21 Nisan 2012

Kırmızı Şeytanlar Beste Yarışması

Şeytanlar Grubu olarak düzenlediğimiz beste yarışması başlıyor ! 5 mayıs 2012 tarihine kadar '' Mersin İdman Yurdu '' konulu bestelerinizi mersinidmanyurdufanpage@gmail.com adresine mail atarak bize yollayabilir , yarışmamızda sizde yer alabilirsiniz. 5 mayıs tarihinde sayfamız üzerinden yapılacak anket sonucunda en beğenilen besteler plaket ve sürpriz hediyelerle ödüllendirilecektir ayrıca beğenilen besteler yeni sezonda tribünlerimizde söylenecektir. Büyük ilgi beklediğimiz yarışma kayıtları bugün itibariyle başlamıştır katılacak arkadaşlara şimdiden başarılar dilerim.

Kırmızı Şeytanlar dernek başkanı Aydın DEMİRCİ.

Fatih Sultan Mehmet Korosu Bosna

Futbol dışı etkinliklerimize bir yenisini ekledik.Kadim dostum Abdurrahman ile yine yollara düştük.Bu sefer ki adresimiz Yenişehir Fuar Merkezi oldu.Kutlu Doğum Haftası nedeniyle bir program düzenlenmiş bizede davetiye gelmişti.Erkenden gidip ön sıralarda yer bulma telaşına girdik ama yine zamanı iyi kullanamamanın sıkıntını yaşadık.Biz fuar merkezine geldiğimizde içerisi tabiri caizse hınca hınç dolduydu.Yinede şansımız varmış ki ön sıralarda kendimize yer bulabildik.
Gece güzel geçecekti çünkü; Hırvat, Boşnak ve Sırp gençlerden oluşan 100 kişilik Fatih Sultan Mehmet Korosu sahne alacaktı.Bilende, bilmeyende ordaydı.Zaman ilerledikçe gördüm ki, salondakilerin bir çoğunun bu grup hakkında hiç bir bilgisi yoktu keza davetlilerin bir kısmı, koronun daha sahneye ısınmasını dahi beklemeden salondan ayrıldı.Aslında bu olay bizimde işime gelemedi değil.Salonda insan sayısı azaldıkça sanki koro daha güzel bir resital sunuyordu bizlere.Muhteşem bir gösteri ve mükemmel bir dinleti oldu.Biz dinlerken onlarda söylerken mest oldu adeta.Manevi duyguların zirveye çıktığı dakikalar yaşadık.Gece biterken içimizdeki memnuniyet duygusu ile soluğu stantlarda aldık.Koro'nun eserlerinin bulunduğu cd lerden birer adet satın aldık.Satıcı arkadaşlarla hoş bir sohbette bulunduk.Boşnak ve Sırp olan arkadaşlar en az bizim kadar akıcı Türkçe konuşuyorlardı.Şaşırmadım desem yalan söylemiş olurum.

Gecenin güzel olduğu kadar eksik yönleride yok değildi.Öncelikle davetiyesiz içeri alınmama hadisesi gayet yerindeydi ama organizasyon ekibi çok bilgisizdi.İkincisi ses akustiği çok kötüydü.Ön sıralarda ses akustiği gayet iyi arka sıralara ilerledikçe sesin yankı yapmasından ötürü çok kötüydü.Erken ayrılanlara çokta haksızlık yapmamak lazım.Böyle masraflı ve emek isteyen bir işin daha profesyonel bir ekiple yapılması gerekirdi ama ne diyelim sanırım tecrübe eksikliği hat safhadaydı.Ve son olarak umarım bu koro en kısa sürede şehrimiz tekrar ziyaret eder.Bizlerde bıraktığı manevi tat hala damarlarımızda dolaşmakta!..

19 Nisan 2012

Kime Benziyor?

Cihat Kamil
4 Ağustos 1988 Doğumlu gurbetçi oyuncumuz Etar Veliko Tarnovo takımında oyun kurucu mevkinde oynuyor.Şimdi size teknik özelliklerini değilde kime benzediğini soracağım :)

Nam-ı Diyar Messi Emre'den Beklentiler

Bir hafta önce paskolik.com'dan Esat abiler haberini geçmişti genç Emre Demir'in.O haberin üstünden 1 hafta sonra Emre ülke gündemine oturdu nerdeyse.Oynadığı futbol, saçları ve kıvrak çalımları ile Türk Messi olarak anılan Emre'nin bugün ulusal medya ve sosyal medyada hit olduğunu görüyoruz.Mersin amatör takımlarından Kuvayi Milliye'den Kayserispor'a transfer oldu ve 5 yıllık imza attı.Yaşı henüz 8.Emre aslında ismini, Mersin'de ünlü futbolcu Figo'nun organize ettiği İnter'in seçmelerinde duyurmuştu.Sonrası İstanbul seçmelerine davet edildi falan.Yaşı küçük olsa da kıvrak ve estetik çalımları bileğinin yumuşaklığı ve yaşıtlarına göre daha üstün olan yetenekleriyle kendini hemen belli ediyor.

Şimdi Emre'ye bakınca aklıma bir dönem aynı şekilde vitrine çıkan Beşiktaş'ın oyuncusu Muhammed geldi.O dönemde Muhammed'in ismi Barcelona ile geçmişti.Beşiktaş yönetimi bırakmamıştı ve uzun bir süre gündemde kalmıştı.Muhammed daha sonra bu gündemde kalma meselesinin psikolojik baskısını hissetmiş olacak ki uzun süre gündeme gelmedi.Bunu daha sonra tanıştığım ve Muhammed ile aynı apartmanda oturan arkadaşımda söylemişti.Muhammed çok zor günler geçirmiş ve futboldan kopma noktasına dahi gelmiş.Şimdilerde yine ismini sık sık duyuyoruz ama  o günlerde yaşadığı transfer psikolojisi ve üzerindeki beklentilerden dolayı bu günlere gelmesi hiç de kolay olmamış.

Şehrimiz kozmopolitan yapısından dolayı her kesimden insanın yaşadığı bir kent.İşsizlik hat safhada.Yaşam mücadelesi zor.Emre'de bu zorlu mücadeleden geliyor.Babası eski bir futbolcu olmasından dolayı çocuklarını da futbola yönlendirmiş.Emre'nin abisi Çanakkale Dardanel de oynuyor.Emre'de Kayserispor ile önemli bir anlaşma yaptı.Kendisi 8 yaşında ülke gündemine oturunca haliyle ondan beklentiler de artı.Umarım Emre profesyonel bir ekip tarafından yetiştirilir de kendisinden önceki yıldız adayı futbolcu kardeşlerimizin yaşadığı sıkıntıları yaşamaz.Zira kendisinden epey beklenti içerisinde olanlar var.En başta ailesi ve tüm Mersin halkı.Umarım Kayserispor'da Emre için en doğru tercihtir.

17 Nisan 2012

Kızılcahamam'dan Mesaj Var!

Köln Spor Okulu'ndan mezun olup, aralarında Yılmaz Vural'ın da bulunduğu, "Spor Öğretmeni" ünvanını almış 5 kişinden biri olan Kızılcahamamspor'ün Teknik Direktörü Kahraman Karataş, Bursaspor, Antalyaspor, Gençlerbirliği, Çaykur Rizespor ve Samsunspor'unda transfer etmek istediği 24 yaşındaki forvet oyuncuları Üstün Bilgi için teknik direktörümüz Nurullah Sağlam'a çağrıda bulunmuş.Bu sezon takımıyla çıktığı maçlarda şu ana kadar 20 gol atma başarısı gösteren Üstün Bilgi'nin Brezilya asıllı Türk forvet Nobre ile mükemmel bir ikili olacaklarını belirten Karataş, Sağlam'a yabancı forvet hakkını Üstün'den yana kullanmasını tavsiye etmiş.Ne diyelim söyleyenin vardır herhalde bir bildiği.
Bizde Üstün'ü bir bilene soralım dedik....

Lig Radyo Programcısı Ilgaz Çınar:

Üstün Bilgi genç etiketi vurulmayacak ise (24 yaşında) Tff 1. ligde tutunabilecek bir futbolcu.Stil olarak Pendikspor'dan Arif Şahin'e benziyor.Kuvvetli ve ceza sahasında golcü vuruşları olan, ikiye bir veya üçgen kurulan paslaşmalar için ideal bir oyuncu fakat yanılmayı çok isterim ama Spor Toto Lig için bana göre oldukça uzak.
 

16 Nisan 2012

Adana Deplasmanına Akıyoruz! Forza Buca

Bucaspor ile kardeşliğimizi bilmeyen yoktur herhalde.Bu iki kulüp taraftarlarının birbirlerine olan gönül bağı çok kuvvetlidir.Bizim Akhisar, Denizli, Karşıyaka, Altay, Manisaspor, Bursaspor maçlarımıza kendi imkanlarıyla bir çok otobüs kaldıran Bucalı dostlarımıza, bizde özellikle Adana deplasmanı olmak üzere bir çok maçta desteğimizi esirgemedik.Bu hafta görev yine bize düştü.Malumunuz bu hafta Bucaspor'un TFF 1. Lig'de Adanaspor deplasmanı var.Eeee Adana'da maç olurda Şeytanlar durur mu?

Pazar günü için şimdiden hazırlıklar başlamış durumda.Allah'tan dileğimiz yolda bir polis çevirmesi olmaması.Deplasman yasağı falan çıkmaz umarım.Bir senedir Adana deplasmanına gidemiyoruz ki özledik yani.Bu pazar Bucaspor'un güzel galibiyeti ile inşallah deplasmanda keyifli anlar yaşayacağız.Şimdi Buca Mersin kardeşliğiyle ilgili güzel bir video paylaşalım istedim.Bizden sonraki nesillerde umarım bu tribün dostluğunu devam ettirir.

  video


15 Nisan 2012

O Aslında İçimizen Biri: Cengiz Biçer Röportajımız

Mesut Özil'llerin İlkay Gündoğan'ların Serdar Taşçı'ların milli takım tercihlerinin tartışıldığı bir ortamda çok uzaklarda olmayan ama çokta gündemde olmayan bir isimdi Cengiz Biçer.
İsviçre'de doğup, Liechtenstein'da büyümüş, futbol eğitimini yurt dışında almış, milli takım tercihini Liechtenstein yana kullanmış ama kalbi Türkiye için çarpan bir gurbetçiydi.Değişik tecrübeler edinmiş, oynadığı takımlarda belli kategorilerde şampiyonluk yaşamış, bir ara St. Pauli ile flört etmiş, sonra memleketimiz takımlarından Samsunspor'un formasını bir sezon terletmiş, ve son olaraktan yolu dönmüş dolaşmış Mersin'e düşmüş.

O bu tecrübeden hiç pişman değil.İki sezondur oynadığı Mersin İdman Yurdu'nda son iki resmi maçta forma şansı bulsa da, yerini ve yedek kulübesini hiç yadırgamıyor.Şu anda takımımızda 3. kaleci durumunda bulunan ama son iki maçta gösterdiği performansla takımda daha önemli bir konuma gelebilecek olan Cengiz Biçer ile küçük bir sohbet gerçekleştirdik.Zaman sıkıntımızdan ötürü sorularımız biraz kısa oldu ama keyifliydi.Kendisine burdan bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz.İşte Cengiz'in bize yaptığı samimi açıklamalar;

*Merhaba Cengiz.Biraz klasik olacak ama ligimizin gurbetçilerindensin.Bu durum senin futbolunu etkiliyor mu?
Yurt dışında doğmuş olsam da benim için her zaman Vatanım Türkiyedir, ve bu nedenle Türkiye'de futbol oynadığım için çok mutluyum.
 
(Taraftar Sorumuz)
*Sehic ve Hakan iyi bir sezon geçirdi.Kendini kale için ne kadar şanslı görüyorsun.Samimi manada bu takımda mutlu musun.
Hakan Abi ve Sehic, ikiside iyi kaleciler, onlarla çok iyi bir ekip olduğumuzu düşünüyorum, 3 farklı kaleci eğitimi alan, ama 3 ayrı Milli Takımlarda oynayan kalecileriz ve kendimizi geliştirmek için bunun avantajlarını çok iyi kullanıyoruz.

*İsviçre doğumlusun ama Liechtenstein milli takımını tercih ettin.Bu seçiminde sırf milli formayı giyme arzusu mu etkili oldu? Ve bu seçiminin öyküsünü kısaca anlatır mısın?
Ben İsviçre'de doğmama rağmen Liechtenstein'da büyüdüm.Futbol hayatıma Liechtenstein'de başladım ve miniklerden sonra hep aynı takımda forma giydim.Genç takımlarda çok şampiyonluk yaşadım .Daha sonra A Takıma alındım ve oynamaya başladığım zaman Ümit Milli Takıma seçildim ve kabul ettim.Gönül isterdi ki Türk Milli Takımı formasını giyeyim ama sonuçta bir Milleti temsil ediyorum.Her zaman Liechtenstein için elimden gelenin en iyisini yapmaya çalışıyorum ve bu formayı da gururla taşıyorum!

*Türkiyede kaleci olmanın zorluklarını ne kadar hissediyorsun?
Her ülkede olduğu gibi Türkiye'de de futbolun ve kaleci olmanın özellikle zorlukları vardır.Türkiye, çok başarıya dayanıklı bir ülke! Kalıcı olmak istiyorsan başarılı olmak zorundasın ama Türkiye'de kaleci olmanın güzel tarafları bence zorluklarından daha fazla! İşimi çok severek yapıyorum ve inşallah daha da başarılı olacağıma inanıyorum!

*Olumlu yada olumsuz manada taraftar ve medya baskısı performansını etkiliyor mu?
Öncelikle taraftarlarımıza bu geçen son 2 sezon için çok teşekkür etmek istiyorum .Süper lige çıkmamızda ki büyük destekçimiz olan taraftarlarımız bu senede bizi hiç yalnız bırakmadılar.Onların sevgisini ve desteğini hissetmek bize güç veriyor.Onlardan her zaman arkamızda olmalarını istiyorum, çünkü hem Mersin İdman Yurdu hem de taraftarlarımız başarıyı hak ediyorlar !

*Türkiye'deki ilk forma giydiğin maç hangisiydi.Neler hissettin.Sence performansın nasıldı?
Türkiye'deki ilk maçım Samsunspor formasıyla Bank asya 1. Lig'de Karabükspor'a karşıydı, çok iyi bir takım kurup şampiyon olmuşlardı o zaman, benim için ayrı bir yeri var, 3-3 bitmişti maç!

*Peki Mersin İdman Yurdu’na transferin nasıl gerçekleşti?
Samsunspor'da oynadığım dönemde sürekli Milli Takıma gidip geliyordum.Orada oynadığım maçları takip eden Yüksel Hoca lig bitiminde menajerimi arayarak beni mutlaka Mersin'de görmek istediğini söylemişti.Menajerim beni aradı ve Mersin'i düşünür müsün dedi.Hedefin Şampiyonluk olduğunu biliyordum Mersin'de ve bende seve seve kabul ettim.Hayatımda verdiğim en doğru kararlardan biri budur!
 
*Sürekli yedek beklemek nasıl bir duygu?Umutsuzluk yaratıyor mu?
Sezona başladığımızda bu konuyu hocamla konuştum, bana güvendiğini ve takımda kalmamı istediğini söyledi.Bende Mersin İdman Yurdu'nda başarılı olmak istediğimi söyledim.Bu sezon bana çok şey kazandırdı, çok iyi bir tecrübe edindim.Hocam birçok maçda 18 kişilik maç kadrosuna beni dahil etti ve hem takım hemde Teknik heyet bana güvendiklerini gösterdiler.Son 2 maçda hocamın bana verdiği şansı iyi değerlendirdiğimi düşünüyorum ve teşekkür etmek istiyorum.Hocama bana verdiği güven için ve taraftarlarımıza bana verdikleri destek ve sevgi için!
İnşallah gelecek sezon Mersin İdman Yurdu için daha başarılı bir sezon olacak.

*Peki Cengiz, alt yapı eğitimini Avrupa'da aldın ayrıca İsviçre Ligi'nde forma giydin.Türkiye'deki futbola akış açısı Avrupa ya göre farklı mı?
Türkiye'de insanlar futbola aşık ama Avrupa'da futbol bu kadar aşırı derecede önemli görünmüyor.Takımlarına destek verselerde, Türkiye'deki kadar futbol sevdalısı başka bir ülke var mı bilmiyorum.Bu nedenle Türkiye'de oynamaktan çok mutluyum çünkü bende futbola aşığım!

*Mersin’i şehir olarak nasıl buldun? 
Mersin çok güzel bir şehir ve şuan bile gelişmekte.Gelecek senelerde sadece Türkiye'nin değil Avrupa'nında gözde şehirlerinden biri olacaktır

*Peki Mersin İdman Yurdu’nun ateşli taraftar grubu Kırmızı Şeytanlar?
Onlar Arma Aşığı.İnşallah her zaman takımlarına sahip çıkarlar.İyi ve kötü günde destek olurlar.Onları her maçta stadda görmek, onların desteğini hissetmek bizlere güç veriyor!
 
Biraz soluk alalım diyoruz ve futbolun dışına çıkıyoruz.

*Mersin’in bir klasiği olan tantuni hakkında neler düşünüyorsun?
Tantuniyi çok severim ve sevmeyen yoktur diye düşünüyorum.( :=) Gülüyor)
 

 *Tantuni dışında en beğendiğin yemekler diye sorsam.
Hmm.....(Düşünüyor) Cevap: Yemek seçmiyorum.
Biraz futbol aktüalite diyoruz.Ve sohbetimize devam ediyoruz.
*En beğendiğin futbolcu?
Zidane - Evra - Puyol - Benzema! Gülerek cevap veriyor. V. Valdes

*Örnek aldığın yada idolündeki kaleci?
Viktor Valdes

*En beğendiğin teknik adam?
Pep Guardiola

*En sevdiğin stat?
Borussia Dortmund'un stadı; Westfalenstadion

*En sevdiğin takım arkadaşın kim?
Hepsiyle çok iyi arkadaşız, hepsi çok iyi futbolcu ve çok iyi karakterlere sahipler.Çok uyumlu bir arkadaşlık ortamı var.Ama İbrahim Sehic'le daha yakınız:Zamanımızın büyük bir bölümünü birlikte geçiriyoruz..

*Spor programlarını takip ediyor musun? En beğendiğin programlar?
Evet takip ediyorum ama özellikle takip ettiğim bir program yok.Genelde rakiplerimizin maçlarını izlerim ve Bank Asya ligini takip ederim.Avrupa liglerindense, Almanya, İsviçre, İngiltere ve İspanya'yı takip ediyorum.

Sohbetimiz tekrar aktif olarak futbola dönüyor ister istemez.
*Sezon bitti ve Mersin İdman Yurdu'nda köklü bir değişimden bahsediliyor.Takımdaki geleceğin hakkında bizlere biraz bilgi verirmisin.
Benim Mersin İdman Yurdu ile 2015 sezonuna kadar sözleşmem bulunuyor.İnşallah sözleşmem sona erene kadar burada kalıcı ve başarılı olmak isterim.Mersin idman Yurdu'ndan ayrılmayı kesinlikle düşünmüyorumda istemiyorumda.

*Bu sezonki Mersin İdman Yurdu’nun ligdeki performansı sence nasıldı?
Nurullah Hocamız  sezon başında çok iyi bir kadro kurdu.Birbiriyle çok oyumlu bir kadro seçti ve  Nurullah Hoca bize çok güvendi.Belki bir kaç şanssız sakatlık yaşamasaydık ve biraz daha şanslı olsaydık şuan ligde çok farklı yerlerde olabilirdik.Bu zor durumda ve bu seneki özellikle zor olan lig maratonunda ligde kaldığımız için mutluyuz.İnşallah seneye daha iyisini başarmak için çok çalışacağız.

*Peki geçen sezon ki şampiyonluktan sonra hayatında neler değişti? 
Futbol hayatımda şuana kadar yaşadığım en güzel şampiyonluktu.Şuan anlatmak istesem de anlatamam.. Çok farklı bir duyguydu benim-bizim için.. 

*Son iki maçta forma giydin.Nasıl bir duygu yaşadın.Performansını nasıl değerlendiriyorsun?
Son 2 maçda hocam bana görev verdi.Aldığım çok olumlu tepkiler oldu.Hem sağ olsun taraftarlarımız, hem yerel ve ulusal medya, ve takım içinden. Herkese bana bu güveni verdikleri için teşekkür ediyorum.Bu formayı giymek, taşımak ve bu forma için ter dökmek çok farklı bir duygu.Her zaman elimden gelenin en iyisini yapmaya çalıştım ve çalışacağım.
İnşallah ilerleyen zamanlarda Mersin İdman yurdu için dahada başarılı olmak isterim !
 

*Türkiye Milli Takımı'nın son zamanlarda bazı sıkıntıları var.Sen Milli Takımımızın geleceğini nasıl görüyorsun?
Türkiye gibi futbol aşığı bir  ülkenin Milli Takımı'nın çok farklı yerlerde olması gerekiyor diye düşünüyorum.Şu anki durumu üzücü tabi ama inşallah ilerleyen zamanlarda Milli Takımımızı da iyi yerlerde görürüz!

*Türkiye'deki antrenman sahaları ve alt yapıyı nasıl değerlendiriyorsun.Ne gibi sıkıntılar mevcut?
Türkiye'de biraz o konuda sıkıntıların olduğunu düşünüyorum.Tesis olsun, sahalar olsun bir çok takımda, oynadıkları lige uygun değil.Bu bence çok önemli bir nokta ve takımların özellikle dikkat etmesi gereken bir konu.Bir takım başarılı olmak istiyorsa yapılanma ve kurumsallaşma çok önemlidir.

Sohbetin bu kısmında biraz daha can alıcı bir konuya girdik.İşte Cengiz'in konuyla alakalı kısa ve öz cevabı;

*Türkiye'de ki şike iddialarıyla ilgili ne düşünüyorsun?
Türk futboluna çok zarar verdiğini düşünüyorum..
Böyle şeylerin yaşanması tabi üzücü ve futbolu her anlamda etkiliyor.İnşallah gelecekte böyle şeyleri Türk Futbolunda yaşamayız.. !

Son bir soru ile sohbetimizi bitiriyoruz.

*Şu ana kadar ki futbol hayatında unutamadığın maç hangisiydi?
Türkiye U21 - Liechtenstein U21 (Adana'da oynadığım maç)

Kısıtlı zamanına rağmen bize vakit ayırdığı için ayrıca samimi cevaplarından ötürü Cengiz'e bir kez daha teşekkürlerimizi sunuyoruz.Kendisine futbol hayatında başarılarının devamını diliyoruz.

Röportaj: Hasan DOĞAN