4 Mart 2013

Sabırda Bir Yere Kadar!

Maalesef bir haftayı daha ayak oyunları nedeniyle kaybederek kapattık. Ve  maalesef dün Kayseri'de futbol adına hiçte hoş olmayan görüntülerle şahit olduk. İki taraftarın aralarındaki çekişmenin haricinde artık Demirspor, Konyaspor, Altay ve Adanaspor'dan sonra yeni bir düşman belirledik kendimize.


Kusura bakmayın düşman kelimesini kullanıyorum ama bu sadece terim olarak görülmüyor artık Kırmızı Şeytanlar Grubu'nda! Açık açık düşman kategorisine girmiştir Kayserispor.

Benim en sevdiğim deplasmandır aslında Kayseri. Hem yakın olması hem de o şehirde sevdiğim insanların yaşamasından dolayı... Güzel bir statları var, çok güzel bir şehirleri var, çok güzel tesislere sahipler ve ayrıca para deseniz gırla ama gel gelelim potansiyel yok! Top toplayıcıların eline bakan bir Kayserispor vardı dün sahada. Prosinecki'nin şampiyonluk hayalleri bu yoldan geçiyorsa eğer vay hallerine!

Güvenlik görevlisi, polisi, top toplayıcısıyla dün her türlü sinir bozucu ve tahrik edici unsurlara başvuran Kayserispor'u aldıkları 3 puandan dolayı kutlamamız gerekli. Ayrıca hakeminde hakkını yemeyelim. O'da üzerine düşen görevi fazlasıyla yaptı. Peki biz sahada ne yaptık? Sadece top toplayıcı çocuklar yüzünden 6 tane sarı, bir tanede kırmızı kart yedik.

Maçı kaybetmemiz önemli değil. Gerekirse gider 1. Lig'de oynarız. Yabancısı olduğumuz bir kategori değil. Ama bize oynanan ayak oyunlarına da artık boyun eğecek değiliz. Son 4 haftadır üzerimizde oynanan oyunların fazlasıyla farkındayız ve bu takımı aç kurtlara bırakacak da değiliz. Ne bu şehir sahipsizdir ne de bu takım. Bunu herkes böyle bilmeli!

Ve sayın Ali Kahramanlı! Bu takımı bu hale sen getirdin ama yiğidin hakkını yememek lazım. Dün kü "Çok isteniyorsa takımı ligden çekmeye hazırım" çıkışınızı sonuna kadar destekliyorum. Bizim de bu konuda artık bir şeyler yapmamız gerekli. Artık şehir olarak uykudan uyanma vaktidir. Artık tek ses olma, tek vücut olma, tek yürek olma vaktidir. Sen bugün birlik olamıyorsan yarın sen diye bir şey kalmayabilir!


4 yorum:

deliceous dedi ki...

Hiç kimsenin ağları delip sahaya atlamaya niyeti yoktu öyle olsa Kadir Hasta çok rahat millet atlar sahaya.Ağlar sonradan konuldu ve son derece rahatsız edici bir durum.Taraftar o sinirle ağları yırtmak istedi.Maça gelince eğer Kadir Hasta izlediyseniz tahrik eden tarafın kim olduğunu gayet net görürdünüz.90 dakika boyunca toplasanız o çocuğun çaldığı kaç dakika edebilir ki?Çaresizce,elinden hiç bir şey gelemeyen Mersinli oyuncular, ortamı gererek bir şeyler alır mıyız mantığındalardı.Birde düşman edinmişsiniz bizi kendinize.Üzgünüm ama sizinle ancak kupada rakip olabiliriz.Erciyessporda seneye süper ligde olacak:))

Hasan Doğan dedi ki...

Kzanişvili başta olmak üzere bir çok oyuncunuz provakator bir roldeydi.Özellikle Salih Dursun yok yere hakemin önünde kendini yere attı.Kaldıkı biz küme düşsek bile gocunmayız.Çıkar 1. ligdede ağalar gibi oynarız.

Adsız dedi ki...

Kısaca yorumum; "Olayı kendi açınızdan bakmışsınız." Neden mi? Evet, bir Kayserispor taraftarıyım. Gururluyum. Ve evet gerilimi, olayı bol bir maç geride kaldı ama bu olayları sadece bir kesime, bir takıma yıkmak ayıptır, günahtır. Kör olmaktır. Mersin'in deplasmana gelen taraftarından tutun, oyuncularına ve hakemine kadar tüm olaylarda karış karış yer almış, bu olayın zeminini hazırlamış olduklarını sizde görmüştürsünüz. Top toplayıcının oyundan çaldığı süreyi bana söyleyebilir misiniz? Veya siz sahaya gelen o topa o derece tepki vermeseydi bunu yazmış olacak mıydınız ? Bunlar olacak mıydı ? Bunları kendinize sorup cevap aldınız mı? Bence hayır. Çünkü kendi açınızdan bakmışsınız. "Düşmanlık" maçtan maça baktığınız bir olay ise "EVET" biz düşmanız, ama geçen bir maç için. Belirttiğim gibi bir taraftar olarak bu maçta, daha öncekiler gibi takımımı desteklemek için geldim, yerime oturdum ve maçımı seyrettim, destekledim. Gol olduğunda sevindim ama bu tip olayı; bu derece büyüten bir yapı görmedim. Kimsenin kimseye küçücük bir olaydan, günlük DÜŞMANLIK beslemesine gerek yok. Bu sizi - bizi değil, futbolumuzu küçültür, bağnaz ve taraftarlar arasında gelişemez bir yapıya iter. O zaman herkes düşman olsun! Uyar mı ? Keyif nerede?
Zurab'ın pozisyonlarını konuşmak, yorumlamak bizim işimiz ise, evet bana göre "KIRMIZI KART" ama kararı bizler değil HAKEMLER vermektedir. Salih'in pozisyonunu siz ilk defa mı görüyorsunuz? Siz Pepe, Busquets veya Arbeloa'yı hiç EL CLASİCO maçlarında izlediniz mi? diyeceklerim, düşünmeniz için sizlere soracaklarım bu kadar. Mersin'e başarılar dilerim. Saygılarımla.

Hasan Doğan dedi ki...

Adsız: Öncelikle rakip taraftar olduğunuz halde argo ve hakaret içeren kelimeler kullanmadığınız için teşekkür ederim. İkincisi düşman kelimesine çokca takılmayın çünkü bu kelimeyi kullanmadan kastım tribünlerde artık bu şekilde görünmenizden ötürüydü.Bizim tribündeki taraftar grupları için Kayserispor artık bir Demirspor, Adanaspor veya Konyaspor'dan farklı değil.Düşmanız derken gidipte sizinle meydanda savaşacak değiliz.Bir diğer konu ise; biz şuanda psikolojik olarak zor bir durumdayız.Hassas bir dönemden geçiyoruz.Yani sabır etmek için dayanak noktamız sınırlı.Çok önemli bir maça çıkıyoruz ve saha kenarındaki polisten tutta top toplayıcısına kadar müthiş organize olmuş bir durumla karşılaşıyoruz.Top toplayıcı çocuğun çaldığı dakikalar belki bize galibiyeti getirmezdi ama küme düşmeye aday bir takım için fazlasıyla sinirleri gerdi.Bu konuda bizi mazur görmeniz hatta bizim yerimize kendinizi koymanızı tavsiye ederim.Ve son olarak, tam 4 sezondur bir çok maçta stadınıza gelip sizi destekledim.Gs, Fb, Bjk'e karşı hep sizin tarafınızda oldum.Benim için Anadolu Kulüpleri herşeyden öncedir.Bunu böyle bilmenizi isterim.

Not:Keşke yorumunuzu yaparken isminizide yazsaydınız.