14 Ocak 2013

İstatikler ve Mini Etek Meselesi

 "Futbol istatistikleri mini eteğe benzer. Birçok şeyi gösterir ancak asıl merak edileni göstermez."

Ligin ilk yarısında, şuanda ligde 2. sırada olan Beşiktaş'tan 2 gol, 8. sırada bulunan Karabükspor'dan ise sadece 1 gol fazla yedik. Yediğimiz gol sayısı 27. Oysa geçen sezon ilk yarı bittiğinde bu rakam 16 idi. Demek ki sezon başı planlama yapılırken bir hata yapılmış. Geçen sezon bu dönemde 20 gol atmışken bu dönem de ise sadece 18 gol atabildik. Oysa topla oynama oranımız ise % 57,6. Yani Galatasaray'dan sonra ligin en fazla topla oynayan takımıyız. 

Alex Ferguson'un bu sözü sanırım bizim şuanda ligdeki konumumuzu anlatır cinsten. Oynayan ve topa sahip olan bir takım görüntüsündeyiz ama ligde 17. sıradayız ve ligin en fazla gol yiyen 2 takımından biriyiz.Oysa kümede kalmak için lig sonunda en az 40 puan barajında olmamız gerekir. Şuanda 15 puanda olduğumuza göre bize en az 24 puan daha lazım. Buda demek oluyor ki kümede kalmak için ligin ilk yarısında 24 puan toplayan Trabzonspor kadar puan toplamamız gerekiyor. Biraz daha açacak olursak ligin ikinci yarısında en az ligin ilk yarısındaki Trabzonspor kadar performans sergilememiz lazım. 6 galibiyet, 6 beraberlik, 5 mağlubiyet. Veriler değişken olabilir ama neticede ihtiyacımız olan total rakam aynı. En az 24 puan ve üstü!

Trabzonspor demişken onlar adına bir ayrıntıyı da sizinle paylaşmak istedim. Ligin ilk yarısında Trabzonspor'da topların %53'ü kaleci, savunmacılar ve defansif orta saha oyuncuları tarafından oynanmış. Kalan %47 kısım ise; kanat oyuncuları, ofansif orta saha oyuncuları ve forvetler tarafından oynanmış. Ayrıca Trabzonspor rakip ceza alanına gönderdiği topların %61,4'ü uzun pas olarak gerçekleşmiş. Bu şekilde atılan 5 toptan 4'ü rakibe gitmiş. Ceza alanına pasla yapılan 55 kontrollü girişin %13'ü Marek Sapara'dan gelmiş. Sapara bu toplarda %69,2 başarı sağlamış. Yani tek başına bir Sapara takımı taşımış görüntüsü var ortada. 

Bizim ise topların % 54,43'ü kaleci, savunmacılar ve defansif orta saha oyuncuları tarafından oynanmış. Kalan %45,57 kısım ise; kanat oyuncuları, ofansif orta saha oyuncuları ve forvetler tarafından oynanmış. Rakip ceza alanında topla oynama oranımız ise 10,13! Burada öne çıkan oyuncular ise sol-sağ bek Mustafa Keçeli ve joker adamımız Ivan De Souza. Yani sol bek orijinli iki adamımız olmasa takımı taşıyacak oyuncu yok. Hakan Bayraktar şuanda takımda en çok eleştiri alan isim ama takımda topla en fazla isabetli oynayan ve topu en fazla takımda tutan isim görünümünde.

Şimdi istatiklerin dışına çıkıp gözlemlerimize dönecek olursak; benim seyrettiğim 17 maçta takımı hucuma taşıyacak bir isim maalesef yok. Var ama yok. Defanstan topu Stepanov çıkaracak, Ben Yahia oyunu kuracak Culio ise hucumsal zenginlikleri hazırlayacaktı ama bu plan tutmadı. Dönüp dolaşıp Hakan Bayraktar'a muhtaç kalındı. Tabii burada kimse Culio'nun bu kadar formsuz olabileceğini kimse tahmin etmemişti ama asıl vurgunu ise takımın kemik adamları Joseph Boum ve Ben Yahia'da yiyeceğimizi de kimse tahmin etmedi. Geçen sezonun iki flaş ismi bu sezon nedense bir türlü takıma motive olmadılar. Buda bizi ve takım kurgusunu maksimum seviyede etkiledi.

Daha uzun uzadıya yazılacaklar var ama okuyucu sıkılır diye kısa tutmaya çalışıyorum. Yapılan mevcut transferler eksik görünen mevkilere ama hala takımı taşıyacak taze bir kan maalesef ortalarda yok. Şu aşamada böyle hazır bir oyuncuyu bulmakta çok zor. Kadrodaki mevcut isimler içerisinden bir çare aranıyor ve bu çare Eskişehir maçında bulunamadı maalesef. Vakit daralıyor ve ihtiyacımız olan 24 puan için yönetiminde biraz daha fedakarlık yapmazı gerekiyor.


 

Hiç yorum yok: