9 Nisan 2013

Türk Futbolunun Karanlık Yüzü



Yıllardır medyada sıkça tartışılan; konuşulan bir gündemdir Anadolu futbolunun bir türlü ilerleme kaydedememesi.Sürekli de ligde yabancı kontenjanının fazla olması, Anadolu takımlarının sponsor gelirlerinin diğer kulüplere göre daha düşük seviyelerde olması gibi çeşitli nedenler sürülür öne. Dün akşam oynanan Galatasaray-Mersin İdman Yurdu maçı sonrası ise çok fazla gündeme getirilmeyen; daha doğrusu gündeme getirilmesinin belirli kesimlerce rahatsızlık duyulduğu İstanbul takımlarının Anadolu'ya karşı kollandığı gerçeği bir kez daha ortaya çıktı.

Saha kenarında bir antrenör..Milenyumda gerek Avrupa'da, gerek Türkiye'de aldığı başarılardan sonra dünyanın parmakla gösterdiği bir antrenör..Çizmede Milan'ı, Fiorentina'yı çalıştırmış; Türk Milli Takımı'nı Avrupa 4.sü yaparak kariyerinde zirveye ulaşmış bir antrenör..Fatih Terim'den bahsediyorum..Hani şu "İmparator" dediğimiz.

İmparator'un karizması hafta içi Madrid'de çizildi.Dün akşam da henüz 3. dakikada geriye düşüp bir de takımı 10 kişi kalınca kriz geçirdi.Hakemin kararlarını tartışmaya gerek yok.Süleyman Abay kariyeri boyunca belki de en iyi maçını yönetiyordu ilk 45 dakika.Fakat II. yarıda Terim'in ve Galatasaray'lı Melo, Hamit gibi kariyerli oyuncularının saha içinde yaptığı Fair-Play dışı hareketler hakemin yönetimine doğrudan etki yaptı.

Terim tribüne gönderildiğinde çok fazla şaşırmadık.Bizi asıl hayrete düşüren Hasan Şaş ve Ümit Davala'nın anlam veremediğimiz tepkileriydi..Sanki Süleyman Abay Galatasaray'a karşı psikolojik bir hareket yürütüyormuş gibi hakeme ve karşılaşmanın dördüncü hakemine ağır çıkışları yüzünden sırasıyla Hasan Şaş ve Ümit Davala da tribüne gönderildiğinde Galatasaray zaten skor olarak üstünlüğü ele geçirmiş ve amacına çoktan ulaşmıştı..

Maç 3-1 Galatasaray'ın üstünlüğü ile tamamlandıktan sonra Mersin İdmanyurdu'lu oyuncular maç sonrası rakip takımın oyuncularını tebrik ettiler.Sahada sürekli sert hareketlere, II. yarıda hakem tarafından verilen yanlış kararlara , kısacası yapılan tüm oyunlara rağmen bu büyüklüğü gösterdiler. Hakan Kutlu maç sonrası basın toplantısında üslubunu koruyarak çok güzel bir konuşma yaptı. Bugün, bu konuşma basında çok fazla yer bulmamasına rağmen tüm Türkiye Kutlu'yu ve ekibini tebrik ediyor ve örnek gösteriyor.Kutlu'nun da dediği gibi bazen kaybederken bazı şeyler kazanılır..

TFF-MAHKEMELER-PARLAMENTO

Türk futbolunun gelişimi için mücadele edecektiniz; sanırım Türk futbolu dediğimiz zaman anladığınız tek şey şike davaları, 3 büyüklerin ligdeki konumu ve havuzdaki payları gibi konular.

Bu ülke 10 yıldır Fatih Terim'i, Aziz Yıldırım'ı, Milli Takım'ı tartışıyor; onları konuşuyor.
" Aziz Yıldırım serbest kalsın mı; ceza alsın mı ?"
" Fatih Terim'in cezası ertelensin mi ertelenmesin mi ?"
" Milli Takım'ı kim çalıştırmalı ? "

10 yılda futbolda "Ayşegül'ün Maceraları" gibi yaşamadığımız hiçbir şey kalmadı.Onlar her şey oldu veya olsun..Peki Tür futboluna ne oldu ? Türk futbolu ne olacak ?
Anadolu takımlarının önü ne zaman açılacak ?
Havuz sisteminde ne zaman adaletli bir sistem sağlanacak ?
Yayıncı kuruluşlar ne zaman tarafsızlığını ilan edecek ?..

Bu sorulara mantıklı cevaplar verilmeden; Anadolu'nun hakkını Anadolu'ya vermeden, TFF'nin ve şu çok övünülen Spor Bakanlığı'nın yaptığı kulağa hoş gelen açıklamaların hiçbir değeri yok.

"Aynası iştir kişinin; lafa bakılmaz ! "

Yukarıdaki ara başlıktaki sadece bir kurum bile kafasını kaldırıp ya da içine döndürüp kendini esir ettiği zihinsel zincirlerini kırabilirse büyük bir zafer kazanılmış sayarım !

Bir şey anladınız mı ?

Hiç yorum yok: