23 Şubat 2013

Trabzonspor Maçı Öncesi


Geçtiğimiz hafta deplasmanda Gençlerbirliği'ne 3-1 mağlup olan takımımız, bu hafta sahasında konuk edeceği Trabzonspor'u yenerek galibiyet hasretine son vermek istiyor.Ateş hattından bir türlü kurtulamayan kırmızı-lacivertli takımın tecrübeli çalıştırıcısı Giray Bulak, hafta içi yapılan idmanlar sonrası Trabzonspor'u yenmekten başka bir düşünceleri olmadığını söyledi.

Karşılaşmanın kendileri açısından zor geçeceğini düşündüklerini belirten Bulak, oyuncularının maç günü hem fiziksel hem de mental yönden hazır olarak sahaya çıkacaklarını ve 3 puanı alacaklarını söyleyerek iddialı konuştu.

Zorlu maç öncesi bilet fiyatlarının normal tarifeye dönmesi dikkat çekiyor. Mersin İdman Yurdu yönetimi, Fenerbahçe maçı sonrası taraftarın verdiği sert tepkileri ve takımın kötü gidişatını göz önünde bulundurarak Trabzonspor maçı öncesi bilet fiyatlarında indirime gitti. Kale arkaları biletleri 10 TL'den, Maraton tribünü biletleri ise 25 TL'den satışa sunuluyor.Fiyatlardaki indirimden dolayı ve maçın Cumartesi oynanacak olmasından dolayı, taraftarın maça yoğun ilgi göstermesi bekleniyor.

Trabzonspor ise geçen hafta ezeli rakibi Fenerbahçe karşısında aldığı 3-0'lık şok yenilgi sonrası yaraları sarmak için Mersin'e geliyor.3 puanlı sistemde en kötü 22.hafta performansına ulaşan (27 puan) Trabzonspor, Süper Lig'in 2.yarısının en başarısız takımı olarak da göze çarpıyor.Öyle ki II. yarıda oynadığı 5 maçta 1 galibiyet, 4 yenilgisi bulunan Karadeniz ekibi, II. yarıda sadece 3 puan alabildi.

Mersin İdmanyurdu'nda zorlu maç öncesinde sakatlıkları bulunan Yattara ve Gosso maç kadrosunda yer alamayacak isimler.Hafta boyu tedavisi süren Nobre'nin ise oynayıp oynayamayacağı maç saatinde netleşecek.

Trabzonspor'da ise cezalı Giray, sakatlıkları bulunan Zeki, Janko, Adrian, Emre Güral ve Emerson Mersin'e getirilmedi.

Barış Maçına Ret

Rosell Kudüs'te ağlama duvarına barış dileklerini yazdı.
Barcelona Başkanı Sandro Rosell örnek bir davranış sergileyerek Orta Doğu'da barışa katkı sağlamak amacıyla Filistin ve İsrailli futbolculardan oluşan karma takım ile temmuz ayında Barcelona'da bir maç yapmayı teklif etmişti. Herkes İsrail tarafının tutumunun nasıl olacağını merak ederken asıl çıkış Filistin Gençlik ve Spor Yüksek Kurulu Üyesi Abdüsselam Heniye'den geldi. Asla böyle bir maç yapmayacaklarını, bu teklifi kabul etmeleri durumunda Filistinli Şehitlere büyük bir ihanet olacağını belirtti.

Ayrıca Haniye'nin şu sözleri de çok ilgi çekici olmuş; 

''Barcelona Kulübü maç yapacaksa İsrail ile değil, bu toprakların gerçek sahibi Filistin ile yapmalıdır.''

Neven Subotic


Belki büyük topçu olamayabilirsiniz ama büyük adam elbette olabilirsiniz. Gerçi bahsettiğim şahıs bana göre her ikisini de başarmış bir futbolcu. Dört ülke ( ABD-Bosna Hersek- Sırbistan-Almanya ) pasaportuna sahip olan Subotic,  Etiyopya ve Mozambik'teki bölgelere temiz su götürmek için bir vakıf kurdu. Sırf çocuklara olan sevgisinden ötürü yazın Mozambik'te bir futbol turnuvası düzenleyecek olan Subotic, burada hem çocukları eğlendirmek hem de çocuklara AIDS hakkında bilgi vermeyi amaçlıyor.

İnsanlık adına büyük bir adam atan Subotic, hiç bir zorunluluğu olmaması adına mükemmel ve imrenilesi bir davranışta bulunuyor. Belki bu amacı O'nu futboldan çok uzaklara bile götürebilir... Ama her ne olursa olsun belkide Boşnak kökenleri Subotic'e kefenin cebi olmadığını bir kez daha hatırlatmışlar! Benim bildiğim Frederic Kanoute, Muhammed Kallon ve Didier Drograba'nın farklı amaçlarda da olsa insanlık adına kurdukları vakıfları var. Umarım bu diğer futbolculara da örnek teşkil eder. Zira günümüzde 3 milyon ekmeğin her gün çöpe gittiğini düşününce ve Afrika'da açlık sınırında olup her gün yüzlerce çocuğun ölümü gözlerimin önüne gelince tüm dünya insanlığının böyle öncülüklere ekstradan ihtiyacı olduğu aşikar bir durum...

Barca Logosunun Yaşadığı Evrim


Milan


Pique ve bebeği Milan...

19 Şubat 2013

Ayağa Kalk ve Savaş !


Yazmak gerçekten insanı rahatlatıyor bunu fark ettim. İnsan yazınca bir nebze olsun rahatlıyor. Küçükken günlük yazardık hani, işte öyle bir şey.  Kâh en mutlu anlarımızı kâh en üzüntülü anılarımızı sayfalara dökerdik. Sonra büyüdük, büyüdükçe yeni sevdalar tanıdık içinde kırmızı-lacivert olan. Sımsıkı sarıldık ona bir baktık ki her şeyimiz olmuş.  


Hayatımızın en odak noktasında bir takım var adı Mersin İdman Yurdu olan.

İşte bizim hem sevincimiz hem de üzüntümüz bu takım. Haftam iyi geçiyorsa sebebi senin galibiyetlerindir İdman Yurdum.  Sen gayrısı edemedi beni bu kadar üzmedi ama varlığın bile mutluluk sebebi

Her yenildiğinde aşkın sana daha çok sarılmak olduğunu öğrendim mesela. Skor taraftarı değil gönül taraftarı olmayı öğrettin bize. Hani dedik ya “sen yenil bize inat biz sevelim aleme inat” diye. İşte aynen öyle İdman Yurdum. Bizlere sabretmeyi öğrettin, bizlere yeniden umutlanmayı öğrettin. Yetmedi bizi üzdükçe daha çok aşık etmeyi öğrettin.

MFÖ’nün bir şarkısı vardır bana hep İdman Yurdu’nu hatırlatan: “Gözyaşlarımız bitti mi sandın?”
Her yenildiğinde o şarkıyı açıp defalarca dinleten de sendin. Gözyaşlarımız tıpkı sana olan aşkımız gibi hiç bitmedi. Çünkü umut varsa o yine senden gelecekti. Ne diyor Ahmet Kaya;

Çok uzakta öyle bir yer var
O yerlerde mutluluklar
Bölüşülmeye/paylaşılmaya hazır
Bir hayat var.

Eğer umut ve mutluluk varsa yine senden gelecek.

Hanginiz sevdiğini 29 sene beklerdi? Bu taraftar bekledi İdman Yurdum. Bu taraftar yine bekler.

Savaş gerekirse öyle kaybet.

Şimdi Ayağa kalkıp savaşma zamanı.

Herkesin içinde kibrit alevi kadar yanan alevi de söndürme.



Tıpkı onlar gibi; İnanacaksın başaracaksın!

İyi, Kötü ve Çirkin


İyi
Mersin İdmanyurdu için 22. haftanın sonunda "iyi" başlığının altında yazılabilecek tek "iyi", düşme hattındaki diğer rakipleri Elazığ ve Akhisar'ın da puan kaybetmesi oldu.Buna ek olarak Elazığ,Akhisar ve Gaziantepspor'un bu hafta çok zorlu maçlara çıkacağını ve bununda Mersin İdmanyurdu adına "iyi" sayılabileceğini söyleyebiliriz.

Kötü
Bu başlık altında yazılacak çok fazla şey var.Hocanın Ankara'da sahaya sürdüğü ilk 11'i değerlendirerek başlamak istiyorum. Sakatlıktan yeni çıkmış bir oyuncu olan Mustafa Keçeli ile başlayıp, kariyeri boyunca defansın ya da orta sahanın sol kanadında görev yapmış bir oyuncu olan İvan'ı orta sahanın göbeğinde oynatmak "kötü" tercih. Haftalardır performansında düşüklük gösteren Murat Ceylan'ı oynatıp, kulübede Lawal'ı yedek bekletmek "kötü" tercih. Bu takımın sol kanatta Culio'dan faydalanmak yerine forvet arkası pozisyonunda oynatılması gerektiğini ısrarla savunmamıza rağmen, Culio'nun sol kanatta, Nduka'nın 10 numara pozisyonunda oynatılması "kötü" tercih. Ozan İpek iyileşti mi ? Eğer iyileştiyse neden oynatılmadı ? Eğer tedavisi henüz tamamlanmadıysa neden ilk 18'e alındı ? Ben Yahia bu takımda orta sahanın beyni.Geçen sezon gösterdiği istikrarlı ve başarılı performansı ile birkaç Süper Lig takımının bile transfer gündeminde olan bu oyuncu geçen hafta Afrika Kupası'ndan (hazır) döndü. Yahia gibi bir oyuncu bu kritik maçlarda nasıl olur da maç kadrosuna bile dahil edilmez ? Bu soruların yanıtsız kalması ve Mersin İdmanyurdu'nun geride kalan 22 hafta sonunda hala bir kadro düzeni ve istikrarı yakalayamamış olması "kötü".. En "kötü"sü de takımın önümüzdeki iki hafta çıkacağı zorlu iki maç.Bu hafta, ağır yaralı Trabzonspor karşısında 3 puan alınmalı.Aksi takdirde, Kayserispor deplasmanı Mersin İdmanyurdu için çok sıkıntılı geçecektir..

Çirkin
Yönetimlerle taraftarlar arasında bir ilişki olmalı ama bu emir-komuta ilişkisi olmamalı. Taraftar kimsenin adamı olmamalı.Yönetim de taraftarın nabzını yoklamasını bilmeli..Mersin'de bu durum çok farklı. Geçtiğimiz hafta Fenerbahçe maçında bilet fiyatından dolayı doğan taraftar tepkisi , Ankara'da da kendini gösterdi.Maç boyunca takıma destek olan Şeytanlar Grubu, bir yandan da yönetime istifa çağrılarını yinelediler. Taraftar tepkisinde haklı. Fakat takım bu kadar kötü gidiyorken, yönetim-taraftar sürtüşmesi "çirkin". Yönetimin taraftar ile kirli pazarlıklara girişimi daha da "çirkin". Taraftarın yapması gereken tek şey takıma şu zor günlerde desteğini sürdürmesi.Protestolar elbette olacak fakat herşey bu kadar kötü giderken stadlarda yankılanan "istifa" seslerinin, takım üzerinde de olumsuz bir etki yarattığı apaçık ortada. Gözlemlediğim kadarı ile yönetimde herkes kendine bir paha biçmiş..Ola ki bu takım küme düşecek olursa, hiçbir paha değeriniz kalmaz; bunun altından kalkamazsınız.. Başkan nasıl "Bu takımı bu lige 29 sene sonra biz yükselttik." diyorsa, aynı başkanın aynı yönetimi, aynı takımı çıkarttığı aynı ligde tutmasını bilmeli.

DeepNot: Savaşın en zor yanı, size bu savaşta her zaman inanacak ve güvenecek birilerini bulmaktır. Giray Bulak, takıma gönül verenlerin güvenini sarstı.Yeniden güven kazanmak ve bu yolda beraber yürümek istiyorsa, kariyerinin kalan yıllarını iyi geçirmek istiyorsa beklentileri yerine getirmeli...

18 Şubat 2013

Gençlerbirliği – Mersin İdman Yurdu Maç Analizi


         
                 Hayatta bazen öyle anlar gelir ki insanın güveneceği bir dal olmasa da asla umudunu kaybetmez. Oynadığı oyundan oyuncu profiline, teknik direktöründen taraftarına ne kadar umutsuzluk abidesi olsa da taraftarın içerisinde takıma olan o güven ışığı asla sönmez. 

                Gençlerbirliği maçı hemen hemen bütün Mersin İdman Yurdu taraftarları için işte böyledi. Herkes içindeki bu umutla hazırlandı bu maça. Bizler de Marmaralı Şeytanlar olarak İstanbul’dan kaldırdığımız araçla Ankara’ya gittik.

                Biz de biliyorduk ki bu ligde mücadele etmeden başarılı olmak çok zor. Ama umut hep vardı, olmalıydı da.

Önce sağ salim Ankara’ya ardından stada vardık. Mersin’den çevre illerden kendi imkanlarıyla ve Ankara’da yaşayan taraftarla iyi bir sayıyla umutlarımızla beraber o statta yerimizi aldık.Ama ne bu çileye ne de bu umutlara layık bir İdman Yurdu vardı sahada.

  
 Nurullah Sağlam konusunda yanılmıştım, Giray Bulak konusunda da yanılmak istiyordum ancak Giray Bulak bu maçta çıkardığı kadroyla onlardan umutsuz şeklinde beklentiye giren bizleri hayal kırıklığına uğratacak.

                Ne gereği vardı o defans dörtlüsünü bozmanın? Nedir bu sizin Mustafa Keçeli aşkınız? Dışarıdan bu adam “Son Mohikan” görünüyor da biz mi fark edemiyoruz? 90 dakika boyunca bir tane olumlu hareketi olmayan bu adamı bu zorlu süreçte tekrar kadroya almanın anlamı neydi?




                Kimse kusura bakmasın ama açık konuşacağım Giray Hoca Ç.Rize’nin Süper Lig kadrosuyla Bank Asya’da şampiyon olamayışının en büyük faktörüdür. Oradaki mantalitesini en iyi Rizeliler bilir. 1-0’ı yapana kadar mücadele et sonra geriye çekil, defansif oyun anlayışından şaşma. Hocam özür dileriz ama bizim kazanmaya ihtiyacımız var. Bu kadar korkak olacaktın da ne diye ayrıldın Trabzon’dan da bu takımın başına geldin?

                 Madem Ozan İpek’e yarım dönem için astronomik rakam teklif edildi sen de bir kere risk alıp oynat şu adamı be hocam. Bu formayı iyi kötü hep istikrarlı taşıyan Ben Yahia’yı almayıp Murat Ceylan’ı oynatıyorsan maalesef sen bu takımı tanımıyorsun Giray Hoca. Haftaladır Culio’ya tahammül edeceğine Eren’i deneseydin ne olur? Adana Demir’de iyi bir performans gösteren Lawal’ı işin düştüğünde değil en başında denesen ne olur bir kere? Madem yabancı kontenjanı sıkıntı o zaman Türkiye Kupası’nda gayet iyi oynayan Tanju’yu oynat. İlk yarıda Mehmet Yıldız bağıra bağıra destek istedi, sen ikinci yarı iki tane saçma değişiklikle bu skora en güzel katkıyı yaptın. 1 tane hızlı forvet almayı düşünmeyip Nobre karşısında bizi dilenci durumuna düşüren sizler yüzünden pozisyon zenginliğimiz de sıfır, gol girişimlerimiz de


.
                Culio’nun, Nduka’nın, Murat Ceylan’ın, Mustafa Keçeli’den ve mantaliteden vazgeçmedikçe senin tabirinle bunlara takılıp kalırız hocam !

                Gençlerbirliği bu ligde ilk 5’e oynayacak kadro kalitesine ve oyunculara sahip. Kendilerini tebrik etmekten başka söz düşmez.

                Tribünler geriye düşmesine rağmen asla hızını kesmedi tam destek verdi ama sahada oynanan oyundan sonra da vermesi gereken en doğru tepkiyi verdi. Zaten şu resim ve yorumlar her şey açıklıyor.

               



                    “Yönetim İstifa” tepkisine keşke çok daha önce başlanmış olsaydı. Herkes biliyor ki Ali Kahramanlı ve arkadaşları bu takımdan kolay kolay gitmez. Ancak ne olursa olsun İdman Yurdu taraftarı asla vazgeçmeden bu takımın gerçekten sahiplerinin kendileri olduğunu asla unutturmamalı ve kararından vazgeçmemeli.

                   Önümüzde Trabzon maçı var. Umudum geçen sene Ankaragücü taraftarının sahip olduğu umutlar kadar. Ama bir yandan da 1-2 galibiyet alsak neler olur diye hesap etmiyor değilim, eminim çoğu İdman Yurdu taraftarı da bu durumda. puandan başka sonuç herkesteki bu ufak umudu da alıp götürebilir, adam gibi bir kadro ve dizilimle Trabzon’u yenmekten başka şansımız yok.

Esen kalın

Bu Adamlar Nereye Bakıyor?


Barcelonalı futbolcular epey keyifli bir fotoğraf karesi vermişler...

Messi & Ronaldo