19 Şubat 2013

Ayağa Kalk ve Savaş !


Yazmak gerçekten insanı rahatlatıyor bunu fark ettim. İnsan yazınca bir nebze olsun rahatlıyor. Küçükken günlük yazardık hani, işte öyle bir şey.  Kâh en mutlu anlarımızı kâh en üzüntülü anılarımızı sayfalara dökerdik. Sonra büyüdük, büyüdükçe yeni sevdalar tanıdık içinde kırmızı-lacivert olan. Sımsıkı sarıldık ona bir baktık ki her şeyimiz olmuş.  


Hayatımızın en odak noktasında bir takım var adı Mersin İdman Yurdu olan.

İşte bizim hem sevincimiz hem de üzüntümüz bu takım. Haftam iyi geçiyorsa sebebi senin galibiyetlerindir İdman Yurdum.  Sen gayrısı edemedi beni bu kadar üzmedi ama varlığın bile mutluluk sebebi

Her yenildiğinde aşkın sana daha çok sarılmak olduğunu öğrendim mesela. Skor taraftarı değil gönül taraftarı olmayı öğrettin bize. Hani dedik ya “sen yenil bize inat biz sevelim aleme inat” diye. İşte aynen öyle İdman Yurdum. Bizlere sabretmeyi öğrettin, bizlere yeniden umutlanmayı öğrettin. Yetmedi bizi üzdükçe daha çok aşık etmeyi öğrettin.

MFÖ’nün bir şarkısı vardır bana hep İdman Yurdu’nu hatırlatan: “Gözyaşlarımız bitti mi sandın?”
Her yenildiğinde o şarkıyı açıp defalarca dinleten de sendin. Gözyaşlarımız tıpkı sana olan aşkımız gibi hiç bitmedi. Çünkü umut varsa o yine senden gelecekti. Ne diyor Ahmet Kaya;

Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Bölüşülmeye/paylaşılmaya hazır
Bir hayat var.

Eğer umut ve mutluluk varsa yine senden gelecek.

Hanginiz sevdiğini 29 sene beklerdi? Bu taraftar bekledi İdman Yurdum. Bu taraftar yine bekler.

Savaş gerekirse öyle kaybet.

Şimdi Ayağa kalkıp savaşma zamanı.

Herkesin içinde kibrit alevi kadar yanan alevi de söndürme.



Tıpkı onlar gibi; İnanacaksın başaracaksın!

Hiç yorum yok: