28 Aralık 2012

Seriye Devam...


Geçtiğimiz pazar günü Nurullah Sağlam ile yaptığımız röportajımız kısmet olursa bu akşam Hayatım Futbol Dergisi'nin 62. sayısında olacak. Hazır seriye başlamışken her hafta bir isimle röportajımız devam edecek. Tabii zaman elverdikçe... 
Yeni röportajımız ise şu sıralar ismi fazlasıyla gündemde olan ve transferi dillerden düşmeyen Nurullah Kaya ile olacak. Zaman kısıtlı olduğu için sorularınız varsa acil olarak buradan gönderebilirsiniz...
Bekliyorum...

27 Aralık 2012

Gündem: Transfer


Malumunuz resmi transfer dönemine girmemize günler kaldı. Mersin İdman Yurdu cephesinde bu ara transfer dönemi fazlasıyla hareketli geçeceğe benziyor.

Zira yönetim daha ilk yarı sona ermeden çoğu futbolcuyla yolların sona ereceğinin sinyallerini vermişti ve dün yolların ayrıldığı isimler açıklandı. Giray Bulak'ın yönetime verdiği isimler:

Sehiç, Bueno,İbrahim Yattara, Murat Erdoğan, Hakan Bayraktar, Abdullah Halman, Mustafa Sarp, Taylan Eliaçık, Nurullah Kaya ve Marcin Robak


Kimilerine göre gönderilecek isimler tamamen doğru, kimilerine göre ise 1-2 transfer haricinde hatalı.

 Beni düşündüren konu sene başından beri ciddi anlamda Taylan'ı, Robak'ı,Abdullah Halman'ı kaç kere kullandık. Özellikle Taylan 1 maçta bile forma giymeden takımla yolları ayrıldı. Benim takıldığım konu madem bu oyunculardan faydalanamayacağınız, kenarda oturtacağınız belliydi neden bu isimlere boşuna para döküldü ? 2 gündür kulübün sıcak paraya ihtiyacı olduğu söyleniyor. Yapılan hatalar sıcak para yoluyla telafi edilmek isteniyor. Kulübün kurumsallaşma zihniyetinden gün geçtikçe daha çok uzaklaştığı konusunda gene yanılmadık.En son ne zaman oyuncu satıp para kazandığımızı ben hatırlamıyorum. Sanırım bir Abdullah Halman'ı Eskişehir'e satmıştık. Başka ?   


Oyuncularla ilgilenilen kulüpler muhtemelen PTT 1.Lig'den olacaktır ki şu ana kadar söylentiler de bu yönde. Zira ben bir Süper Lig hocası olsam şu oyunculardan 1 tanesini bile ilk 11'i düşünerek almam. Acı ama gerçek...



Sadece aralarından Sehiç'in gönderilmesini yanlış buldum. Geçen sezon taraftarın sevgilisi haline gelen Sehiç bu sene çoğu maçta bizi puan ve puanlardan etti. Ben ise geçen senenin hatrına takımda tutulup üstüne daha çok düşülmesi gerektiğini düşünenlerdendim.

Murat Erdoğan ise muhtemelen Giray Hoca ile olan husumetlerinden dolayı kadroda düşünülmüyor. Ne ilginçtir Hasan Üçüncü bu takımda devam edecek. Umarım ileriye dönük bir Antepçilikten sonra Trabzon zihniyeti yerleşmez. 


Gidenlerin yolu açık olsun, bu formayı terlettikleri için hepsine teşekkürler.



İşin kolay kısmı oyuncuları göndermekti. Zor olan süreç esas şimdi başlıyor. 
Zira yeni bir takım kurmak ve adaptasyon sürecini atlatmak hiç de kolay olmayacak.

Artık kulübün isme göre değil performansa göre transfer yapması lazım. Bu bağlamda şu aralar gündemi meşgul eden Lawal fazlasıyla isabetli bir transfer olacaktır. Çünkü bu tarz oyuncular şu an takıma fazlasıyla yararlı olacaktır.

Mert Nobre konusunda yönetim her ne kadar takımda kalacak açıklaması yaptıysa da fazlasıyla bilgi kirliliği var. Ancak Nobre satılacaksa kesinlikle bize faydalı olacak bir takasta kullanılmalı.


Takımın ihtiyacı olan noktalar belli.  Takımdaki zayıf bölgelerin belirlendiğini anlatan Mehmet Işık, "Bu anlamda defans ve orta sahayı güçlendirmemiz lazım. Ayrıca forvet bölgesine de takviye yapmamız gerek. Bu bölgelere toplam 5 isim almayı planlıyoruz" dedi.

Özellikle en ihtiyacımız olan nokta kesinlikle ama kesinlikle orta saha. Buraya yapılacak transferler çok ana çok önem teşkil ediyor.

Savunma bölgemizde ben şahsen 1 tane stoper ve 1 tane sağ bek transferinin yeterli olacağını düşünüyorum. Hatta mevcut koşullarda Serkan-Joseph-Stepanov-Ivan dörtlüsünün de gayet makul  olduğunu düşünenlerdenim. Özellikle Serkan'ı sene başından beri beğenmeme rağmen nedense pek şans verilmediğini gördük. Şans verildiği maçlarda gerek kendi mevkisinde gerekse ortada gayet iyi işler çıkarmıştı. Tabi burada yabancı kontenjanı sıkıntı olacağından maalesef ve maalesef Mustafa Keçeli'yi yöne göreceğiz gibi görünüyor.

Forvet transferinde Mehmet Yıldız adı geçse de onun yerine daha hızlı ve Nobre'yi daha fazla topla buluşturacak hızlı forvetler gerekiyor. Çünkü Mehmet Yıldız Nobre ile hemen hemen aynı tipte bir oyuncu. Ancak gelirse de zorunlu transferler bittikten sonra alternatif olarak kadroda düşünülebilir.


5 Ocak'ta transferler başlıyor umarım iyi bir kadro ile ikinci yarıya hazırlanırız Giray Bulak konusunda fikirlerim transferle değil sahada oynanan oyunla değişecek. Zira keyif veren futbolu izlemeyi izledik.

Yeni bir yazıda görüşmek üzere...



ilk Yarıya Damga Vuranlar



Ligin ilk yarının en iyi teknik  adamı : Elim Baup
12 yenilgi, 14 beraberlik almış bir takımın en başarı sayılabilecek isimi Mbia, Azpi ve Diarra'yı kayıp etmiş bir takımı emanet aldı. Ellinde o kadar dar bir kadro vardı ki! Bordeaux maçında 27 yaşındaki kamyoncu Fabrice Apruzesse sahaya sürmek zorunda kaldı. Ama mevcut futbolculardan maksimum verimi alarak takımı zirve ortağı yaptı.

Ligin ilk yarının en iyi  takımı : Valenciennes 
29 puanla ilk yarıyı 6. olarak tamamlamış olsalarda maçlarını izlerken en çok zevk aldığım takım olan Valenciennes'ni seçtim. Defansın merkezinde Gil ve Mirim, sol kanatta Danic, sağ kanatta Kadir ve forvette Le Tallec çok etkili futbol oynadılar. Kulübün 8 milyonluk borcundan dolayı devre arasında futbolcu satacakları açıkladılar. Bu ayrılıklar takımın kimyasını bozmazsa ikinci yarıda da güzel futbolları devam edecektir. Son maçta forma bulan Opa NGUETTE'de scottların izlemesi gereken bir futbolcu

Ligin ilk yarının en iyi  futbolcusu : Steed Malbranque 
 Lyon alt yapısından yetişmiş olan Malbranque 10 sene süren İngiltere macerasından sonra Lyon'un en büyük rakibi olan Saint Etienne ile Fransa ya geri dönmüştü. Sadece 1 maçta görev aldıktan sonra  kanser olan oğlu ile birlikte olabilmek ve onunla ilgilenebilmek için futbolcu bıraktı. Futbola 1 yıl ara verdikten sonra ikinci kez futbol hayatına yine Lyon da başladı. ilk yarıda 16 maçta 2 gol, 6 asistlik performansı ile bana göre ligin en iyi ismiydi.

En büyük hayal kırıklığını yaratan futbolcu : Salomon Kalou 
Sezon başında Chelsea'den bedava transfer edildi. isim olarak çok büyük beklenti vardı ama oynadığı futbolla tam bir hayal kırıklığı yarattı. 11 maça ilk 11'de başladı ama sadece 2 tanesinde 90 dakika sahada kala bildi. Devre arasında QPR ile İngiltere ye tekrar dönebilir. Beklentiyi karşılayamayan diğer isimlerde Marvin Martin, Ryad Boudebouz ve Sadio Diallo oldu.

En büyük çıkış yapan futbolcu : Romain Alessandrini 
Geçen sezon Clermont forması ile Ligue 2'nin en iyi futbolcusu seçilmişti. 2 milyon euroya geldiği Rennes'de yarım sezonda hem takımın değişmezi oldu hemde 7 gol, 3 asist ile takımına çok önemli puanlar kazandırdı. Bautheac ve Cabella'da büyük mesafe kat ettiler.

En iyi Transfer : Zlatan Ibrahimoviç 
Rakamlar 16 maçta, 18 gol, 3 asist olarak gösterse de. Bu kadar çok para ve bu yaşa rağmen( bu saatten sonra başka transfer yapacak hali yok) çok istekli ve çok çalışkandı.
Bedavaya transfer edilen Eric Bautheac (Nice), Chahir Belghazouani (Ajaccio), Renaud Cohade (Asse) diğer adaylarım.

En Kötü Transfer :  Marvin Martin
2 sezon önce fırtına gibi esiyordu. Sonra bir duraklamaya başladı. Bu durgunluğu Sochaux'dan ayrılmak istemesine bağlamıştım ama 10 milyon euroya geldiği Lille'de benim için tam bir hayal kırıklığı oldu. (Belkide neler yapabildiğini bildiğim içindir)
Emanuel Herrera, Anthony Mounier ve Van der Wiel transferlerine karavana olarak sayabilirim.

En fazla gol atan takım : Paris Saint-Germain 36 gol
En fazla gol atan futbolcu : Ibrahimoviç 18 gol
En az gol yiyen takım :  Paris Saint-Germain 12 gol
En az gol atan takım :  Nancy 15 gol
En çok gol yiyen takım :  Bastia 41 gol
En az gol yiyen kaleci : Sirigu  maç başı 0.47 gol
En az berabere kalan takım : Rennes, Marsilya 2 maç
En fazla asist yapan futbolcu :  Payet 7 asist
En fazla galip gelen takım :  Marsilya 12 maç
En az galip gelen takım : Nancy 1 maç
En fazla berabere kalan takım : Bordeaux 11 maç

İlk yarının en iyi 11'i 
                                                       Vercoutre (Lyon)
Fanni (Marsilya) Nkoulou (Marsilya) T.Silva (PSG) Tremoulinas (Bordeaux)
                                 Malbranque (Lyon) Matuidi (Paris)
Kadir (Valenciennes)  Feret (Rennes)  Alessandrini (Rennes)
                                                   Ibrahimoviç (PSG)

26 Aralık 2012

Olağan Şüpheliler...


Mersin İdmanyurdu'nda ilk yarıda işler, sezon öncesi planlamalar ve konulan hedeflerin oldukça dışında gelişti.Ligin ilk yarısı bittiğinde Mersin İdman Yurdu aldığı 3 galibiyet, 6 beraberlikle 15 puan ile ligin dibine demir atmış görünüyor.

İlk yarı karnesi oldukça kötü olan Mersin İdmanyurdu'nda kötü gidişatın sorumluları hep bir şeylerin arkasına sığındılar şimdiye kadar..Camiayı yakından takip edenler ve takımın futbolunu duygularıyla değil de mantığı ile gözlemleyenler ise takımın bu denli kötü bir ilk yarı geçirmeside sebep olan olağan şüphelileri çok iyi biliyor.Kim bu "Olağan şüpheliler" ? Ben size kısaca özetleyeyim..

"ALİ KAHRAMANLI"

Sezon öncesinde Eurosport muhabirine "Futbolda yeni sezon için ayırdığımız transfer bütçesi 30 Milyon"diyen ve transferde Nurullah Sağlam'a tam yetki vererek taraftara umut saçan başkan şüpheliler arasında zirvede.Takıma ayrılan bu bütçenin şimdiye kadar doğru harcanmadığı çok net görülüyor.Her kulüp başkanı takımının iyi yerlerde olmasını diler ve adımlarını ona göre atar ama Kahramanlı'yı diğerlerinden ayıran özelliği, hedef koyarken doğru hedef koyup yanlış adımlar atması..Hedefe ilerlerken yola çıktığı arkadaşlarını doğru seçememesi..Kulüpte, üstlenemeyeceği rolleri yanlış karakterlere giydirmesi.."Vefa borcu" diyerek Nurullah Sağlam'la 16 hafta zorlayarak yoluna devam eden Kahramanlı, Mersin İdmanyurdu'nu cani gönülden destekleyen binlerce taraftara vefasızlık yaparak bile kendisine 1 numaralı şüpheli sıfatı ile yaklaşmamıza yetiyor da artıyor..

"NURULLAH SAĞLAM"

Geride bıraktığı 2 sezonda çok iyi işler başaran Nurullah Sağlam, bu sezon kendi istediği oyuncular ile kurulu takımda dikişi tutturamadı.Birçok futbol eleştirmeninin "Gittiği her kulübe eski öğrencilerini götürür." ön yargısı ile eleştirilen Sağlam, sezon öncesinde gençlik aşısı bekleyen taraftarın beklentilerini boşa çıkartarak bu ön yargıyı yenemedi.Özellikle Süper Lig'de II. sezonun zor geçeceği zaten aşikarken, yapılan transferler günü kurtarmaya yönelikti ve bu kendisi için eksi bir puandı. Verdiği bir röportajda "Günümüz futbolunda yaşın önemi yoktur." açıklaması olmuştu Sağlam'ın..Fakat geride kalan 17 haftada alınan bu kadar kötü sonucun, Spor Toto Süper Lig'in yaş ortalaması en yüksek 2. takımına isabet etmesi bir rastlantıdan ibaret olmasa gerek (!) Sağlam'ın teknik heyetinden de bir kaç isim var ki, onlara da "gölge savaşçıları" desek yeridir.2 sezon Güney Amerika kıtasına giderek el boş dönen bir yardımcı antrenöre "Tatil nasıl geçti?" sorusunu sorduğumuzda, "Uygun oyuncu bulamadık !" yanıtını aldık.Herhangi bir sportif direktör ya da yardımcı antrenör, 150 milyonluk ülkenin 15 milyon lisanslı oyuncusu içerisinden Mersin İdmanyurdu'na uygun olanını bulamıyorsa evine gitmeyi fazlasıyla hakkediyordur.Burada tek tek isim vermek doğru değil.Camiayı yakından takip edenler zaten bilmesi gerekeni biliyorlar..Bütün bu eksi puanlar Nurullah Sağlam'ın takımdaki sonunu hazırlarken, yeni teknik direktör Giray Bulak'a da bir enkaz bırakılmasına sebep olmuştur.

"DUYARLI GAZETECİLER (!)"

Hemen hemen her şehirde olduğu gibi Mersin'de de gazetecilik menfaatler üzerine kurulu düzende yapılıyor.Ben siyasi ya da bölgesel sorunlar üzerine değil de , MİY gündemi üzerine gazetecilik yapan köşe yazarları ve muhabirlerini eleştirmek istiyorum.Burada gazeteciliğin ilkelerini tek tek yazacak değilim.En önemli ilkesi olanı yazmak istedim. "Gazetecinin sorumluluğu:Basın özgürlüğünü, halkın doğru haber alma, bilgi edinme hakkı adına dürüst biçimde kullanmaktır." Mesaj açık ve net ! İşini gayet iyi yapan gazeteciler zaten kendilerini biliyorlar.Takım 15 haftanın sonunda sadece 3 galibiyet almışken gerçekleri yazmak yerine takımın düzeleceğini, herşeyin iyi olacağını yazıp yönetime ve teknik heyete çanak tutarak kendilerine "duyarlı gazeteci" diyenler de olağan şüpheliler listemizde yer almaktalar.Yönetimler gider, yönetimler gelir.Hocalar gider, hocalar gelir..Baki olan bizleriz ve içimizdeki Mersin İdman Yurdu sevgisi.Kalemini menfaatine değişmiş hiçbir gazeteci daha fazla maskesine sığınmasın.Yakında o maskelerde düşecek; o zaman nasıl saklayacaksınız yüzlerinizi ?..

“12. ADAM”

Mersin İdman Yurdu tribünleri çok değil; bundan 5 sene önce takım alt liglerde oynarken birlik beraberlik içinde büyüyerek sadece Mersin'de değil, yurt genelinde parmakla gösterilen örnek bir taraftar oluşumuydu.Fakat takımın Bank Asya 1.Lig'de şampiyonluğa oynadığı günlerden bugüne çok şey değişti. Tribün ikiye bölündü.Tribünleri bölünmüş tek takım Mersin İ.Y. değil fakat taraftar tarafından tepki verileceği zaman ortak hareket etmeyi başaramayan ve birçok olumsuzluğa kayıtsız kalan nadir taraftardır MİY taraftarı.Mersin İdmanyurdu'nun ilk yarıdaki bu kötü performansı ve gidişatında Mersin İdman Yurdu taraftarının da etkisi olduğunu söylemeliyim.. Bu bakımdan taraftarı da "Olağan Şüpheliler"e dahil edebiliriz.Yönetim şimdilik taraftar baskısını hissetmediği için koltuğu sağlama aldıklarını düşünüp rahat hareket ettiğini düşünebilir ama şunu unutmamalılar: Taraftarla beslenen yönetimler taraftarla giderler..

Mersin İdman Yurdu yönetiminin ilk yarıdaki notu sıfırdır.Sıfır etkisiz elemandır ama yine de rakamların sağında görmeyi tercih ederiz.Doğru adımlar atıp eksileri artıya çevirmek ve bu takımı çıkardığınız en üst ligde tutmak sizin göreviniz; bizlerin de samimi, içten ve mücadeleci her çalışmanıza destek olmamız boynumuzun borcudur..

Neyi bilirseniz, onunla imtihan olursunuz..
Kalın sağlıcakla...

23 Aralık 2012

Hangi Günahımızın Bedeli Bu ?

Zordur İdman Yurdu taraftarı olmak...

Arkanı yaslayarak maçını izleyemezsin mesela. O anlara şahit olduğun maç sayısı bir elin parmağı kadardır, belki biraz daha fazla. Her yenilgiden sonra onu özdeşleştirdiğin tamlama bellidir: Kanser İdman Yurdu.

Yeni umutlarla yeni başlangıçlarla 6 puanlık bir maçtan daha puansız döndük ve ilk yarıyı tamamladık:

-17 maç 15 puan-

Analiz yapmak lazım da hangi istekle yapacaksın ?

Nobre,Joseph,Culio ikinci yarıdaki performansıyla Ivan... Başka ? Hadi son maçlardaki performansıyla Stepanov ? 5 tane. Evet sadece 5 tane...

SSK'dan emekliliğine gün sayan Hakan Bayraktar'ı mı yazalım, kurtarıcı diye oyuna girip daha da içine eden Murat Erdoğan'ı mı ? Taraftarın göklere çıkarmasına rağmen hala saçma sapan goller yiyen Sehiç'i mi ? Yoksa Sene başından beri ortalarda görünmeyen Ben Yahia'yı mı yazalım ?

Benim içimden gelmiyor bunların analizini yapmak. Belki de taraftar olarak hepimizin en çok üzüldüğü dönemi geçirdik. Bir Elazığ ya da  Akhisar maçını izlediğinde ortaya konulan mücadeleyi, hırsı görüyorsun. Evet olmuyor belki ama onun olabilitesi var. Peki ya bizim ?



Ne ruh, ne mücadele, ne göze hoş gelen futbol. Hepsinden uzaktık ilk yarı....

Hep yeni başlangıçları istedik. Hadi dedik bu hafta böyle olsun haftaya bu maçla başlıyoruz. Olmadı...

Ne dün umut verdi ne bugün. Biz ona rağmen hep umutla bakmıştık geleceğe oysa ki...

Hiçbiri olmadı. Çok üzdün bizi be İdman Yurdum. 1 galibiyetinle seninle hedefleri tavan yapan taraftarın bile umudu kesti senden artık. Yapar mısın bir mücadele ? Konu olur musun "direne direne kazanacağız" pankartlarına ? Ben de varım diyebilir misin İdman Yurdum ? 90 dakika yılmadan bıkmadan mücadele edip kaybettiğinde kendini bu taraftara mücadelenle alkışlatabilir misin ?

Hangi günahımızın bedeli seni sevmek bilmiyorum.Hangi büyük günahın vebalisin bize bilmiyorum ama sen kaybettikçe ne kadar sana kızsak da senden vazgeçemiyoruz daha çok bağlanıyoruz ama emin ol İdman Yurdum bunları hakketmiyoruz...

Şimdi yeni umutlarla kafamızı kaldırabilir miyiz hiç bilmiyorum, ne yönetimine ne hocasına ne de birbirini yiyen taraftara güveniyorum. Sadece o armaya,geçmişe bakıp yad ediyoruz kendimizi.

Dönüp baksan mazine, göreceksin bir şehrin 29 senelik sabrını,hevesini,hayalini...

Bu kadar kolay mı bitirmek hayalleri 2 sezonda ?

Armandan gücünü alırsan eğer neden olmasın ? Şaşırt bizi, sen şaşırtmayı seversin.

Son olarak; bir alıntı ile teşekkürlerimi esirgemek istemediklerim var;

Erken kapanan geçen sezonun ardından haftalarca kıllarını kıpırdatmayan, sonra da "transfer" adı altında 35 yaş üstü veteranları takıma dolduran, UEFA hedefiyle yola çıkıp, ligin dibine demir atamamızda emeği olan, kamyoncusundan komisyoncusuna, herkese çok teşekkürler!!!