30 Ekim 2015

Erciyesspor Sonrası Bülent Korkmaz



-derler ki; Rinus Michels'den önce Total Futbolu Macarlar 1950'lerde zaten oynuyordu. Zoltan Czibor, Nandor Hidegkuti, Sandor Kocsis, Jozef Bozsik ve Puşkaş gibi zamanın en büyük yıldızlarıyla bizim Milli Takım düzeyinde henüz gol dahi atamadığımız İngilizler'i hem de İngilizlerin mabedleri Wembley'de 6-3 hezimete uğratan ve modern futbolun temelini atan Gusztav Sebes ile 1980'li yıllarda Portakallar'ı Dünya 2. si yapan 1988 Avrupa Şampiyonu yapan Rinus Michels'in kemikleri sızlıyordur bügünlerde. Yaşamadıklarına seviniyorlardır zira...

Ligin 6. haftasında oynanan Osmanlıspor-Trabzonspor maçını bir kez daha hatırlayalım: Osmanlıspor 42. dakikada Torje'nin attığı golle 1-0 öne geçti. Sonrasında devre biterken Musa Çağıran kırmızı kart gördü ve Başkent ekibi ikinci yarıda 45+ dakika 10 kişi oynadı. Bu bölümde rakip kaleye de 2 gol bıraktı. Oysa 8. haftada evinde oynadığı maçta Osmanlıspor karşısındakinden daha fazla sıkıntılı bir Trabzonspor vardı Mersin İdman Yurdu'nun karşısında. 30+ dakika 10 kişi oynadığı rakibinden 2 gol yedi ve o bölümlerde rakibinin de 2 topu direkten döndü. 


 Bülent Korkmaz Türk Futbolu'nun gelişim kaydettiği yıllarda tecrübeli sayılacak yaşlardaydı. Önemli zaferler yaşadığımız 1996 ve 2000 Avrupa Şampiyonası ve 2002 Dünya Kupası'nda Türk Futbolu'nun yaşadığı değişimin mimarlarındandı. Şerefli mağlubiyetçilerin bittiği ve artık kazanan nesilin temsilcisiydi. CV'sinde bir UEFA Kupası bir de Avrupa Süper Kupası var. Gelin görün ki teknik adamlık kariyeri ise sanırım ''maalesef'' dedirtecek gibi. Kayseri Erciyesspor ile başlayan kariyeri sonrasında Bursaspor, Gençlerbirliği, Galatasaray, Bakü, Karabükspor ve tekrar Erciyesspor ile hüzüne giden yol...

Trabzonspor maçının bir izahatı vardı belki. Takım ilk galibiyetini almak yeni bir başlangıç yapmak için stres altında oynadı ve geri yaslandı. Peki ya dün? Dünün bir izahatı var mı? Khalili sakatlandı böyle oldu demek yeter mi! İkinci yarı rakip kaleye gitmeyi hiç düşünmeyen ve tek düşüncesi Çanakkale Geçilmez olan bir oyun yapısı ve son dakikada gelen gol ile giden 2 puan. Oysa benzer bir senaryoyu çok değil 2 hafta önce Trabzonspor karşısında yaşamışken. Oradaki kaostan çıktı bu takım ama her senaryonun sonu aynı bitmiyor işte...

Bülent Hoca'nın ilk Erciyesspor serüveni nispeten başarılıydı ama sonrası hep hüsran oldu. Mersin İdman Yurdu öncesi bir Erciyesspor macerası daha yaşamıştı... Belki yeni bir başlangıç yapabilmek adına... Sonrası malum. Umarım o malum senaryo Mersin'de tezahür etmez.

Hiç yorum yok: