10 Şubat 2014

Zafere Kaçış



Escape to Victory filmini bilirsiniz... Başrollerde Michael Caine ve Sylvester Stallone oynadığı 1981 yapımı film. Hani Pele'nin oynadığı Türkçesi Zafere Kaçış olan meşhur film. Nam-ı diyar Rambo'muz Sylvester Stallone'nin kalecilik meziyetlerini, Lev Yaşin'e nazire yaparcasına sergilediği hayranlıkla izlediğimiz yapım. Filmde Sylvester Stallone kaçış planları yaparken tesadüfen kalecilik meziyetlerini keşfeder. İdman esnasında üzerine gelen topu eliyle kontrol etmesi O'nun kalecilik konusunda yeterli olduğunu düşündürür ve Stallone müttefik askerin maçı kazanmasında başrol oyuncularından biri olur.

Futbolun keşfedildiği günlerde görevi ''takım savunmasının en arkasında duran ve birincil görevi topun kaleye girmesini önlemek'' olan kalecilik günümüzde çok değişik evreler gerçekleştirdi. Kaleciler artık oyun esnasında sadece topun kaleye girmesini engellemiyor yanında skora da katkıda bulunuyor. Çünkü günümüz futbolunda takımlar arasında çok büyük denge farklılıkları kalmadı. Endüstriyelleşen ve gittikçe paranın esiri olan futbolda çok küçük detaylar size maç kazandırmaya başladı.

Zafere Kaçış filminde Yüzbaşı Robert Hatch'ın (filmde kalecilik yapan Sylvester Stallone'nin) maç esnasında topu eliyle tutması ve kalede durması yeterliydi ama günümüz futbolu artık kalecilerden farklı meziyetler umuyor ve bunu sahada kullanmasını bekliyor. Devre arasında kadromuza katılan Ahmet Şahin'de yılların verdiği tecrübesini son oynadığımız K.Maraş maçında sonuna kadar sergiledi. Kendisinden beklenen gol yememenin yanında skora direk katkı sağladı. Yani bir değil iki kişilik oynadı. Bugün Ahmet Şahin'in yaptığı kurtarışlar değilde iki tane iyi kullandığı topu konuşuyor olmamız günümüz futbolunun ne seviyelerde olduğunu gösteriyor.

Çok uzaklara gitmeye gerek yok. Euro 2008'de ki meşhur Hırvatistan maçımızı hatırlayalım. Rüştü topu ayaklarıyla iyi kullanmamış olsa Semih o müthiş golü atamayacaktı. Veya Fabian Barthez'in Euro 2000 finalinde son dakikada kullandığı meşhur serbest atış... Wiltord'un önüne düşen top o gün maçı uzatmalara götürmüş ve kupayı kazanmalarına vesile olmuşsa bunda Barthez'inde ayaklarının payı çok büyüktür. Buda gösteriyor ki; futbolda artık kalecilerinde sadece ellerinin değil ayaklarının da rolü çok büyükleşti. 

K.Maraş maçının bir diğer ayrıntısı ise maça başladığımız ilk 11'imizin yaş ortalamasıydı. Maraş takımı 25,3 yaş ortalamasıyla oynarken biz 29,7 gibi yüksek bir yaş ortalamasıyla oynadık. Buda maç esnasında da bize gösterdi ki rakibimiz bizden daha dirençliydi. Oyuncularımız enerjilerini ekonomik kullanıyorlar. Attığımız gollere de dikkat ettiğimizde uzun kullanılan 2 top görüyoruz. Yani orta sahada topla oynama yüzdemiz rakiplerimize göre biraz geride. Rakibimiz topla oynadığı sürece maç esnasında zorlanıyoruz. Yedek kulübemizden yeteri kadar destek almadığımızı da göz önüne getirdiğimizde ilerleyen haftalarda farklı oyun şablonları görebiliriz. Buna hazırlıklı olmakta fayda var.