22 Mart 2013

Gündem: Kadro Dışı!

Son günlerde malumunuz Mersin İdman Yurdu'nda hareketli günler yaşandı. En önemli gelişme kuşkusuz kadro dışı kalan oyuncular ve ardı ardına yapılan açıklamalardı.

Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim kendilerine yapılan ödemeyi beğenmeyen ve futbolcuları örgütleyerek idmana çıkmama kararı alan ABİLER(!) için verilmesi gereken en doğru karar verildi.

Evet sahada yer alan futbolcuya ödemesi düzenli yapılması gerekir.

Peki 26 maçta 4 galibiyet alıp, sahada yokları oynayan ruhsuzlar ordusu prim mi bekliyordu?

Yapılan bu terbiyesizlik karşısında en doğru kararı veren başta Hakan Kutlu hocamızı tebrik ediyorum.

Mersin İdman Yurdu taraftarı gerekirse mücadeleyi A2 takımındaki çocuklarla da yapar ve emin olun 1 taraftar bile bundan gocunmaz.  Çünkü Süper Lig'e çıktığımızdan beri ruhunu sahaya yansıtan ve 90 dakika mücadele eden çok az oyuncu ve maç seyrettik.

Futboldan emekliliğini alıp uçakla Mersin'e geri getirilen Hakan Bayraktar;

Bu takıma en ufak faydası dokunmayan Mustafa Keçeli;

Kronik sakat İbrahima Yattara;

1 maç bile oynamayıp diğer oyuncuları örgütlemede büyük pay sahibi olan ve o formuyla TFF 2.Lig'de kendine zor takım bulacak olan Ömer Aysan;

Mersin gecelerindeki hızlarını ne idmanda ne de sahada verebilen Ozan ve Yenal Tuncer;

sizlere keşke emeklerinizden dolayı teşekkür edebilseydik ama emin olun hepinizi toplasak şu an Adana Demirspor'da oynayan Nurullah, geçen sene taraftarın her maçtan sonra illallah ettiğini Andre Moritz, Beto,Zurita olamazsınız.

Hakan Kutlu'dan en büyük beklentim sahada savaşan ve asla pes etmeyen bir mücadele görmek. Evet, belki şu andan sonra umutlarımız kaf dağının ardında. Ancak ne olursa olsun düşeceksek bile son ana kadar bu armaya yakışır bir şekilde mücadele edip gerekirse öyle düşelim.

Ve son olarak Sayın Ali Kahramanlı ve işbilmez yönetim. Umarız bu yaşananlardan ders alıp kurumsallaşma adına hamleler atarsınız. Eğer hala bu zihniyeti devam ettireceksiniz istifanızı vermeniz sanırım en isabetli kararınız olacaktır.

19 Mart 2013

Bu Adama Dikkat!


Oka Nikolov. 
Birçoğumuz bu ismi çok az duymuştur... Zira Makedonyalı kaleci kendi milli takımında bile 4. yada 5. kaleci konumunda. Ama O, Bundesliga'da 1994 yılından beri Eintracht Frankfurt formasını terletiyor. Frankfurt takımı ile 371 maça çıkan Makedon kaleci, kendi taraftarı tarafından bile düne kadar hatırlanmazken, bugün istim üstünde tutuluyor.

Neden mi?
Son zamanlarda adından epey söz ettiren Kevin Trapp'ın, Almanya Milli Takımı'nın reklam çekimleri esnasında eli kırıldı ve sezonu kapattı. Aslında bu skandal da başlı başına bir yazı konusu ama...
 Bilindiği üzere Şampiyonlar Ligi'ne gidecek 4. takım olmak için tüm var gücüyle savaşan Frankfurt takımı için bu haber adeta şok etkisi yarattı. Transfer sezonunun da kapandığını düşünürsek ellerinde bir tek Oka Nikolov kaldı.. Kaderlerini tayin edecek bir yerde eski dost...

Burada bir de dipnot geçelim... Nikolov'un sezon sonu sözleşmesi bitiyor.





Futbol Aşk'tır!


Fotoğraf  Zimbabwe'den...

18 Mart 2013

Düşme Hattı = Yangın Yeri


26. haftayı geride bırakırken düşme hattı öyle bir hal aldı ki kaybeden yanıyor. Bu haftadan itibaren alınan sonuçlar ve matematiksel ihtimallerin devreye girmesinin yanı sıra takımların fikstürleri çok ama çok önemli bir rol oynayacak.

Son haftalarda yaptığı çıkışla müthiş bir performans yakalayan 9. sıradaki Kayserispor’dan sonraki bütün takımlar düşme korkusunu yakından hissetmeye başladı.

Puan durumunun bu hale gelmesindeki en büyük etken Akhisar’ın ve Elazığ’ın yaptığı çıkışın yanı sıra, üstündeki takımların puan kaybetmesiydi. Böylece aradaki fark gitgide eridi.




Mersin İdman Yurdu
Sezon başından beri gerek kadro anlamında gerekse yönetim anlamında acemi bir tavır sergileyen Mersin İdman Yurdu her ne kadar ligde şansını matematiksel olarak devam ettirse de artık düştü diyebiliriz. Zaten oynanan oyun ve takım içerisindeki huzursuzluklar bunun en büyük örneği. Akdeniz ekibi bir an önce gelecek senenin planlamasına başladı. Mersin İdman Yurdu’nun fikstürüne baktığımızda;

Beşiktaş – Galatasaray(D) – Bursa – Karabük(D) –Antalyaspor – Elazığspor – Akhisar(D) –Gaziantespor
görüyoruz. Ligden matematiksel olarak düşse de düşmese de Mersin’in önümüzdeki 3 hafta fazlasıyla zor bir fikstürü var. Son 3 hafta ise tamamen o bölgedeki rakiplerini etkileyecek maçlar oynayacak.  Eğer ligin sonlarına doğru Mersin maçlara rahat bir şekilde çıkarsa oranın kaderini tayin edebilir.




Akhisar Belediye Gençlik Ve Spor
Akhisar ise belki de bu haftaki en dramatik maçını oynadı. Mücadelesi  ve taraftar profiliyle herkesin sempatisini kazanan Akhisar son dakikalarda golü ile umutlarını gelecek haftalara taşıdı. Gekas önderliğinde gösterdikleri mücadele kesinlikle takdire şayan. Şimdi Akhisar’ın fikstürünü ele alalım:

Fenerbahçe(D) – Trabzonspor –Kasımpaşa(D) – Beşiktaş – Bursaspor(D) – Antalyaspor(D) – Mersin İdman Yurdu-Orduspor(D)
Şunu söylemek gerekiyor ki düşme hattı arasında en zor fikstüre sahip takım Akhisar. Ligde bu saatten sonra hiçbir takım için kolay maç yok yalnız Akhisar’ın oynayacağı 8 takımdan 5’i zirveyi 3 tanesi ise düşme hattından kurtulma mücadelesi veren takımlarla. İşleri o bölgedeki rakiplerine nazaran çok ama çok zor.  Akhisar bu ligden düşse bile bütçe planlamasından dolayı PTT 1.Lig’de sıkıntı yaşamayacak kulüplerden bir tanesi olacak.


 
Orduspor

Orduspor’un durumunu “Perşembe’nin gelişi Çarşamba’dan bellidir” sözü çok da güzel açıklıyor aslında. Yılların deneyimi kurt hoca hem yaptığı transferle hem de ilk 11’de yaptığı seçimlerle gelecek adına büyük adımlarla ilerlemek isteyen kulübü bu duruma getirdi. Orduspor  Hector Cuper ile daha önceden yollarını ayırmalıydı. Şu saatten sonra ayrılır mı ayrılmaz mı orası şüpheli fakat görünen Orduspor’un artık resmen potada olduğu. Gelelim Ordu’nun gelecek haftalarda oynayacağı maçlara:

Sivasspor(D) – Fenerbahçe – Trabzonspor(D) – Kasımpaşa – Beşiktaş(D) – Bursaspor – Antalyaspor(D)-Akhisar

Haftaya onlar için Sivas maçı çok kritik. Arkasından tıpkı Akhisar gibi çok zorlu bir fikstüre giriyorlar. Deplasmanlarda galibiyet hasreti olduğunu düşünürsek Ordu’nun psikolojik anlamda da bir sınav vereceği aşikar.



Karabükspor
Kadro kalitesi ve bütçesiyle buralarda olmaması gereken Karabük de son 2-3 haftada sergilediği performansla düşme potasına tekrar girdi. Bir ara aldığı sükseli galibiyetlerle taraftarının Avrupa umutlarını yeşerten Karabük şimdi düşmeme hesapları peşinde. İzlediğim maçlarda özellikle Mesut Hoca’nın bazı oyuncular üzerinde fazlasıyla ısrar etmesi takımı bu noktaya getirdi. Bunun yanısra takımda uzun süre  maç kazanamamanın vermiş olduğu psikolojiyi de unutmamak gerek. Karabükspor’un fikstürü:

Kayseri – İBB(D) – Galatasaray – Mersin İdman Yurdu – Elazığspor(D) –Gaziantespor-  Sivasspor(D) –Fenerbahçe

Karabükspor eğer önümüzdeki 2 haftadan en az 4 puan çıkartamazsa gelecek haftalarda arka arkaya kötü sonuçlar alabilir. Mesut Bakkal'ın kadroda revizyona gitmesinden başka şansı yok



Elazığspor
Mücadele,istek,ruh… Ne ararsan var. Bu işin kadro kalitesiyle olmayacağının en güzel örneği aslında Elazığspor. Gerçekten Yılmaz Vural bu takıma birlik ve beraberlik duygusunu her anlamda aşılamış. Elazığspor eğer rehavete kapılmazsa ligi hiç ummadığı noktada bitirebilirler. Elazığspor’un fikstürü:

Gençlerbirliği(D) – Kayserispor(D) -  İBB – Galatasaray(D) – Karabükspor –Mersin İdman Yurdu-Gaziantespor(D) – Sivasspor



Trabzonspor

Aslında çok da konuşmaya gerek yok Trabzon son yıllardaki en kötü sezonunu geçiriyor. Yönetim ve taraftar arasındaki soğukluk artık tavan yapmış durumda. Takım bu haldeyken gösterilen bu tepki de aslında normal. Keza Tolunay Kafkas da dün benzer açıklamaları yaptı. Baktığınız zaman “hadi canım Trabzon da düşer mi?” tepkisi verilebilir ancak oynadığı oyuna ve takımdaki huzursuzluğa baktığımızda alınan sonuçlarla paralel olduğunu görüyoruz. Şu an kimse Trabzon’un düşmesini beklemiyor, tıpkı benim gibi. Fakat bu sene öyle bir lig yaşıyoruz ki her an her şey olabilir. Tolunay Kafkas bu zorlu süreçten nasıl çıkacak hep beraber göreceğiz. Trabzon’un fikstürü:

Antalya – Akhisar(D) – Orduspor –Eskişehirspor(D) – Gençlerbirliği –Kayserispor(D)-İBB- Galatasaray(D)-



Gaziantespor
Devre arasındaki sıkıntılardan sonra kimse Gaziantep’in böyle bir çıkış yaşayacağını düşünmemiştir. Bülent Uygun’dan sonra kesin düştü olarak gösterilen Antep iyi bir hava yakaladı. Özellikle Sernas, Cenk, Medunjanin  ve Serdar’ın performansları bunda en büyük etken. Orduspor karşısında aldıkları çok kritik bir galibiyet var. Bülent Uygun bu takımı ligde tutarsa büyük bir iş başarmış olacak. Gelelim Gaziantespor’un kalan maçlarına:

Eskişehirspor – Gençlerbirliği(D) – Kayseri –İBB(D) – Galatasaray –Karabükspor(D) –Elazığspor- Mersin İdman Yurdu(D)

Gaziantep son 3 hafta tabiri caizse ölüm-kalım maçları oynayacak. Özellikle deplasmandaki Karabük ve Elazığ maçları takımın kaderini çizebilir. Bu yüzden ilk 5 maçtan alacaklar puanlar onlar açısından çok çok önemli. Evinde iyi sonuçlar alan Gençlerbirliği ve İstanbul deplasmanlarından iyi sonuçlarla dönerlerse düşme potasına gerilemezler.



Sivasspor
Süper Lig’in sanırım en dengesiz takımı Sivasspor’dur. Bir bakıyorsunuz Avrupa potasında bir bakıyorsunuz düşme potasına gelmiş. Bu ligde kadro kalitesinin etkin rol oynamadığını çok iyi biliyoruz. Bunun en güzel örneği de Mersin İdman Yurdu. Sivasspor aynı durumu yaşar mı yaşamaz mı bilinmez ancak Rıza Çalımbay her maçta yaptığı hataları bu maçta da yapmaya devam etti. Sivasspor genelde zor durumlarda potadan aldığı arka arkaya aldığı galibiyetlerle çıkmasını bilmiştir öyle bir senaryo cereyan edebilir. Sivas’ın fikstürü:

Orduspor –Eskişehirspor(D) – Gençlerbirliği – Kayseri(D) –İBB-Galatasaray(D) –Karabükspor-Elazığspor-



İBB

İBB bu haftaki en kritik galibiyetini aldı. Özellikle Holmen ve Zenke’nin katkısıyla çok zor bir maçtan 3 puan çıkartmasını bildiler. Yalnız karşılarında moral ve motivasyon olrak bitmiş bir Mersin vardı. Bu kritik galibiyet onlar nefes aldırsa da İBB’nin çok zor bir fikstürü var. Gene de onlar için fikstür pek anlam ifade etmiyor çünkü bu lige çıktıklarından beri aldıkları bütün sonuçlar sürpriz.  Galibiyet beklenilen çoğu maçı kaybeden, kaybetmesine kesin gözüyle bakılan çoğu maçtan da puan ve puanlarla ayrılan bir ekip İBB. İşte İBB’nin kalan maçları:

Galatasaray(D) – Karabük – Elazığ(D) – Gaziantespor – Sivas(D) –Fenerbahçe-Trabzon(D)-Kasımpaşa
 

Bu saatten sonra kolay maç zor maç olmayacak elbet. Bütün maçlar zor geçecek, çünkü son haftalara kadar takımların ya zirve ya da düşme hedefi devam edecek. Bu yüzden son haftalara kadar düşme hattında sürpriz değişiklikler görebiliriz. Bakalım gelecek haftalar nelere gebe hep beraber göreceğiz.

Eleştiriler ve Üslup Üzerine


Yazmış olduğum İBB - Mersin İdman Yurdu analizinin ardından 1 tanesi olumlu olmak üzere 2 tane olumsuz yorum aldım.

Önce ilkine yani futbolculara para ödenmezse nasıl oynayacaklar, yönetimin kabahati eleştirisine yanıt vereyim;

Futbolculara bundan önce 2 defa ödeme yapıldı. Peki acaba Elazığ'a kaç kere ödeme yapıldı hangi koşullarda oynuyorlar biliyor musunuz? Muhtemelen bilmiyorsunuz. Ben söyleyeyim o zaman:

Şu an Elazığ'ın yaşadığı maddi sıkıntı hemen hemen bizimle aynı. Ama zannedersiniz ki sıkıntıları yokmuşcasına her hafta 90 dakika çatır çatır top oynuyorlar.26 haftada 4 tane galibiyet almış futbolculara neyin ödemesi yapılacak pardon ? Sahada ruh gibi gezinen, takımda huzursuzluk çıkaran içlerinde emekliliğe merdiven dayamış oyuncuların olduğu takım neyin protestosunu yapıyor?

Burada neredeyse her yazımda yönetimin acemiliği ve kurumsallığına hep vurgu yaptım. Yönetim zaten sene başından beri her konuda hatalı hamle yapıyor. Ancak bu demek değildir ki futbolcular masum...

Gelelim ikinci yoruma. Mustafa Keçeli için kullandığım üsluptan dolayı Mustafa Keçeli'nin menejeri olduğunu söyleyen birisi tehditvari bir yorum atmış. Kendini Mustafa Keçeli'nin menejeri mi değil mi orasını bilmiyorum. Fakat kullandığım üslup konusunda hatalı olduğumu kabul ediyorum.

Sonuçta burada kitleye hitap ederken aklımızdan geçen her cümleyi buraya dökmemeliydik.

 Hoş menejer de  taraftarın ve benim Mustafa Keçeli,Ozan İpek,Hakan Bayraktar isimleri hakkında neler düşündüğünü gayet iyi biliyordur ve duymuştur fakat onu buraya dökmemin hatalı olduğunu sonradan farkettim. Bunun en büyük sebebi de o sahada oynayan ruhsuz oyuncular ve sıcağı sıcağına analiz yapılmasıydı.

O yazıyı buradan blogun sahibi Hasan Abi'ye kaldırmasını rica ettim. Sırf ona mahcup olmama adına yaptım bu hareketi.

Bizler bu takım için cebimizden,zamanımızdan fedakarlık yapan insanlarız. Bu takımdan 1 gram bile menfaatim olmadığı halde bu takımı seviyor ve inadına destekliyorum.

Ve emin olun ne menejerlerden ne yönetimden ne kulüp futbolcusundan en ufak korkum yok.
Fakat buradan gözdağı vermek yerine benimle iletişime geçmenin daha doğru olduğu kanaatindeyim.

Eğer takıma fayda veremeyip hala benimle ulaşma gayreti içinde iseniz buyurun iletişim adreslerim:

https://twitter.com/Ahmet_Selim

http://www.facebook.com/ahmet.s.kahraman.1


Eğer bunlar da yetmezse bu adreslerden birine mesaj atarsanız cep telefonumu da gönderebilirim.

Esen kalın.

Ah Gençlik


Hangisi Daha Sağlam?

Puyol


Herifler üşenmemiş Puyol'un bu zamana kadar hangi bölgelerinden ne gibi sakatlıklar yaşadığına dair harita çıkarmış. İşin enterasan yanı, bir insanın bu kadar sakatlıktan sonra hala futbol hayatına üst düzey bir seviyede devam etmesidir... 

Yürüyedur kaptan!