19 Mayıs 2012

Dortmund Çalışmaya Devam Ediyor


Fazla söze gerek var mı? Son iki sezonda onlar sahada bir çok şeyi bizlere dikta ettiler.Herkes onlara şuanda imrenerek bakıyor.Futbol piyasasına sundukları bu kadar genç yeteneğin yanında birde Bundesliga'da iki sezon üst üste şampiyon oldular.Yetmedi Almanya Kupası'nda Bayern'e 5 attılar.Büyük sükse yaptılar.Transfer işinde de bu sene çok akıllılar ve yetenekli oyuncuları takıma kazandırmada yine şampiyon olacak gibiler.Önce evlatları olarakta görebileceğimiz Marko Reus'u kadroya kattılar.17.1 milyon euro karşılığında.Şimdi de büyüklerin yeni gözdesi Polonyalı Rafal Wolski ile her konuda anlaştılar.Şimdilik bonservis ücretini öğrenemedim ama ortada dönen rakamlar 5-6 milyon euro civarında.Belki resmi açıklama yapıldığında bu meblağ biraz daha yüksek çıkabilir.Tam emin değilim.


Peki bu Rafal Wolski kimdir? 

Rafal 2010 yılının başında Legia tarafından profesyonel yapılmış 18 yaşında ilk kez ligde oynamış ve U-20 Milli takımına seçilmiştir.Halen de burada forma giymektedir.Forma fırsatı bulduğunda bu fırsatı iyi kullanan genç bir ofansif oyuncusu.Bu sezon daha da çok kendini gösteren oyuncu yavaş yavaş ilk 11'de de forma giymeye başladı.Hatta PSV gibi bir ekip karşısında bile etkili bir oyun sergiledi.
 
Oyunu dikine oynayabilen, mütevazi, iyi paslar çıkaran, şık çalımlar atıp adam eksilten, bu nedenle rakip oyuncuların sert müdahalesine maruz kalıp kart görmelerine neden olan, becerileriyle üst düzey bir futbolcu olacağının sinyallerini veren bir isim.Şuan ki futboluyla eski Manisaspor'lu vatandaşı Iwanski'den bir gömlek üst olduğunu söyleyebiliriz.Oyuncunun henüz 19 yaşında olduğunu da unutmamak gerek.En verimli olduğu mevki forvet arkası.Gelişmeye uygun, gidişiyle para kazandıran bir isim arayanlara.

8 Şubat 2012'de http://surprizgolcu.blogspot.com/ ve http://www.yetenekavcilari.org/ yazarı sevgili Kadri İnce böyle tanıyordu bizlere Polonyalıyı.O günden sonra köprünün altından çok sular geçti tabi.Oyuncu o dönemde Polonya U20 takımında oynarken, bugün Alman Devi Dortmund'a transfer olup 2012 Avrupa Şampiyonası'nda da Polonya A Takımı kadrosuna seçildi.Hızlı yükselişi Dortmund'un Kagawa'yı elden çıkarmasıyla dahada yükselecek gibi.Dortmund takımı Japon oyuncunun boşluğunu Rafal Wolski ile doldurmak isteyecektir.Ayrıca kadrosundaki diğer üç Polonyalı, Robert Lewandowski, Łukasz Piszczek ve Jakub Błaszczykowski'den aldıkları verimi düşünürsek Rafal Wolski'yede forma vermede tereddüt etmeyeceklerdir.

Birde Türkiye'de yetişen oyuncuların yeteneklerini hep yurt dışında oynayan oyunculara benzetiriz ki bu bizde artık yeni bir adet oldu.Bende Rafal  Wolski'yi bizdekinin tersine Arda Turan'a benzetiyorum.Stil olarak bana sürekli Arda Turan'ı hatırlatan bu oyuncunun Arda'dan tek fazlası biraz daha fazla golü düşünmesidir.Yoksa diğer tüm özellikleri Arda ile çok benzerlik taşıyor.Tabii bu benim fikrim...

video
 

17 Mayıs 2012

Boşa Çıkanlar # Michael Owen

Manchester United bu sezonki şampiyonluğu ezeli rakibine kaptırınca taraftara biraz şirin görünmek adına faturayı futbolculara kesmeye başladı.Zaten uzun zamandır United'ın Owen ile yollarını ayıracağını basından okuyorduk.Yıldız oyuncu ile yeni sözleşme yapılmadı ve 32 yaşındaki Owen boşa çıktı.Uzun süreli sakatlıklardan sonra istenilen seviyeye bir türlü ulaşamayan İngiliz oyuncu aslında çok fazla sıçramıştı futbol adına.Artık ayrılık vakti geldi.Sık sık sakatlık yaşaması ve 32 yaşına gelmesi artık seviye olarak alt kademe liglerde oynayacağını dair işaretler verse de Owen hala bir şansı hak ettiğini düşünüyor.Elit takımlarda oynamayacaksam futbolu bırakırım türünden açıklamalar yaptı.Para için Katar'a yada o tarz bir ülkeye gitmez ise ve gururuna yedirip alt seviye bir ligde oynarsa iş yapar gibi.Birde adaşı Hargreaves gibi bir metodu tercih ederse City'e bile gidebilir.Hargreaves geçtiğimiz sezon United'tan sözleşme teklifi alamayınca antrenman görüntülerini sosyal medyada paylaşmış ve transfer tekliflerine açık olduğu belirtmişti.Transfer döneminin sonlarına doğru ise Manchester şehrinin mavi renkli takımına yani City'e transfer olmuştu.Owen'da aynı yolda yürüyebilir.M.City, M.United sırf ezeli rakibi olduğu için dahi Owen ile sözleşme yapabilir.Owen'ında gelecek bir teklife hayır diyeceğini sanmıyorum.Nede olsa şehrin bir diğer yakasına taşınmak zor olmasa gerek.Her ne kadar gittiği takım mavi renklide olsa...

Süper Lig Öncesi Play-Off Maçları

    Süper ligin son bileti için bu dört takım kozlarını paylaşacak.Play-off grubunun ilk ayağı bugün başlıyor.Adanaspor ve Çaykur Rizespor ilk karşılaşacak ekipler.Yarında grubun ikinci karşılaşması olan Konyaspor-Kasımpaşa maçı oynanacak.Takımlara baktığımızda hepsi süper lig tecrübesi olan takımlar.Bu tür final maçlarının havasını solumuş takımlar.Süper lig yolları epey zorludur.Bununda bilincinde olan takımlar.

    Şu anda hiçbir takımın favori olduğunu söyleyemeyiz.Yalnız bazı istatistiklerden yola çıkarak tahminlerde bulunabiliriz. 2006 Yılı'ndan itibaren istatistiklere baktığımızda play-off maçlarını genelde ligi zirveye oynayanlar değilde diğer takımların gerisinden gelenler kazanmış.(3-4-5-6. sıradaki takımları baz alarak)

    2005-2006 sezonu normal lig tablosu :
    1. Bursaspor                    71 puan
    2. Antalyaspor                67 puan
    3. Altay                          64 puan
    4. Sakaryaspor               60 puan
    5. İstanbulspor               54 puan
    6. Orduspor                   54 puan
    Bursaspor ve Antalyaspor ilk iki sırayı aldıkları için direk olarak süper lig vizesini alan takımlar.Play-off karşılaşmalarında ise normal sezonu 4.sırada bitiren Sakaryaspor mutlu sona ulaşmış.

    Play-off maçları

    Yarı final
    Sakaryaspor  5 - 3  İstanbulspor
               Altay  1 - 0  Orduspor    

    Final
                Altay  1 - 4  Sakaryaspor


    2006-2007 sezonu normal lig tablosu :
    1. Hacettepespor          66 puan
    2. İstanbul BB               65 puan
    3. Malatyaspor              61 puan
    4. Diyarbakırspor          52 puan
    5. Kasımpaşa                52 puan
    6. Altay                         51 puan
    Hacettepespor ve İstanbul BB ilk iki sırayı aldıkları için direk olarak süper lig vizesini alan takımlar.Play-off karşılaşmalarında ise normal sezonu 5.sırada bitiren Kasımpaşa mutlu sona ulaşmış.

    Play-off maçları 

    Yarı final
    Diyarbakırspor  1 - 2 Kasımpaşa
    Malatyaspor      0 - 0 Altay


    Final
                  Altay  3 - 4 Kasımpaşa



    2007-2008 sezonu normal lig tablosu :
    1. Kocaelispor             64 puan
    2. Antalyaspor             61 puan
    3. Sakaryaspor            58 puan
    4. Eskişehir                  57 puan
    5. Diyarbakırspor         57 puan
    6. Boluspor                  53 puan
    Kocaelispor ve Antalyaspor  ilk iki sırayı aldıkları için direk olarak süper lig vizesini alan takımlar.Play-off karşılaşmalarında ise normal sezonu 4. sırada bitiren Eskişehirspor mutlu sona ulaşmış.

    Play-off maçları  

    Yarı final
    Eskişehirspor  0 - 0  Diyarbakırspor
    Sakaryaspor   1 - 3  Boluspor

    Final
            Boluspor 0 - 2 Eskişehirspor



    2008-2009 sezonu normal lig tablosu :
    1. Manisaspor              64 puan
    2. Diyarbakırspor         62 puan
    3. Boluspor                  56 puan
    4. Kasımpaşa               54 puan
    5. Altay                        54 puan
    6. Karşıyaka                 51 puan
    Manisaspor ve Diyarbakırspor  ilk iki sırayı aldıkları için direk olarak süper lig vizesini alan takımlar.Play-off karşılaşmalarında ise normal sezonu 4. sırada bitiren Kasımpaşa mutlu sona ulaşmış

    Play-off maçları  

    Yarı final
    Kasımpaşa  4 - 2  Altay
       Boluspor  0 - 0  Karşıyaka

    Final :
    Karşıyaka  1 - 2  Kasımpaşa



    2009-2010 sezonu normal lig tablosu :
    1. Karabükspor           77 puan
    2. Bucaspor                 64 puan
    3. Adanaspor               64 puan
    4. Altay                        59 puan
    5. Karşıyaka                 56 puan
    6. Konyaspor               55 puan
    Karabükspor ve Bucaspor  ilk iki sırayı aldıkları için direk olarak süper lig vizesini alan takımlar.Play-off karşılaşmalarında ise normal sezonu 6. sırada bitiren Konyaspor mutlu sona ulaşmış

    Play-off maçları :

    Lig usulüne göre oynananmıştır.Takımların birbirleriyle karşılaşmaları sonucunda;
    1. Konyaspor
    2. Altay
    3. Karşıyaka
    4. Adanaspor
     2010-2011 sezonu normal lig tablosu :
    1. M.İ.Yurdu                  58 puan
    2. Samsunspor               58 puan
    3. G.antep Belediye        55 puan
    4. Çaykur Rizespor        54 puan
    5. Orduspor                   54 puan
    6. Tavşanlı Belediye        51 puan
    M.İdman Yurdu ve Samsunspor  ilk iki sırayı aldıkları için direk olarak süper lig vizesini alan takımlar.Play-off karşılaşmalarında ise normal sezonu 5. sırada bitiren Orduspor mutlu sona ulaşmış.

    Geçmiş sezonlara baktığımızda play-off maçlarını, genelde ligi geriden takip eden takımların kazandığını görüyoruz.Bunun bir nedeni normal sezonda ilk ikiye girme yarışından ötürü ekstra bir efor sarfından dolayı olabilir.Tabi bu kesin bir bulgu değil.Play-off maçları telafisi mümkün olmayan maçlar olduğu için anlık performanslar, maç içeresindeki bireysel hatalar ve şans faktörü maçların kazananını belirleyen etkenler oluyor.Şimdi maçlar öncesi takımları kısaca bir analiz edelim.

    Adanaspor:
    İlk analiz olarak Adanaspor'u seçtim.Çünkü bana göre bu seneki play-off maçlarının en büyük favorisi konumundalar.Bank asya 1. ligin son 10 maçında çok iyi bir çıkılış yakaladılar.Takımda Mbilla gibi çok önemli bir silahları var.Hocaları Levent Eriş'te çok tecrübeli bir isim.Bu atmosferi rahatça kaldırabilecek tecrübeye sahip.Diğer takımlara göre ilk iki şansları olmadığı için psikolojik ve mental olarakta zindeler.Keza Adanaspor'lu futbolcularında bu maçlar için tecrübeleri olduğunu atlamayalım.Rakiplerini de ligin ikinci yarısındaki maçlarda epey zorladılar.Şuan ki rakipleri Çaykur Rizespor her ne kadar kendilerine ters gelen bir ekip olsa da bu defa şanslı ve avantajlı olan takım konumundalar.Çaykur Rizespor engelinin aştıkları taktirde diğer taraftan gelecek takımıda yenecek moral motivasyonlarıda var olacaktır.Şuanda süper lig biletine en yakın gördüğüm takım.

    Çaykur Rizespor:
    Süper lig için her sene yeni bir yapılanmaya gidip ciddi paralar harcayan Karadeniz ekibi aslında bu sezon şeytanın bacağını kırabilirdi ama yine hayal kırıklığı ile sonuçlandı.Son maçlarında evlerinde Akhisar karşısında aldıkları mağlubiyet, onların bu senede heveslerini kursaklarında koydu.Maç sonunda yaşanan olaylar ve maç içerisindeki mental ve psikolojik yorgunluk onların bu play-off maçlarında en büyük dezavantajları olacaktır.Her ne kadar deplasmanda daha rahat oynayan taraf olsalarda son maçta evlerindeki yaşadıkları travma kolay atlatılmaz.Rakipleri Adanaspor'unda iştahını düşününce işleri hiç kolay değil.

    Konyaspor :
    Sezon başında çok sıkıntılı bir ekip konumundaydılar ama beklentilerin çok üzerine çıktılar.Transfer yasaklarından dolayı ne kadar genç bir ekiple yola çıkmış görünseler de süper ligden düştükleri kadrolarını büyük oranda himaye etmeleri en büyük avantajları oldu.Ligin iyi mücadele ekiplerinden biri konumundayken son maçlara doğru ciddi bir panik havasına büründüler.İyi bir teknik kadroya sahipler ama oyuncularının panik havasından çıkamamaları en büyük dezavantajları olacaktır.Finale çıkmaları pek sürpriz olarak görülmemelidir.

    Kasımpaşa :
    Ligin en iyi kadrosuna sahip takımı olan Kasımpaşa süper ligin en büyük favorisiyken ellerine geçen fırsatları çok kolay harcadılar.İlk iki şansları oldukça yüksekti ama bir türlü olmadı finali yapamadılar.Teknik ekip değişikliği sonrası biraz toparlansalar da çok iyi top oynadıkları söylenemez.Bireysel olarak baktığımızda çok iyi bir kadroları var.Metin Diyadin geçen sezon Ordu ile yaşadığını bu sene yaşayabilirmi bilinmez ama Konya karşısında çokta fazla avantajlı olarak görmüyorum.


    16 Mayıs 2012

    Köln Küme Düşmüş Stat Yanmış Taraftar Ayaklanmış!..

    Sezon başında hedef Avrupa Kupaları olarak yola çıkmışsın.Ligde son 6 hafta ve küme düşmenin en büyük adayısın! Mutlak kazanman gereken maçlar ama sen bu 6 maçtan sadece 2 beraberlik alabiliyorsun.Her maçını ortalama 50.000 kişiye oynuyorsun.İyi kötü maddi imkanlarında var.Haa birde unutmadan takımındaki en gözde oyuncun bu sene adeta coşmuş ama sen ligden düşüyorsun.Hemde bir sezonda 75 gol yiyorsun.Sen düşmeyeceksinde kim düşecek be Köln!

    Sonra taraftar çıldırıyor, yakıyor, yıkıyor olaylar çıkarıyor.Durup düşününce (onaylamasamda) hak veriyorum Köln taraftarına...

    Onur ERTÜRK

    14 Mayıs 2012

    İkinci Bilet Akhisar Belediyespor'un

    Geçtiğimiz sene bu zamanlar bu coşkuyu bizde yaşıyorduk.Sezon başında doğru bir yapılanma ile yola çıkan Manisa şehrinin bir diğer takımı Akhisar Belediyespor, amatör liglere düştükten sonra çok çabuk toparlandı ve dün itibariyle süper lig vizesini aldı.Rize karşısında da çok haklı bir galibiyet aldılar ve normal sezonuda 1.surada bitirerek şampiyonluğuda tescillediler.Onları tıpkı bizim takıma benzetiyorum.Bizde geçen sezon benzer bir şekilde şampiyon olmuştuk.Ayrıca bizim gibi deplasmanda daha başarılı bir takım görünümündeler.Bu sezon Bank asya 1. Ligde 17 maçta 11 galibiyet 2 beraberlik 4'de mağlubiyet aldılar.İç saha performansları ise çok iç açıcı değil.17 maçta 6 galibiyet 10 beraberlik 1'de mağlubiyet aldılar.
    Akhisar yaklaşık 160.000 kişilik nüfusuyla bir çok ilden daha kalabalık bir ilçe.Yalnız statları çok iyi durumda değil.Eksiği çok.Saha zemini gayet iyi durumda ama tribünsel olarak epey yorulacaklar.Seyirci olarakta çok fazla bir taraftara sahip değiller.Bu sezon şampiyonluğa oynadıkları için belki değişim olmuştur ama Manisa şehir olarak daha çok İstanbul'ludur.(Gerçi Türkiye'deki bir çok şehrimizde İstanbul'ludur da) İlçe olarak epey zengin iş adamları var.Umarım ceplerinde akrep yoktur da takımlarına yardımcı olurlar.Yalnız Akhisar Belediyesi'ninde takımın arkasında olduğunu unutmayalım.İlçe Manisa şehir merkezine bizim Tarsus kadar mesafede.Eğer ki şehir merkezinde maçlarını oynamak isterlerse merkez Manisa'lıların çok desteği olmaz.Bunun dışında süper lig havasını da ilk kez soluyacak olmaları bir diğer handikapları.Bu sezon ki yapılanmaları tecrübeli oyuncular üzerineydi.Aynı takımla devam ederler mi şuanda kestirmek zor ama umarım yeni çıkan takımların yaptıkları hatalara düşmezler.


    Manchester Is Blue


     Manchester mavi mi?
    Evet mavi!..
    Hemde 44 yıl sonra. 


    Alt Liglerin Evliya Çelebisi Şehmus Özer

    Zülküf ve Nezir'in abisi.Bir kardeşi daha var Saadettin ama ben onu hiç izlemedim.Diyarbakır doğumlu Şehmus 9 kardeş.Bunların kendisi dışında üçü daha futbolcu.Nezir'i geçen sezon bir kaç maçta takip ettim.O'da ağabeyi Şehmus gibi forvet.Zülküf ise kardeşlerinin aksine atmayı değilde tutmayı tercih edenlerden.Yani kaleci.Hatta bu sezon ağabeyi Şehmus ile Akhisar-Adana maçında karşı karşıya bile gelmişliği var.Ağabeyine penaltı yapan Adanaspor kalecisi Tolgahan'ın oyundan atılmasından sonra kaleye geçen Zülküf o maçtan sonra bir daha formayı kaptırmadı.Belkide kariyerinindeki bu yükselişi abisine borçludur.Bakalım görelim.Tabi bunu zaman gösterecek.

    Zülküf'ün kariyerini bırakıp Özer Kardeşlerden en büyüğüne yani Şehmus'a dönelim.O dönem ki adı 2. lig olan ama bugün Bankasya 1. lig olarak anılan bir alt ligimizde ilk şampiyonluğunu henüz 20 yaşında Malatyaspor ile yaşayan Şehmus, en üst kademenin yani bugünkü süperligin havasını sadece 4 kez soluyabilmiş.Ardından tekrar bir alt lige Kayserispor'a transfer olmuş.Ardından dahada alt liglere gidip sırasıyla Gümüşhanespor ve Mardinspor formalarını terletmiş.Altliglerdeki performansı bu defa O'na İzmir'in ayrılıkçı takımı Karşıya'nın kapılarını açmış.Şehrin 35,5 olan takımında 1 sezon oynadıktan sonra bu defa soluğu Altay'da almış.İki başarılı sayabileceğimiz sezondan sonra bu defaki adresi Akdeniz Sahilleri olmuş.

    Hikayenin bu kısmına kadar olan bölümünü yarım yamalak hatırlıyorum.Özellikle Karşıyaka'dan Altay'a geçişi biraz olay olmuştu.Çok çalışkan ve iyi niyetli bir golcüydü kendisi ama son vuruşlarındaki tedirginliği hafızamda yer etmişti.Mersin İdman Yurdu'na geldiğinde sözleşmesi 1+1 yıllıktı.Belki bankasya 1. ligde kalsak opsiyonunu kullanırdık ama kısmette yokmuş.Kendisiyle bir defa sohbet etme imkanım olmuştu.Mersin Forum Avm'de karşılaşmıştık.Nurullah Sağlam kendisine forma vermiyordu ve oynadığı maçlardada çok verimli olduğu söylenemezdi.Zaten bizde çıktığı 27 maçta biri penaltıdan olmak üzere toplam 5 gol atmıştı.Ama dediğim gibi çok çalışkandı.Sordum neden oynamıyorsun diye.''Hocanın taktiri.Adem şuanda benden daha iyi durumda.İnşallah benimde sıram gelecek.'' diyerek çok güzel bir cevap vermişti.O tribünlerden zaman zaman kızdığımız bir futbolcuydu ama çok beyefendi bir kişiliğe sahipti.

    Az ama öz gol attı.Her iki Kartal maçında, Adem'in yokluğundaki çok önemli Giresun maçında, bir Ordu birde Samsun maçında ağları havalandırdı.Yeri geldi taktik gereği defansta oynadı.Yeri geldi orta sahada dinamo gibi çalıştı.Şampiyonlukta emeği geçti.Takımı şampiyon oldu ama O süper lige değil bir başka Bankasya takımına transfer oldu.Akhisar Belediyespor'a.Başarısını burdada devam ettirdi ve bu sezon attığı 8 gol ile takımına ektradan katkı sağladı.Ve dün takımı Rize'de süperlig biletini aldı.Şehmus'unda bu 3. şampiyonluğu.Seneye bir kez daha süperlig havasınımı solur yada yine bir başka Bankasya takımınamı gider bilinmez ama O'nun formasını giydiği takımı takip etmek bize şart oldu.Bu arada Şehmus'unda yaşıda 32 oldu.Yani adres yine aynı kalacak gibi.

    Şehmus Özer, futbolunun artık olgunluk yaşlarına hızla ilerliyor.Oynasa oynasa en fazla 3 bilemedin 4 sezon oynar.Aynı başarıları yakalayabilirde, sessiz sedasız futbol arenasından çekilebilirde.İleriki nesillerce nasıl hatırlanır bilmem ama ben O'nun her daim altliglerin sahibi olarak hatırlayacağım.Altliglerin Evliya Çelebisi olarak...



    13 Mayıs 2012

    Anadolu'da Taraftar Profili Değişirken Esen Terör

    Dün Galatasaray'ın 18. şampiyonluğunu kazanmasının ardından yurdun dört bir yanında kutlama yapmak için meydanlara inen Galatasaraylı taraftarlara hem tepki hemde şiddet uygulandı.Özellikle Mersin, Malatya, Samsun, Bursa, Ankara başta olmak üzere bir çok kentte yaşanmasını istemediğimiz görüntüler vardı.Yaşanan tepkileri bir yere kadar anlayabiliyoruz ama şöyle objektif bir gözle bakınca yaşananların ulaştığı boyut gerçekten ürkütücü.Türk futbolu taraftarlık adına ciddi bir erozyona uğramakta.Peki yaşananlara nasıl bir önlem alınıyor diye baktığımızda bu konuda da hüsrana uğruyoruz.Oysa iki gün sonra 2020 Avrupa Futbol Şampiyonası ev sahipliği oylaması var ve biz ülke olarak nasıl manşetlere taşınıyoruz.

    Dün Kadıköy'de Fenerbahçe Stadı'nda yaşananlar, daha önce Avni Aker'de yaşananlar, bugün Rize'de yaşananlar, maalesef futbol terörünün ne kadar büyük olduğunu bizlere bir kez daha gösterdi.Son senelerde, özellikle Anadolu'da yaygınlaşan şehir takımcılığı çalışmarını yakından takip edenlerdenim.Eskişehir, Ankara ve Bursa'da sağlam temelleri olan şehir takımlarına son 10 senede Mersin'dede çok önemli temeller atıldı.Şehir takımcılığı adına Samsun, Antalya, Karabük, Ordu ve şu an isimleri aklıma gelmeyen bir çok şehirde taraftar grupları önemli noktalara ulaştılar.Bunlar çok güzel gelişmeler fakat hani hep eskiden statta maçlar yarı yarıya izlenirdi havasına gelmemiz için epey bir zaman geçmesi gerekli.

    Yaşanan olaylarda en az suçlu olan aslında taraftarlardır.Onlar bu terörde ne kadar başrolde olsalarda, aslında suçlular, içinde yaşadığımız ekonomik zorluklarda taraftarların tek eğlenceleri olan futbolu içinden çıkılmaz bir hale sokan medya, yöneticiler ve kulüp yetkilileridir.Futbol Federasyonudur.Futbolun kan emicileridir.Taraftara düşen ise sağ duyulu olmaktır ama artık iş fanatizm boyutlarına ulaştığı için en ufak bir kıvılcımda ortalık alev alıyor.Dün yaşananların benzerini geçtiğimiz sezonda yaşamıştık aslında.Şehirlerde bir şampiyon takımın taraftarı avına çıkılmıştı.Bende geçtiğimiz sezon bu ayıba ortak olanlardandım.Kendimizi haklı gördüğümüz sebepler vardı elbette ama yinede şiddet olayları olunca vicdani olarak kendimi rahatsız hissetmiştim.Bugün durup düşündüğümde ise keşke bu olaylarda hiç bulunmasaydım diyorum.Keşke hiç birimiz bu tur olaylarda bulunmasak.

    Bu ayıp hepimizin ayıbı.Geçen sezon Fenerbahçeli, bu sezon Galatasaraylı, önümüzdeki sezon ise x bir takımın  taraftarının sevincini bölmeyelim.Centilmence elini sıkalım kutlayalım.Ve kendimiz adına, onların şampiyonluklarının bitmesini, bir sonraki sezonda takımızın kazanmasını isteyelim.Biz neden şampiyon olamıyoruz derdine düşelim.Asıl amacımız bir kaç rakip taraftara şiddet uygulamak olmasın.Büyüklük duygusunu karşı tarafa şiddet uygulayarak empoze etmek olmasın.Asıl amacımız; bu olaylarda harcadığımız zamanıda, gücüde kendi takımımız adına sarf etmek olsun.Hazır sezonda bitmişken..