4 Ağustos 2012

Sezon Öncesi Mersin İdman Yurdu Vol:4

Serinin 4. yazısın da merak edilen bir konuya el atalım istedim.Sürekli sosyal medya da takımın nasıl şekilleneceğini soran arkadaşlar var.Buna paralel olarak bende bir analizi uygun gördüm.Aslında bu analiz için daha erken ama bir nebze olsun başlangıç yapalım istedim.

Nurullah Sağlam'ın hazırlık maçlarında bir çok sistemi denediğini ve yaşanabilecek talihsizliklere karşı bir çok formül denediğini biliyoruz.Nurullah Sağlam; genel bir kalıpta futbol oynamayı tercih etmeyen, maçına göre sistem düşünen bir teknik adam.Takımdaki eksiklikleri tespit eden ve gerekirse takım içinden alternatif üreten bir isim.Temel felsefesi ise pasa dayalı futbol.

Rıdvan Dilmen'in sevdiğim bir sözü vardır.İyi futbol iyi futbolcularla oynanır diye.Doğruluğu tartışılmayacak bir söz.Peki bizim iyi futbol oynamamız için elimizde iyi malzeme var mı?


Kadroyu ele aldığımızda sağlam bir kale, ağır ve orta profil de bir defans kurgusu, yaşlı ve derinlik felsefesi az olan bir orta saha, her iki kanatta kreatif oyuncu grubu ve güven veren bir forvet hattı...

Altı yabancı kuralının vuracağı takımlardan birisi de Mersin İdman Yurdu olacak.Tabi ligin ikinci yarısına kadar.Çünkü ligin ikinci yarısında Yattara Türk statüsünde oynayacak.Bu önemli bir faktör.Yattara gibi klas bir oyuncuyu Türk statüsünde kullanmak Nurullah Sağlam adına büyük avantaj.


Sahadaki altı yabancı kuralı dedik çünkü yerli rotasyonumuz çok yeterli değil.Kalite ve derinlik açısından şuanda ligde Akhisar Belediyespor'la başı çekenlerdeniz.Hakan Bayraktar ve Murat Erdoğan 36 yaşını doldurmuş isimler.Hasan Üçüncü'nün de yaşı 32.Peki Mustafa Sarp? O'nun da yaşı Hasan Üçüncü'den geri kalmaz. Sarp'ta 32 yaşında.Futbol olarak artık yorgunluk çağına girmiş isimler.

Gelenektendir... Yeni yetme futbolcularla röportaj yaptığınızda genelde hedeflerini anlatırlar.Mikrofonda kekelerler.Heyecanları gözlerine yansır.Açtırlar çünkü.Daha yolun başındadırlar. Peki bizim orta sahamıza baktığımızda ne görüyoruz? Sezon sonu futbolu bırakacak 2 iki isim (Hakan Bayraktar-Murat Erdoğan), şuan serbest bıraksan 2. ligde kendine zor kulüp bulacak bir isim ( Hasan Üçüncü ) birde son senelerde evliya çelebi gibi takım değiştiren bir isim ( Mustafa Sarp ).


Her ne kadar yaşlı olsalarda hem Hakan'ın hem de Murat Erdoğan'ın ayağına top çok yakışıyor.Mustafa Sarp gibi bir yırtık bir orta saha elemanımızın olması bir diğer önemli detay.Yalnız uzun lig maratonun da defanstan topu alıp orta saha da oyun kuracak bir oyuncu acilen alınmalı.Bueno ve Ben Yahia bu özellikli isimler ama sakatlık ve kart cezaları faktörlerini de unutmamak gerek.

Başka detaylara geçelim.
Futbolu güzelleştiren, tribünde sevdasını izlemeye gelen taraftarın gönlüne taht kuran futbolcu sayımızda az değil! Yattara, Pino, Nduka, Erdal Kılıçarslan... İlk üçü son derece kreatif oyuncular.Erdal ise tam bir kontra atak silahı.Pire gibi.Aralara giren ve kendisini unutturan ve aniden pozisyona giren adam.

Bu güzel adamların haricinde bazı kaçak güreşçiler var.İzleyenler bilir.Yılmaz Erdoğan'ın Vizontele filminde güvercinlerle konuştuğu bir sahne vardı.Ne diyordu komedyen;

 '' İçinizde bazı yan gelip yatanlar var.Yemi yiyor ama hiç takla atmıyor.Şimdi isim verip onları rencide etmek istemiyorum ama eğer onlar kendilerine bir çeki düzen vermezlerse fena olur.''

Tıpkı Yılmaz Erdoğan'ın bu klişe cümlesinde bahsettiği gibi güvercinler maalesef bizde de mevcut ama şimdilik rencide etmeyelim.Onları da rencide edeceğimiz günler yakın gibi.

Takımımız iyi transferler yaptı gibi.İsimli ama soru işaretli futbolcuları aldı.Takım uyumu sağlanırsa bu futbolcular isimlerinin hakkını verirler.Fakat hedefsizlik hissiyatına bürünürlerse bu işte bizim açımızdan kötü olur.Hedefsizlik duygusunu yenmek adına Nurullah Sağlam hedefi yukarıda tutmalıdır.Bunu da oyuncularına aşılamalıdır.Aksi taktirde geçen sezonun ikinci yarısın da yaşadığımız tükenmişlik sendromunu tekrar yaşarız.


Başarı için general, subay ve er dengesini iyi yakalamak gerekli.Takımda general de, subay da, er de mevcut.Önemli olan bu kadrodan düzenli bir ordu kurmak.Bizim de bu sezon ligde nasıl var olacağımızı Nurullah Sağlam'ın kuracağı ordu belirleyecek.Tabi bu ordu ya 2 aydır bir komutan aranıyor.Tüm hesaplar bu 10 numara diye tabir ettiğimiz komutana bağlı.Alınmadığı taktirde şuanda mevcut potansiyel tehlike olarak görünen kadro derinliğinin olmaması başımıza bir takım işler açabilir.


1 Ağustos 2012

Erkan Sekman İle Yollar Ayrıldı

Ne yalan söyleyim alındığı gün bu adama ne gerek var demiştim.Belki iyi futbolcudur iyi bir profesyoneldir ama Erkan Sekman'ın bu takıma vereceği katkıyı altyapıdan çıkarabileceğimiz mevcut bir potansiyel bile verebilirdi.En azından takıma altyapıdan bir oyuncu kazandırılmış olurdu.

Hayır anlamadığım Erkan Sekman alınacaktı Erhan Güven'i neden gönderdiniz ki? Ya da İlhan Özbay'ı? Belki farklı tipte oyuncular ama mental açıdan takıma ne verecekleri ortada.Erkan Sekman'ı Türk futbol severlere sorsak inanın bir çoğu tanımayacaktır.Çünkü Erkan Sekman tarzında futbolcuların oynadıkları takıma extra hiç bir katkıları olmamıştır.Dediğim gibi Erkan belki iyi bir futbolcudur iyi bir profesyoneldir ama bu takımda ömrü yedek kulübesinde geçecektir.Yedek kulübesine transfer yapma lüksümüz yoktur.O'nun yerine alt yapıdan gelecek bir genç oyuncumuzun oturması bizim açımızdan daha olumlu olur. 


Neyse ki yanlış bir adım atılmıştı ama bu karardan erken dönüldü.Erkan Sekman ile dün itibariyle yollar ayrıldı.Gerekçe olarak istenilen performansa ulaşamadığı belirtildi.Her şeyde bir hayır vardır.Erkan Sekman için de Kırmızı-Lacivert günler şimdilik bitmiştir.Kendisine futbol şansı açık olsun dileklerimizi iletelim. 

31 Temmuz 2012

Sezon Öncesi Mersin İdman Yurdu Vol:3

Serimizin üçüncü yazısında, bugüne kadar yaptığımız transferlere değineceğiz.Analiz bütün transferleri ve takım yapısını kapsayacak.Serinin ilk iki yazısının da kurumsallaşma ve transfer politikasına değinmiştik.Dilerseniz ilk yazımıza şuradan ikinci yazımıza da buradan ulaşabilirsiniz.


Takımımız şuana kadar toplam 13 transfer yaptı ve bu 13 transfere yaklaşık 400.000 tl bonservis ödedi.Pino'ya 100.000 euro, Eren Tozlu'ya da 180.000 tl yetiştirme bedeli ödendi.Diğer transferlerimiz ise bonservis bedeli ödenmeden yapıldı.Genel olarak bakıldığında başarılı bir transfer politikası izlendi.

Takımdan gönderilen isimler;
  • Hakan Arıkan
  • Erhan Güven
  • İlhan Özbay
  • Çağdaş Atan
  • İbrahim Kaş
  • Spas Delev
  • Erman Özgür
  • Tonia Tisdell
  • Beto
  • Moritz
  • Amoah
  • Barış Ataş
  • Zurita
  • Ferdi Coşkun
Takıma katılan isimler;
  • Murat Erdoğan
  • Serkan Yanık
  • Eren Tozlu
  • Özden Öngün
  • Erkan Sekman
  • Milan Stepanov
  • İbrahima Yattara
  • Aydın Toscalı
  • Taylan Eliaçık
  • Ergin Keleş
  • Juan Pablo Pino
  • Mustafa Sarp
  • Ömer Aysan Barış
Bu isimlerin yanına bir 10 numara kesin alınacak, bir de sol bek düşüncesi var.Sol bek duruma göre esneklik kazanabilir ama 10 numara kesin olarak alınacak.

Giden oyuncuları ve gelenleri kıyaslayacak olursak;


Hakan Arıkan / Özden Öngün: 

Hakan Arıkan direk şampiyonluk oynayacak bir takım kalecisi olmamakla beraber potansiyeli belli ama ne zaman ne iş yapacağı belli olmayan bir kaleci.Fenerbahçe maçın da orta sahadan hem de maçın başında golü yiyen, sonrasında hayati önem taşıyan bir maçta ( Trabzonspor deplasmanı ) harikalar yaratan bir kaleci.Bu sebepten ötürü başa oynayan takımlarda direk kaleci olamayacak bir isimdi.Bizimle zaman zaman kimyası uyuştu ama kafa olarak Mersin'de kalamadı.Sezon bitince soluğu direk oynayabileceği Antalyaspor'da aldı.Başarılı olacağını düşünüyorum.

Özden ise Hakan Arıkan'dan faklı bir kaleci.Yüz yüze pozisyonlarda tipik Türk kalecisi ama yan toplarda tipik Türk kalecilerinin aksine daha başarılı.Bu yönünü özellikle Ankaragücü'nde sürekli oynayarak geliştirmesi önemli bir avantajı.Oyuna konsantre olduğunda takımı ipten alabilecek bir isim.Yaşı itibariyle tecrübeli ve milli takım formasını giymiş iyi bir kaleci.Ankaragücü'nde çok iyi bir performans gösteren Özden'in geçen sezonun yarısında forma giymemesi başlarda dezavantaj gibi görülse de Hakan Arıkan gibi yedek kalmayı dert etmeyecek olması kalede kayıp yaşamayacağımıza bir işaret.

Erhan Güven-İlhan Özbay / Erkan Sekman-Ömer Barış Aysan:
Erhan Güven defansif yönü iyi olan ama ileri çıkışlarında ağır ve pas isabeti zayıf olan bir isimdi.İlhan Özbay'da Erhan'ın aksine hızlı ve hücum yönü kuvvetli bir sağ bekti.Aslında İlhan sağ açık oyuncusuydu ama son zamanlarda bek oynatılıyordu.İkisininde takım için yeterli olduğunu söylemek çok zordu.Gönderilmeleri isabetli bir karardı.Bu iki isimin yerlerine Erkan Sekman ve Ömer Barış Aysan alındı.Erkan Sekman'ın Erhan Güven'den bir artısı yok.Hatta Erhan'ın Erkan'dan bir gömlek üstün olduğunu söyleyebiliriz.Ömer Barış'ın alınması bu mevkide çok büyük bir hamle oldu.Ömer özellikle geçtiğimiz sezonun başlarında Manisaspor ile büyük çıkış yakalamıştı.Tecrübeli ve sağ bekte çok başarılı bir isim.Şu anda Ömer ilk adam ve alternatifsiz görünüyor.Erkan Sekman ise sanırım geçen sezon ki İlhan Özbay kontenjanından yararlanacak.Yedek kulübesine bir transfer gibi duruyor şimdilik.Umarım bizi yanıltır da biz de bu konuda yanlış bir yorum yapmış oluruz.

Çağdaş Atan-İbrahim Kaş / Milan Stepanov-Aydın Toscalı-Serkan Yanık:

Defansın ortasında iki oyuncu gönderildi üç oyuncu alındı gibi görünse de geçtiğimiz sezonun ortasında Mehmet Polat gönderildiği için bu bölgede büyük boşluk oluşmuştu.Tandem takım için en önemli bölgelerden başı çekenlerden.Takımın ana damarı diyebileceğimiz bir bölge.En azından Nurullah Sağlam'ın sistemin de bu böyle.
İbrahim Kaş ve Çağdaş Atan ayrılan isimler.Aslında İbrahim Kaş, geçen sezon son derece iyi bir performans göstermişti.Takım ile kimyası uyuşmuştu.Kiralık olması ve zaman zaman yaptığı talihsiz açıklamalar takımdan gönderilmesine yol açtı.Hızlı ve çabuk kademeye giren Kaş'ın yokluğunu hissedeceğiz.Çağdaş Atan ise ağır ve kademe hatasını sık yapan bir isimdi.Arkasına oyuncu kaçırmasından dolayı zaman zaman kart sorunu yaşamıştı geçen sezon.Ayrılması isabetli oldu aslında.Taraftar ile geçtiğimiz sezon sıkıntı yaşamıştı.Tribünlerde pekte sevilen bir isim değildi.Çağdaş Atan'ın bizde bıraktığı tek hatıra sanırım attığı diyagonal paslar olacak.

Çağdaş ve İbrahim Kaş'ın yerlerine alınan isimler kaliteli ama soru işaretleriyle dolu. Önce Milan Stepanov ile başlayalım.Bundan bir kaç sezon önce Porto'da oynayan, İspanya deneyimi yaşamış bir dönemde Chelsea'nın kapısından dönmüş bir isim.Pozisyon sezgisi kuvvetli, akıllı bir stoper ama sık sakatlanan bir yapısı var.Son iki sezondur Bursaspor maçlarını yakından takip ettim.Stepanov'u da detaylı olarak izleyenlerdenim.Hakkında detaylı bir analiz blogda yer alacak.Şimdilik kısa geçmek zorundayım.
Aydın Toscalı'ya gelelim.Eli ayağı düzgün bir stoper.Takıma verecekleri belli.Tecrübeli ama ağır bir isim.Çağdaş Atan'dan tek farkı sağ ayaklı olması ve diyagonal pasları atamaması.Serkan Yanık ise Ntv spor Müdürü Devrim Abi'nin tanımıyla çok yerinde bir transfer.Oyuncuyu Devrim Abi söyle tanımlıyor; ''Her iki ayağını da kullanabilen ve defansın her bölgesinde oynayabilen bir oyuncu.İyi transfer.''

Defans hattına genel olarak baktığımızda giden ve gelen oyuncular arasındaki denge sağlanmış ama yine de bir derinlik söz konusu değil.Her an sakatlanabilecek bir Stepanov'a en azından bir alternatif daha şart.Bu alternatif oyun kurma becerisi olan bir isim olursa daha faydalı olacaktır zira mevcut kadroda topla çok haşır neşir olabilecek bir tek Joseph Boum var.O'nun da asli vazifesi başından aşkın.

Moritz-Zurita-Erman-Barış / Mustafa Sarp-Murat Erdoğan:

Kadromuzda şuanda en zafiyet gösteren bölgelerden biri de orta saha olacak gibi.Giden oyuncu sayımız 4 iken alınan oyuncu sayısı 2.İlla bir sayısal denge olacak değil elbet ama sahaya 5 yabancı çıkaracağımız için yerli sayısını biraz daha fazlalaştırmak gerekli diye düşünüyorum.

Gidenlerden Barış Ataş son zamanlarda fazla forma şansı bulamamıştı.Erman Abi'nin de sık sık sakatlık sorunu vardı.Zurita ise oyunun defansif yönünde fazla kalıyordu.İleri çıkmayan sürekli defansın içine giren bir yapısını artık takım kaldıramıyordu.Moritz ise oyunun şeklini değiştiren iyi bir 10 numaraydı ama O'nun da disiplin sorunu had safhadaydı.Bu dört oyuncunun yerine ise Murat Erdoğan ve Mustafa Sarp alındı.Ayrıca bu bölgedeki eksiklik sanırım mevcut kadrodan çözülecek.Fazla oynama şansı bulamayan Hasan Üçüncü ve Nurullah Kaya, bu sezon daha fazla sahne alabilir. Fakat mevcut kadro ile pozisyon bulmakta zorlanan bir Mersin İdman Yurdu izleyebiliriz.Zira yaratıcı oyuncu kontenjanı yok denecek kadar az bu bölgede.Gelecek 10 numara oyuncu ile bu sıkıntı bir nebze aşılabilir ama kadro derinliği ve yeterlilik orta sahamız da şuan da alarm vermekte.

Spas Delev- Tonia Tisdell-Ferdi Coşkun / İbrahima Yattara-Juan Pablo Pino:

Giden oyuncular yaşları genç ve gelecek vaadeden isimlerdi ama takıma katkı olarak beklentinin altında kalmışlardı.Tisdell bu konuda diğer iki oyuncuya nazaran olumlu işler yapsa da sık sakatlanması O'nun da beklentiyi karşılayamamasına sebep oldu.Özellikle çok beklentimiz olan Delev'in sezon öncesi tavrı Bulgar oyuncuların çirkin yüzünü bizlere bir kez daha göstermiş oldu.

Gelen oyuncuları ise bireysel olarak anlatmamız epey uzun sürer.Kısaca değinecek olursak kapalı kutu iki oyuncu.Bursaspor'dan beklediğini bulamayan Yattara ile nerdeyse 1 sezonu boş geçiren Pino.İkisinin de mevcut disiplin sorunu ve gece hayatı olduğunu da belirtelim.Yalnız her iki oyuncuda kreatif oyuncu kategorisinde olmaları büyük avantaj.Zihinlerini sahaya verirlerse iyi işler çıkar ama tersi olursa tribünlerin tepkisi her ikisinin de soluğu başka yerlerde almasına sebep olabilir.Birde Pino ile alakalı geçen sezon ayağı kırıldı diye bir haber vardı.Oyuncu bunu yalanladı.Ayağının kırılmadığını ama önemli ve ağır bir sakatlık yaşadığını belirtti.

Beto-Amoah / Taylan Eliaçık-Abdullah Halman-Eren Tozlu-Ergin Keleş:

Geçtiğimiz sezon başında Nurullah Sağlam'ın Nobre'nin alınması için çok direttiğini biliyorum.Beşiktaş'ta yattığı yerden milyonlar alan ama takımına hiç bir şey vermeyen Nobre'nin alınması için bu kadar uğraşıldığına çok şaşırmıştım.Daha sonra Nurullah Sağlam yaptığı açıklamada özellikle süper lig de iyi bir golcü olmaz ise işimizin zor olacağını belirtmişti.Bunu sezon içerisinde Nobre'nin extra performansı ile topladığımız puanlarla uzun süre ekmeğini yediğimizi görünce anladım.Sağlam verdiği kararda ne kadar haklı olduğunu göstermişti.Nobre'nin olmadığı maçlarda ise işimiz epey zordu.Beto bir yere kadar çare oldu ama sıkıntıyı aşamadık.Amoah nerdeyse hiç oynamadan kadro dışı kaldı.Eldeki oyuncularında sakatlık ve kart cezalısı olmaları ileri uçta bizi Moritz'e, zaman zaman da Erdal Kılıçaslan ve Spas Delev'e muhtaç etti.
Bu sezon ise forvet hattına deyim yerindeyse yığım yaptık.Eren Tozlu, Abdullah Halman, Taylan ve Ergin Keleş alındı.Eren Tozlu sağ açıkta oynayabilen Burak Yılmaz tarzında bir oyuncu.Abdullah ise bana bir zamanların Aykut Kocaman'ını hatırlatıyor.Yalnız sadece stil olarak çünkü iki oyuncu arasında epey kalite farkı var.Abdullah bizde oynadığı dönemde taraftarın sevgilisiydi.Sonrasında gitti şansını Eskişehirspor'da denedi ama olmadı.Bu O'nun ikinci süper lig macerası olacak.Mevcut kadroda Nobre'ye şauanda tek alternatif olacak isim ise Ergin Keleş.Oyuncunun lig tecrübesi ve kalitesi en büyük artısı.Taylan Eliaçık ise neden alındığını anlayamadığım bir isim.Bana göre altyapı kontenjanına uygun olduğu için alınmış olabilir çünkü Taylan şu haliyle 2. lig topçusu olabilir.

Takımın transferlere göre oyun yapısına bir bakalım.

Gelen ve giden oyunculara baktığımızda, Nurullah Sağlam'ın bu sezon biraz daha kanatlarda oynama isteğinde olduğunu anlamak çokta zor değil.Kanatlardan Pino ve Yattara ile hücum düşünen Sağlam'ın yine en büyük kozu Nobre olacak.Bu oyun şablonunda hava hakimiyeti olan Nobre ile yukarıda neden alındığını anlamadığım dediğim (burda birazda kendimle ters düştüm ama) Taylan Eliaçık isabetli ortaları gol yaparsa başarılı olunur.Bir diğer alternatif oyun sistemimiz ise yine klasik pasa dayalı oyun sistemimiz olacaktır.Bu sistemde kilit isim ise yeni transfer Mustafa Sarp olacak gibi.Boş koşuları ve dinamik bir yapısı olan Sarp'ın orta sahada çekeceği yük diğer oyunculara avantaj sağlayacaktır.