18 Şubat 2013

Gençlerbirliği – Mersin İdman Yurdu Maç Analizi


         
                 Hayatta bazen öyle anlar gelir ki insanın güveneceği bir dal olmasa da asla umudunu kaybetmez. Oynadığı oyundan oyuncu profiline, teknik direktöründen taraftarına ne kadar umutsuzluk abidesi olsa da taraftarın içerisinde takıma olan o güven ışığı asla sönmez. 

                Gençlerbirliği maçı hemen hemen bütün Mersin İdman Yurdu taraftarları için işte böyledi. Herkes içindeki bu umutla hazırlandı bu maça. Bizler de Marmaralı Şeytanlar olarak İstanbul’dan kaldırdığımız araçla Ankara’ya gittik.

                Biz de biliyorduk ki bu ligde mücadele etmeden başarılı olmak çok zor. Ama umut hep vardı, olmalıydı da.

Önce sağ salim Ankara’ya ardından stada vardık. Mersin’den çevre illerden kendi imkanlarıyla ve Ankara’da yaşayan taraftarla iyi bir sayıyla umutlarımızla beraber o statta yerimizi aldık.Ama ne bu çileye ne de bu umutlara layık bir İdman Yurdu vardı sahada.

  
 Nurullah Sağlam konusunda yanılmıştım, Giray Bulak konusunda da yanılmak istiyordum ancak Giray Bulak bu maçta çıkardığı kadroyla onlardan umutsuz şeklinde beklentiye giren bizleri hayal kırıklığına uğratacak.

                Ne gereği vardı o defans dörtlüsünü bozmanın? Nedir bu sizin Mustafa Keçeli aşkınız? Dışarıdan bu adam “Son Mohikan” görünüyor da biz mi fark edemiyoruz? 90 dakika boyunca bir tane olumlu hareketi olmayan bu adamı bu zorlu süreçte tekrar kadroya almanın anlamı neydi?




                Kimse kusura bakmasın ama açık konuşacağım Giray Hoca Ç.Rize’nin Süper Lig kadrosuyla Bank Asya’da şampiyon olamayışının en büyük faktörüdür. Oradaki mantalitesini en iyi Rizeliler bilir. 1-0’ı yapana kadar mücadele et sonra geriye çekil, defansif oyun anlayışından şaşma. Hocam özür dileriz ama bizim kazanmaya ihtiyacımız var. Bu kadar korkak olacaktın da ne diye ayrıldın Trabzon’dan da bu takımın başına geldin?

                 Madem Ozan İpek’e yarım dönem için astronomik rakam teklif edildi sen de bir kere risk alıp oynat şu adamı be hocam. Bu formayı iyi kötü hep istikrarlı taşıyan Ben Yahia’yı almayıp Murat Ceylan’ı oynatıyorsan maalesef sen bu takımı tanımıyorsun Giray Hoca. Haftaladır Culio’ya tahammül edeceğine Eren’i deneseydin ne olur? Adana Demir’de iyi bir performans gösteren Lawal’ı işin düştüğünde değil en başında denesen ne olur bir kere? Madem yabancı kontenjanı sıkıntı o zaman Türkiye Kupası’nda gayet iyi oynayan Tanju’yu oynat. İlk yarıda Mehmet Yıldız bağıra bağıra destek istedi, sen ikinci yarı iki tane saçma değişiklikle bu skora en güzel katkıyı yaptın. 1 tane hızlı forvet almayı düşünmeyip Nobre karşısında bizi dilenci durumuna düşüren sizler yüzünden pozisyon zenginliğimiz de sıfır, gol girişimlerimiz de


.
                Culio’nun, Nduka’nın, Murat Ceylan’ın, Mustafa Keçeli’den ve mantaliteden vazgeçmedikçe senin tabirinle bunlara takılıp kalırız hocam !

                Gençlerbirliği bu ligde ilk 5’e oynayacak kadro kalitesine ve oyunculara sahip. Kendilerini tebrik etmekten başka söz düşmez.

                Tribünler geriye düşmesine rağmen asla hızını kesmedi tam destek verdi ama sahada oynanan oyundan sonra da vermesi gereken en doğru tepkiyi verdi. Zaten şu resim ve yorumlar her şey açıklıyor.

               



                    “Yönetim İstifa” tepkisine keşke çok daha önce başlanmış olsaydı. Herkes biliyor ki Ali Kahramanlı ve arkadaşları bu takımdan kolay kolay gitmez. Ancak ne olursa olsun İdman Yurdu taraftarı asla vazgeçmeden bu takımın gerçekten sahiplerinin kendileri olduğunu asla unutturmamalı ve kararından vazgeçmemeli.

                   Önümüzde Trabzon maçı var. Umudum geçen sene Ankaragücü taraftarının sahip olduğu umutlar kadar. Ama bir yandan da 1-2 galibiyet alsak neler olur diye hesap etmiyor değilim, eminim çoğu İdman Yurdu taraftarı da bu durumda. puandan başka sonuç herkesteki bu ufak umudu da alıp götürebilir, adam gibi bir kadro ve dizilimle Trabzon’u yenmekten başka şansımız yok.

Esen kalın

Hiç yorum yok: