21 Nisan 2013

Elbet Bir Gün Buluşacağız!


Nerede baksanız nerde tutsanız zordur aslında bir takımın düşüşün ardından umutsuz gözlerle seyretmek, iki satır bir şeyler karalamak. Aslında o sona hep hazırlamışsınızdır kendinizi ama gene de içinize bir buhran çöker,  uykularınız kaçar…

Sevemedik Süper Lig’i, sevemedik yalancı tarafsızlıklar gölgesinde oynanan kirli oyunları, sevemedik kendi taraftarına peşkeş çekenleri, sevemedik 90 dakika sonlarını, kahroluşları…



Dedik ya hazırlamıştık bu sona kendimizi diye, yine de gün “Mersin İdman Yurdu Küme Düştü” haberlerini gördükçe kahrolduk hepimiz, başımızı nereye çevirsek dört duvar üzerimize üzerimize geldi, ne satırlar ne sözler teselli edebilirdi bizi ya işte öyle. O an belki de tek tesellimiz iki dudağımız arasına yerleştirdiğimiz umut sözcükleriydi ya hani, onlar bile fayda etmedi dün.

Olsun dedik, gözlerimi kırpmadan o şanlı armaya defalarca baktık, “olsun be” dedik, olsun..
Alt ligde aşık olmadık mı biz sana şimdi terk edelim?

Sonra açtık bizi en fazla anlayan şarkıyı;
“Elbet bir gün buluşacağız
Bu böyle yarım kalmayacak
İkimizin de saçları ak
Öyle durup bakışacağız.”

29 senelik hayal, 29 senelik bekleyiş, 29 senelik özlem 2 senede sona erdi.
Oysa ne hayallerle beklemişti insanlar bu günleri, ne umutlarla…

Tokatla, Marmarisle, Alanyayla, Beykozla oynarken acaba bir gün bizde görebilecek miyiz bu günleri diye sormuştuk hep kendimize. Gördük, kahrolduk ve kahroluşumuzu izleyerek dönüyoruz




Şimdi büyük oyunların gölgesinde oynanan kahpe oyunları terk edip alışık olduğumuz yere geri dönüyoruz, bir daha geri döner miyiz bilinmez ama biz hep o satırı mırıldanmaya devam edeceğiz:

“Elbet bir gün buluşacağız, bu böyle yarım kalmayacak…”