5 Nisan 2013

Kim Kalsın Kim Gitsin?

Malumunuz, lig taraftar için bitti. Bu takıma gerçekten gönül veren taraftarlar bir an önce o samimi ligin planlarını yapıyor: PTT 1. Lig

Bu ligden çok da güzel anılarla ayrılmayacağız aklımızda kalan ufak güzel hatıralar dışında...

Taraftarın da söylediği gibi "Şöyle bir baktık bize müsaade, selamünaleyküm PTT 1.Lig"

Her ne kadar bizim için lig bitse de, oyuncular ve teknik direktörümüz Hakan Kutlu için ligin sonuna kadar oynanacak güzel oyun ve alınacak galibiyetler önemli. Alınacak galibiyetler hem kasamızı doldurur hemde moral motivasyon açısından seneye güzel bir hazırlık olur. Fakat bunlardan daha önemlisi ise kuşkusuz "Bu takımda seneye kim kalmalı, kimler gitmeli?" sorusunun cevabı olacak.

Dışarıdan bakıldığında kadromuzun ne kadar kaliteli olduğunu görmek çok da zor değil. Keza gerek sosyal medyada, gerek Tribün Dergi gibi taraftar platformlarında sene başlarında kimse bu takımın küme düşeceğine ihtimal bile vermezdi. Hele hele devre arasında yapılan transferlerden sonra yorumlar bu takımın o bölgeden kurtulacağı konusunda netleşmişti. Fakat öyle olmadı. Artık ligdeki konumunuzu yapılan transferler değil sahadaki "mücadele" faktörü belirliyor. Sonuç olarak, kadro kalitesi olarak zirveye oynayacak Mersin İdman Yurdu sahada mücadele kavramından uzak kalınca sonuçları böyle oldu.

Ali Kahramanlı bırakır mı bırakmaz mı bilinmez fakat kalsa da gitse de kulübün borç altında kalacağı aşikar. Ali Kahramanlı ve ekibi mevcut durumda takımı bırakıp giderse kuşkusuz en büyük sebebi o ve onun beceriksiz kadrosunun yapmış olduğu transferler var.

Ne olursa olsun Ali Kahramanlı bu takımı bırakıp gitse bile bu takıma yaptırdığı borçların hesabını vermeden adım bile attırılmamalı. Yoksa sonumuzun bir Kocaeli,Sakarya, Diyarbakır olması içten bile değil...

Peki gelelim seneye kimler kalsın kimler gitsin sorusunu ele almaya.

Volkan Toslak'ın Spor 33'de de yazdığı gibi:

Süper Lig’den düştüğünüz ilk sene sözleşmesi devam eden 6 yabancı oyuncuyu oynatabiliyorsunuz. Eğer Başkan Ali Kahramanlı aday olacaksa bu şansı iyi değerlendirmeli. Eğer olmayacaksa göreve talip olan Yönetim bu şansı iyi değerlendirmeli. Kulübün borcuna göre iyi transferler yapıp bu 6 yabancı oyuncu kriteriyle yeniden Süper Lig’e çıkmanın yolları aranmalı.

Gelelim kadromuzdaki yabancı oyunculara: (Kadro dışı bırakılanları yazmıyorum)

Ivan De Souza  -  Sözleşme Bitiş Tarihi: Mayıs 2014
David Bicik       -  Sözleşme Bitiş Tarihi: Mayıs 2014
Raheem Lawal   - Sözleşme Bitiş Tarihi: Mayıs 2016
İbrahim Sehiç     - Sözleşme Bitiş Tarihi: Mayıs 2016
Joseph Boum     - Sözleşme Bitiş Tarihi: Mayıs 2013
Milan Stepanov  - Sözleşme Bitiş Tarihi: Mayıs 2014
Milan Mitroviç    - Sözleşme Bitiş Tarihi: Mayıs 2016
Nduka Ozokwo  - Sözleşme Bitiş Tarihi: Mayıs 2014
Ben Yahia           - Sözleşme Bitiş Tarihi: Mayıs 2014


Gerçekçi konuşmak gerekirse Ivan ve Bicik kesinlikle Süper Lig ortalamasının üzerinde olan oyunculardan ilk ikisi. Belki abartı gibi görünebilir fakat Fenerbahçe'nin sol beki Ziegler ve Hasan Ali ile Ivan'ı karşılaştırın desem? Ivan'ın hücuma çıkışları bu iki oyuncudan çok çok daha iyi. Temiz oynuyor ve her maç standartını koruyor.



Ivan 2014 Mayıs'a kadar bizimle sözleşmesi bulunuyor. Bu bizim için çok güzel bir haber. Eğer oyuncu Süper Lig'den teklif alır da gitmek için diretirse iyi bir ücrete satabiliriz diye düşünüyorum. Ancak gönlümden geçen bu oyuncunun bizimle beraber yola devam etmesi olur.



Gelelim Bicik'e. Kabul etmek gerekir ki hepiniz arama motoruna Bicik yazdığınızda karşınıza sadece bir pop sanatçısı çıkmıştı. Futbolcu olduğu şahsen sadece Vikipedia'dan öğrenmiştik. O süreçte bu oyuncunun avukatına bir Eskişehirsporlu arkadaşımız sayesinde denk geldik. Kendisi kuşkunuz olmasın çok iyi bir transfer yaptınız dedi. Kendisinin haksız çıkmadığını gördük. Mersin İdman Yurdu kalesine top geldiğinde her zaman yüreğimiz hoplardı, bu tabuyu kıran Bicik oldu. Anadolu takımlarında hala kaleci sıkıntısı devam ettiğini göz öne alırsak muhtemelen onun da Süper Lig'den bir takımdan teklif alacağını düşünüyorum.

"Takımda kalmasını ister misin?" diye sorsalar hem evet hem hayır derim. Evet deme sebebimiz zaten malum. Gelelim hayır sebebimize. Sahada 3 tane yabancı olacağını düşünürsek bunlardan 1 tanesini kaleciden yana kullanmanın pek de sağlıklı olacağını düşünmüyorum. Birazdan Nduka,Ben Yahia,Stepanov ve Joseph'e de değineceğim fakat bu 2 oyuncu ilk 11'de başladığı zaman bir de kaleciyi eklerseniz başka yabancı oynatamayacaksınız. Bu yüzden her ne kadar gitmesi bizi üzecek olsa da Bicik'in gitmesinden yanayım.



Raheem Lawal...  Adana Demirspor'da yıldızı parlayan ve orada yaptığın katkıyla herkesin dikkatini çeken Raheem Lawal'ın bu takımda kalması taraftarıyım. Gerek o ligden gelmiş olması, ve belki de alt ligde her takımı ihtiyacı olan bir oyuncu profiline sahip olması en büyük etken. Her ne kadar onu takıma geç dahil etsek de kısa sürede elinden geleni yaptı. Özellikle takımın pas alışverişlerinde kendisinden faydalanabiliriz. 6 kişilik o listede kesinlikle olması gereken ilk isim Raheem Lawal.



İbrahim Sehiç.. Hakan Hoca ona büyük bir şans verdi ancak o da biliyor ki önünde Bicik gibi bir kaleci varken bu saatten sonra sakatlık ya da kart dışında sahada yer alması imkansıza yakın. Geçen sezon herkesin sevgilisi haline gelen Sehiç bu sene yaptığı basit hatalarla bizi en çok üzenlerin başında geldi. Ondan bu saatten sonra medet ummak ve 6 kişilik kontejanda yer vermek ne kadar doğru olur bilinmez ancak şahsi görüşüm kendisiyle yolların ayrılması yönünde olacak.



Joseph Boum... Her kulüpte diğerlerinden önce söylediğiniz bir isim vardır ya işte o İdman Yurdu taraftarı için Boum'du. Onu çok da anlatmaya gerek yok hepimiz tanıyoruz aslında. Belki gözünüzden kaçmıştır ama Joseph bu sene sakatlıkları haricinde o alışkın olduğumuz performanstan biraz uzaktı. Yine de çoğu maçta o performansına rağmen çok kritik müdahelelerde bulundu. Lafı çok da uzatmak yersiz aslında hepimiz biliyoruz  Joseph'in neler yaptıklarını ve neler yapacağını. Eğer bu takımda 6 kontejan varsa 1. sıraya Joseph Boum yazılmalıdır.



Milan Stepanov... Mersin İdman Yurdu'na geldiği gün Bursasporlu taraftarların size adam gibi adam gönderiyoruz demişti. Yedek kalmayı dert etmez çıkar aslanlar gibi savaşır demişlerdi gerçekten de öyle. Özellikle ligin ikinci yarısındaki Mitroviç ile uyumları iyi olsa da kendisinin zaman ayarsız bir bomba olduğunu da söylememiz gerekir. Maç içerisinde elinden geleni yapsa da kişiler hataları yüzünden yediğimiz golleri unutmamak gerek. Fakat buna rağmen hiçbir zaman günah keçisi olmadı. En büyük etken sahada gösterdiği mücadele idi.



Milan Mitroviç... İkinci yarı Stepanov ile olan uyumuna herkesin dikkat çektiği aşikar. Fakat ben herkesin aksine Mitroviç'i bir türlü sevemeyenlerden oldum. Evet pozisyon alımı olsun yerinde durması gerektiği yer olsun tamam. Fakat bazen bir savunma oyuncusundan alkışlanacak hareketler beklersiniz.İşte Mitroviç bunlardan uzak. Stepanov gibi onda olan Sırp disiplinini de unutmamak gerek. Ülkesine geri döner mi dönmez mi bilinmez fakat Joseph'in kalması durumunda ilk 11 konusunda diğer yabancı hakkımızı savunmadan yana kullanmanın pek isabetli olacağını düşünmüyorum. Mitroviç'in de yedek kulübüsinde oturacağını pek zannetmiyorum. Ancak devam etmesi durumunda 6 kişilik listede iyi bir Joseph alternatifi olabilir



Nduka Ozokwo... 2 sezonluk Süper Lig zamanında her daim savunduğum isimlerin başındadır Nduka. Kıvrak vücudu ve enerjisi ile her zaman İdman Yurdu için elinden geleni esirgemeyenlerin başındadır. Emin olun onun kadar da sorgulanan başka futbolcu olmamıştır, fakat o her zaman sahaya çıktığında mücadelesini bizlere gösterdi. Her ne olursa olsun bu takımda kalmalı, ona ihtiyacımız var.


Ben Yahia.. Gelelim Ben Yahia efendiye.. Kimse kusura bakmasın kendisi bu takımdaki düşüşün baş sebeplerindendir. Geçen sene yaptığı katkı ve oynadığı oyun ile herkesin gönlüne taht kuran bu oyuncu bu sene oynadığı neredeyse hiç bir maçta vasatı dahi aşamadı. Oysa ki Afrika Kupası'ndan döndüğü gün herkes onun orta sahayı toparlayacağını düşündü fakat öyle olmadı. Oyun içinde yalancı mücadelelere girip ara ara hücumda 1-2 katkı ile 90 dakikayı tamamladı. Her şeye rağmen biz Ben Yahia'nın neler yaptığı ve neler yapacağını da biliyoruz. Anlaşılırsa onun kalması da kalması taraftarıyım.

Özetle; bana sorarsanız kalması gereken 6 oyuncu

Ivan de Souza - Joseph Boum - Nduka - Raheem Lawal -Ben Yahia - Mitroviç

Kadro - Süreç düşünüldüğünde kalması gereken muhtemel 3 isim:

Joseph -  Nduka - Lawal

Tabi yönetim bu futbolcuları alacaklarına karşılık bırakır ya da bir acemilik ve işbilmezlik örneği gösterirse işler değişir. Nedir bu acemilik ve işbilmezlik örneği ? Bu futbolcuları satmak ve yerini dolduramamak.

Yakın zamanda yerli futbolcular ile ilgili bir yazı yazmayı düşünüyorum,esen kalın.

2 Nisan 2013

Beyler; Küme Düştük!


Blog yazarlarından  Vedat Serin; Gençlerbirliği maçından sonra biz küme düştük demişti ama ben Fenerbahçe maçından sonra düştüğümüzü düşünüyorum. O maçta yaşananlar ve yaşadıklarımızla bu ligin bize fazla geldiğini belirtmekte fayda var. 29 sene bekleyişin sonu ne yazık ki hazin oldu.

Haftalarca düşmeyeceğiz diye bağırdık durduk ama mantıklı düşününce gerçeği görmek çok acı verici. Maalesef düştük. Bunu kabullenmek zor oluyor ama son atımlık barutumuzu da dün kullanamadık. Yanlış bir sezon başı planlaması, hatalı transferler, yanlış giden politika ve iş bilirlik yapmalar v.s bunların hepsi boş. Bizim düşmemizin asıl nedeni yine bizleriz.

Koskoca şehirde doğru düzgün bir spor adamımız yok! Kulübe kendi şehrimizde bulabileceğimiz bir başkan adayımız bile yok. Belediye Başkanımız bile Adanalı! Biz kalkıp neyi yada neleri savunacağız ki?

Kiralık tesislerde hemen her hafta yeni bir skandalla antrenman yapan futbolcuları suçlamak sadece suçumuza kılıf aramaktır. Altyapısı olmayan, altyapıda oynayan çocukların aç aç maça çıktıkları, kulüp personelinin aylardır maaş almadığı bir ortamdan bahsediyorum arkadaşlar! Açın bakın google arama motoruna; kulübün daha resmi bir sitesi bile yok!

Basın sözcüsünün Yattara olayını benden duyduğu bir ortamdan söz ediyorum! Var mı daha ötesi? Sabah oyuncusu darp ediliyor, kulübün basın sözcüsü akşam olayı benden duyuyor! 

Futbolcu para alamadığı için eylem yapıyor... Futbol Şube sorumlumuz gözümüzün önünde cereyan eden olayı bizlere yalan yanlış anlatıyor... Başkan ise ayrı bir dünyada yaşıyor zaten. Mikrofon gördümü başlıyor saçma sapan atıp tutmaya...

Yattara olayı yaşadık daha bir kaç gün önce. Bu olay gösterdi ki bizim daha epey bir zamana ihtiyacımız var. Önce biz kendi içimizde bir takım olalım. Kuzey, güney, doğru, batı diye parçalara bölünmeyelim. Her hafta yeni bir taraftar grubu kurmayalım. Binlerce parçaya bölünmeyelim.

Bilmiyorum farkında mısınız ama küme düştük...

Şafak:Lig Sonu

Daha önce de burada belirttiğim gibi sezon sonuna kadar Mersin İdman Yurdu maçlarının analizini yapmayı pek düşünmüyorum. Şu durumda gerçekten insanın yazası bile gelmiyor.

Eğer bir yerde " İdman Yurdu" adı varsa orada her zaman ihtimaller konuşulur ya, dün o %1'lik ihtimal de kalmadı. Olsun, zaten gerçekçi bakıldığında biz çoktan düşmüştük.

Buna rağmen sahada iyi oynayan bir Mersin İdman Yurdu gördük, verilmeyen penaltı ve adil olmayan kartları es geçmeyelim diyeceğim de şu dakikadan sonra bunları gündeme getirsek ne getirmesek ne. Güçlü bir lobimizin olmayışı ve sezon başından beri yapılan hakem hataları bir yana artık geriye kalan maçlar 0 ihtimalle formalite icabı oynanacak.

Dünkü maç, sahada oynana oyun,kartlar,verilmeyen penaltıyı bir kenara koyup esas konumuza gelelim:
Tribünler

Alt ligde kötü tribün yapılan günler oldu, hatta çok az kemik adamla tribün yapıldığı günler oldu ama dünkü tribün sayıyı da baz alırsak tam bir REZALET...

Biz bu takımın taraftarını etrafımıza anlatırken " iyi günde kötü günde" diye anlatmadık mı? Bu takımın taraftarı kötü günde bile gelir desteğini esirgemez demedik mi?

Ağır olacak ama bedava biletle tribüne giren adamın susmaya hakkı yok. Sen " Şeytanlar Grubu" ismini kullanıyorsan eğer bunun hakkını vermek zorundasın.

Dün "Kuzey Kale Arkası" tamamen rezillikti. Orada olan herkes sadece maçı seyretti göstermelik ara ara tezahürat girdi.

Keza "Güney Kale Arkası da" öyle. Onlar yine ara ara tezahürat girip Beşiktaşlıları susturmaya çalıştılar ama nafile.

Dün taraftardan utandığım sahne Bursa diye bağırıldığı andı. Yıllarda orada burada bizim kapasitemize erişeyemecek olan bazı takımların taraftarı Ads,Tarsus atkısı açtığında hep yadırgayan biz olmadık mı?

Bursa diye bağırmak bu tribünün ne hale düştüğünü gösteren en güzel resimdi aslında

Takımdan önce taraftarın küme düştüğünü geç görmüşüz biz.

Alın alt lige düşüyoruz, vurun,kesin hatta öldürün birbirinizi. Göstermelik de olsa 1 maç bile birleşemediniz, Tevfik Sırrır Gür'e gelen rakip takımlar 1 maç bile baskı hissedemedi..

Seneye en az 1 adana takımıyla maçımız var, bu tribünlerle mi derbi yaşatacağız insanlara?

Tek temennim şu ligin bir an önce bitmesi, başkan  ve yönetimin defolması.

Son olarak; Mersin'in ekmeğini yiyip, deplasman tribününde "Mersin Kümeye" diye bağıran karakter,şeref ve haysiyet yoksunları şu takımın düşmesine bir yandan da seviniyorum, çünkü artık 33 değil 34 maçı da televizyondan seyredip kendinize hala "Taraftar" demeye devam edeceksiniz.