26 Ocak 2013

Saksağanlar


''Asla toptan daha hızlı olamazsın...''
Arsene Wenger'e benzeyen Nevcastle Menajer'i, Nunez'e böyle öğüt veriyordu GOAL filminde. Genç Meksikalı belki de O'nun sayesinde Real Madrid'e kadar uzanan bir kariyerin sahibi oluyordu. Tabi bunların hepsi bir senaryoydu. 3 serilik güzel bir filmin başlangıcı St. James' Park'ta başlıyordu.

İngiltere'nin en büyük 20. şehri olan Newcastle Upon Tyne'nin takımı olan Nevcastle United, Premier Lig kurulduğundan bu yana bu ligde Manchester United'den sonra şampiyon olan ikinci takım. O dönemlerde gol kralı  Alan Shearer, David Ginola ve Lens Ferdinand önderliğinde Manchester hemegonyasını kırıp şampiyon olmuşlardı. Sonraki senelerde hep zirve için lige start verdiler ama sonrası onlar için hayal kırıklığı oldu. Hatta bir ara yolları Championship'e kadar uzandı.

Ülkemizin de çok yabancı olduğu bir kulüp değil aslında Nevcastle. Emre Belezoğlu'ndan hatırlar futbol severler. Goal filmi biraz daha erken çekilse sanırım Emre'yi de görebilirdik filmin bir karesinde. Taraftarları çok fanatik ve her maçta statları dolu.52.387 kişilik kapasitesiyle İngiltere'de en fazla 3.seyirci topluluğu! Ülkenin en iyi taraftar grubu diyebiliriz. Sadece taraftarların Nevcastle United için çıkardıkları 2 adet dergi mevcut. Şehirde her şeyden önce Nevcastle United geliyor. Öyleki sevdaları onlara yasaları bile çiğnetmiş durumda. Otoyolda hız sınırını geçen Emre Belezoğlu'na sırf takımlarında oynadığı için ceza kesmeyen trafik polisleri var. Sistemli bir ülkede olmayacak bir iş!

Takımlarını bu kadar çok seven Saksağanlar'ın son zamanlarda ayrı bir sıkıntıları var. Kadrolarındaki Fransız ihtilali. Öyleki 12 İngiliz'in yanında 10 tane de Fransız futbolcu mevcut. Soyunma odasındaki konuşulan dil yakın zaman da İngilizce'den Fransızca'ya döndü. Ligde kadrosunda en fazla Fransız futbolcu barındıran kulüp konumundalar. Bir dönem sürekli Fransızları transfer eden Arsene Wenger'i geçmiş bulunmaktadırlar. Kadrolarında ki Cabaye, Ben Arfa, Obertan, Amalfitano ve Marveaux'a ilaveten Gouffran, Massadio Haidara, Mapou Yanga-Mbiwa ve Mathieu Debuchy'iyi eklediler. Bu oyuncuların haricinde Senegalli Papis Cisse, Brundili Bigirimana, Fil Dişili Tiote ve Cezayirli Abeid'de Fransızca konuşanlardan.

Franzıcaydı, İngilizceydi derken asıl mevzu olan Sissoko transferine gelelim. Alen Pardew ligin ilk yarısında genelde 4-4-2 ile oynadı. Zaman zaman 4-3-3 ve 4-1-4-1'e dönse de beklentisini karşılamadı. Demba Ba ve Papiss Cisse gibi iki kaliteli forveti olunca 4-4-2 kaçınılmazdı ama Pardew'in kafasındaki şablon bu değildi aslında. Ben Pardew ve Martin O'Neil'in stillerini birbirine çok benzetiyorum. Üç aşağı üç yukarı istedikleri belli. Oyuncu tercihleri de bu sebeple benzer özellikler taşıyor.  İki ezeli rakip olan Sunderland ve Nevcastle United'ın başında iki benzer teknik adamın olması da ayrı bir heyecan.

Pardew'in sezon sonunda sözleşmesi bitecek olan Sissoko'yu transfer etmesi de Demba Ba'nın gidişinden sonra biraz da zoraki olarak tek forvete dönecek olmasından ötürüdür. Kaliteli bitiricilik az olunca kısıtlı kullanmakta mecburi oluyor. Sissoko'nun Cabeye ve Tiote'nun arkasında kullanılması ve forvette de Cisse'nin tek başına kullanılması, Pardew'in de formatı 4-4-2'den 4-1-4-1'e çevirmesi aslında kafasındaki düşünceleri uygulaması demektir. Birde Coloccini'nin ailevi sorunlarını çözerse Nevcastle United tadından yenmez bir takım olacak gibi.

2 yorum:

Adsız dedi ki...

It's a shame you don't have a donate button! I'd certainly donate to this superb blog! I guess for now i'll settle for
bookmarking and adding your RSS feed to my Google account.
I look forward to new updates and will share this blog with my Facebook
group. Talk soon!
My page: chelsea fc latest transfer news premier league

Adsız dedi ki...

Hello! I've been reading your blog for a while now and finally got the bravery to go ahead and give you a shout out from Kingwood Tx! Just wanted to tell you keep up the fantastic job!
My website: football news premier