26 Ağustos 2013

Malum Pozisyon ve Kenan Şahin!


Şu pozisyonu alsak 100 kişiye göstersek ve bu pozisyon nasıl sonuçlanmıştır diye bir soru yöneltsek muhtemelen tamamına yakını "gol ile sonuçlanmıştır." cevabını verecektir.

O pozisyonda hepimiz kahrolduk, hepimiz üzüldük ancak ne sevinebilmeyi becerebiliyoruz ne de üzülebilmeyi.

Maçtan sonra sıcağı sıcağına verilen tepkiler bir nebze anlaşılır.

Ancak bugün sosyal medyada taraftarların verdiği tepkilere bakınca sanırım dün biz bir şampiyonluk maçına çıktık ve bu pozisyon gol olmadığı için Süper Lig'e çıkamadık.

Daha ilk maçımız. İLK...  Hadi orada burada tepki veriyorsunuz, adama Twitter hesabından saçma sapan mesajlar yağdırmak neyin kafası çok merak ediyorum.

Emin olun Kenan Şahin de o golü kaçırdığı için kahrolmuştur belki de gözüne uyku girmemiştir, biraz vicdan biraz insanlık...

İşimize geleni söylemek ne kadar da kolay. Nduka'dan, Ömer Kalkan'dan, Güven Varol'dan,Emrah'dan bir tane bahseden bulamazsın ama bütün günah keçisi Emrah...

Daha ilk maçtan böyle yaparsak vay bizim halimize...

Orduspor - Mersin İdman Yurdu Maç Analizi

Öncelikle 2013-14 sezonunun hakkımızda hayırlı olmasını canı gönülden dileyerek yazıma başlamak istiyorum. İlk maç,ilk heyecan,ilk buluşma... İnsan ister istemez maç saatine doğru dakikaları sayıyor. Fakat daha ilk maçtan kulübün amatör kafadan kurtulamadığına bir kere daha şahit olup kahroluyoruz.

Yazımda sahada oynanan oyun ve belirli oyuncuların performanslarını ele alıp gelecek haftalar üzerindeki durumumuzu yazacağım. Fakat ondan önce yazmayı düşündüğüm bir nokta var ki insanın canını fazlasıyla sıkan türden.

Dün hatırlarsanız maç kadrosu açıklandığında hepimizin gözleri Mahmut Temür, Wissem Ben Yahia ve Adem Güven'i aradı. Mehmet Yıldız'ın kadroda olmayışı zaten sürpriz değildi, çünkü takıma henüz yeni katılmıştı.

Ben Yahia'nın ise yabancı kontejanına takıldığını gördük. Peki ya Adem Güven ve Mahmut?

Twitter'daki @miycomtr hesabından yapılan açıklama fazlasıyla ilginçti:

"Mahmut Temür,  Coşkun Kayhan ve Adem Güven ise lisans işlemleri yetişmediği için kadroda yer almadı."

Bu nasıl bir amatörlük bu nasıl bir işbilmezlik örneğidir aklım hayalim almıyor.Gerek yerel basında oyuncu performanslarını yazan gerekse antremanları izleyen taraftarlarımızın hepsi Mahmut'tan söz ederken siz bu oyuncunun lisans işlemlerini nasıl çıkartamazsınız? Bu oyuncu uzun süreden beri kampta ve takımla beraber hazırlık maçlarında görev alırken bu sürede sizin bahane olarak ortaya attığınız "evraklar" nasıl yetişmez?

Yurtdışından 1 günde getirilip aynı gün içerisinde lisans işlemleri tamamlanıp ertesi gün ilk 11'de sahaya çıkan futbolculara şahit olunca bunların mazeretlerine kulak asmak inanın içimden hiç ama hiç gelmiyor.

Mersin İdman Yurdu Kulüp Yönetimi daha ilk maçtan geçen seneden dersler almadığını bizlere ispat ettiğine göre geriye kalan maçlarda Allah hepimize sabır versin diyor ve maç analizine geçiyorum:


Orduspor takımının geçen hafta Adanaspor önündeki şovunu görmemize rağmen Ordu'ya fazlasıyla iddiali gidiyorduk. Sebebi de Adanaspor'un sahada oynadığı rezili rüsva oyunun Ordu'nun skorundaki katkısıydı Keza Orduspor taraftarları da bunun bilincinde ve bizimle oynayacağı maçın onlar açısından çok zor geçeceğini iyi biliyorlardı.

90 dakikalık süre içerisinde anladık ki taraftar boşuna "SOL AÇIK - FORVET" demiyor. Kenan'ın dün saç baş yolduran kaçırdığı  o golü bir yana koyarsak, sahada elinden gelen mücadeleyi verdi. Şu an için onun yeterli olup olmadığını söylemek erken olur, çünkü fazla pozisyona sokulamadı. Mehmet Yıldız eski formundan bir hayli uzaktayken ondan ne denli verim alınabilir o  da ayrı bir soru.

"En iyi sezonundan daha iyi kamp dönemi geçirdi" denilen Nduka malesef ve malesef rezilleri oynadı. Ona verilen şans bu takımda kimseye verilmedi ancak ondan istenilen verim bir türlü alınamadı, bundan sonra da alınacağı konusunda derin endişelere sahibim.

Sol bekte görev yapan Murat Kalkan hem savunmada hem de ileriye çıkışlarda çok kötüydü.Eğer aldığım duyumlar doğruysa oraya bir transfer gelecek zaten gelmeli de. Yoksa orası gelecek maçlarda otobana döner.

İlk yarıdaki berbat oyun,ikinci yarıda oynana oyunla biraz yüzleri güldürse de aslında bunun sakatlanan Orduspor oyuncuları ile de doğrudan ilişkisi vardı. Peki hep mi karamsar tablolar vardı tabi ki hayır. Onlardan daha fazla olup bizleri umutlandıran gelişmeler de yok değildi:

Dün özellikle savunmada Mitroviç ve Efe'nin performansları muhteşemdi. Özellikle Mitroviç en kritik anlarda tehlikenin büyümesine hep engel oldu. İnşallah bu ikili bu performanslarını daimi olarak sürdürür.

Orta sahada Raheem Lawal geçen seneden bildiğimiz gibiydi. Yeri geldiğinde kritik müdahelelerde bulundu, yeri geldiğinde de takımı hücuma çıkarmaya çalışıp bir köprü vazifesini üstlendi.

Dün Hakan Hoca'nın Eren Tozlu hamlesi hücum hattında biraz daha hareketlenmemize katkı sağladı, ancak Nurullah konusunda hocamızın geç kaldığını düşünüyorum.

Gelecek haftalar için benim görüşüm Nduka'nın kızağa çekilip Ben Yahia'nin ilk 11'e girmesi yönünde olacak. Geçen sezon Adana Demirspor'da harikalar yaratan ve orada taraftarların sevdiği ilk Mersinli olan Nurullah Kaya kesinlikle bu takımda oynamalı.  Mahmut Temür eğer 10 numara pozisyonunda eline ipleri alırsa ileri uç hattı daha fazla pozisyona girecektir.  

Bir taraftar  olarak gelecek haftalar açısından umutluyum, ancak hazır süre varken:

"SOL AÇIK - FORVET"

Son olarak Türkiye'nin bir ucundan bir ucuna giden Şeytanlar'a bir kere daha teşekkürle bitirelim.

Esen kalın..

Ordu'nun Derelerindeki Mersin İdman Yurdu

Sevgili Hasan kardeşim bugünkü yazısında doğru noktalara parmak basmış. Takımın içini iyi bildiği için dediklerinde her zaman haklılık vardır. Transferdeki sıkıntılar, kamp programları, yönetimin takıma ilgisi vs vs.. O konulara pek girmeyeceğim. Gözümüzün gördüğüne odaklanalım.

Geçenlerde eski emektar Mersin topçusu babamla bir cenazede eski dostlarımızdan Hacı Baba'ya rastladık. Hacı Baba Birinci'yi tanımayanınız yoktur. Hemen bir İdman Yurdu sohbeti açıldı. Mersin İdman Yurdu'ndan umutlu olmadığımı, transferlerin bizi üst sıralarda tutamayacağını söyledim. Herkes Süper Lig kalitesine yakın takım kurarken, Mersin İdman Yurdu bazı bölgelerde çok eksik diye düşünüyordum. Ama Hacı Baba'nın tepkisi karşısında şaşırdım. Hacı Baba bize çok iyi takım yaptığımızı, gördüklerinden çok umutlu olduğunu söyledi. Ordu maçında anlaşılır herşey diyerek ayrıldık.

Daha önce dediğim gibi hiç umutlu olmayarak maçı izlemeye başladım. Deplasmanda Adanaspor'a 4 tane atan takıma deplasmana gitmiştik sonuçta.


Maçta 10-15 dakikalık Ordu baskısını bir kenara koyarsak, diğer bölümlerde Mersin İdman Yurdu'nu beğendim. İnanılmaz mücadele eden, çok koşan bir takım yaratmış Hakan Kutlu. PTT 1.Lig'in mücadeleci yapısının hakkını veren bir takım gördüm sahada.

MAHMUT BEZGİN

ALİ TANDOĞAN               MITROVIC            EFE             MURAT KALKAN

GÜVEN VAROL     MURAT CEYLAN    LAWAL 
             NDUKA                                                                         EMRAH BOZKURT
                                                                                                      (EREN TOZLU)
KENAN ŞAHİN 

4-5-1 düzeninde zaman zaman da 4-3-3'e kayan bir sistemle oynadı Mersin İdman Yurdu. Ortasahada kalabalık, çok koşan, mücadele eden ve sert oynayan bir takım vardı. Maçın belli bölümleri hariç çok iyi oynadılar. Kenan Şahin o golü atsa belki de şu an hedeflerimize daha umutla bakıyorduk. Kaleciyi geçmişken sağına almak için zaman harcayacağına, soluyla kaleye yuvarlasa oynadığımız oyunun ve mücadelenin hakkını alacaktık. Kenan da farkındaydı durumun, arkadaşlarının Kenan'ın yanına koşup onu teselli etmeleri de güzel anlardı.

Kaliteli bir Türk hücumcu alıp, futbol fakiri Nduka yerine Ben Yahia'yı monte ettiğimizde hersey çok daha güzel olur. Mehmet Temur bu boşluğu doldurur mu muamma. FB'den Recep Niyaz gibi, BJK'den Muhammed Demirci gibi İstanbul takımlarında yer bulamayan potasiyelli gençleri kiralama yoluna gitmek çok faydalı olurdu. Ama bu yönetimin transfer konusundaki beceriksizliği herkesin malumu.

Ben Mersin İdman Yurdu'nu ilk maç için beğendim. Ama henüz çok erken. Bir de iç sahada gole yönelik oynarken görmek lazım.

Jose'nin Bahtı Bir Kez Daha Açılır mı?


Şimdi zamanı mıydı diye düşünebilirsiniz aslında. Herif takımın başına geçeli 2 ay oldu neredeyse.. Aslında 6 ay öncesinden belliydi de...

Bay kibir abidesi Jose Mourinho'dan bahsediyorum. Bugün Chelsea başında Manchester United deplasmanına çıkıyor. Aslına bakarsanız Sir Alex Fergusson'dan sonra takımın başına geçebileceğini düşünüyordum. Hatta Sir'in bu konuda bazı demeçleri de olmuştu geçmiş zamanlarda ama O, yedi yıl aradan sonra tekrar Maviler'i tercih etti.

Porto'dan sonraki durağı olan Maviler'de başlarda çok iyi işler çıkaran Jose Mourinho, sonrasında bir Shevchenko transferiyle resmen çöküşü yaşamıştı. Gerçekten asıl olan bu muydu? Sadece Shevchenko muydu Jose'nin hazin sonuna mal olan?

Bence hayır...

Premier Lig kurulduğundan bu yana bir Manchester United gerçeği vardır. Sir Alex öyle bir hegomanya kurmuştu ki tarih bile bunu reddedemez. Her döneme imza atan Manchester United... Yani Kırmızı Şeytanlar istemediği sürece başka takımın şampiyonluğu beklenemez duruma geldi.

Porto'dan Devler Ligi'ni kazanarak gelen ve yıllık 9 milyona imza atan Jose, o dönemde resmen manager oyunu oynuyordu. Rus patronu sayesinde alınabilecek ne kadar oyuncu varsa kadrosuna katan Mourinho, Mavilere 50 yıl sonra ilk şampiyonluğunu yaşatmıştı. Evet başarılıydı ama derinlerine indiğinde arka planda yatan sebepler Mourinho'nun lehine idi.

Kırmızı Şeytanlar o dönemde bir kabuk değişimine gitmişlerdi. Para harcamak istemeyen Amerikalı patronları da Jose'nin ekmeğine yağ sürmüştü. Fergusson'un kadrosu o kadar kötü değildi ama etrafa milyonlar saçarak transfer yapma gibi bir lüksleri de yoktu. Ronaldo henüz yirmili yaşlarının başındaydı ve o kıvrak zekasını henüz sahaya yansıtamıyordu. Ruud van Nistelrooy'da Gabriel Heinze ile Real Madrid hayallerini gerçekleştirme peşindeydiler. Diego Forlan'ın kadroda olduğunu kendi taraftarları bile hatırlamıyordu. Pique bugünkü Barcelona performansından çok uzakta, Ferdinand ise sakatlıktan bir türlü başını kaldıramıyordu. Birde kaleci problemlerini unutmamalı...

Chelsea'nin ezeli rakibi Arsenal ise bir önceki sezon 50 maçlık yenilmezlik serüvenini kötü bir hakem yönetimiyle kaybetmiş ve hala etkisinden kurtulamamıştı. Bugün kü Manchester City'nin ise esamesi bile okunmuyordu. Yani Jose'nin tek rakibi Kırmızı Şeytanlar'dı. Elindeki maddi imkanlarla iki sezon üst üste şampiyon olan Jose, sonraki sezonlarda Manchester United'in tekrar kendine gelmesiyle şampiyonluktaki hegomanyasını çabuk yitirmişti. Kırmızı Şeytanlar'da önce lig şampiyonluğunu, ardından FA Cup ve sonrasında Devler Ligi'ni kazanarak Jose'ye tadında bırak mesajı veriyordu..

Bugün Jose Mourinho yine Premier Lig'de. Ve karşısında bulabileceği en büyük ve en önemli rakibi olan Ferguson yok. David Moyes'in de Jose'ye karşı galibiyeti yok. Yine şans faktörü Bay Kibir'in yanında ve bugün Old Trafford'dan alacağı galibiyet O'nun tekrar bahtının açılmasını ve Real Madrid'de yaşadığı ezilme hissiyatının tekrar moral motivasyona dönüşmesini sağlayabilir...

Şimdilik Tadını Alamadık!

Sustuk, bekledik...
Sıra geldi yazmaya...
Ordu deplasmanında PTT 1.Lig'e dün itibariyle merhaba dedik. Cumartesi akşamı takımımız bu sezon ilk maçını Karşıyaka ile oynayacak. Aslına bakarsanız Karşıyaka ne kadar bizim için yabancı bir takım ise Mersin İdman Yurdu'da o kadar yabancı olacak.



Neden mi?
Yeni sezon hazırlıkları dediler aldılar takımı Davraz'a götürdüler. Amenna... Arkasından Kızılcaham seferi yaptılar. Takımı şehre getirdiler ama bize izleme imkanı bile sunmadan tekrar Ankara yollarına düştüler. Bizim Başkan'ın bu teknik adamlardan çektiği nedir anlayamadım! Nurullah Sağlam zamanında Antep İdman Yurdu olmuştu takım şimdi de Ankara'nın bağları...

Anlayan anladı meseleyi fazla uzatmayalım!

Ordu her zaman bize ters gelen bir takımdır benim gözümde. Askerlik dönüşünde 2008-09 sezonun da bana ilk şoku Tevfik Sırrı Gür Stadı'nda yaşattıklarından beridir sevmediği bir takım. Adanaspor karşısında aldıkları 4-0'lık net galibiyetin etkisiyle dün sahada moralli idiler. Bu maçta da iyi oynadılar. Lakin taktikleri çok zekice idi. Yeni kurulmuş bir takım karşısında ilk 10 dakika beklediler. Bizim takımın şifresini çözünce de ilk yarı epey terlettiler bizi. Mersin'de havada sıcak olunca üstümüzü değiştirmemiz kaçınılmaz oldu!

İlk yarı ilk 10 dakika haricinde gayet organize bir Orduspor izledik. Kenan Şahin'in ağır kalıp boş kaleye golü atamaması dışında oyunda hep Orduspor vardı. Uzatma anlarında dahi biraz dikkatli olsalar 1 puan değil 3 puan alabilirlerdi. Keza aynı detay bizim içinde geçerliydi. Biraz dikkatli olsak hedeflemediğimiz ama olursa yok demeyeceğimiz 3 puanı alabilirdik. 

Hakan Kutlu'nun elindeki malzeme dün itibariyle 1 puana razıydı onu da aldı. Dünkü maçta Mahmut Temur olsaydı her şey daha farklı olabilirdi ama benim gözüm en çok Ben Yahia'yı aradı. Birde Eren Tozlu'yu artık bir teknik adam da santrfor olarak düşünse diye düşünmedim değil...