26 Aralık 2012

Olağan Şüpheliler...


Mersin İdmanyurdu'nda ilk yarıda işler, sezon öncesi planlamalar ve konulan hedeflerin oldukça dışında gelişti.Ligin ilk yarısı bittiğinde Mersin İdman Yurdu aldığı 3 galibiyet, 6 beraberlikle 15 puan ile ligin dibine demir atmış görünüyor.

İlk yarı karnesi oldukça kötü olan Mersin İdmanyurdu'nda kötü gidişatın sorumluları hep bir şeylerin arkasına sığındılar şimdiye kadar..Camiayı yakından takip edenler ve takımın futbolunu duygularıyla değil de mantığı ile gözlemleyenler ise takımın bu denli kötü bir ilk yarı geçirmeside sebep olan olağan şüphelileri çok iyi biliyor.Kim bu "Olağan şüpheliler" ? Ben size kısaca özetleyeyim..

"ALİ KAHRAMANLI"

Sezon öncesinde Eurosport muhabirine "Futbolda yeni sezon için ayırdığımız transfer bütçesi 30 Milyon"diyen ve transferde Nurullah Sağlam'a tam yetki vererek taraftara umut saçan başkan şüpheliler arasında zirvede.Takıma ayrılan bu bütçenin şimdiye kadar doğru harcanmadığı çok net görülüyor.Her kulüp başkanı takımının iyi yerlerde olmasını diler ve adımlarını ona göre atar ama Kahramanlı'yı diğerlerinden ayıran özelliği, hedef koyarken doğru hedef koyup yanlış adımlar atması..Hedefe ilerlerken yola çıktığı arkadaşlarını doğru seçememesi..Kulüpte, üstlenemeyeceği rolleri yanlış karakterlere giydirmesi.."Vefa borcu" diyerek Nurullah Sağlam'la 16 hafta zorlayarak yoluna devam eden Kahramanlı, Mersin İdmanyurdu'nu cani gönülden destekleyen binlerce taraftara vefasızlık yaparak bile kendisine 1 numaralı şüpheli sıfatı ile yaklaşmamıza yetiyor da artıyor..

"NURULLAH SAĞLAM"

Geride bıraktığı 2 sezonda çok iyi işler başaran Nurullah Sağlam, bu sezon kendi istediği oyuncular ile kurulu takımda dikişi tutturamadı.Birçok futbol eleştirmeninin "Gittiği her kulübe eski öğrencilerini götürür." ön yargısı ile eleştirilen Sağlam, sezon öncesinde gençlik aşısı bekleyen taraftarın beklentilerini boşa çıkartarak bu ön yargıyı yenemedi.Özellikle Süper Lig'de II. sezonun zor geçeceği zaten aşikarken, yapılan transferler günü kurtarmaya yönelikti ve bu kendisi için eksi bir puandı. Verdiği bir röportajda "Günümüz futbolunda yaşın önemi yoktur." açıklaması olmuştu Sağlam'ın..Fakat geride kalan 17 haftada alınan bu kadar kötü sonucun, Spor Toto Süper Lig'in yaş ortalaması en yüksek 2. takımına isabet etmesi bir rastlantıdan ibaret olmasa gerek (!) Sağlam'ın teknik heyetinden de bir kaç isim var ki, onlara da "gölge savaşçıları" desek yeridir.2 sezon Güney Amerika kıtasına giderek el boş dönen bir yardımcı antrenöre "Tatil nasıl geçti?" sorusunu sorduğumuzda, "Uygun oyuncu bulamadık !" yanıtını aldık.Herhangi bir sportif direktör ya da yardımcı antrenör, 150 milyonluk ülkenin 15 milyon lisanslı oyuncusu içerisinden Mersin İdmanyurdu'na uygun olanını bulamıyorsa evine gitmeyi fazlasıyla hakkediyordur.Burada tek tek isim vermek doğru değil.Camiayı yakından takip edenler zaten bilmesi gerekeni biliyorlar..Bütün bu eksi puanlar Nurullah Sağlam'ın takımdaki sonunu hazırlarken, yeni teknik direktör Giray Bulak'a da bir enkaz bırakılmasına sebep olmuştur.

"DUYARLI GAZETECİLER (!)"

Hemen hemen her şehirde olduğu gibi Mersin'de de gazetecilik menfaatler üzerine kurulu düzende yapılıyor.Ben siyasi ya da bölgesel sorunlar üzerine değil de , MİY gündemi üzerine gazetecilik yapan köşe yazarları ve muhabirlerini eleştirmek istiyorum.Burada gazeteciliğin ilkelerini tek tek yazacak değilim.En önemli ilkesi olanı yazmak istedim. "Gazetecinin sorumluluğu:Basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüst biçimde kullanmaktır." Mesaj açık ve net ! İşini gayet iyi yapan gazeteciler zaten kendilerini biliyorlar.Takım 15 haftanın sonunda sadece 3 galibiyet almışken gerçekleri yazmak yerine takımın düzeleceğini, herşeyin iyi olacağını yazıp yönetime ve teknik heyete çanak tutarak kendilerine "duyarlı gazeteci" diyenler de olağan şüpheliler listemizde yer almaktalar.Yönetimler gider, yönetimler gelir.Hocalar gider, hocalar gelir..Baki olan bizleriz ve içimizdeki Mersin İdman Yurdu sevgisi.Kalemini menfaatine değişmiş hiçbir gazeteci daha fazla maskesine sığınmasın.Yakında o maskelerde düşecek; o zaman nasıl saklayacaksınız yüzlerinizi ?..

“12. ADAM”

Mersin İdman Yurdu tribünleri çok değil; bundan 5 sene önce takım alt liglerde oynarken birlik beraberlik içinde büyüyerek sadece Mersin'de değil, yurt genelinde parmakla gösterilen örnek bir taraftar oluşumuydu.Fakat takımın Bank Asya 1.Lig'de şampiyonluğa oynadığı günlerden bugüne çok şey değişti. Tribün ikiye bölündü.Tribünleri bölünmüş tek takım Mersin İ.Y. değil fakat taraftar tarafından tepki verileceği zaman ortak hareket etmeyi başaramayan ve birçok olumsuzluğa kayıtsız kalan nadir taraftardır MİY taraftarı.Mersin İdmanyurdu'nun ilk yarıdaki bu kötü performansı ve gidişatında Mersin İdman Yurdu taraftarının da etkisi olduğunu söylemeliyim.. Bu bakımdan taraftarı da "Olağan Şüpheliler"e dahil edebiliriz.Yönetim şimdilik taraftar baskısını hissetmediği için koltuğu sağlama aldıklarını düşünüp rahat hareket ettiğini düşünebilir ama şunu unutmamalılar: Taraftarla beslenen yönetimler taraftarla giderler..

Mersin İdman Yurdu yönetiminin ilk yarıdaki notu sıfırdır.Sıfır etkisiz elemandır ama yine de rakamların sağında görmeyi tercih ederiz.Doğru adımlar atıp eksileri artıya çevirmek ve bu takımı çıkardığınız en üst ligde tutmak sizin göreviniz; bizlerin de samimi, içten ve mücadeleci her çalışmanıza destek olmamız boynumuzun borcudur..

Neyi bilirseniz, onunla imtihan olursunuz..
Kalın sağlıcakla...

Hiç yorum yok: