5 Mayıs 2012

Luka Modric'in Tantunisi!

Bu resimde gördüğünüz köfteyi İnegöl köftesi sanmayın.O Hırvatistan'ın tantunisi sayılır bir yerde.. Adı cevapi.
Mersin'e yolu düşenler bilir hemen her köşede bir tantunici bulunur.Tantuni Mersin'de bir yaşamdır.Bir zevktir.Cevapi de Hırvatistan'da aynı statüye sahip bir yiyecek.Hemen her köşede bulunan ve çok yaygın olarak tüketilen bir ekmek arası köfte.Cevapi nin bir hastasıda benim çok beğendiğim Hırvat oyuncu Luka Modric.Ben bunu yeni öğrendim ama Four Four Two benden önce öğrenmiş.Her neyse geçte kalsakta Modric'e olan sempatimizden dolayı bu haberi sizinle paylaşalım istedim.Bu arada her ne kadar Cevapi'nin görüntüsü güzel olsa da içindeki malzemeleri duyunca pek iştah açıcı gelmeyebilir.Sizin anlayacağınız Modric'i sevsekte Cevapi yi pek tavsiye etmiyoruz.

Mersin İdman Yurdu Transfer Söylentileri & Beklentiler

17 Ekim 2010 tarihininde içerde Orduspor'dan 4 gollü bir mağlubiyet almış iyice suyu ısınan Yüksel Yeşilova'nın yerine Nurullah Sağlam'ı takımın başına getirmiştik.Nurullah Hoca'da takımın başına gelir gelmez hemen telefonuna sarılıp ne kadar tanıdığı ve daha önce beraber çalıştığı futbolcu varsa aramış takımımızda oynamaları için teklif yapmıştı.Bir çoğu ilede sezonun devre arasında sözleşme yapmış ve o sezonun sonunda mutlu sona ulaşmıştı.O dönemde yerel basında çok farklı haberler yer almış hatta Sağlam'ın bu transferlerden komisyon aldığı dahi iddia edilmişti.Tabi o iddia sahipleri sezon sonu gelen başarılardan sonra söylediklerini bir bir yuttular ki buda işin başka bir boyutuydu.

Nurullah Hoca süper ligdeki ilk sezonumuzda da yine aynı şekilde bildiği ve daha önce çalıştığı bir çok oyuncuyu kadroya kattı.Uyguladığı metot yine yerel basınımızda çok eleştirildi.Tabi ilk haftalarda ki seri galibiyetlerimiz yine aynı kalemşörlerin sesini kesmeye yetmişti.Bu kalemşörler başarıya göre kendilerine pozisyon alıyor ve bildiklerinden vazgeçmiyorlar.Çift kişilikten ziyade birçok kişilik olduklarda, neyse konumuz bu değil.Sezon bitti ve yine bildik senaryolar başlamış durumda.Yerel basınımızda her gün bir oyuncuyu transfer ediyoruz.Bitecek gibide değil.Her gün yeni bir isim bulmak çokta zor değil bizim ülkemizde...Malzeme çok ve bu malzemeyi kullanacak adam da çok!

Şimdi bu sezona bir göz atalım.

Nurullah Sağlam'ın bu sezon ki transfer politikası biraz farklı olacak.Bu sezona kadar işini şansa bırakmayıp bildiği oyunculardan vazgeçmeyen Sağlam, bu sene biraz menajerlik oyunu oynayacak.Gerçi Sağlam'ın scouting ağı geniştir.Sezon bitmeden alacağı oyuncuları kafasında netleştirmiştir.Dersine en iyi şekilde çalışmıştır.Bunda şüphemiz yok ve kimsenin de olmasın.Şimdi sözleşmesi biten 16 oyuncu var.Bunu daha önceki şuradaki  yazımda açıklamaya çalışmıştım.Bu oyuncuların bir çoğu yada hemen hepsiyle yollar ayrılacak ve ayrılıyorda.Gidenler, Zurita, Beto, Moritz, Hakan Bayraktar ve Hakan Arıkan.Tisdell'de takımdan ayrıldı ama o zaten ayrılmak zorundaydı.Bunu bir başka yazımda anlatacağım.Kalan oyunculardan ise bir ihtimal İbrahim Kaş, Mustafa Keçeli ve Barış Ataş ile görüşülecek diye bir duyum aldım.İbrahim Kaş pek kalmaya gönüllü değil ama Keçeli ve Barış için ümitliyim açıkçası.Nurullah Kaya'da memleket kontenjanından yırtacak gibi...

Şimdi yola devam edilmesini beklediğim isimlere gelelim.Kalede Sehic ve Cengiz kesin kalacaklar.Yanlarına bir tecrübeli isim alınacağı konuşuluyor.Bunun kesin olmadığını da belirtelim.Transfer sezonunun sonlarına doğru sürpriz bir isim açıklanabilir.Defansın sağında Erhan Güven ve İlhan Özbay ile yollar ayrılacak.Zaten sözleşmeleride bitti.İlhan yetersiz, Erhan'da takımda kalmak istemiyor.Sol bekte ise Keçeli'nin kalması  %50 diyebilirim.Hem istikrarlı hem de Sağlam'ın prenslerinden.Sağ beke en az 2, sol beke ise en az 1 transfer düşünülüyor.Bunların gurbetçi yada yerli olması kesin sayılır çünkü yabancı kontenjanının önümüzdeki sezon muallakta olmasından dolayı bu bölgede yabancı tercihi en sona bırakıldı.Sol bek için düşünülenlerden biri G.Antep B.B.'den Ahmet Devret.Büyük ihtimalle önümüzdeki sezon takımda olacak.Defansın ortasında Josep Boum'un yeri garanti.Partnerlerinden Çağdaş ve Kaş'ın sözleşmeleri bitti.İbrahim Kaş'a yönetim sıcak bakmıyor Çağdaş'a ise taraftar.İkisininde takımdan ayrılması yüksek ihtimal.Belki Çağdaş'ın tecrübesinden faydanlamak adına 1 yıl daha takımda tutulabilir.Yerlerine Bucaspor'dan Serkan Yanık ile görüşülüyor.Serkan çok yönlü bir oyuncu.Sağ, sol bekte oynayabiliyor göbektede görev yapabiliyor.Serkan dışında görüşülen 2 oyuncu daha var.Birisi eski Karşıyakalı Saffet Gurur Yazar diye kulsilerde konuşuluyor.Akibetleri önümüzdeki günlerde netleşecek.

Orta saha ise göbekte epey sıkıntılı.Zurita ve Hakan Bayraktar gönderildi, Barış'ın kiralık sözleşmesi bitti Hasan Üçüncü'de kadroda düşünülmeyenlerden.Ben Yahia, Nurullah Kaya ve Bruno şu an mevcut isimler.Nurullah alt yapıdan yetişme ve sözleşmesi bitmiş durumda.Belki sözleşme yenilenebilir ama yeterliliği konusunda teknik ekibi düşündürüyor.Bueno ise yarım sezon takımda idare etti.Bu sezon yabancı kontenjanına takılmaz ise kendisinden beklenti büyük.Ben Yahia ise bu takımın vazgeçilmez oyuncusu.Düşünülen isimler sır gibi saklanıyor.Henüz ulaşamadım.Kanatlarda ise Delev, Nduka, Ferdi Coşkun ve Erdal Kılıçarslan var.Erdal'ın ve Ferdi'nin sözleşmesi bitti.Kalmaları % 50.Tisdell'de gitmesi gerektiği için gitti.Kalanlardan Nduka için Sağlam'ın şüpheleri var.Yeteneklerine olan inancı tam ama istediklerini uygulamadığı içinde çok forma vermek istemiyor.Delev'inde yeteneklerinde şüphe yok ama son vuruşlarda çok yetersiz kalıyor.Delev'de Nduka'da fizik olaraktan süper lig seviyesinin altındalar.Bu bölgeye bir kaç isim alınacak.Burda da yine tercih gurbetçilerden yana olacak.Yabancı tercihi ise Sağlam'ın insiyatinde.Sağlam'ın vazgeçmediği taktik 4-2-3-1'in hucum oyuncusu için yani 10 numara pozisyonu için mevcut oyunculardan Moritz gönderildi, Erman Özgür'ün ise kontratı bitti.Zaten Erman Abinin yaşıda epey ilerledi.90 dakika çıkarmakta zorlanıyor ve sık sakatlık yaşıyor.Buraya alternatif olarak Sağlam Manisaspor'dan Murat Erdoğan'la anlaştı ama yine transfer düşünülen ve ihtiyaç duyulan bölgelerden.Brezilya'ya önümüzdeki hafta tekrar gidecek olan teknik ekibin bu bölge için iki oyuncuyla görüştüğü kulislerde konuşuluyor.Bizde önümüzdeki haftayı beklemeye başladık.

Nurullah Sağlam'ın en fazla önem verdiği bölge ise forvet.Burada Nobre'nin 1 sezon daha kalması kesinleşti ama alternatifi şu anda yok.Beto gönderildi.Yerine genç bir isim düşünülüyor.Birde Fenerbahçe'den Semih'i Nurullah Sağlam çok istiyor ama zor gibi duruyor.Yabancı tercihlerden biride bu bölge için olacak.Alınacak isim için henüz bir bilgi alamadık ama bir iki hafta içinde netleşecek.Yurt içinden de bu bölgeye bir transfer olabilir.Basında okuduğumuz bir kaç isimden biride olabilir sürpriz bir isimde.Bana bir iki isim geldi ama yönetim doğrulamadı.Bu arada geçtiğimiz hafta toplanan yönetim kurulundan da bir plan program açıklanmadı.Her kafadan bir ses çıkmaya devam ediyor.Bütçe ne durumda bunuda henüz net olarak açıklamadılar.Bir muammadır gidiyor şimdilik...

Hakan Arıkan'ın Yeni Adresi Antalyaspor

Geçen sezon bu imzayı attığında sözleşmesi 1 yıllıktı.Hemen herkes Mersin İdman Yurdu'nda fazla kalmayacağını biliyordu.O'nun niyeti burada 1 sezon forma giyip yine soluğu İstanbul'da almaktı ama yeni adresi bir başka Akdeniz takımı Antalyaspor oldu.Resmi sözleşmeye henüz imza atmadı ama gelen haberler 2 yıllık ön protokol yapıldığı yönünde.Eee ne diyelim bize hayırlı olsun demek düşer artık.
 İyisiyle kötüsüyle 1 sezonumuz beraber geçti Hakan Arıkan'la... Çok kötü maçlar çıkardığıda oldu..Güzel hatıralar bıraktığıda oldu.Sezonun ilk yarısındaki Fenerbahçe maçında orta sahadan yediği gol, aslında Mersin macerasının kısa süreceğini belli etmişti ama sezonun son maçlarına doğru artan performansı bir parçada olsa kalabilir ışığı doğurmuştu.Kısmet diyelim artık.Biz O'nu hem Trabzon'daki üstün performansıyla hem de Fenerbahçe maçındaki rezil performansıyla hatırlayacağız.Son olarak bir dönem Kocaelispor formasıyla Tevfik Sırrı Gür Stadı'ndaki izlediğimiz Hakan Arıkan'nın zaman zaman inişleri olsa da kariyeri gerçekten takdire şayandır.Yolu açık olsun...

2 Mayıs 2012

Temizlig & Temiz Bir Lig..Maalesef Hayal!


13 Temmuz günü sıradan bir gün değildi.Belki de bir devrimin başladığı gündü.Belkide bir çoğumuz için bir milattı.3 Temmuz bir şike soruşturmasının başlangıç günüydü.Bursaspor'un şampiyonluğundan sonra 3 Temmuz günü başlayan şike soruşturmasıyla, Türkiye'de bazı şeylerin değiştiğine inanmaya başlamıştık.Gelişmeler ürpertici boyutlarda idi ama bir yandan da bu temizlik gerekliydi futbolumuz için... Her platformda futbol ülkesiyiz diyorduk ama elle tutulur başarımız bir elin parmağını geçmiyordu.Milyonlarca euro&dolar isimsiz kalitesiz yabancılara gidiyor, her dönem takımlarımız en az 10-15 transfer yapıyor ve borç batağında, sistemsiz bir şekilde dibe vuruyordu.

Ülkemizde bir çok köklü kulüp anlamsız borçlanmalardan dolayı kapısına kilit vurmak zorunda kalıyor 80 yıllık, 90 yıllık, 100 yıllık kulüpler bir kaç ticaret zihinli başkanlara feda ediliyordu.Diğer bir yandan, hiç bir şekilde yetkisi olmadığı halde cebinden paralar verip kulübü adeta kendisine zimmetleyemeye başlayan başkanlar hortluyordu.Ülke futbolu sistemsiz, günlük ama geçici başarılarla avutuluyordu.Futbolumuz yaprak döküyor adeta sonbaharını yaşıyordu.Ülke medyası ise ayrı bir alemde bütün mesailerini 3 büyük İstanbul kulübüne ayırıyordu.Mesela 20 sayfalık bir spor gazetesinin sayfaları sadece 3 büyüklere ayrılıyor kıyıdan köşeden de diğer kulüplerden haberler geçiyorlardı.Hoş bu durum hala değişmedi ama neyse.. Anadolu'yu sorarsanız bir kaç şehir dışında onlarda gönüllerini 3 büyüklere kaptırmış kendi şehir takımlarından bir haberlerdi.Yani herkes kendi aleminde ama hiç bir şeyden habersizdi.Bazı uyanık kimseler ise şampiyonlukların (özellikle ülkemizde) masa başında kazanıldığını geç de olsa anlamış ve bazı son dakika hüsranlarından sonra kendi rotalarını illegal yoldan da olsa çizmişlerdi.Bazı büyük kulüp başkanlarımızın ise meşkur çantaları vardı.Ege bölgesinden bir şehrimizin yollarında kaybolmuştu.Sonraları mektuplar çıktı ortalara...

3 Temmuz'dan önce futbolumuzun hali içler acısı idi.Peki 3 Temmuz'dan sonra futbolumuz düzeldi mi? 3 Temmuz'dan önce futbolumuza benim sayamadığım bir çok sıkıntının yanında, 3 Temmuz'dan sonra  bir de şikeyi temizleme  günlerimiz başladı.Biz 3 Temmuz bir milat olacak derken şu an düştüğümüz durum daha da vahim noktalara ulaştı.Yetkililerimiz ne diyor du bu duruma.Devletin zirvesi, 8 takımı küme düşüremeyiz böyle bir şey olmaz diyor hatta 5 yıl Avrupa'ya gitmeyelim ile olayı noktalıyordu.Futbolun zirvesi ne diyordu peki; Evet ortada şike teşebbüsü var ama sahaya yansımadı.Ayrıca şikeye bulaşan kişilerin yaptıkları da kulüplerini bağlamaz.Biz bu işi kendi içimizde çözeriz!.. Tff yönetimi futboldaki şike olayını çözmüş oldu böylece... Peki ya yayıncı kuruluş? O işin en kolay kısmı.Süper final icat ettik her hafta çifte derbi... Böylece kanayan yarayı tedavi ettik. Yarayı kangrene çevirdik ama... Neyden korkuyoruz! Ya da neden korkuyoruz! Sorunu neden kökten çözmek yerine üstünü örtmeye çalışıyoruz. Biz elimize gelen fırsatları neden kolayca harcama yoluna gidiyoruz.Şimdi bu ülkede kaç tane futbol sever önümüzdeki sezon maçları keyifli bir şekilde izleyecek? Yahut kaç kişi gidip yayıncı kuruluşa abone olacak? Senaryosunu öğrendiği bir filmi kaç kişi gider de izler ki?

Maalesef biz 3 Temmuz'u devrimin başladığı gün olarak ilan edemeyeceğiz.Kaçırdık elimize gelen fırsatı.Maalesef..Temizlik yapamadık futbolumuzda... Aksine dahada batırdık.Yerin dibine soktuk.Marka değeri bırakmadık.Avrupa'nın 6. büyük futbol ekonomisi maalesef illegal işlere yenik düştü.Biz itibarımızı değilde 6. büyük olarak kalmayı seçtik.Güneşi balçıkla sıvamaya çalıştık...çalışıyoruz!.. Oysa devrimi gerçekleştirip belki de temiz bir lig ve temiz futbolumuz ile yeniden endüstriyelleşip dünyaya kafa tutacaktık.İlerde gıpta ile bakılan bir lig olacaktık.

Maalesef tüm bunlar bizlerde pembe birer hayal olarak kaldı.Belki başka bahara...

30 Nisan 2012

Yarısı İtalyan, Belçikalı Golcü Gianni Bruno

Blogda Onur Ertürk abimle bir karar aldık.Bu karar canlı olarak izlemediğimiz ve uzun süre takip etmediğimiz hiç bir oyuncuyu yazmamaktı.Uzun bir süredir de futbolcu incelemesi yapmıyorduk.Bulduğumuz yetenekli isimleri bir kenara not alıyor ve oyuncuyu izleyen, hakkında bilgi sahibi olan uzman arkadaşlarımızdan yardım alıyorduk.Bu sefer ki yardım sağ olsun Fransa da yaşayan ve http://turkusev.blogspot.com/ blog yazarı Fırat Demirtaş kardeşimizden geldi.Bir süredir Ümit milli takım maçlarını izliyordum.Gözüme çarpan bir kaç oyuncudan en çok gelecek beklediğim oyuncu Gianni Bruno idi.Hakkında araştırma yapsamda yeterli bilgiye ulaşamadım.Bu sırada Fırat kardeşim bizim için Bruno'yu araştırdı.İşte sizin için derlediklerimiz;

Gianni Bruno:
Belçika'nın Liege şehrine bağlı Rocourt isimli küçük bir kasabasında dünyaya geldi.Annesi İtalyan babası Belçikalı.Futbola babasının antrenörlüğünü yaptığı FC Liege'de başladı.Üstün yetenekleri sayesinde hemen fark edilen Bruno, FC Liege'den Standard Liege alt yapısına dikey geçiş yaptı.Standard Liege takımının U12 ve U17 takımlarında şampiyonluklar yaşadı.Alt yapılardaki başarılı performansı sayesinde Anderlecht ve Standart Liege'den profesyonel kontrat teklifi alsada o kariyerini daha da yükseklere çıkaracak olan Lille takımını tercih etti.Lille rezerv takimi ile 2008/09 sezonunda 4 maça çıktı ama gol atma başarısını gösteremedi.Bir sonraki 2009/10 sezonunda ise 27 maçta 12 gol attı.Ardından 2010/11 sezonunda aynı performansı devam ettirerek 16 maçta 7 gol atma başarısını gösterdi.Bruno'nun yükselen gol atma becerisi Lille A takımı kurmaylarının da dikkatinden kaçmadı ve A takım formasını ilk olarak 11 Ocak 2012 günü Lig Kupasında Lyon'a karşı terletti.Hemen 4 gün sonra bu defa Ligue 1'de Marsilya karşısında yine forma şansı buldu.Bu sezon Lille forması ile 8 maça çıktı ve 88 dakika sahada kaldı.Bu 88 dakikalık performansını Ajaccio'ya karşı 1 de gol atarak taçlandırdı.Milli takım tercihinide Belçika'dan yana kullanan Bruno, U16'dan itibaren Ümit milli takıma kadar düzenli olarak forma giymekte.

Teknik özellikleri:
D.T : 19 Ağustos 1991
Boy : 1.80
Kilo : 74
Yaş :  20

Bileklerine çok hakim ve gezgin bir forvet.Top tekniği çok iyi ve pasör özelliği iyi olan bir golcü.Bir yanının İtalyan olmasından ötürü golü koklayan bir yapısı var.Pozisyon sezgisi iyi ama gol vuruşu yapma becerisini biraz daha geliştirmesi gerekli.Gelişimini tam olarak bittirdiğinde bir çok kulübün gözdesi olacağı aşikar.

Not.Bu yazıda bizlere kaynak yardımı yapan Fırat Demirtaş kardeşime bir kez daha teşekkür ediyorum.Emeğine sağlık...

Tulio De Melo & Alexandre Pato

İnsan insana benzer derler ya gerçekten öyle...

Alttaki resimdeki oyuncu Milan'ın meşhur Brezilyalısı, Berlusconi'nin müstakbel damadı Alexandre Pato.
Yukarıdaki resimdeki şahsiyet ise bir başka Brezilyalı Tulio De Melo.Şöyle bir an baktığınızda ikisini bir birinden ayırt etmek oldukça zor.

Bu resimler ise işimizi bir nebze kolaylaştırıyor.Yine hafif benzerlikler var ama bu defa hangisi Pato ayırt edebiliyoruz.
Bu arada Tulio De Melo 27 yaşında ve Lille takımı ile olan sözleşmesi sezon sonunda bitiyor.1.93 boyundaki Brezilyalı forvet takip edilmesi ve dikkatlice izlenmesi gereken bir forvet oyuncusu.Beleş forvet arayan takımlarımıza duyurulur...