11 Şubat 2013

Mersin İdman Yurdu - Fenerbahçe Maç Analizi


Futbol basit oyundur aslında, izlersin not alırsın ya da almazsın sonra değerlendirirsin. Hele bir de takımın yenmişse “ abi şu da çok iyi oynadı, abi şu çocuğa dikkat ettin mi geleceğin yıldızı haa” diye sıralarsın yorumlarını. Gelgelelim bir de diğer yüzü vardır işin: mağlubiyet. İşte o zaman da verir veriştirirsin takıma. Kimi futbolcusundan başlar işe, kimi hocasından kimi yöneticisinden…

Blog yazmanın bunlardan farkı biraz kullandığın üsluba dikkat etmek ve not almak. Ama bir fark daha var ki bizi en büyük sıkıntıya sokan nokta esas o. Çünkü konuşmak kolaydır, anlık sıralarsın cümleleri ve biter. Yazmak öyle mi? Takımın iyi oyunla 3 puanı kazanmışsa eğer keyifle yazarsın. Peki ya yenilmişse? İşte o zaman içinden yazmak gelmez, o tuşlara bastıkça bir an önce sonuca nasıl bağlasam cümleleri geçer kafandan.

Bu sene Mersin maçlarını yazarken kafamızdan hep o düşünceler geçti. Ona rağmen hep daha iyisinin olacağı ümidiyle yazdık. Ama bu takımın adı Mersin İdman Yurdu… İnsana arifeyi gösterir bayramı göstermez.


Öncelikle maçtan önce söyledikleri gibi tribüne girmeyerek doğru olanı yapan Güney Kale Arkası grubunu tebrik ediyorum. Üstelik kendilerine maçtan önce bedava bilet teklif edilmesine rağmen bunları yapmaları gerçekten güzel bir organize. 

Ali Kahramanlı bu takımı TFF 2.Lig’den alıp buralara getirdi. Ortada bir başarı varsa onun payı yadsınamaz. Fakat Ali Kahramanlı takımı başarıya siyasi gölgelerin ardından getirmedi dersek de yalan olur. Bunları bir kenara koyalım onun en büyük hatası işbilmez, acemi futbolu bilmeyen adamları yönetimde toplaması oldu. Bugün Mersin İdman Yurdu kurumsallaşmadan uzak, günübirlik başarıya muhtaç bir kulüpse sebebi bu adamlardır.



  Bizle aynı durumda düşme korkusunu yaşayan  Elazığ 10 TL bilet fiyatı belirleyip tribünü doldurup aslanlar gibi top oynarken, sizler 75 TL’lik bilet fiyatı çekip bu takıma kendi evinde deplasman yaşattınız.  Kasalarınızı doldurdunuz helal olsun.

Bir kere daha hepinize yazıklar olsun.
                
            Maçın analizini yapası gelmiyor insanın ama kısa kısa değinelim:

-          Karşımızda kötü bir Fenerbahçe vardı savunmamız iyiydi fakat şanssız da bir gol yedik.

-          İkinci yarı takım komple çöktü. Sene başından beri bu takım 60. dakikadan sonra çöküyor. İlk yarı yarı gol atsaydık bile ikinci yarı gelecek baskıyla Fenerbahçe gol ve goller atabilirdi.

-          Savunma dörtlümüz  ve kalecimiz her zamanki gibi iyiydi.

-          Mağlubiyetin mimarları: Nduka – Burhan – Murat Ceylan oldu. 

-     Ozan İpek ve Lawal'ın ilk 11 oynayacak hale gelmesi gerekiyor. Bu iki futbolcu şu dönemde takıma kazandırılıp takımın hücum varyasyonlarında katkı vermesi beklenmeli.

Artık fazla söze gerek yok. Yukarısı  ile ara hafiften açılmaya başladı. Gençlerbirliği ve Trabzon maçlarından en az 4 puan çıkartamazsak işimiz fazlasıyla zorlaşacak.

1 yorum:

selaminko dedi ki...

culio'dan ve nduka'dan acilen vazgeçerek ben yahia ve ozan ipek ikilisine formayı vermeli giray bulak acilen.