16 Ocak 2013

Mersin İdman Yurdu - Trabzonspor Maç Analizi


              Yazıma başlamadan önce geçen haftaki Eskişehir maçı analiz yazıma eleştiri yapan arkadaşa çok teşekkür ediyorum. Keşke bütün eleştiriler böyle olsa da biz de yanlışlarımızı daha net görebilsek.Geçen hafta sahada yer alan 2 genç oyuncumuzdan bahsetmeyişimi eleştirmişti okuyucumuz, haklıydı da. Hala acemilik dönemlerinde olduğumdan dolayı unutmuştum, o ve bloğun sahibi Hasan Doğan bana maç esnasında not almamın daha isabetli olacağını hatırlattılar.

                İlk defa bir Türkiye Kupası maçı öncesi bu kadar meraklıydım. Neydi bu merakın sebebi? Alınacak puan ya da puanlar değildi elbet, biliyoruz ki kupada hedefsiziz. İlk 11’de yer alacak oyunculardı tabi ki. Kadroda nasıl bir değişim olacak ve bu değişim sahaya nasıl yansıyacak sorusunun cevabını almak için ekranın başına not defterimizle beraber kurulduk.


                  Çıkarılan kadroyu gören A Haber yorumcuları da kadroyu as kadro olarak tanıttılar. Halbuki Nobre ve Culio harici neredeyse aynı kadroyla sahadaydık. İlginç olan maçın Giray Bulak-Şenol Güneş çekişmesine mahal vereceği idi. Ancak maçtan önce Giray Bulak maçtan 1 gün önce Şenol Güneş ile beraber tatlı yiyip muhabbet ettiklerini, ve spekülasyonlara cevap vermek istemediğini söyledi. Yine Giray Hoca mecburiyetten böyle bir kadroyla çıktığını ifade etti. Keza bek Ivan’ı stoperde, asıl mevkisi sağ bek olan Serkan’ı stoperde gördük. Kanat oyuncuları olan Nduka ve Culio da orta dizilişte kendilerine yer buldular.

                İlk yarısı başa baş geçen bir mücadele olsa da beklenildiği gibi özellikle savunmada çok ciddi hatalar yaptık. Orkun ve savunmanın iletişimsizliği sonucu duran toptan golü yedik. İkinci yarı özellikle 60-65’den sonra takım ciddi anlamda çöktü.  Yine hücumda üretkenlik sıkıntısı vardı. İlk yarıda yaşadığımızı benzer problemleri bu maçta da gördük.  Peki karamsar olmalı mıyız? İşte burası herkesin kafasındaki soru işareti. Takımımız hazırlık maçı yapmadı 2 kupa maçıyla kamp dönemini tamamladı. Muhtemelen ligin ilk yarısındaki 4-5 maçta alınacak kötü sonuçlardan sonra Giray Bulak’tan “Uyum sorunu yaşıyoruz” açıklaması da gelebilir ancak bizim ne uyum sorununa ne diğer sorunları mazeret olarak görecek zamanımız kalmadı. Ligin ilk 3 maçı bizim açımızdan çok ama çok kritik. İyi sonuçlarla bir ivme yakalarsak geri kalan haftalara daha moralli girip iyi bir takım görüntüsü verebiliriz. Trabzon maçını ölçüt alarak almasak da en azından Burhan Eşer ve Tanju Kayhan gibi isimlerin bize ikinci devrede fayda sağlayacağını gördük.


                Oyuncu analizlerine Culio ile başlayalım. Hemen hemen ilk yarıda  herkes Culio’dan beklediğini bulamadı. Ne kadar aynı görüşte olsam da eleştiri oklarının hedefindeki tek isim olmasına karşıyım. 10 numara pozisyonunda oynatılsa çok daha verim alacağımız Culio’dan beklenen verimi alamadık doğru, fakat nedense kimse ilk yarının en formsuz ismi Ben Yahia’dan bahsetmiyor ya da geçen seneyi mumla aratan Joseph’i. Evet bu oyuncular tıpkı benim gibi İdman Yurdulunun gönlüne taht kursa da çıkıp gerçekleri söylememiz lazım. Dünün mücadele eden isimlerindendi, topu kaptırma huyundan vazgeçmese de mücadeleyi asla bırakmadı. Duran topları çok kötü kullandı.

                Nduka kendi bölgesinden farklı bir bölgede oynamasına rağmen her zamanki gibi elinden gelen mücadeleyi bırakmadı. Genel olarak vasat gözükse de fena değildi.
                Murat Ceylan eski formuna dönmeye başladığının sinyallerini verdi ama hala eski Murat değil. Oynadıkça performansını hırsıyla birleştirecektir inanıyorum.
               
                Burhan Eşer kesinlikle maçın en iyisiydi. Maç eksiği olmasına rağmen beklediğimden çok daha iyiydi. Özellikle ataklara yön vermesi ve araya etkili toplarla Trabzon savunmasına yer yer yaşattığı sıkıntı gözlerden kaçmadı. Burhan Eşer bu ligde her Anadolu takımında olması gereken oyunculardan biri. Bu sezon belki de bizi bu girdaptan kurtaracak önemli isimlerden biri olacağına yürekten inanıyorum.


                Nurullah Kaya elinden gelen mücadeleyi sergiledi, iyi niyetliydi. İdman Yurdu çocuğu olmasına rağmen maalesef bu takım için yeterli değil.


                Tanju Kayhan Burhan’dan sonra en dikkatimi çeken oyuncu oldu. Eskişehir maçında da kendisinden bahsetmiştim, Tanju ilk 11 oyuncusu olmalı. Bu sezon sağ kanattan doğru düzgün atağımız olduğu kaç maç olduğunu hatırlamıyorum bile. Fakat Tanju yer yer bindirmelerinde etkili oldu ve özellikle Eren’e çok şık bir ara pası verdi. Bunları tekrarlarsa Tanju’dan sadece savunma anlamında değil hücum anlamında da yararlanmış oluruz.


                Orkun’un zamanlamaları iyiydi, fakat ilk golde savunmayla iletişimsizliği ona pahalıya patladı. Onun haricinde net pozisyonlar çıkardı, zamanlamaları iyiydi.

                Serkan ve Ivan uyumsuz ve hatalıydı, muhtemelen lig maçında böyle bir uyum görmeyeceğiz . Serkan iyi niyetliydi ancak çok hata yaptı. Nobre elinden geleni yapsa da pozisyonla buluşturulamadı, Eren’i ben bu maç beğenmedim. Mahmut son anlarda oyuna girip elinden geleni yaptı.Geri kalan kupa maçlarında ilk 11’de denenmesi gerektiğini düşünenlerdenim.

                Tribünler hafta içi olmasına rağmen doluluk anlamında iyiydi lakin tezahürat anlamında yine iki grup ayrı telden çalınca etkisizlik hem sahaya hem televizyona yansıdı. Bu kavga devam ettikçe iç sahada baskımı “0” olmaya devam edecek.

                Yeni bir yazıda görüşmek üzere.
               
                

Hiç yorum yok: