11 Aralık 2012

Yıkılamayan Tabular

Bu aralar gündem belli... Nurullah Sağlam istifa...

Peki istifa ne kadar çözüm olur bu takıma... Şöyle bir düşünün derim. Bende dahil bir anlık kızgınlıkla hocaya yüklendik ama sorunun tek çözümü Nurullah Sağlam'ın gitmesi midir?

Nurullah Sağlam az malzeme ile çok verim alabilen bir teknik adamdır. Gaziantepspor ile başardıkları ortada. Sonrasında gözle görülür bir düşüş var ama yine yaptıkları yapacaklarının teminatı sayılır. Geçen sezonlarda bizide alıp getirdiği nokta belli ama bu sezon yanlış giden bazı şeyler var.

Mesela...
Sezon başında yanlış bir takım kurgusu yaptı ve bunda ısrar ediyor. 15 maçlık periyotta kadro derinliğinin az olmasından ötürü çokta farklılıklar sergileyemedi.  Belki kendince haklı nedenleri var.

Ama...
Oyuncu tercihlerinde çokta adil davranmadı. Bunuda atlamamak gerekir. Culio ile sürekli üstünde durduğu 4-3-3 versiyonu Hakan Bayraktar'ın ağır temposundan ötürü işleyiş kazanamadı. Bueno ve Murat Ceylan en azından o bölgede daha fazla süre alabilirlerdi. Buda takım kurgusuna en azından yeni bir işlev kazandırır ve pozisyon üretmekte zorlanan takım bir nebze olsun nefes alabilirdi.

Birde Eren Tozlu meselesi var. Eren, statik bir forvet tipinde görünse de çok gezen ve rakip defansları çok rahatsız eden bir oyuncu. Bir nevi Tuncay Şanlı tipi diyebiliriz. Nobre'nin artık nam-ı almış yürümüş. Rakip defans oyuncuları O'nu zaman zaman iki kişiyle marke ediyor. Bu durumda orta sahadan sürpriz yapacak oyuncu takımına faydalı olabilir. Lakin bizde o tip bir oyuncu yada o cesareti gösterecek bir isim henüz çıkmadı. O zaman yapılacak iş belli. Nobre'ye alternatif olacak bir forvet oyuncu...

Takım pozisyon üretemiyor. Yani futbolun meyvesi olan gol bulmakta zorlanıyor. Gol yemede ise sorun yok. Maşallah her hafta boşumuz yok. O zaman yediğinden fazlasını atman gerekli ki maçı kazanasın. mevcut sistemde Culio bu işi yapsın diye bekleniyor ama O'da hiç sevmediği bölge olan kenara yakın oynuyor. Üretkenliği azalıyor bu durumda. Aslında Sağlam hatadan döner gibi olmuştu... Galatasaray maçında denediği sistem aslında takıma uymuştu ama ordada Ergin Keleş tercihi yanlıştı. Orda Eren Tozlu olmalıydı. Tabii bu benim fikrim. Mesela altyapıdan gelen Mahmut'ta sol çizgide denenebilirdi. Tercih meselesi yani.

Şimdi görünen o ki Nurullah Sağlam en azından devre arasına kadar bu takımın başında kalacak. Benim aldığım bilgide bu yönde. Sağlam devre arasına kadar topladığı kadar puan toplama derdinde. Sonrası devre arasında en az 5 futbolcu garantisi istemiş. Bunun yanında devre arasında bir kaç isimlede yolları ayıracak. Gerekli hamleler mi bunlar derseniz... 
Sanırım evet.

Takımın 30 milyon kadar tabi TL cinsinden borcu varmış. Yönetimin açıklaması bu. Sezon başında UEFA Kriterleri diye bir laf geveliyorlardı ama şimdi paçaları tutuştu ve gözleri artık hiç bir şeyi görmüyor. İkinci yarı takımı baştan aşağıya yenilerlerse şaşırmayın...

Peki bu tabu ne zaman yıkılacak? Neden sezon başı kampları başlamadan transferler bitmez yada neden transfer tüm sezon boyunca hiçbir takımda bitmez? Bu bir tabu ve bu kanunu Türkiye'de bozmak çok zor.

Bu takım sezon  başını hiç bir şekilde iyi geçirmedi. Kamplarda istenilen verim alınamadı. Özellikle Slovakya kampı tam bir fiyasko oldu. İyi geçirilmeyen bir transfer sezonu, ardından iyi geçirilmeyen bir sezon başı kampları. Oysa biz geçen sezonu erken kapatmıştık. Diğer takımlar harıl harıl yeni sezonda oynatmayı düşündükleri oyuncuları denerken biz yatma derdindeydik. Yeni sezon ve yeni hedefler demek ki pek iştahını açmamış bizim yönetimin ve Nurullah Sağlam'ın.

O zaman biz burda boş yere türkü çığırıyoruz. Plan ve program yapmayıp günlük yaşayan insanların olduğu yerde başarı zaten beklenemez ki... Aslında bir teknik adam aynı sezonda iki takım çalıştıramaz diye bir kural getireceksin ve bu tabuyu yıkacaksın. Yoksa Nurullah Sağlam Mersin'den kovulur gider Akhisar'a kurtarıcı olur. Sonrası ise yeni Yılmaz Vural'lar...

Hiç yorum yok: