12 Ocak 2013

Tipik Türk Sendromu


Nuri Kazım Şahin. Aslında o bir yerde bizim gururumuz oldu. Kısa süre de olsa! Unutmadan birde kankisi Hamit Altıntop.

Bundan yaklaşık bir 7-8 sene evvel; ''Hayal değil Real'' başlıkları görmüştük gazete manşetlerinde. Evet Nihat Kahveci Real Sociedad ile şampiyonluğu kaçırmıştı ama harika bir performans sergileyerek La Liga'nın devlerinden Real Madrid'i gözüne kestiriyordu. Hayal kurmak güzeldi ve Nihat'ın da hedefi de sadece hayalde kaldı.

Olsun!
 Hayalde olsa büyük düşünmek vizyon meselesidir.

Bizler adına Real Madrid hayali bir süre sonra gerçekleşmişti. Nihat ulaşamamıştı belki ama sağ olsun Almanlar bu hayalimizi de gerçekleştirme adına bizim için bu görevi üstlenmişlerdi. Önce Mesut Özil tanıştı Real formasıyla. Ama Almanya pasaportuyla. Sonra yine Alman pasaportlu ama Türkiye adına oynamayı tercih eden iki futbolcumuz Hamit ve Nuri katıldı bu kervana. Ne güzeldi o günler. Kimse bunları Almanlar yetiştirdi demiyordu ve herkes işte Türk'ün gerçek gücü bu (!) diyordu. Almanya adına orada olan Mesut kendisini sağlama aldı ve hatta 10 numarayı sırtına geçirdi. Belki de şansı da yaver gitmişti ama bir Alman gibi düşünüp ona göre hareket etmişti. Zaten bir Alman gibi düşünmese Almanya adına oynamayı da tercih etmezdi.

Sonra gerçek bir Türk gibi düşünen Hamit ve Nuri sıra aldılar. Kalıp formayı almak yerine önce Hamit '' $ '' tercihinden ötürü ligimizin yolunu tuttu, sonrasında Nuri; yaşım genç belki Liverpool'da oynar ve tekrar Real Madrid'e dönerim düşüncesiyle Ada'nın yolunu... İkisi de belli ki düşüncelerinde kendilerince haklıydılar ama bizim için bu tercihleri hayal kırıklığıydı.

Zaten Hamit'ten öyle çok bir beklenti yoktu. Madrid O'nu transfer yaparken joker özelliğinden ötürü iyi bir yedek düşüncesiyle takımına kattı. Zarar da etmedi çünkü bonservis ödemeden aldığı Hamit'i, sezon başında Galatasaray'a iyi bir meblağ karşılığında sattı.

Nuri ise; kendisinden beklentimizin büyük olduğu bir isimdi. Almanların Özil'i ne karşılık Madrid'de bizim temsilcimiz olacak ve gelecek adına milli takım tercihlerinde gurbetçilerimize ışık tutacaktı. Şimdilik bu proje rafa kalktı. En azından 1,5 seneliğine!.. Şimdi herkes Nuri için ''sezon başında o sakatlık olmasaydı bugün farklı olurdu'' diyecektir ama asıl olan sakatlık sonrası Nuri Şahin'in takımına ne verdiğidir. Kaldı ki Liverpool formasıyla çıktığı maçlarda da takımına ne verdi (?) birde işin bu boyutu var.

Nuri kariyerinin dönüm noktası olan Feyenoord kararını verirken ne kadar isabetli bir iş yapmış olsa da bu sezon ki Liverpool tercihinde de bir o kadar yanlış yaptı! Feyenoord tercihinde eski teknik direktörü Bert van Marwijk gibi bir akıl hocasını sanırım Liverpool tercihinde bulamadı. Ada'nın yolunu tutarken tercihini Londra Şehri'nden Arsenal adına yapmış olsaydı sanırım kariyeri adına tekrar evine dönmek zorunda kalmazdı.

Neticede Almanlar'da yetiştirse Türk her yerde Türk! Daha önceleri Hakan Şükür'ün, Hakan Ünsal'ın, Oktay Derelioğlu'nun, Okan Yılmaz'ın, Emre Belezoğlu'nun, Çağdaş Atan'ın, Hami Mandıralı gibi daha çoğaltabileceğimiz örneklerin yaşadığı duygusallığı  Nuri'de kendi adına yaşadı. 

Yalnız bir farkla!
Daha fazla kazanabileceği Türkiye yerine kendinden de fedakarlık yaparak futbolculuk kariyerinin doğduğu yere Borussia Dortmund'a!..

"Doğru ve güvenilir oranlarla yapacağınız Futbol Bahisleriniz için Betboo'yu ziyaret edebilirsiniz.

Hiç yorum yok: