12 Ocak 2015

Mösyö Blanc ve Akibeti..


Fransa Kupası'nda karşılaşacakları Montpellier maçından önce basın mensuplarının sorularını cevaplamış ve Adrien Rabiot'un Tottenham ve diğer kulüplere gitme ihtimalinin olmadığını ve takımda tutacaklarını çünkü Rabiot'un PSG'nin geleceği olduğunu belirtmişti Laurent Blanc...

Aynı Blanc geçtiğimiz hafta sonu Bastia deplasmanında Verratti'yi kesmiş, Matuidi'yi de sola kaydırmıştı. Nedeni ise Rabiot'u oynatarak transferinde ısrarcı olan kulüplere mesaj vermekti. Yani bir yerde sezon başında sözleşme yenilemediği için kadro dışı bıraktığı Rabiot'u kazanma derdindeydi. Aylardır Lavezzi ve Cavani'yi kazanma adına hiç bir adım atmayan Blanc, Rabiot için saha düzenini bile değiştiriyordu.

Benzer bir taktiği Fransa Milli Takımı'nda Didier Deschamps, Brezilya 2014'de denemişti. Deschamps, Matuidi'yi sola çekmiş hatta Matuidi'de İsviçre maçında o bölgede kusursuz oynamıştı. Benzer düzende Bastia maçına Çıkan PSG maça çok iyi başlamış ve 10. dakika da 1-0 öne geçmişti. Yine sezon boyunca öne geçtikleri maçlarda yaptıkları gibi geri çekilmelerini beklerken başkent ekibi tersi bir reaksiyon gösterip baskı kurmaya devam etmişti. Derken Rabiot'un ayağından Bastia defansının hatası sonrası 2. golü buldular. İşte o beklenen PSG sahada diyecektim ki skor 2-1'e geldi. Ardından devre bitmeden 2-2'ye eşitlendi.

İkinci yarının başında Palmieri'nin düşler ötesi golü sonrasında maçın esas senaryosu devreye giriyordu. PSG'li futbolcuların ruh hali şuanda gelinen noktanın mesajını hali hazırda sahada bizlere iletir gibiydi. En somut örneğini ise 70. dakikada  sağdan kullanılan duran topta gördük. Kaptan Tiago Silva alçak gelen ortaya vuruşunu yaptı ve top direkten döndü. İşte tam o anda ahlayan vahlaşan ya da tepki veren herhangi bir oyuncu göremedim Silva'dan başka... Silva'nın karakterinde kaybetmek yoktu ve o tepkiyi vermesi çok normaldi de Zlatan'ın yada David Luiz'in tepki vermemesi çok anormaldi. Neydi sahada ki PSG'lilerin mesajı derseniz 'Prandelli'nin akıbetinin benzerini Blanc'ın da PSG'de yaşaması' cevabını verebilirim.

Şu gösteriyor ki kadronuzda bulunan oyuncular sizden mutlu değilse bulunduğunuz koltukta fazla oturmanız beklenemez. Lavezzi'nin mutsuzluğunu son 1 yıldır her yerde dillendirmesi, Cavani'nin ısrarla yanlış yerde oynatılmaktan şikayeti derken Blanc için tünelin ışığı sönmek üzere. Cabaye'nin bile Newcaste'ye tekrar dönmek istediğine dair söylentiler ayyuka çıkmış durumda. Varın gerisini siz düşünün. 

Prandelli'de Galatasaray'da futbolcusunu mutlu edememişti. Yoksa İtalya Milli Takımı'nı çalıştıran bir isimin teknik adamlığından şüphe edecek bir durum yoktu ortada. Yok yardımcısı, yok tercümanı filan bunlar işin efi püfüdür. Prandelli'nin gidiş sebebini en iyi Taffarel özetlemiştir de bizim basın kaçırdı orasını...

Konuyu dağıtmadan Blanc'a dönecek olursak, kanında ırkçılık olan bir adam varsın başarılı olmasın zaten. Blanc'ın siyahi oyuncuların (dikkat edin zenci demiyorum) milli takımda şans bulmalarını içine sindirememesi bile kendisine antipatik bakmama sebeptir. Müslüman futbolcularının İslami usule göre kesilmiş etler istemesi üzerine verdiği tepki ise Blanc'a karşı ''artık yeter be'' dememe sebep olmuştur.

Son bir dip not... Zamanında Viera ve Thuram'da Blanc'ın ırkçı eylemlerini eleştirmişlerdi. Beraber kupa kaldırdıkları arkadaşları bile Blanc'dan mutsuzluğu görmüşlerdi. Takımda oynayan oyunculara mutluluğu göstermesini kim bekleyebilirdi ki...

1 yorum:

turkusev dedi ki...

Black taknik ve teknik zekasindan dolayi degil insan yönetimindeki basarisindan dolayi Paris'in basina getirildi. Cavani oynadigi pozisyondan menmun olmasada Blanc'nin insan yönetimindenki basarisindan dolayi sorun çikartmadan dura biliyor. Paris'deki bu form dusuklugunun belkide en buyuk sebebi T.Silva'nin Almanya maçindan sonra futbola kafasina verememesinin payi çok buyuk. Blanc, T Silva sorunsalina verdigi cevapda beni tatmin etmekde " T Silva gibi futbolcular ne kadar formsuz olursa olsun kazanmak için yedek birakmak degil oynatmak çozum olacaktir " demisti.
Paris suan ligde 4. olsa bile bence hala sampiyonlugun en buyuk favorisi