30 Mart 2013

Gelecek Nesillere...


Geçtiğimiz hafta ve hafta sonu benim için epey yorucu ve tempolu geçti. Sürekli seyahat halindeydim ve sürekli şehir dışında kaldım. Uzun bir maratondan sonra cumartesi şehre döndüm. Pazar günü ise sevdiğim bir kardeşim için sahilde dış mekan da düğün fotoğrafları çektim. Uzun süredir fotoğraf makinesini böyle özel bir gün için elime almamıştım. Benim içinde iyi oldu. Malumunuz son zamanlarda artık stüdyo yerine doğal ortamlarda düğün fotoğrafı çektirmek moda haline geldi. Güzel şehrimiz Mersin'de, doğal güzellik deyince bizlere çok güzel ortamlar sunuyor sağ olsun.

Epey fotoğraf karesi çektim 2 yada 2,5 saatlik bir zaman diliminde... Epey keyifliydi... Lakin Galatasaray Meydanı'na gidene kadar... Orada bulunup yeni evlenen çiftin, Galatasaray arnası altında fotoğraf çektirmesi beni çok derinden üzdü. Ama onların gönüllerinde yatan sevda da bu! Yapacak bir şey yoktu sizin anlayacağınız. Bir iki mırıldandım... Neden Mersin İdman Yurdu Meydanı'nda fotoğraf çekmiyoruz diye ama nafile...Beni hiç biri duymadı yada duymak istemedi. Bende çok üstelemedim. Zorla güzellik olmazdı elbette. Birde onların bu mutlu gününde...

Derken bugün sabah tanımadığım bir taraftarımızdan mail geldi. Facebook sayfasından alınan bir resim ve altında da çiftlerin ismi yazıyordu. Benim facebook hesabım olmadığı için ofisten bir arkadaşıma rica ettim. Bu güzel çifti buldu. Esra Melek ve Emir Gündüz çifti. Araştırdım biraz! Kendileri şehir dışında yaşıyorlar. Sanırım Ankara'ydı. Ve koyu bir Mersin İdman Yurdu taraftarılar. Erinmeyip üşenmeyip bu güzel anı fotoğraflamışlar. Birden ayrı bir gurur geldi içimden. Şu geçirdiğimiz zor günlerde inanın bundan daha güzel bir kare olamazdı. Her şeye inat...

Yeni evlenen bu güzel insanlara sonsuz teşekkürler. Umarım fotoğraflarını izinsiz kullandığım için bana kızmazlar... Tekrar aflarına sığınıyorum...


Barcelona'nın Gol Yükünü Çekenler


29 Mart 2013

Çıkarın Bizi Buradan

Keşke diyor insan keşke kalsaydık hep aşşağılarda, hep hayal olarak kalsaydı Süper Lig... Yine Çorum,Tokat,Beykoz ile karşılaşsak.. Van,Diski, Marmaris,Fethiye,Alanya...

Medyanın, büyük para babalarının uzak olduğu o ufak memleket samimiyetine dönsek keşke...

Yerel radyolarda maçı anlatan boğuk sesi dinlesek mesela.. Sonra her memleketin ayrı heyecanını hissetsek ya içimizde..

Özlediniz hepiniz o günleri.. 

"Batsın Süper Lig'iniz alın başınıza çalın, gidelim yine alt liglere" cümlelerini en çok bu sezon duyduk.

Peki ya 29 sene sonra Süper Lig'i bu kadar özlemleyen bir taraftar 2 senelik Süper Lig macerasından neden bu kadar nefret etti?

O kadar çok nedeni var ki...

Şu an bu armanın altında mücadele eden bütün futbolculardan, teknik ekipten,yönetimden,başkandan tiksiniyorum.

Hani bir kulübün en büyük korkusudur ya borç batağına bakıp kayyuma devredilmek..

Kayyuma devredilmiş gibi İdman Yurdu... 

Ne huzur var, ne istek ne de ruh...

Sadece karmaşa var alabildiğince..  Kavga var, isyan var, meydan okuma var...

Bugün Cuma...  Pazartesine bir şey kalmadı şurada.. Ne sakat oyuncuları merak ediyorum, ne ilk 11'i, ne de sahada oynanacak oyunu...

Sadece bitsin istiyorum bu lig, gidelim bir an önce ait olduğumuz yere.

O samimi,içten şehir coşkusuna dönelim...


"İdman Yurdu Adımız Feda Olsun Canımız" pankartını açan, bu şehri layıkıyla temsil eden dedelerimiz, amcalarımız,dayılarımız... 

Ne sizlere ne bu takıma layık olabildik, kendi kendimizi Yunan askeri yaptık...

Hakkınızı Helal Edin...


26 Mart 2013

Mersin Arena


Aslında sevinsem mi, üzülsem mi bilemiyorum. Nüfusu 2 milyona yaklaşan ve sürekli gelişen bir şehre 25 bin kişilik stat epey komik gibi duruyor. Lakin ülkemiz taraftar profilini düşününce bu stada 25 bin kapasiteyi uygun görenlere hak vermiyor da değilim. Kendi şehrinin takımının daha kadrosunu dahi bilmeyen taraftarı düşününce 25 bin de yeterlidir diyip geçelim...


Daha önce stat ile alakalı daha iştahlı çalışıyordum ama bugün stadın son halini görünce biraz hayal kırıklığına uğradım. Kadir Has Stadı, 32 bin kişilik ama istenirse kapasite 40 bine çıkarılabiliyor. Bizim Mersin Arena'da böyle bir şansımız yok. 25 bin kişiyi aşmak imkansız! Stat 2 katlı ama ikinci katı neredeyse hiç yok gibi. 3 yada 4 sıra ancak sayılıyor. Ötesi yok yani...


Stat da loca bölümü de düşünülmüş. Locanın hemen üstünde ikinci kat var ama dediğim gibi 3 yada 4 sıra ancak gelir. Bir Kadir Has Stadı'nın görüntüsü yok. Burada kıstas olarak Kadir Has Stadı'nı aldık ama maalesef ülkemizde Saraçoğlu ve TT Arena dışında Anadolu kulübü olarak bir tek Kayseri'de benzer bir stat var. Onun için Kadir Has ismini çok kullanıyorum çünkü başka bir örnek maalesef sunamıyorum.


Stadın batı tribün giriş kısmı. Soyunma odaları bu bölümde yer alacak. Futbolcular sahaya çıkarken, batı bölümü tribününü kullanacaklar.





Bu kısımda Doğu tribünün güney kısmı. Maalesef içeri girme şansım olmadı. Dolayısıyla inceleme imkanı da bulamadım.



Bu bölüm kuzey tribünü. Yapımı hala devam ediyor. Oyunlara yetişmesi beklenmiyor. Lakin oyunlar bitince ince işçiliğe devam edilecek.







Stadın 4 bir yanını, içini ve yapımı devam eden her tarafını gezdim. Zor şartlar altında fotoğraf çekmek zorunda kaldım çünkü yetkililer ve güvenlik görevlileri, fotoğraf çeken birini görünce aniden müdahale ediyorlar. Bilgi almak ise neredeyse imkansız! Bu tedbiri almalarında elbette bizim gibi meraklıların payı büyük. Onları dinleyince gerçekten hak veriyor insan. 

Aslında böyle aceleye getirmeden 40 yada 45 bin kişilik bir stat yapılsaydı ne güzel olurdu. Belki bir kaç sezon dolmazdı ama ileriye dönük bir Avrupa Kupası finali nasip olabilirdi. Buda şehrimiz için mükemmel olurdu diye insan içinden geçiriyor.

Not: Fotoğrafları çekerken tarih kısmına dikkat edemedim. Affınıza sığınıyor mazur görmenizi rica ediyorum.

Yeni Yetmeler ve Gelecekteki Barcelona


Ödül Avcısı