüldüğü dönemi geçirdik. Bir Elazığ ya da  Akhisar maçını izlediğinde ortaya konulan mücadeleyi, hırsı görüyorsun. Evet olmuyor belki ama onun olabilitesi var. Peki ya bizim ?



Ne ruh, ne mücadele, ne göze hoş gelen futbol. Hepsinden uzaktık ilk yarı....

Hep yeni başlangıçları istedik. Hadi dedik bu hafta böyle olsun haftaya bu maçla başlıyoruz. Olmadı...

Ne dün umut verdi ne bugün. Biz ona rağmen hep umutla bakmıştık geleceğe oysa ki...

Hiçbiri olmadı. Çok üzdün bizi be İdman Yurdum. 1 galibiyetinle seninle hedefleri tavan yapan taraftarın bile umudu kesti senden artık. Yapar mısın bir mücadele ? Konu olur musun "direne direne kazanacağız" pankartlarına ? Ben de varım diyebilir misin İdman Yurdum ? 90 dakika yılmadan bıkmadan mücadele edip kaybettiğinde kendini bu taraftara mücadelenle alkışlatabilir misin ?

Hangi günahımızın bedeli seni sevmek bilmiyorum.Hangi büyük günahın vebalisin bize bilmiyorum ama sen kaybettikçe ne kadar sana kızsak da senden vazgeçemiyoruz daha çok bağlanıyoruz ama emin ol İdman Yurdum bunları hakketmiyoruz...

Şimdi yeni umutlarla kafamızı kaldırabilir miyiz hiç bilmiyorum, ne yönetimine ne hocasına ne de birbirini yiyen taraftara güveniyorum. Sadece o armaya,geçmişe bakıp yad ediyoruz kendimizi.

Dönüp baksan mazine, göreceksin bir şehrin 29 senelik sabrını,hevesini,hayalini...

Bu kadar kolay mı bitirmek hayalleri 2 sezonda ?

Armandan gücünü alırsan eğer neden olmasın ? Şaşırt bizi, sen şaşırtmayı seversin.

Son olarak; bir alıntı ile teşekkürlerimi esirgemek istemediklerim var;

Erken kapanan geçen sezonun ardından haftalarca kıllarını kıpırdatmayan, sonra da "transfer" adı altında 35 yaş üstü veteranları takıma dolduran, UEFA hedefiyle yola çıkıp, ligin dibine demir atamamızda emeği olan, kamyoncusundan komisyoncusuna, herkese çok teşekkürler!!!

6 yorum:

Adsız dedi ki...

Esasında bizleri üzen oynanan futboldan öte,içerisinde Lefterleri,Turgayları,Kadrileri barındıran ve armasındaki gücü,ruhu böylesine efsane isimlerden alan kulübümüzün şu son görüntüsüdür.Birileri siyasi rant maksimizasyonlarını sağlamak adına kulübü pragmatik amaçlarına alet ederken tepki gösterememektir bizim sorunumuz,bizim sorunumuz 1925'lerden aldığımız bayrağı iyi taşıyamamak ve kulübü kendi amaçları için kullanan şahıslara tepki gösterememektir.Şehrin jeopolitik konumu sebebiyle üzerinde oynanan oyunlar belli iken bizlerin şehrin göbeğindeki stadyum arazisinin peşkeş çekilmesine göz yummamız bizim acziyetimiz değil midir? Yıllarca o taş betonda babamızın kucağında kağıt şapkalarımızla canımız her şeyimiz olan Mersin İdman Yurdu'muzu seyrettik,o beton, plastik koltuğa dönüşünce mi hislerimiz değişti ? Biz bu değiliz,siyasi emelleri uğruna yöneticilik oynayan insanlara boyun eğen biz,biz bu değiliz.Bizler Lefterlerin,Turgayların,Kadrilerin ahvadıyız.Selam olsun,TSG yıkıldığı zaman müftünün kenarında saatlerce dikilecek plaza inşaatını izleyecek olan Mersin İdman Yurdu sevdalılarına...

Adsız dedi ki...

Esasında bizleri üzen oynanan futboldan öte,içerisinde Lefterleri,Turgayları,Kadrileri barındıran ve armasındaki gücü,ruhu böylesine efsane isimlerden alan kulübümüzün şu son görüntüsüdür.Birileri siyasi rant maksimizasyonlarını sağlamak adına kulübü pragmatik amaçlarına alet ederken tepki gösterememektir bizim sorunumuz,bizim sorunumuz 1925'lerden aldığımız bayrağı iyi taşıyamamak ve kulübü kendi amaçları için kullanan şahıslara tepki gösterememektir.Şehrin jeopolitik konumu sebebiyle üzerinde oynanan oyunlar belli iken bizlerin şehrin göbeğindeki stadyum arazisinin peşkeş çekilmesine göz yummamız bizim acziyetimiz değil midir? Yıllarca o taş betonda babamızın kucağında kağıt şapkalarımızla canımız her şeyimiz olan Mersin İdman Yurdu'muzu seyrettik,o beton, plastik koltuğa dönüşünce mi hislerimiz değişti ? Biz bu değiliz,siyasi emelleri uğruna yöneticilik oynayan insanlara boyun eğen biz,biz bu değiliz.Bizler Lefterlerin,Turgayların,Kadrilerin ahvadıyız.Selam olsun,TSG yıkıldığı zaman müftünün kenarında saatlerce dikilecek plaza inşaatını izleyecek olan Mersin İdman Yurdu sevdalılarına...

Adsız dedi ki...

Esasında bizleri üzen oynanan futboldan öte,içerisinde Lefterleri,Turgayları,Kadrileri barındıran ve armasındaki gücü,ruhu böylesine efsane isimlerden alan kulübümüzün şu son görüntüsüdür.Birileri siyasi rant maksimizasyonlarını sağlamak adına kulübü pragmatik amaçlarına alet ederken tepki gösterememektir bizim sorunumuz,bizim sorunumuz 1925'lerden aldığımız bayrağı iyi taşıyamamak ve kulübü kendi amaçları için kullanan şahıslara tepki gösterememektir.Şehrin jeopolitik konumu sebebiyle üzerinde oynanan oyunlar belli iken bizlerin şehrin göbeğindeki stadyum arazisinin peşkeş çekilmesine göz yummamız bizim acziyetimiz değil midir? Yıllarca o taş betonda babamızın kucağında kağıt şapkalarımızla canımız her şeyimiz olan Mersin İdman Yurdu'muzu seyrettik,o beton, plastik koltuğa dönüşünce mi hislerimiz değişti ? Biz bu değiliz,siyasi emelleri uğruna yöneticilik oynayan insanlara boyun eğen biz,biz bu değiliz.Bizler Lefterlerin,Turgayların,Kadrilerin ahvadıyız.Selam olsun,TSG yıkıldığı zaman müftünün kenarında saatlerce dikilecek plaza inşaatını izleyecek olan Mersin İdman Yurdu sevdalılarına...

kurbağa dedi ki...

yazıyı beğenmedim. teşekkürler

Hasan Doğan dedi ki...

kurbağa: öncelikle görüşüne saygım var ama yazının neyini beğenmedin merak ettim.haa beğenmek zorunda da değilsin kesinlikle...

Ahmet Selim KAHRAMAN dedi ki...

Adını vermeyen arkadaşım; o kadar güzel yorumladın ki altına imzamı atarım. kurbağa; ben okuduğun için teşekkür ediyorum, keşke nedenini de söyleseydin.