19 Haziran 2012

Egemen Korkmaz!

Feda!...
Beşiktaş'ın son zamanlarda ki popüler sözü yada uygulamaya çalıştığı projeyi kısaca özelleştirdiği iki kelimelik isim.Tabi bu ''iki kelime'' tabiri bana ait.Bu söz elbette Beşiktaş'lı kardeşlerimiz için özel.Benim de onların özeline saygım var.En azından takımları için bir çaba içerisindeler.Bu bile ayrı bir saygıyı hak eden bir davranıştır.


Egemen Korkmaz.
O'nu ilk kez o zaman ki adı Türk Telekom Lig A olan şimdi ki Bank Asya 1. ligde izlemiştim.Bursaspor forması giyiyordu.Sakalları o zamanda uzundu sanırım ama saçları biraz daha kısaydı.Buralara geleceğini bilemezdim tabi.O zamanlarda maçları şimdiki izlediğim gözlerle izlemiyordum.Saha içerisindeki mücadelede, oyuncu performansları, taktik diziliş ve anlık gelişmeleri pek önemsemiyor sadece sevdamızın kazanmasına odaklanıyordum.Yalnız Egemen'in o zamanda böyle hırslı bir yapısı vardı.Aynı Mel Gibson'un meşhur filmi Braveheart'taki canlandırdığı William Wallace karakteri gibiydi.Sahada takımı için savaşan, ''cesur bir yürek'' di adeta...


Egemen Korkmaz Bursaspor ile şampiyonluk yaşadı.Süper lig arenasında boy gösterdi.Sonra yolu Trabzonspor'a düştü.Orda da savaştı takımı adına cesurca yüreğini ortaya koydu.Aslen Balıkesir'liydi ama Bursaspor'a minnet borcunu sırtında (Trabzonspor serüveninde) Bursa ilinin plakası olan 16'yı taşıyarak ödemeye çalıştı.Bu sezon başında ise bizlerin yani taraftarların bakış açısına göre hainlik yaptı ve gitti Beşiktaş'a imza attı.Hainlikten kastım Beşiktaş ve Bursaspor'un aralarında yıllardır süren husumetten ötürüdür.Oysa aynı Bursaspor'a tarihinde ki ilk şampiyonluğunu bir Beşiktaş'lı olan Ertuğrul Sağlam yaşatmıştı.En kritik golüde o sezon Beşiktaş'tan kiralanan Zapo atmıştı Fenerbahçe ağlarına.Ama suçlu olan Egemen'di taraftarlara göre.Ertuğrul Sağlam'dan önceki teknik adam ise şu anda Beşiktaş'ın başına geçen Samet Aybaba idi.Hem de yıllarca Beşiktaş'ın kaptanlığını yapan ve kulübüne toplamda 8 kupa kazandıran Samet Aybaba.Futbol asla futbol değildi.Onca olanlara rağmen hedefteki isim Egemen'di.Sezonun ilk Beşiktaş ve Bursaspor karşılaşması geldi çattı.Süper Ligdeki 3. haftaydı.Beşiktaş maçı 2-1 kazandı ama sahada sürekli ıslıklanan isim Egemen Korkmaz'dı.Edilen küfürler ise cabasıydı.O ise hiç bir aykırı sese kulak vermedi çıktı topunu oynadı.Cesurca ve yürekli futbolunu.Tekmeye kafa uzattı.Bugüne kadar hep yaptığı bir işti ama bu defa Beşiktaş forması altındaydı.

Tüm sezon boyunca toplamda 52 maça çıktı 4548 dakika sahada kaldı.Meşhur Querasma 37 maçta 2833 dakika, Simao 42 maçta 3137 dakika, Almedia ise 39 maçta 2781 dakika sahada kaldı.Egemen dışındaki diğer üç oyuncunun yıllık ücretlerini az çok hepimiz biliyoruz.Takıma verdiklerini de.Peki ya Egemen'in takıma verdikleri? O'nu sahada canlı olarak izleyen şanslı insanlardanım.Bir defans oyuncunu izlemenin neresi şans diyebilirsiniz ama gerçekten O'nun o cesurca savaşması, tereyağından kıl çeker gibi top çalması ve rakiplerine yaptığı yerinde müdahaleler beni o kadar etkiliyordu ki anlatamam.Bu belki futbolun ofanstan çok defans yanından hoşlandığımdan olabilir ama tarafsız bir çok futbol sever Egemen'i gıpta ile izliyordu.Tıpkı benim gibi.


Şimdilerde o gıpta ile izlediğimiz cesur yürek yine basına düştü.Aldığı ücrette indirim yapmadığından bahsediliyordu basında.Hatta Fenerbahçe ve Galatasaray ile ismi anlıyor ama O (tabi basınımıza göre) eski takımı Trabzonspor'a gitmek istiyordu.O kadar ki bazıları O'nu yine hain ilan ediyor ve asla bu takımın formasını bir daha giyemez diyordu.Egemen ne yapmıştı ta hain olmuştu peki? Cevap; hakkını istemişti.Hakkı olanı istemişti sadece.Hiç bir şey yapmadan yılda 3,5 milyon alanlar taraftarlarımızca kral ilan edilirken Egemen hakkını istediği için hain oluyordu.Belki hakkını almak için Fenerbahçe'ye yada Galatasaray'a gelseydi idam bile edilebilirdi.Yıllar önce bir alt ligde şampiyonluk yaşattığı takımı tarafından hain ilan edilen Egemen bu defa hakkı olan ücreti istediği için hain olacaktı!.. İşte bunun için futbol asla futbol değildi!

Egemen direndi ve hakkını aldı.Basınımıza böyle yansıdı.Egemen'in zaferi olarak tabir edildi ama ortada zafer yoktu.Egemen hakkı olanı almıştı sadece.Hatta hakkı olanı korumuştu sadece.Bir artırıma gitmemişti ücretinde sadece mevcut olanı korumuştu.Biz ise bunu bir zafer olarak gördük.Lincoln Galatasaray'a gelirken bir kazık attı giderken ayrı bir kazık.Yatarak aldığı ücret ise yaklaşık 9 milyon euro.Peki ya meşhur okçu Guiza? Hugo Almedia? Bunlar ne verdiler ki takımlarına? Aldıkları kendilerinin olsun gözümüz elbette yok.Bizdeki zihniyet değişmedikçe daha çok alırlar götürürler hatta yatar bir yerlerini büyütürler.Ama Egemen Korkmaz gibi sahada savaşanlar ise her zaman hain ilan edilirler.Egemen gibiler takımları adına her şeylerini ortaya koyarlar ama azıcık sesleri çıksın hemen kapı önüne koyulup idam edilmeye çalışırlar.Dün Bursaspor'da bugün Beşiktaş'ta yarın bir başka kulübümüzde...