10 Mart 2015

Bir Welbeck Belözoğlu Hikayesi...

FA Cup futbol tarihinin en eski organizasyonu. Günümüze kadar kurallarını korumuş hala aynı formatta oynanıyor. Dün de çeyrek final mücadelesinde Old Trafford'da Manchester United ve Arsenal sahne aldılar. Konuk ekip Arsenal'de Manchester United altyapısında yetişmiş Welbeck ilk 11'de başladı. Sezon başında iyi bir meblağ karşılığında transfer olmuştu. Hani bizde bir deyim vardır ''takımına para kazandırmak'' diye işte ahde vefa örneği gösterdi Genç İngiliz!

Maçın ilk yarısında karşılıklı goller izledik. Devre 1-1 bitti. İkinci yarının hemen başında van Gaal iki oyuncu değişikliğine gitti. Lig Kupası'nı kazanamadılar. Lig Şampiyonluğu artık hayalden de öte. Avrupa'da zaten yoklar. Ellerinde bir tek FA Cup kalmış. Adamlar istiyor haliyle. Atak üstüne ataklar derken Welbeck sahne alıyor. Valencia'nın kısa düşen geri pasında eski takım arkadaşı De Gea'yı geçiyor ve serinkanlılıkla boş kaleye yuvarlıyor meşin yuvarlağı. Sonrasında seviniyor. Ama ölçülü biçimde. Eski takımına attığı golü yeni takım arkadaşlarıyla kutluyor. Ama dediğim gibi ölçülü biçimde! Takımı Old Trafford'a çıktığı son 6 maçta gol atamamasına rağmen!

Maç sonunda kendisini kabullenemeyen taraftarına yaranmak adına saçma sapan işlere imza atmıyor.

Hani hep futbolumuz konuşuyoruz ya... Nerede yanlış yapıyoruz ya da neyi eksik yapıyoruz diye... Altyapımızı tartışıyoruz, yetiştiremiyoruz filan... Aslında futbolumuzda ki asıl mesele, asıl sorun rakibe saygıyı unutmamız. Terbiyemizi, ahlaki değerlerimizi unutmamız. 

Emre Belözoğlu bugün sadece bir figür! 35 yaşında futbolunun sonunda ama hala kendini Fenerbahçe tribünlerine sevdirme derdinde. Oysa rahmetli Süleyman Seba'nın hiç böyle bir derdi olmamış. O'nu gören herkes saygı ile önünde eğilmiş. Rahmetli Lefter'in hiç böyle bir derdi olmamış. Bugün hala saygı ile anıyoruz kendisini. Baba Hakkı'yı da... Rahmeti Metin Oktay'ı da...


Asıl Aktörler Sahne Alırsa...

Günümüz futbolu sürekli değişim gösteren, sürekli yeni arayışları beraberinde getiren unsurlarla donandı. Rinus Michels'in 1974 Dünya Kupası'nda Hollanda'ya oynattığı futboldan sonra takımların taktik anlayışları orta sahaların rolünü başroldeki aktörlerden daha önemli kıldı. Öyleki geçtiğimiz hafta sonu FB-GS derbisinde de bunun benzerini yaşadık.

23 maçın 16'sında Murat-Sadiku ikilisiyle oynayan Rıza Hoca bu maçta Murat'ı kenarda oturtmayı tercih etti. Oysa Murat ve Sadiku ikilisi sistemin vazgeçilmez iki unsurundan biriydi. Rakip teknik adam Ersun Yanal ise tandemde ilk kez Uğur-Bosingwa ikilisine forma vermişti. Medjani'ye orta sahada Mehmet Topal rolü vermiş hemen önlerinde de Fatih Atik ve Mehmet Ekici gibi bilekleri yumuşak iki oyuncuyu tercih etmişti. Rıza Hoca'nın bu maçtaki asıl planı ise yere daha sağlam basan oyuncularla rakip stoperlerin arasına atılacak toplarla golü aramaktı. Nitekim ilk 15 dakika da bu planı tuttu. O ana kadar hemen herkes bu maçı Mersin İdmanyurdu alır düşüncesindeydi.

Sonrasında son 3 maçında 3 frikik golü atmış Mehmet Ekici sahne aldı. Önce 35'te başroldeydi. Tıpkı bir hafta önce oynadıkları Karabükspor maçında olduğu gibi sahne aldı. Sonrasında 45. dakika da yan roldeydi. Sefa'nın golünün asistini yaptı. Son 8 maçta 8 asist yapmıştı ve bu O'nun için zor bir iş değildi. Aynı Mehmet Ekici bu kez de 57. dakikada yine Sefa ile iş birliğine gitti. Sonrasın da dağılan bir Mersin İdmanyurdu izledik.

Sezonun ilk yarısındaki maçta da Trabzonspor yan toplarla sonuca gitmişti. Maç seronomisinde de gözüme çarpan en önemli detay ise Trabzonspor'un bariz boy avantajıydı. Özellikle Tita'nın da ilk 11'de başlamasıyla Mersin İdmanyurdu bir hayli kısalmıştı. Medjani ve Uğur Demirok'tan yan ve duran toplarda tehlike bekliyordum ama 2 kafa golünü 1.83'lük Sefa Yılmaz attı. Burda da takım defansının adam paylaşımını iyi yapmaması en önemli dersti sanırım. Herkes Cardozo'yu tutmaya çalışınca...

Nihat Neden Asıl Adam Ol(a)maz!

Teknoloji artık hemen her yerde hayatın vazgeçilmezi olmuş durumda. Öyleki futbolda artık olmazsa olmaz bir unsur. Takım analizleri, pozisyon analizleri, koşu mesafeleri, maç esnasında harcadığınız efor ve yaktığınız kalori yani artık her şeyi ölçebiliyorsunuz. Belli ki bu sistem Mersin İdmanyurdu'nda yok. Bunu yapabilecek kurumsal bir yapıdan da bahsetmek epey zor. Bunları anlarım da rakip takımın en etkili oyuncusunu, son 3 maçında 3 frikik golü atmış Mehmet Ekici'yi izlememenin izahını anlayamam. Çok değil daha bir hafta önce Karabükspor maçında neler yaptığı ortadayken...