6 Şubat 2013

John Terry


O'nun ismini duyduğumda ben daha çocuktum. Defans oyuncusu olmasından dolayı mahalle maçlarında kimse ben Terry'im demezdi.  Şeytan Rıdvan'dan aşina olduğumuz 8 numaradan ötürü Marcel Desailly bile Terry'den daha fazla ilgimizi çekerdi. Hiç stoper adam 8 numara giyer mi diye...

Mavililerin en çok gurur duyduğu adam oldu kaptan. Ne de olsa altyapılarının bir ürünüydü. Yeni yeni yapılanmaya başlayan alt yapılarının...Hani Miroslav Stoch'un da kariyerine yön veren akademi!

2009 yılında ülkesinde yılın babası seçildi. Arkasından 2010 yılında takım arkadaşının Wayne Bridge'nin nişanlısıyla haşır neşir oldu. Milli takım kaptanlığı elinden alındı. Takım arkadaşı Wayne Bridge apar topar takımdan yollandı. Ama Terry hala oradaydı. Ve orada kalacaktı. Çünkü Terry bir simgeydi. Hem kaptandı hem de bu kulübün alt yapısının bir ürünüydü. Emsal teşkil ediyordu ve adı Mavililerle eşleşmişti! Belkide ölümsüzleşecekti...

Oysa gerçekte Terry, West Ham United'in Ada futboluna armağan ettiği bir yıldızdı. Hem de West Ham'da oynarken orta sahanın bir bireyiydi. İki ezeli rakip ve bir futbolcu. Biri pişirirken diğeri kendi ismiyle ölümsüzleştiriyor.

Şimdi bu fotoğrafta gördüm. Terry gerçekten ihtişamlı bir kaptan. O'nun varlığı dahi takımın özgüvenini fazlasıyla artırır. Belkide Chelsealiler O'nun talihsiz skandalına bu sebepten ötürü kayıtsız kaldılar. 
Kim bilir...

Hiç yorum yok: