18 Mayıs 2013

Elvedalar Gecesi

Günler günlerin ardından
Seni unutmak mecburiyetindeyim
Seni sevmeler cumhuriyetinde
Gözyaşlarım
Gözyaşlarım kafiye olsun diye değil
               
Bir İdman Yurdulu abimden öğrenmiştim bu şarkıyı, yine bir İdman Yurdu yenilgisinin ardından, yine buhranlı bir akşamın ardından… Öyle tercüman olmuştu ki duygularımıza, her yenilgiden sonra bu şarkıya daha fazla sarılır oldum, her dinlediğimde de dedim ki “ulan sanki bizim için bestelenmiş bu şarkı”, sanki alın bunu her kahrolduğunuzda dinleyin der gibiydi:

“ Gözyaşlarımız bitti mi sandın?”  Ve sen İdman Yurdu, ve sen biricik sevdamız ve sen biricik aşkımız…  2 senelik Süper Lig kahroluşumuzda hep bu şarkıya mahkum ettin bizi.

Dün  normal bir sporsever açısından gazozuna oynanan maçtan farkı yoktu Mersin İdman Yurdu – Gaziantespor maçının, hoş dışarıdan bakıldığında pek de haksız sayılmazdı. Oysa 29 senelik özlemin 2 seneye sığdırılışının bir sonuydu, belki bir vedaydı, belki de bir geri dönüştü belki de boğazımıza düğümlenen kelimelerin hüzünlü hikayesi.


Oysa yağmur, çamur demeden kilometreler tepen, bütün sevinçleri, bütün umutları İdman Yurdu olanlar ne ümitlerle de beklemişti bugünleri. Nereden bilebilirlerdi ki her 90 dakikanın sonuna daha da kahrolacağını, nereden bilebilirdi ki uzaktan bir peri masalını andıran o ligin adaletsizlik, peşkeş, huzursuzluk olacağını. Onlar vedaya hazırlamıştı kendini ama onlar için dün ayrı bir veda vardı: “Tevfik Sırrı Gür”



Belki onun vedası İnönü kadar şaşalı olmayacaktı bu taraflı basında, belki sadece spor gazetelerinin son faylarının en alt satırında bir dipnot olacaktı, ancak Tevfik Sırrı Gür’ün en az bir Ali Samiyen, en az bir İnönü kadar emektar olduğunu en iyi o şehrin insanları ve bu renklere gönül verenler bilecekti.  88 yıllık tarihinde kırmızı-lacivert renklerin en büyük sırdaşıydı Tevfik Sırrı Gür. Kâh sevinçleri kâh acıları biriktirdi içinde hiç usanmadan. Ve dün son kez veda etti kırmızı lacivert renklere. 
Tıpkı teması olan veda şiiri gibi:

Vedalar zordur gözyaşı değince tene…
Sevdalar zordur imkansızlıklar değince yüreklere…
Ve sensin yine bu düştüğüm yol
Bavulum sen
Biletim sen
Başımızı amansızca dayadığım şu otobüs camı sen
Geçip giden yol çizgileri sen…
Zoraki vedalar vardır ya hani sevgili
Başı sonu sen…



O deniz kenarındaki masumiyetin yerini artık koca koca yapılar alacak, taraftar oradan her geçtiğinde içi burkulacak, alışmak kolay olur mu bilinmez fakat Mersin İdman Yurdur artık maçlarını 25 bin kişilik stadında oynayacak. Akdeniz Olimpiyatları sayesinde hem güzel bir stadı hem de tesisi olacak, umarız bu faktörlerle özlemini çektiğimiz günlere tekrar ulaşırız, esen kalın.

Hiç yorum yok: