15 Mart 2013

Gerçekleşmeyen Röportaj ve Akibetimiz


Bilindiği üzere çarşamba akşamı yeni teknik direktörümüz Hakan Kutlu ile bir randevumuz vardı. Duyurumu blog da yapmış ve sizlerden çok güzel sorular almıştım. Hakan Hoca ile hem tanışma hem de röportaj tadında sohbet edecektik. Kutlu'ya ayrıca bir kaç projemden bahsedip destek isteyecektim. Ön görüşmeyi daha önce yaptığım ve Hakan Kutlu'dan destek aldığım için gayet umutlu bir bekleyiş içerisindeydim. Ardından akşam iletişime geçtim ama Kutlu'nun özel bir işi çıktığı için görüşmemiz perşembe sabahına yani düne kaldı. Telefonlaşıp tesislere gittim. Benimde acil çıkan bir işim nedeniyle gecikmem söz konusu oldu.

Sonrasında Hakan Kutlu ile idmandan sonra görüşme kararı aldık. Bende hazır gelmişken idmanı izlemek için tesislerdeki en üst sahaya gittim. Bir iki basın mensubu haricinde kimse yoktu. Hakan Kutlu ve kurmayları sahada bir süre beklediler. Sonrasında Hakan Bayraktar hocanın yanına geldi ve idmana çıkmayacaklarını belirtti. Aslında perşembenin gelişi çarşambadan belliydi. Futbolculardan önce kulüp personeli aylardır maaş alamıyordu. Keza A2 takımımızın da Şanlıurfaspor maçına maddi sebeplerden dolayı çıkamama gibi durumları söz konusuydu. Ayrıca benzer bir skandal geçen hafta çıkmak üzereyken son anda yatıştırılmıştı. Yani olay bizde şok etkisi yaratmadı desem yeridir.

Geçen sezon Trabzonspor maçı öncesi benzer bir eylem yapan futbolcular, dünde tepkilerini ortaya koydular. Haklı yada haksız olduklarını tartışacak değilim. Benim dikkatimi çeken 3-4 farklı yöneticinin birbirinden farklı açıklamalarıdır.  As Başkan Ayhan Erdem, Kulüp Başkanı Ali Kahramanlı ve Futbol Şubesi Başkanı Mehmet Işık, birbirlerinden habersizce farklı açıklamalar yaptılar. Biri sıkıntı yok idmana çıktılar dedi, diğeri para krizi dedi, öteki iyice saçmaladı. Düştüğümüz durum içler acısı ve kabul edilemez ama maalesef kaderimize razı olmuş bekliyoruz.

Hakan Kutlu ile röportajımıza gelince; Hocam İBB maçından sonra görüşelim dedi. Görüşmemizden sonra  İçel Tv'de benim moderatörlüğüm de özel bir canlı yayın yapacağız. Gelişmeler şimdilik bu kadar ama detayları yine blogda geçerim...

14 Mart 2013

Massimo Allegri


''Biz genç bir ekibiz, Barcelona ise Dünya'nın en iyi ve en güçlü takımı.''

David Villa


David Villa. Belkide Barcelona forması altında son zamanlarını, son gollerinin heyecanını yaşıyor. Sezon sonunda büyük ölçüde Arsenal yolunu tutacak gibi.. Her neyse.. Fotoğrafta soldaki kare 2011 yılı Şampiyonlar Ligi finaline ait. Diğeri ise salı günü oynanan Barcelona - Milan maçına ait. Birbirine çok benzeyen bu iki kareden ilki; Wembley'de çekildi, diğeri ise Wembley yolunda...

Eski Dostlar


Rakipten 4 gol yemelerine rağmen Milan cephesinde hiç te karabulutlar dolaşmıyor. Çünkü bu iki kulüp son derece dostane ilişkilere sahipler. Birçok Milan fan sayfası olayı sadece bir mağlubiyetler olarak özetlemiyor, ''Yenildiğimiz takım şuanda evrenin en iyi kulübü'' diye eklemelerini de yapıyorlar.

Bu dostluk ezelden beridir var ama son yıllarda ki kaynaşmanın baş aktörü kim diye sorsalar, hemen herkes ''Albertini'' der. İtalyan oyuncunun vasıtasıyla atılan köprüler, her geçen gün daha bir sağlamlaşıyor. Futbolcu alış verişlerinin de son yıllarda iyice sıklaştığını belirtmekte fayda var.

Fotoğrafta soldan sağa 4. sıradaki eleman da Ivan dela Pena. Puyol ile eski bir dost olan Katalan oyuncu, şu sıralar Roma için rakip analizleri yapıyor. Bunu da dip not geçelim... 

Şumi and Pique


13 Mart 2013

Soyunma Odası


FC Barcelona : 4 - 0 : AC Milan


İlk maçı kaybeden Barcelona için en az 3 gol gerekiyordu. Maçtan önce de Barcelonalı futbolcular Tİto için oynayacaklarını ve en az 3 gol atacaklarını belirtmişti. 3 dediler 4 attılar... Aslında son haftalarda oldukça temposuz bir Barça izliyorduk. Deyim yerindeyse bu maçın başlama düdüğüyle birlikte Osmanlı Yeniçerileri gibi Milan kalesine akın ettiler. İstediklerini de fazlasıyla aldılar.

Villa and Tello!


Zafer pozu...

Barcelona : 4 - Milan : 0

Şumi!


Dün Nou Camp'ta Barcelona'yı desteklemekle kalmadı, soyunma odasına kadar indi!

Ronnie Wood


Rolling Stones'un gitaristi dün Barcelona-Milan maçında Nou Camp tribünlerindeydi...

12 Mart 2013

Hakan Kutlu'ya Sorusu Olan?


Hakan Kutlu ile kısmet olursa yarın akşam röportajımız olacak. Kendisini fazlasıyla yoracağım ama sizinde sorunuz varsa eğer isim ve soy isminizle beraber reddevilsblog10@gmail.com adresine göndermeniz yeterli olacak. Mail atmaya üşenen arkadaşlar da yorum kısımına ismini ve soy ismini yazarak sorusunu gönderebilir...

İhtimaller... İhtimaller


İşimiz artık mucizelere kaldı. Matematiksel olarak ligde kalma ümidimiz devam ediyor ama teoride işimiz bir hayli zor. Bu hafta İBB deplasmanına çıkacağız. Rakip 29 puanda 14. sırada. Bu hafta kazanmış olsak, olası bir İBB galibiyetiyle aramızdaki puan farkı 3'e inecekti. Ayrıca seri galibiyetlerin getirdiği pozitif motivasyonda cabası...

Şuandaki görünüşe bakarsak, Elazığspor kendini kurtardı gibi ama son düdük hala çalmadı. Orduspor, Gaziantepspor ve İBB asıl potadaki takımlar. Kalan 9 maç var ve bu lig herşeye gebe! Akhisarspor'a düştü gözüyle bakılıyor ama ben onların son haftaya kadar ümitlerini koruyacaklarını düşünüyorum. Bizim Elazığspor, Gaziantepspor ile evimizde maçlarımız var. Tabi o ana kadar bizim akibetimiz ne olacak oda belli değil. İBB deplasmanından sonra evimizde Beşiktaş, deplasmanda Galatasaray ile oynayacağız. Arkasından Bursa ile içerde Karabük ile deplasmanda oynayacağız.

Artık teknik taktik analizlerin çokta espirisinin kalmadığı pozitif futbolunda beklenmediği haftalara girdik. Artık tek gerçek 3 puan. Alınacak her puan, atılacak her gol altın değerinde. Artık iş futbolcularda. Bu kadro isim isim bakınca epey kaliteli ama bunu sahaya yansıttıklarını çokta göremedik. Artık insiyatif alma ve beklentilere cevap verme vakti geldi, hatta gidiyor...

Yaprak Döker Bir Yanımız...


İbrahim Sehic... 
Geçen sezonki kahramanımız, ligdeki baş aktörümüz! Taraftarın sevgilisi, adeta tapılan bir varlıktı. Şimdi ise tek başına idman yapıyor. Kadro dışı kalmış. Hani derler ya insan ne yaparsa kendine yapar diye! Sehic kötü bir ilk yarının ardından takımdan ayrılmak istediğini belirtti. Talebi kabul gördü ve kendisine takım bulması istendi. Her ne sebeptendir bilinmez ama hiç bir kulüple anlaşma sağlayamadı. Şimdi ise yokları oynuyor. 

Mersin İdman Yurdu'da adeta kendi ayağına kurşun sıktı. Geçen sezonki iskelet kadro, sudan sebeplerden ötürü bozuldu. Hayatında belkide hiç topa ayak vurmamış Mehmet Işık beyfendi baş aktörlüğünde yeniden bir takım kuruldu. PTT 1. Lig seviyesindeki bir çok oyuncu takıma transfer edildi, takımdaki kalbur üstü oyuncular gönderildi. Sonuç ise; kalan 9 hafta da acaba bir mucize olurda ligde kalır mıyız ümidi!

Şimdi bizim için her şey bitti mi? 
Bir rüya sona mı erdi? 
Mantığım sanırım evet diyor ama kalbimdeki ses; acaba?

Maalesef...
Yaprak döker bir yanımız...

Kupa Beyi



11 Mart 2013

Muhtaç Olduğun Kudret, Damarlarındaki Asil Kanda Mevcuttur!


"Buraya gelirken çılgın olduğumu, deli olduğumu, mesleki risk aldığımı söyleyen dostlarım oldu. Doğrudur. Hakan Kutlu bu riski aldı. Ya Mersin İdman Yurdu'nun inanılmaz taraftarı. Ya o saf ve temiz insanlar. Bu takıma sevda duyanlar. Onlar risk almadı mı ? Aç-susuz bu sevdanın peşine düşmediler mi ? Ankara'ya 3000, Kayseri'ye 4000 kişi giderken onlar bu takımın düşmeyeceğine inanmadı mı ? Peki Hakan Kutlu bu sevdaya niçin inanmasın ? Daha ortada pay edilmemiş 30 puan, kaybedilmemiş 10 maç ,arkamızda 2 milyon nüfuslu bir şehir ve Türkiye'de gösterilmemiş bir mucize var. İnanmışlar Ordusu ile tıpkı şampiyonluk yılı gibi, hep beraber, koşacağız, kıracağız, pes etmeyeceğiz bu ligde. Mersin İdman Yurdu'lular varsa Hakan Kutlu'da var"