1 Eylül 2012

Transfer I Atilla Turan Orduspor'da

Nereden bakarsanız bakın harika bir transfer hamlesi.Hem genç, hem altyapı eğitimini Avrupa'da (Fransa) almış hem de sol bek.Takımınızda görmek istediğiniz sol bek kim olsun deseler gözüm kapalı Atilla Turan derim.Zaten kendisi hakkında da tam bir yıl önce şurada bir post atmıştık.Yani blogumuza yabancı bir oyuncu değildi.Takip ettiğimiz ve beğendiğimiz bir oyuncu.Yalan yok kıskandım bu transferi.Nedim Türkmen'e de bravo.Planlı ve programlı bir şekilde yoluna devam ediyor.Ordu O'na sahip çıkmalı.Destek olmalı...

Transfer 1 yıllık kiralık olarak yapıldı ama satın alma opsiyonu Karadeniz ekibinde.

Rafael Van der Vaart


Arkadaş bu ne ciddiyetsizlik... Ayağında terlikle...

Taraftardan Yönetime Sitem

Tribün liderliğini çocukluk arkadaşım Ufuk Tepebaş ve abisi Kemal Tepebaş'ın yaptığı Güney Kale arkası Şeytanlar Grubu Eskişehirspor maçına girmeyerek Yönetimi protesto etti. Turnikelerin açılmadığını ve maça giremediklerini ifade eden Güney Kale arkası Şeytanlar Grubu Sözcüsü Kemal Tepebaş, "Mersin İdman Yurdu Yönetim Kurulu'nun bizimle sorunu nedir ?" dedi.


Yönetimin bilet politikasını da eleştiren Kemal abi; ''Biz cebimize harçlık istemiyoruz. Eskişehirspor maçında taraftar grubumuzla dışarıda kaldık. Biz Mersin İdman Yurdu sevdalılarıyız. Bilet fiyatları yüksek. Bunların düzeltilmesi gerekiyor. Bizler Sivasspor deplasmanına 10 otobüs gittik. Hangi birinizden para istedik" diye konuştu.

Bende burdan yönetimin bu çağrıları acil olarak duymasını diliyorum.

Aykut Erçetin: Hepsinden İyiydim!


Galatasaray'ın genelde forma tanıtımların da manken olarak kullandığı kaleci Aykut ile bu sezon başında yollarını ayırmıştı. Sanırım 10 yıldır Galatasaray kadrosunda yer alan bir kaleciydi Aykut. Dile kolay tam 10 yıl.Ülke futbolu adına ''istikrar'' istiyoruz ya; Aykut en azından yedek kulübesinde bunu sağlamıştı.

Yakışıklı futbolcu diyelim zira Galatasaray'a forma tanıtımı dışında gözle görülen bir katkı yapmadı.Belki 2006'daki şampiyonlukta payı vardı.Bunlar dışında bir Aykut gurbetçi biliyorsunuz.Ben ismini ilk kez Stuttgart'ta duymuştum genç milli takıma seçildiğinde.Sonrası ise klasik bir şekilde Türkiye macerası oldu.Kendini geliştirme adına da bir kıdım ilerlemedi.İşin enteresan yanı ise ayrıldıktan sonraki açıklamaları; "Bu zamana kadar G.Saray'da hep yabancı kalecilerle boy ölçüştüm. Ancak şunu söyleyebilirim: Mondragon ve Muslera hariç, hepsinden daha iyiydim. 2007-08 sezonunda Orkun ile birlikte G.Saray'ı şampiyonluğa taşıdık. Son 20 yılın en az gol yiyen kalecileriydik. Bu başarıdan sonra milli takıma çağrılmayı bile bekledim, ama böyle bir şey olmadı.''

Şimdi Aykut takıma gelen bir çok kaleciden iyi olduğunu düşünüyor düşünmesine ama demek ki Kalli, Rijkaard, Skibbe hatta Fatih Terim futboldan anlamıyor.Ben bu açıklamalardan sonra bunu anladım.
Ne yazık ki...

Mersin Arena Stadı Son Görseller





















Hafta Sonu Gelince


1 Eylül Cumartesi
09:30 Gws Giantis- North Melbourne [Eurosport 2]
13:00 Kashima Antlers - Vissel Kobe [Eurosport 2]
13:00 Rubin Kazan - Terek [LigTv 2]
14:45 West Ham - Fulham [LigTv 3]
16:00 Tavşanlı Linyitspor - Boluspor [Trt Spor] 
16:30 Nürnberg - B.Dortmund [Trt Haber , Trt HD] 
17:00 Swansea City - Sunderland [Premeier League Tv]
17:00 Tottenham - Norwich City [LigTv 3]
17:00 West Bromwich - Everton [LigTv 2]
18:00 İstanbul BB - Antalyaspor [LigTv]
19:00 Kayserispor - Akhisar Belediye [LigTv 2]
19:30 Fortuna Düsseldorf - M'Gladbach [Trt Haber , Trt HD]
19:30 Manchester City - QPR [LigTv 3]
20:00 Ankaragücü - Adanaspor [Trt Spor]
20:30 Karabük - Beşiktaş [LigTv] 
21:15 Elazığspor - Kasımpaşa [LigTv 2] 
23:00 Mallorca - Real Sociedad [NtvSpor] 
00:30 Palmeiras - Gremio [LigTv 3] 


2 Eylül Pazar
15:30 Liverpool - Arsenal [LigTv 3] 
16:00 Şanlıurfaspor - Karşıyaka [Trt 1] 
16:30 Wolfsburg - Hannover 96 [Trt Haber , Trt HD]
18:00 Newcastle - Aston Villa [LigTv 2 ] 
18:00 Sivasspor - Fenerbahçe [LigTv]
18:00 Southampton - Manchester United [LigTv 3]
18:30 Bayern Munih - Stuttgart [Trt HD] 
19:30 Lokomotiv Moskova - Spartak Moskova [LigTv 3] 
20:00 1461 Trabzonspor - Konyaspor [TrtSpor] 
20:30 Galatasaray - Bursaspor [LigTv , Kanal 399(3D) ] 
20:50 Real Madrid - Granada [NtvSpor] 
21:00 Gaziantepspor - Trabzonspor [LigTv 2] 
22:00 Internacional - Flamengo [LigTv 3] 
22:30 Barcelona - Valencia [NtvSpor]

3 Eylül Pazartesi
20:00 Gaziantep BB - Denizlispor [Trt HD] 
22:30 Real Betis - Atletico Madrid [NtvSpor]


Kaynak: Tribün Dergi

Kupa'ya Yakışanlar



İki Madrid Takımı ve İki Süper Kupa

Önce Real Madrid İspanya'da ki Süper Kupa'yı aldı..


Sonra Atletico Madrid Avrupa'da ki Süper Kupa'yı aldı...


Şehrin iki yakasında da sevinç hakim ve şehrin iki takımının 10 numaralı oyuncuları Türk. Sanırım buda bizim sevinç kaynağımız olsa gerek...

31 Ağustos 2012

Fc Twente & Bursaspor & Hollanda & Türk Futbolu

Biri diğerinden sadece iki sene sonra kurulmuş (Bursaspor 1963, Twente 1965) ama birbirine benzeyen iki futbol takımı.Her ikiside 2010-11 sezonunda kendi liglerinde ilk şampiyonluklarını yaşamış ve her ikiside aynı sezon devler liginde ülkelerini temsil etmiştir.Bursaspor devler liginde 1 puan toplayıp elenirken, Twente 6 puan toplamış ve yoluna Avrupa Ligi'nde devam etmişti.


Bursaspor ve Twente kendi liglerinde başa güreşen ekiplerden sonra gelen ve zaman zaman zirveyi kovalayan takımlar.Oyuncu profilleri ve oyun formatları birbirine yakın takımlar.Gerçi Twente Bursaspor'a nazaran daha efektif oynayan ve ayağa paslarla hızlı çıkan bir ekip.Dikine oyunda da Bursaspor'a göre daha başarılılar.Ayrıca ilk kez katıldıkları Şampiyonlar Ligi'nde Bursaspor gibi sırıtmadılar.Mesela oynadıkları 6 maçta 1 galibiyet, 3 beraberlik, 2 mağlubiyet aldılar.Gruptaki rakipleri ise Tottenham, Inter ve Werder Bremen'di.

Bursaspor ise Manchester United, Valencia ve Rangers'ın yer aldığı grupta 5 mağlubiyet ve 1 beraberlik alabildi.Twente 6 maçta 9 gol atıp kalesinde 11 gol görürken, temsilcimiz Bursaspor ise 2 gol atma başarısı gösterirken kalesinde tam 16 gol gördü.O sezon Bursaspor Slovakya ekibi MŠK Žilina'dan sadece 3 gol daha az yedi.Ayrıca Twente takımı, Bursaspor'a göre daha zorlu bir grupta yer almasına rağmen Alman devi Bremen'i geride bırakarak yoluna Avrupa Ligi'nde devam etmişti.

Bursaspor ve Twente'nin bu sezonki kaderleri bu defa Avrupa Ligi'nde kesişiyordu.Bir fakla... Bu defa birbirlerine rakiptiler.Kazanan ise Hollanda Futbolu oldu.Hemde 115. dakikada.Hani bu sezon başında gol kralımız Burak Yılmaz için Ajax'ın adı geçiyordu da biz ne işi var Hollanda'da diyorduk ya işte o Hollanda Futbolu'ydu dün galip gelen taraf..
 
Dün sadece Fer ve Tadic'i izlememiz bile yeterliydi aslında.Dikine oynadıkları akıcı futbol ve ayağa paslarla kurguladıkları hücum varyasyonları sanırım bizim ligimizde hala olmayan bir unsur.Aslında Bursa'da tur için avantajlı bir skor alınsa da dün gece için asla yeterli değildi.Beğenmeyip burun kıvırdığımız ve futbolcularımızın oynamak için tercih etmediği Hollanda Ligi yada Hollanda Futbolu hala bizden çok önde.Biz bunu 2010-11 sezonunda anlamalıydık ama bağıra bağıra gelen tehlikelere hep göz kapattık.

Son sözlerimizi ise Trabzonspor'un yeni transferi Marc Janko bizler için taa 2011 yılında Twente'ye neden transfer olduğunu söylediği şu sözlerle bitirelim;  "Daha büyük kulüplere de gidebilirdim ama  transfer olmadan önce kendimi o ligler için hazırlamalıydım. Twente de bu açıdan oldukça iyi bir kulüptü." 

Tabi anlayana...

Doğum Günün Kutlu Olsun Culio



30 Ağustos 2012

Marc Janko Bir Elmander Etkisi Yaratabilir

Avusturya ve Almanya arasındaki bağ meşhurdur. Bu ikiliye İsviçre'yi de ekleyebiliriz. Dilleri dahi ortaktır. Gerçi İsviçre'nin önemli bir kesminde Fransızca konuşulsa da Almanca ilk dil olarak kabul görür. Avusturya ve İsviçre liglerinde parlayan bir futbolcu soluğu hemen Bundesliga'da alır. Trabzonspor'un yeni transferi Marc Janko ise tabiri caizse arap atları misali biraz geç açıldığından ilk yurt dışı deneyimini Hollanda ligi takımlarından Twente ile yapmış. Yapmış diyorum o dönemde takip etmediğim bir futbolcuydu. (Kendisi ile tanışmamız ise Fm 2011'e dayanır.)

Twente formasıyla çıktığı maçlarda önemli istatistiklere ulaşmış olsa da öyle şaşalı ve gösterişli bir futbolcu kişiliği asla olamamış bir isim Marc Janko. Uzun boylu ve ortalamanın üstünde bir bitiriciliği olan bir futbolcu. Hava toplarına hakim ama tek başına bir golcü değil. Yani Janko'dan öyle topu alıp rakip oyuncuları çalımlayıp ceza sahasına girip gol atmasını beklemek hayalcilik olur. Zaten o dev cüsseden de bunu bekleyemezsiniz. Janko'yu tanımlamak istersek Erman Toroğlu tabiriyle ''pişmiş aşın tuzu'' diyebiliriz. Janko'nun birde Porto günleri var. Porto'da Janko'yu pişmiş aza tuz olması için aldı. Forvet hattındaki kısırlık için kısa vadede çözüm olarak Janko'yu düşündüler. Haklı da oldular çünkü sezonun ilk yarısındaki gol kısırlığı çekmişlerdi ve şampiyonluk için epey geride kalmışlardı. Sezonun ikinci yarısındaki Janko hamleleri Ejderhalar'a gitti denilen şampiyonluğu getirdi. 

Janko Trabzonspor'a belki tek başına şampiyonluk getiremeyebilir ama Porto'da olduğu gibi şampiyonluk yolunda direk etki edebilir. Tıpkı geçtiğimiz sezon Elmander'in Galatasaray'a yaptığı pozitif etki gibi. Hatırlayın Galatasaray Elmander'in olmadığı maçlarda gol kısırlığı çekmiş ve pozisyon bulmakta epey zorlanmıştı. Oysa takımda Engin Baytar ve Selçuk İnan gibi yaratıcı oyuncular olmasına rağmen. Peki Elmander'in Galatasaray'a ekstradan verdiği neydi diye soracak olursanız; mücadele gücü, yıpratıcılığı, örnek oyuncu profili, düzenli aile yaşantısı ve en önemlisi de profesyonelliği idi. Asla yıldız oyuncu kompleksine girmeden ve antrenmanlarda herkesten önce gelip herkesten daha fazla çalışan kimliği ile Fatih Terim'in takımdaki en önemli yardımcılarından biri oldu. Aynı profesyonellik anlayışı Marc Janko'da da var. Buna iyi bir örnek sanırım; sakatlığından dolayı 1 sezon oynamadığı Red Bull Salzburg günlerinde bir antrenmanı dahi kaçırmamış olması olacaktır.

Janko transferi her hattıyla başarılı bir transfer hamlesidir. Yaşının 29 olması hiç önemli değildir. Unutmayalım ki Elmander'de ülkemize geldiğinde 29 yaşındaydı ve gösterdiği performans ortada. Kendine bakan, aile yaşantısı düzgün olan ve en önemlisi Trabzon şehrine ve Türk aile yaşantısına uygun olan bir kimliğe sahiptir. Yattara ve Jaja'da yaşadığı sıkıntıları Trabzon şehrine yaşatmayacak bir adamdır Janko.

Birde unutmadan belirtmekte fayda var; Janko IFFHS Dünyada 1.Liglerde Yılın En Skorer Gol Kralı Ödülü'nü 2009 yılında almış bir isim.

29 Ağustos 2012

Braga Penaltılarla Devler Liginde

Portekiz'in farklı kulüplerinden Braga, dün gece oynadığı ön eleme maçında İtalyan temsilcisi Udinese'yi penaltı atışları sonucunda saf dışı bıraktı.Ülkesinde Benfica, Porto ve Sporting CF takımlarından kiraladığı oyuncularla her dönem adından söz ettiren Braga, iki sezon öncede Uefa Avrupa Ligi'nde final oynamıştı.

28 Ağustos 2012

İdmanda Bir Adanasporlu!


Pek olacak iş değil ama bir Adanaspor taraftarı dünkü idmanımızı takip etmiş.Hatta sosyal içerikli mesaj vermiş;
"Futbol sahada oynanmalı. Biz taraftarlar olarak şiddetten yana olmamalıyız. Burada birlik ve beraberlik olmalı. Yaşanan tatsızlıkların biran önce son bulmasını isterim"

Kendisine ilgisinden ötürü teşekkür ederiz.Hem de şu görüntüleri bir kez daha görünce...

2011 yılında Adanaspor deplasmanında yaşadıklarımız.
 

Luka Modric & Cevapi Vol:2


Bundan yaklaşık 4 ay önce Luka Modric'in cevapi yemeğine olan ilgisini şurada konu etmiştik.Malum Mersin'de tantuni meşhurdur.Her Mersinli gittiği yerde tantuni arar.Modric'de Londra'ya taşındığında ilk iş olarak bir köşe başında cevapici aramış.Bu yüzden Modric'e bir yerde hemşehri gözüyle bakıyorum.Modric şimdi Madrid'e taşındı.Hatta ailecek Santiago Bernabéu Stadı'nda fotoğraf bile çektirdiler.Madrid şehrinde de bu pozdan sonra ilk olarak cevapi mi aradı çok merak ettim.Ben şahsen nereye gitsem tantuni arıyorum da...

Mersin İdman Yurdu Taraftar Analizleri Vol :1


Blogda bu sene bir yeniliğe gittik.Taraftarlarımızdan Mersin İdman Yurdu değerlendirmeleri yapmalarını istedik.Sağ olsunlar bizi kırmadılar.Tabi işin içinde Kırmızı-Lacivert sevda olunca akan sular duruyor.Hepsine ilgilerinden dolayı bir kere daha teşekkürlerimizi sunuyorum.

İl değerlendirme yazımızı bizi kırmayan Marmaralı Şeytan sevgili Ahmet Selim Kahraman yaptı.İşte sizler için kaleminden dökülenler...


MARMARALI ŞEYTANLAR GENEL DEĞERLENDİRME

29 sene sonra biten hasretin ardından ilk sezonu nasıl geçireceğimiz herkes tarafından merak ediliyordu. Geçen sezon, iyi bir başlangıç yapsak da arkası bir türlü gelmeyen bir sezon geçirdik. Hedefimizi gerçekleştirmemize rağmen aslında daha iyilerinin de olacağını gördük . Bir yazar Süper Lig takımları ile ilgili değerlendirme yaparken bizimle ilgili “ Sezonun en sessiz sedasız takımı” yorumu yapmıştı. Dışarıdan bakıldığında gerçekten öyleydi fakat kendi içimizde çok çalkantılı bir sezon oldu. Taraftar  UEFA potası derken arka arkaya gelen seri mağlubiyetler ile düşme potasına kadar gerileyip umudu yitirdiğimiz anda tekrar düzlüğe çıkıp ligi “orta sıra” diye tabir ettiğimiz noktada bitirdik. 

Yeni sezonda ise hepimiz büyük beklentilerle yola çıktık. Stat ve tesisleşme adına gelen haberler ve gelişmeler yüzümüzü güldürse de yönetimin transfer konusunda yaptığı acemi hatalar hepimizi çıldırttı. Özellikle gündeme getirilen isimlerin anlaşıldı yorumlarına mahal vermesi yüzünden giden oyuncular taraftarın yönetim üzerindeki baskısını arttırdı. Bu konuda Antalyaspor’u kutlamak lazım.  Sessiz sedasız transferleri bitirdiler, lakin bizim her transferimiz her yayın organında manşetlere çıkacak kadar kesinleştirildi. Özellikle Bobo ve Otman Bakkal transferlerinin fiyaskoyla sonuçlanması hepimizin geçen sezonu arayacak konuma geldiğinin göstergesiydi. Lafı uzatmayalım, yeni gelen transferler ve takımda kalanlardan sonra oluşturulan iskelet çoğunluk tarafından beğenildi fakat beraberinde endişeleri getirdi. Keza kapalı kutu olan ve geçmişte sıkıntılı bir dönem geçiren futbolcuların olması bunun en büyük etkeniydi.  Kamp dönemi ve hazırlık karşılaşmaları derken yeni sezon Ordu maçıyla açıldı.

Bilet fiyatları açıklandığında “Mersin İdman Yurdu-Orduspor değil de Barcelona-Madrid“ maçı yorumlarını beraberinde sürükledi. Kimse kusura bakmasın da 1 liraya 2 liraya bilet fiyatlarının uygulandığı Anadolu takımları var. 20 lira kale arkası 40 lira maraton fiyatı ile stadın dolmasını beklemek tamamen acemi işler sergileyenlerin ürünüdür. Kimse sizden 1-2 liralık biletler beklemiyor. Bunun olacak en yüksek hali kale arkasının 5-10 maraton 15-20 civarı olmasıdır. Bayramın 1. Gününde bu yapılan ayıptır günahtır. Bayrama inat 1000 km yol gelip maça girdim. Stada girdiğimde gördüm ki bu şehir kolay kolay tek yumruk olamaz. O bilinç çoktan yitirilmiş. Bu olaylar daha patlamadığında ve biz bunları görüp söylediğimizde yunan askeri damgası yemiştik. Olsun, biz yine gittiğimiz maça biletimizi alır geçer izleriz.  Kimse kusura bakmasın gruplar arasındaki olaylar büyüdükçe ve birbirlerine hain muamelesi yapanları gördükçe Mersin halkı neden fazla rağbet etmiyor sorusunun cevabını açık şekilde buluyorsunuz.

Maça gelince ilk yarı Orduspor dünyaları kaçırdı desek yeridir. Biraz forvetlerinin beceriksizliği biraz da pırlanta gibi bir kaleciye sahip olduğumuz için şanslıydık. Defans hattında Boum’un eksikliğini söylemeye gerek yok. Gerek Aydın gerekse Stepanov her an patlamaya hazır bombalar. Hücumda Ergin iyi niyetli olmasına rağmen gözler Nobre’yi aradı. En çok merak edilenlerden biri Yattara idi. Ne yalan söyleyeyim kendini toparlamış görüntüsüyle gelecek adına umut verdi. Henüz tam anlamıyla takım oturmadığı için zaman zaman yer alma konusunda ufak tefek sıkıntıları oldu ama bunları aşacak kapasiteye kesinlikle sahip. Bu maçta en çok alkışı hak edenlerden biri kesinlikle Nduka idi. Kapasitesini zorlarsa neler yapabileceğini gösterdi. Hakan Bayraktar maalesef etkisizdi açıkçası 1 sene daha şans verilmemeliydi. Ben Yahia ilk yarıda ortalarda görünmese de ikinci yarı oyunuyla ortalamanın üstündeydi. Oyuna sonradan giren Culio bu takımda iyi işler yapacağı müjdesini bize oyundaki duruşu ve mücadelesiyle gösterdi.

 Sivas maçından önce, bu maçta 1 puan olur mu deseler, eminim herkes kabul ederdi. Sivas deplasmanı zordur ama şanslıydık kara kışta burada oynamak yerine güzel bir akşamda maça başladık. Yenilen golleri umarım maçtan sonra hoca oyunculara video şeklinde izletmiştir ya da bu hataları Eskişehir maçı öncesi gösterir, çünkü ciddi anlamda savunma anlayışındaki her türlü hata mevcuttu. 3-1’den sonra maçı 3-3’e getirmenin en güzel tarafı gelecek haftalarda takımın kendine olan güveninin sahaya yansıtmasında etkili olacaktır. Stepanov ve yine Hakan Bayraktar bu maçın en zayıf iki halkasıydı. Stepanov beni hayal kırıklığına uğrattı, açıkçası gelecek adına da fazla umudum yok. İbrahim Kaş’ı herkes aradı. Stepanov böyle devam ederse Çağdaş’ı bile arar hale geleceğiz. Umarım benim gibi düşünenler de ben de yanılırım. Boum, Serkan Yanık, Nduka,Ben Yahia ve Nobre bu maçın iyilerindendi.Özellikle Serkan Yanık böyle devam ettiği müddetçe uzun vadede bize kesinlikle fayda sağlamaya devam edecektir. “Golden Boy Wissem Ben Yahia” ise kaldığı yerden devam ediyor. Onu anlatmaya gerek yok onun Afrika Kupası’na gittiğinde nasıl sıkıntı çektiğimizi hepimiz biliyoruz. Mustafa Sarp umarım bir an önce iyileşir yoksa işimiz çok zor. Oraya kadar giden taraftara ne kadar helal olsun dediysem o fotoğraftaki tablo gerçekten üzücü. Dışarıdan görüldüğünde ne kadar olumsuz tepki aldığımızı söylemeye gerek yok, gerçekten yazık.

İlk 2 maça baktığımızda gelecek adına ümitli olduğumuz bir hucum hattı olsa da savunmadaki zafiyetin akıllarda soru işareti yarattığı değerlendirmesini yapabiliriz.  Eğer savunma hattındaki kişisel ve kademe hatalarından biraz olsun ders alınabilirse bu takım bu sene daha yukarılara oynayıp geçen sene Eskişehir’in Sivas’ın rakipler üzerinde oluşturduğu baskıyı oluşturabilir.

Haftaya kendi içerisinde sıkıntılı bir ekiple oynayacağız. Savunma anlamında kendimize gelirsek, bu hücum hattıyla 3 puanın bize yakın olduğu düşüncesindeyim. Esen kalın.

Ahmet Selim KAHRAMAN
                Twitter: @Ahmet_Selim

27 Ağustos 2012

Nuri Şahin Asla Yalnız Yürümeyecek

Gidecekti kalacaktı Arsenal'di, Tottenham'dı derken Nuri sonunda kırmızılara imza attı.Dört numaralı formayı da kaptı.Şu aşamada Madrid'den ayrılması iyi oldu ama Liverpool yerine Arsenal olsa sanki daha iyi olurdu gibi geldi bana.Gerçi iki takımın şuan ki halleri iç güveyinden hallice olsa da Arsenal'in oyun formatı ve Arsene Wenger'in eğitici kimliği Nuri için daha avantajlı olurdu.Neyse ki Real Nuri'yi satın alma opsiyonuyla vermedi.

Jose Mourinho, Nuri'yi kadrosuna kattığında hemen hepimiz Nuri'nin İspanya'da yeni Xhavi olacağını ümit ediyorduk ama şansızlıklar milli oyuncumuzun yakasını bir türlü bırakmadı.Yaşadığı sakatlığın O'na tam ihtiyaç duyulan zamanda gelmesi, ardından takımın kadro olarak oturması istediği şansın bir türlü gelmemesine neden oldu.Oysa Mourinho'nun uygulamak istediği sistemin kilit oyuncusu Nuri olabilirdi.Jose Mourinho'da O'nun Premier ligde deneyim kazanıp güçlenmesini istemiş olacak ki tapusuyla vermekten kaçındı.

Premier lig Nuri için özellikle de futbolu için önemli bir sınav olacak.Ada futbolu hız ve tekniğin üst seviyede oynandığı bir futbol arenası.Statlarıyla, taraftar kültürüyle, sistemiyle şuanda dünyanın en önde gelen ligi.Mourinho'da bunu çok iyi bildiği için Nuri'yi pişirmek için Ada'ya yolladı.Nuri bir sakatlık yaşamaz ise burdan çok güçlü bir şekilde İspanya'ya döner.Seneye'de Modric ile kıyasıya bir forma rekabetine girer.

Yalnız söylemeden edemeyeceğim.Şuan da keşke Benitez Liverpool'un başında olsaydı demekten kendimi alamıyorum.Zira Nuri'nin en sevdiği müziklerin başında gelen ve cep telefonuna melodi yaptığı Şampiyonlar Ligi müziğini Benitez olsaydı Nuri'ye kupa eşliğinde dinletirdi.Çokta şık olurdu...

Nihayet Luka Modric Real Madrid'de


Bir yılan hikayesi transfer daha sonuçlandı.İki hafta da kaybedilen 4 puanın ardından hele ki Getafe mağlubiyetinin ardından yapılacak en akıllı hamle bu olsa gerek.


Cenk Tosun'dan 23 Numaraya Geri Dönüş

Almanya'da doğup büyümüş ve Almanlar adına U21 seviyesine kadar her kategoride forma giymiş bir isimken bir anda Türk medyasında haberleri çıkmaya başlamıştı.Önce ismi Galatasaray ile anıldı ardından hafızam beni yanıltmıyor ise 500.000 euro ya Gaziantepspor'a transfer olmuştu.Ligin ikinci yarısında katıldığı Gaziantepspor'da 4'ü Ziraat Türkiye Kupası olmak üzere toplam 18 maça çıkmış ve 12 gol atmıştı.Bir anda dikkatleri üzerine çeken Cenk milli takım tercihini de bizden yana kullanmış adeta aranan kan olmuştu futbolumuzda.

Ardından Guus Hiddink'in O'nu tercih edip etmeyeceği tartışmaları yapılmış Hiddink ise günlük performansların tercihinde etkili olmayacağını belirttip Cenk'i ilk etapta düşünmediğini ve oyuncuyu bir süre daha izleyeceğini belirtmişti.Tabi Hollandalı'ya medyadan ve futbol kamuoyundan tepkiler hemen başlamıştı.Neyse asıl meselemiz bu değil ve biz asıl meselemize geçelim.


Cenk o dönemde takımına devre arasında katıldığı için forma numarası olarak 23'ü tercih etmişti.O dönemde 9 numaralı forma geçen sezon bizde de oynayan Andre Roberto Soares Da Silva'daydı.(Kısaca adı Beto) 
Bir sonraki sezon Beto takımdan ayrılınca Cenk'te forma numarası olan 23'ü bırakmış ve 9 numaralı formayı tercih etmişti.9 numaralı forma ile 32 Süper lig, 6 Spor Toto Kupası, 2'de Ziraat Türkiye Kupası maçına çıkan Cenk toplamda 12 gol atabilmişti.Ayrıca performans olarak çok sönük bir görüntü çizmişti.


Bir önceki yani 2010-11 sezonunda 18 maçta attığı gol sayısına bir sonraki sezon yani 2011-12 sezonunda 6 sı gazoz maçı olmak üzere toplamda 40 maçta ulaşabildi.Ayrıca performans olarak çok sönüktü ve Muhammet Demir'in de epey gölgesinde kaldı.Milli takım seçmelerinde ismi geçmeyen Cenk zaman zamanda sakatlık sorunu ile karşı karşıya kalmıştı.Hal böyle olunca sanırım Cenk'te bir toteme gitti ve bu sezon forma numarası olarak yine 23'ü tercih etti.Hafta sonu oynanan Fenerbahçe karşılaşmasında dikkatimi çekti.Oyuna sonradan giren Cenk'in sırtında yazan numara 23'tü.

Efsanevi basketbolcu Michael Jordan'ın da uğurlu rakamı 23'tü.Ayrıca İngilizlerin karizmatik oyuncusu David Beckham'da Manchester United'e Cantona ayrılmadan önce 23 numarayı tercih ediyordu.Bu sonrasında Real macerasında ve Los Angeles Galaxi macerasında da devam etti.Bir dönem Fenerbahçe'ye transfer olan Ortega'da 10 numaralı forma dolu olunca 23'ü tercih etmişti.Hatta o dönem ve sonrasında yine 23 numarayı tercih eden Semih Şentürk Ortega için 25 numaralı formaya geçiş yapmıştı.Sonrasında Ortega ayrılınca yine 23 numarasına kavuşmuştu.

Şimdi Cenk Tosun'da bir geri dönüş yaptı.Umarım bu geri dönüş performansına olumlu yansır.Zira O'nun futbol zekasına ve futbolcu kimliğine Türk futbolunun fazlasıyla ihtiyacı var!..

Emek Hırsızlığı?


Maçı dün Beşiktaşlı ve Galatasaraylı dostlarımla beraber izledim.Rasim Kara döneminde Beşiktaş'ı çok beğenirdim.Harika bir futbol anlayışı olan bir takım görüntüsü vardı o dönemde.Bugün konuşulan o kollektif futbol taa o zamanlarda Rasim Kara tarafından Beşiktaş'ta oynanırdı.Maalesef  Türk futbolunun kanayan yarası olan istikrar canavarına kurban edildi...O Beşiktaş ve Rasim Kara...

Dün de içimden geçen Beşiktaş'ın kazanmasıydı.Nedeni ise Samet Aybaba'nın başarılı olmasını istememdendir.Bir Galatasaray'ın kadrosuna baktım birde Beşiktaş'ın...

Terim'in işi zordu.Elindeki kadrodan kimi oynatacağına karar vermesi gerçekten zordu.Samet Aybaba'nın ise elindeki sanırım en iyi kozu 'FEDA' sı olsa gerekdi.
 ....
Önce Batuhan'ın topu kattığı pozisyon arkasından Burak'ın tartışılan düşüşü...
Çok koyu Galatasaraylı arkadaşım Barış'ın buna yorumu ise;
''Böyle maç kazanmayalım arkadaş istemiyorum ben böyle 3 puan...''

Peki aynı Burak bir kaç sezon önce Antalyaspor'a eliyle gol attığında hangi takımın formasını giyiyordu?
Ve hangi emek hırsızlığı?



Sivasspor Maçının Yıldızı; Mert Nobre

Aslında maç çok enteresandı.Geri dönüşümüz ise muhteşemdi.Sivasspor'da çok etkili oynadı.Özellikle Eneramo bu ligin kaliteli forvetlerinden.Karşısında da Stepanov gibi harika(!) bir stoper olunca Nijeryalı'da aldı başını yürüdü.Özellikle attığı ikinci gol bize derslik niteliğindeydi.Resmen yürüyerek gol attı.

Bizim takımda da iyi oynayanlar mevcuttu.Özellikle Tunuslu Ben Yahia yine üzerine düşeni fazlasıyla yaptı.Arjantin-Romen Culio'da resitallik bir maç oynadı.Sehic 3 gol yedi ama yine kalesinde güven verdi.Serkan Yanık yine idare etti, Keçeli ise bağlasanız durmam diyerek sürekli ileri çıktı hücuma destek verdi.Murat Erdoğan, Hakan Bayraktar, Stepanov takımın aksayan ve kötü oynayan isimleriydi.Hepsinden öte sahada faklı bir isim daha vardı.

Mert Nobre...
Mücadeleci yapısı ve rakip defansı bozan oyunu bu maçta bizim muhteşem geri dönüşümüzü getirdi.Sezon sonu takımdan ayrılacak olması şimdiden içimize dert oldu dedirten bir performans sergiledi.Tek eksiği ise gol oldu.Ama ne olursa olsun O'nun sahada olduğu bir Mersin İdman Yurdu tadından yenmez bir tantuni gibi oluyor.Eee nede olsa kaptan dümene geçti bir kere...

Sivasspor : 3 - 3 : Miy // S.O.S

Orduspor maçındaki tandemimiz Aydın-Stepanov ilk kez beraber oynadıkları için çok bocalamış ve gözlerimiz defansın olmazsa olmazı Joseph Boum'u aramıştı.Sivas maçında oynayacağı haberi geldiğin de teknik ekipten çok biz sevinmiştik.Boum demek maçı kazanmak demekti bir yerde.Kamerunlu'da oynadığı oyunla bizim güvenimizi bir kez daha hak etti lakin Stepanov için aynı cümleleri kurmak çok zor.


Trabzonspor forması giyerken Chelsea'nın almak için epey çaba sarfettiği, Porto'nun alıp parlatıp yeni bir Pepe yapıp satmak için uğraştığı zamanları hatırlıyorum da..ve maalesef diyorum ki Stepanov artık bu ligin oyuncusu değil.Üzülerek...

Kaçak güreşen, kendine özgüveni olmayan bir adam Stepanov.Hamle yeteneğini iyice kaybetmiş ve her hafta daha da ağırlaşan futbolcu kimliği ile araya atılan toplarda adamını kaçırması bana artık enteresan gelmiyor.Bir önceki sezon Porto O'nu bıraktığın da aslında bu günlerin sinyalini vermişti ama bizim O'na bitmek bilmeyen güvenimiz gerçeği görmemizi engelledi.Oysa Trabzonspor forması giyerken oynadığı futbol ve performansı imrenilecek cinstendi.Chelsea ve Inter nerdeyse Trabzonspor'un kapısında yatar hale gelmişti.

Malaga günlerinde yaşadığı sakatlık anlaşılan Stepanov'dan çok şey alıp götürmüş.Her geçen sezon kariyer anlamında da irtifa kaybediyor ki bu gidişle yaş sınırı da ortadan kalkan Ptt 1. lig yolunu tutacak gibi.

Birde Sivasspor maçında attığı gol bana bir anlam ifade etmiyor çünkü golden önce Pedriel'e bariz faul yaptı.Bizim böyle gollere ihtiyacımız yok!

Sivasspor maçı bazı konularda eleştiri getirmek için erken ama birde madalyonun öbür yüzü var ki bunu da görmemiz gerekli.Hem de acil olanından.

Önce Hakan Bayraktar'dan başlamak istiyorum. Ne yaşı nede önceki kariyeri benim için kriter değil.Bakın Inter kaptanı Zanetti'ye 40'ına merdiven dayadı ama performansında en ufak bir düşme yok.


Peki Hakan Bayraktar?

Ya maçta kendi ekseni etrafında dönmekten başka yaptığı bir iş yok.Bu performansla 1. lig de dahi oynayamaz.Adam markajı yok, oyunu genişletip takımı rahatlatmak yok, top kapıp takımı an atağa çıkartmak yok..

Peki bu adam ne yapar?
Sadece defanstan aldığı topu Ben Yahia'ya ya da Yattara'ya aktarır.

Eksiğimiz şu aşamada epey çok.Kadro derinliğinden bahsedip duruyorum ve bu konuda çokta adım atılmadığını görüyorum.Maddi anlamda sıkıntılarımız bu konuda elimizi bağlıyor ama sezon başında uygun fiyata bir çok yerli oyuncu varken hiçbir girişimimizde olmadı.Nizamettin, Hakan Özmert, Mehmet Güven, Ceyhun Gülselam, Selim Teber gibi bir çok orta saha oyuncusu uygun maliyete transfer edilebilecekken biz Hakan Bayraktar'a, Hasan Üçüncü'ye vefa borcumuzu ödemeyi düşündük.

Enaramo'nun 5 kişinin arasından attığı ikinci gol bizim şuan ki takım savunmamızı çok iyi anlatıyor.Takım savunması demek forvetten başlayarak rakip oyuncuları müdafaa etmek demek.Fakat bizim orta saha hattımız bu maçta olmadığı için ne forvet oyuncularının rakibe yaptığı pres nede Boum'un defanstaki bireysel performansı bir şey ifade etmedi.Hal böyle olunca Stepanov'un faul yapması bile Enaramo'yu durdurmaya yetmedi.

Nurullah Hoca eminim ki bizim amatör gözle izlediklerimizi profesyonel gözle daha iyi izliyordur.Ve umarım bu sıkıntılara bir an önce çare bulur.Yoksa Mustafa Sarp'ın da olmadığı Eskişehir maçında işimiz bir kat daha zorlaşır.