14 Ocak 2013

Emir Kujovic ve Doğru Tercihler

Hali hazırda Nuri Şahin gibi bir örnek var karşımızda. Yetenekli ama sistemli takımlarda forma giyebilecek bir isimken ve kariyerinde tırmanışta iken sırf isminden ötürü Real Madrid'e imza atarak belki de ilk yanlışın fitilini ateşledi. Oysa Barcelona gibi bir takımla yada daha geniş tanımla sistemli bir takımla anlaşsaydı her şey Nuri için farklı gelişebilirdi. Sonraki Liverpool tercihi ise sanırım geceleri uykusunda bile rahatsız ediyordu Nuri'yi... Daha fazla dayanamadı ve kendisi için tüneldeki ışığı tekrar yakmak adına evine döndü. Döndü dönmesine lakin önünde de çok ciddi rakipleri var. Bakalım hayırlısı...

Nuri'nin tersine kariyerinde çok önemli ve doğru adımları atan futbolcularda var. Mesela 1.94 boyuna rağmen Tore Andre Flo. Hem de o dönemlerde alt yapısı olmayan ve zirveden çok uzaklarda olan Chelsea gibi bir takıma imza atma başarısı göstererek...

Kendisine ülkemiz futbol severleri yabancı değiller aslında. Zira an azından Galatasaraylılar. Uefa Kupası'nı aldıkları sezonda kendi evlerinde Chelsea'dan 5 gol yemişlerdi ve bunun 3'ünü Flo kaydetmişti. 1 golün de asistini yapmıştı. Aynı sezon içerisinde Chelsea ve Norveç Milli Takımı'yla harika işler çıkaran Flo, bir sonraki sezon Mavililer'in şampiyonluk politikası uğruna heba edildi. Tore Andre Flo takımdayken Gudjohnsson ve Jimmy Floyd Hasselbaink'i alan Chelsea ardından Flo'nun takımdaki en iyi arkadaşı Zola ile yollarını ayrınca bizim dev Norveç'li de Ada'nın İskoçya tarafının yolunu tuttu.


Bizim dev Norveç'liye ligimizde de çok benzeyen bir isim var. Fizik olarak benzemekle beraber futbol stili olarakta çok benzerlikleri var. Kayserispor'da forma giyen bu genç isim Emir Kujovic. Aslen Boşnak olmasına rağmen İsveç'te büyümüş ve futbol hayatına burada başlamış. Tabi keşfedilmesi geç olmamış. Lakin O'nu keşfeden futbolu bir ticaret olarak gören Kayserispor olunca kariyeri zirvelere değilde PTT 1. Lig'e doğru ilerlemekte.

Tore Andre Flo, Premier Lig'i sırf ismi olduğundan ötürü tercih etti diyenler yanılacaktır çünkü Chelsea'dan sonra bir çok İtalyan ve İspanyol takımı kendisini isterken O, futbol stiline daha uygun olan İskoçya'yı tercih etmiştir. İskoçya'dan sonraki durağı ise tekrar Premier Lig takımı olan Sunderland olmuştur. Sunderland'tan sonra kısa bir süre İtalya macerası yaşasa da futbol hayatına yine Ada'da devam etmiştir. Emekliliğine yakın zamanlarda ise ülkesinin yolunu tutmuştur.

Flo, uzun boyuna rağmen güçlü bilekleri olan çevik bir futbolcu. Futbolcu diyorum zira halen ülkesinde kariyerine devam etmekte. Kariyerinin en iyi zamanlarını yaşadığı Chelsea'da onu çok iyi besleyen kanat oyuncularının ( Dennis Wise, Dan Petrescu, Celestine Babayaro, Graeme Le Saux ) ve arkasında Didier Deschamps ve Zola gibi iki beyin adamının olması tercihindeki en önemli etkendi.

Flo'ya futbol stili ve fizik olarak çok benzerlik taşıyan Emir Kujovic'in Kayseri tercihindeki etken neydi çok merak ediyorum. Belki de buraya gelirken takımda daha fazla süre alacağını ve kariyerini daha büyük bir takımda devam ettireceğini düşündü ama kestiremediği konu sanırım Kayserilinin hayattaki ticaret anlayışıydı.

Son yıllarda adeta futbolcu değirmenine dönen Kayserispor, o çok övündüğümüz proje takımı olmaktan artık iyice uzaklaşıyor. Kalitesinden kesinlikle ödün vermediğim bir çok oyuncu şuanda serbest piyasa kurulunda! Bir çoğu bonservisi elinde kapı kapı takım arıyor. Türk futbolu adına adeta bir balta görevi gören Kayserispor'un, futbolcuların tercihlerinde artık iki kere düşünülmesi gereken bir kulüp olması artık çok manidar.


Güçlü fiziği ve pivot santrfor özelliği olan oyuncuların artık çok az kaldığı günümüzde, Kayserispor'un Emir Kujovic'ten faydalanmak yerine bir an önce elden çıkarma mantığı eşine az rastlanır bir durum. Son yıllarda bu kadar çok oyuncunun kıyıma uğradığını göz önünde bulundurursak artık futbolcuların da kulüp tercihlerinde daha dikkatli davranmaları ve daha opsiyonel olmaları kendi menfaatlerine olacaktır. Aksi taktirde gittikçe endüstriyelleşen ve işin artık ticarete döküldüğü şu zamanda futbolcular alınıp-satılan birer ticaret malzemesi olacaklar...

Bizim açımızdan ise hayranlık duyduğumuz ve gelecek nesillere aktarmaya gayret gösterdiğimiz '' kariyer mevzusu'' eşine az rastlanır bir hal alacak...


Hiç yorum yok: